Bugun...



Kur’an ve Hadislerde Kur’an - 3

Buraya kadar Kur’an’ın özelliklerini ve Kur’an hakkındaki görevlerimizi Kur’an’ın diliyle tanımaya çalıştık. Şimdi de benzer hususları içeren birkaç hadis ilave ederek konuyu noktalamak istiyoruz.

facebook-paylas
Tarih: 12-12-2022 09:25

Kur’an ve Hadislerde Kur’an - 3

HADİSLERDE KUR’AN

Bismillahirrahmanirrahim

 

Kur’an'ın Azameti, Fazileti ve Önemi:

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Kur’an'ın diğer sözlere olan üstünlüğü, Allah'ın yarattıklarına olan üstünlüğü gibidir."[1]

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Kur’an, Allah'tan sonra her şeyin üstünüdür. O halde kim Kur’an'a saygı gösterirse, Allah'a saygı göstermiş olur ve kim Kur’an'a saygısızlık ederse, Allah'ın hürmetini küçümsemiş ve saygısızlık etmiştir." [2]

 

İmam Zeynü’l-Abidin (a.s):

"Eğer doğu ile batı arasında (bütün dünyada) bulunan herkes ölürse, Kur’an benimle olduğu müddetçe hiçbir zaman korkmam ve dehşete kapılmam.” [3]      

 

Kur’an'ın Hedefleri ve İnsan Hayatındaki Rolü:

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Kur’an'dan ayrılmayın; onu kendinize imam ve önder edinin." [4]

 

Hz. Emirü’l-Mu'minin Ali (a.s):

"Şunu bilin ki bu Kur’an, aldatmayan bir nasihatçi, saptırmayan bir hidayetçi ve yalan söylemeyen bir konuşmacıdır; bu Kur’an'la oturan bir kimse, mutlaka ya bir artışla kalkar veya bir eksiklikle; hidayeti artar, körlük ve cahilliğinden eksilir." [5]

 

Hz. Emirü’l-Mu'minin Ali (a.s):

"Allah Tebareke ve Teâlâ’nın kitabını öğrenin; zira o, en güzel söz ve en açık öğüttür. Onda derin bilgi elde etmeye çalışın; zira Kur’an kalplerin baharıdır. Onun nurundan şifa arayın; zira o, göğüslerdeki (manevi) hastalıkların şifasıdır. Onu en güzel şekilde okumaya çalışın; zira Kur’an'daki öyküler, öykülerin en güzelidir." [6]

 

Hz. Fatıma (a.s):

"Ey Allah'ın kulları!… Kur’an sizin aranızda hak olan ilahi bir rehberdir; o Allah'tan size gelen bir ahittir ve aranızda bıraktığı son hüccettir; Allah'ın doğru söyleyen ve konuşan kitabıdır. Kur’an'ın nuru aydınlatıcı, ışığı parlaktır; delilleri aşikâr, sırları açık ve zahiri parlaktır; ona uyanlara gıpta edilir; ona uymak insanı Allah’ın rızasına kavuşturur; ona kulak vermek insanı kurtuluşa erdirir; onunla Allah’ın nurlu hüccetleri, açıklanmış farizaları, sakındırılmış haramları, parlak delilleri, yeterli burhanları, müstehap faziletleri, bağışlanmış ruhsatları ve farz kılınmış şeriatleri elde edilir." [7]

  

Kur’an, Bütün İnsanların Ve Zamanların Kitabıdır:

 

İmam Ali Rıza (a.s):

"Kur'an, Allah'ın sağlam ipi, muhkem kulpu ve cennete götüren, ateşten kurtaran en güzel yoludur; zaman onu yıpratmaz; ağızlarda dolaşmak bayağılaştırmaz onu; çünkü o belli bir süre için gönderilmemiştir; o, açık delilleri gösteren ve her insana hüccet olan bir kitaptır; hiçbir taraftan batıl ona giremez; çünkü övgüye layık ve Hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir." [8]

 

İmam Muhammed Bâkır (a.s):

"Şüphesiz Allah ümmetin kıyamet gününe kadar muhtaç olduğu her şeyi kitabı Kur'an'da beyan etmiş ve resulüne açıklamıştır ve her şeye belli bir sınır ve onu açıklayan bir delil göstermiştir." [9]

 

Kur'an'ı Öğrenmek Ve Öğretmek:

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Erkek olsun veya kadın, hür olsun veya köle, her müminin boynunda Kur’an'ı öğrenmek ilahi bir haktır." [10]

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Saadetli insanlar gibi yaşamayı, şehitler gibi ölmeyi, teessüf ve pişmanlık günü olan kıyamet gününde kurtulmayı, mahşer gününün sıcağında gölge altında bulunmayı, dalalet ve şaşkınlık gününde hidayet bulmayı istiyorsanız, Kur’an'ı ders alın ve onu her yönüyle öğrenmeye çalışın; şüphesiz o Rahman’ın kelamıdır ve şeytana karşı insanı koruyan bir kalkan ve amel terazisini ağırlaştırandır." [11]

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Sizin en iyiniz, Kur’an'ı öğrenip de başkalarına öğreten kimsedir." [12]

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Şunu bilin ki kim Kur’an'ı öğrenir ve başkalarına öğretir ve ondaki buyruklara amel ederse, ben cennete sevk eden ve cenneti ona gösteren kılavuzu olacağım." [13]

 

Hz. Emirü’l-Mu'minin Ali (a.s):

"Evladın baba boynundaki hakkı, onu güzel bir isimle isimlendirmesi, onu güzel edep ve ahlak üzere yetiştirmesi ve ona Kur’an öğretmesidir.” [14]

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Kur’an öğretmenine her şey mağfiret eder, hatta denizdeki balık bile!" [15]

 

Kur’an'ı Okumak Ve Dinlemek:

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Sizlerden birisi Rabbiyle konuşmak isterse, Kur’an okusun." [16]

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Şüphesiz şu kalpler, demirin paslanması gibi paslanır. 'Ya Resulallah, bu kalplerin cilası nedir?' diye sorulunca: "Kur’an okumaktır" buyurdu." [17]

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Kur’an okumakla evlerinizi nurlandırın ve Yahudiler ve Hıristiyanlar gibi evlerinizi mezara dönüştürmeyin! Zira onlar sadece kilise ve havralarında namaz kılıp evlerini tatil ettiler. Evet, evde ne kadar fazla Kur’an okunursa, o evin o kadar hayrı-bereketi artar ve ev halkının rızkı bollaşır. Böyle bir ev gök ehline yıldızlar yer ehline parladığı gibi parlar!" [18]

 

Hz. Emirü’l-Mu’minin Ali (a.s):

"Şunu bilin ki tedebbür ve tefekkürle birlikte olmayan Kur’an kıraatinde (okumasında) bir hayır yoktur; ilim ve bilgisizlik üzere yapılan ibadette hayır yoktur." [19]

 

İmam Cafer Sâdık (a.s):

"Kim kendisi okumadan Kur’an'ın bir harfini dinlerse, onun için bir hasene yazılır, bir günahı silinir ve bir derece yükselir." [20]

                                            

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Nice Kur’an okuyan var ki Kur’an okuduğu halde Kur’an ona lanet eder." [21]

 

İmam Cafer Sadık (a.s):

"Kim Kur'ân okur da Allah'a karşı tevazu etmez, kalbi yumuşamaz ve içinde hüzün ve korku oluşmazsa, Allah-u Teâlâ’nın yüce azametini küçük saymış ve apaçık bir ziyan etmiştir. Kur'ân okuyan, şu üç şeye ihtiyaç duyar: Mütevazı bir kalbe, uğraşılardan uzaklaşmış bir bedene ve kimsenin bulunmadığı bir yere. Kalbi huşu içinde oldu mu şeytan ondan kaçar. Yüce Allah şöyle buyurur: "Kur'ân okuduğun zaman kovulmuş Şeytan'dan Allah'a sığın." Kendini sebeplere teveccüh etmekten uzaklaştırdı mı kalbi kıraat için hazırlanır ve onu Kur'ân'ın nurunun bereket ve faydalarından alıkoyacak bir şeyle karşılaşmaz. İki özelliği, yani kalbin tevazusu ve bedenin iştigallerden uzaklaşmasını yerine getirdikten sonra tenha bir yer seçerse, ruhu ve kalbinin derinliği Allah ile menus olur ve Allah'ın salih kullarına olan hitaplarının lezzetini anlar, Allah'ın onlara olan lütfunu bilir, onlara tahsis ettiği çeşitli kerametlerini ve özgün işaretlerini anlar. Bu içecekten bir bardak içen kimse, artık bu hâlini hiçbir halle değişmez ve hiçbir vaktini bu vakte tercih etmez. Bunu her itaat ve ibadette tercih eder. Çünkü bu işte Rab ile aracısız münacat etme gerçekleşir." [22]

 

Kur’an'ı ezberlemek:

 

Hz. Emirü’l-Mu'minin Ali (a.s):

"Kim Kur’an'ı kendisine dayanak ve destek olarak seçer, onu ezberler, helalini helal ve haramını haram bilirse, Allah onu Kur’an vasıtasıyla cennete götürür ve ailesinden (cehennem) ateşini hak eden on kişi hakkında şefaatini kabul eder." [23]

 

Kur’an'ın Tefsiri Ve Açıklaması:

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Kim Kur’an hakkında bilgisi olmadan bir şey söylerse cehennem ateşinde yerini hazırlasın!" [24]

 

Hz. Emirü’l-Mu'minin Ali (a.s):

"Bilen âlimlerden derinlemesine öğrenmeden, sakın kendi görüşüne dayanarak Kur’an'ı açıklamaya kalkışma… Allah’ın kelamını beşer kelamına benzetme; yoksa helak olur, saparsın!" [25]

              

İmam Muhammet Bâkır (a.s):

Südeyr adlı birisi İmam Bakır'a (a.s) şöyle sordu: "Canım sana feda olsun! Siz Ehlibeyt imamları nesiniz?” İmam şöyle buyurdu: "Biz Allah'ın ilim hazineleri ve ilahi vahyin tercümanları-açıklayıcılarıyız." [26]

 

Kur'an’a Amel Etmek ve Buyruklarına Uymak:

 

Hz. Emirü’l-Mu'minin Ali (a.s):

"Allah tan korkun; Allah tan korkun Kur’an hakkında. Sakın Kur’an'a amel etmekte başkaları siz (Müslümanlardan) öne geçmesin!" [27]

İmam Cafer Sâdık (a.s):

"Kur’an'dan hiçbir zaman ayrılmayın; başkalarının amel edipte kurtuldukları bir ayetle karşılaştığınızda ona amel edin ve başkalarının amel etmeyip de helak oldukları bir ayetle karşılaştığınızda ise siz (onlar gibi helak olmamak için) böyle bir şey yapmaktan kaçının.” [28]

 

Hz. Resulullah (s.a.a)

"Allah-u Teâlâ’nın Kur’an'da "Onlar gönderdiğimiz kitabı hakkıyla okurlar." diye buyurduğu ayeti şu şekilde tefsir etmiştir: "Ona hakkıyla uyarlar." [29]

 

Hz. Resulullah (s.a.a):

"Fitneler, karanlık gece parçaları gibi etrafı sardığı zaman, Kur’an'a sarılın ve ondan ayrılmayın; çünkü Kur’an aracılığı kabul edilen bir şefaatçi ve şikâyeti kabul olan bir davacıdır. Kim Kur’an'ı önüne geçirirse (onu kendine önder edinirse), Kur’an onu cennete götürür ve kim Kur’an'ı arkasına atarsa (ona amel ve itina etmezse), Kur’an onu cehenneme sürükler." [30]

Musa AYDIN

 

----------------

[1]- Bihârü’l-Envâr, c.92 s.19.

[2]- Bihârü’l-Envâr, c.92, s.19.

[3]- Bihârü’l-Envâr, c.46, s.10.

[4]- Kenzü’l-Ummâl, Hadis: 4029.

[5]- Nehcü’l Belağa, Hutbe: 176.

[6]- Bihârü’l-Envâr, c.77, s.290.

[7]- Bihârü’l-Envâr, c.77, s.290.

[8]- Bihârü’l-Envâr, c.92, s.4.

[9]- Bihârü’l Envâr, c.92, s.14.

[10]- Müstedrekü’l-Vesâil, c.1, s.287.

[11]- Bihârü’l-Envâr, c.92, s.29.

[12]- Vesâilü’ş-Şia, c.4, s.825.

[13]- Kenzü’l-Ummâl, Hadis: 2375.

[14]- Nehcü’l-Belağa, Kısa hikmetler: 399.

[15]- Müstedrekü’l-Vesâil, c.1, s.288.

[16]- Kenzü’l-Ummâl, Hadis: 2257.

[17]- Kenzü’l-Ummâl, Hadis: 2441.

[18]- El-Kâfi, c.2, s.610.

[19]- Bihârü’l-Envâr, c.92, s.211.

[20]- Uddetü’d-Dâi, s.270.

[21]- Bihârü’l-Envâr, c.92, s.184.

[22]-  es-Sâfî Tefsiri, 11. Mukaddime; Misbâhu’ş-Şaria, s.29.

[23]- Câmiü’l-Ahbâr, s.41.

[24]- Bihârü’l-Envâr, c.92, s.111.

[25]- Bihârü’l-Envâr, c.92, s.107.

[26]- El-Kâfi, c.1, s.192.

[27]- Nehcü’l-Belağa, Mektup: 47.

[28]- Tefsirü’l-Ayyâşi, c.1, s.5.

[29]- Tefsirü’l-Ayyâşi, c.1, s.5.

[30]- El-Kâfi, c.2, s.599.




Bu haber 810 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER NURANİ SÖZLER Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI