Bugun...



İmam Ali'nin (a.s) Bakışıyla Yoksulluğun Neden ve Etkileri - 2

Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Tarih: 24-03-2026 11:15

İmam Ali'nin (a.s) Bakışıyla Yoksulluğun Neden ve Etkileri - 2

Yoksulluğun Etkileri

Yoksulluk ekonomik bir olgu olduğundan, doğal olarak ekonomi alanında yıkıcı etkiler bırakır. Bu olgu zamanında tespit edilip ortadan kaldırılmazsa, kanserli bir tümör gibi yayılır, toplumu sarar ve toplumsal ölüme yol açar; sosyologların deyimiyle, yoksulluk yoksulluğu doğurur ve genellikle yoksulların çocukları yoksunluk içinde kalır.

Şimdi İmam Ali'nin (a.s) bakış açısıyla yoksulluğun uğursuz sonuçlarına değineceğiz:

1- Yoksulluk aklı ve dini eksiltir:
İmam (a.s), Muhammed b. Hanefiyye'ye şöyle buyuruyor:

"Oğlum! Yoksulluktan senin için korkarım, ondan Allah'a sığın! Çünkü yoksulluk insanın dinini eksiltir, aklını ve düşüncesini karıştırır, insanları ona karşı, onu da insanlara karşı kötü hissettirir." [1]

İmam'ın (a.s) bu nurlu beyanına göre, yoksulluk insanın aklı ve dini üzerinde çok kötü etkiler bırakır. Başka bir rivayette şöyle buyuruyor:

"Dinin elden gitmesi güvenliğin yok olmasına sebep olur ve korku ve dehşetle hayatın bir anlamı kalmaz ve aklın zevali hayatın zevaline sebep olur ve akılsız toplumu ancak ölülerle kıyaslayabiliriz." [2]

O halde yoksulluk, toplumu tehdit eden en tehlikeli hastalıktır ve tedavisinde acele edilmezse, toplum bozulmaya ve çökmeye uğrar ve sonunda din ve maneviyatın elden gitmesine neden olur.

2- Yoksulluk güçsüzlüğe ve gurbete neden olur:

İmam (a.s) başka bir yerde şöyle buyuruyor:

"Yoksulluk ve sefalet, zeki adamı delilde yavaşlatır ve güçsüzleştirir ve fakir insan kendi şehrinde bile garip ve yabancıdır" [3]

İmam'ın (a.s) sözünden anlaşılıyor ki, yoksulluk insanın sosyal etkileşim gücünü alır ve fakir insan alışveriş cesaretini kaybeder ve hiçbir şey yapmaya gücü olmayan iradesiz bir insana dönüşür. Başka bir rivayette okuyoruz ki:

"İhtiyaçsız insan gurbette vatandır ve ihtiyaç sahibi insan vatanda garip" [4]

Çünkü ihtiyaçsız insan nerede olursa olsun rahatlık araçları ona sağlanır, ancak ihtiyaç sahibi insan kendi vatanında bulunsa bile, fakir olduğu için hayatını devam ettirmek için başkalarına ihtiyaç eli uzatmak zorundadır, ki hayatını temin edebilsin ve eğer hayatını bu şekilde geçirirse, bir gün toplum ve hatta akrabaları ve yakınları onu terk eder, sonuç olarak vatan onun için gurbet olur.

3- Yoksulluk zillet ve horluğa neden olur:

İmam Ali (a.s), yoksulluğun ağırlığından, zilletinden ve horluğundan Allah'a sığınır, şöyle buyurur:

"Allah'ım! İffetimi zenginlikle koru ve yoksullukla kişiliğimi düşürme ki, rızık yiyicilerinden rızık isteyeyim ve aşağılık kişilerden şefkat ve bağış bekleyeyim, bana yardım edeni övmeye müptela olayım ve bana vermeyeni yermeye ve kötülemeye imtihan olayım ve bütün bunların ötesinde sen benim koruyucumsun ki bağışlayasın veya engelleyesin ve sen her şeye kadirsin" [5]

Hz. Ali'nin (a.s) sözü, yoksulluk ve sefaletin insanın itibarını zedelediği ve hürmetinin zayi olmasına neden olduğu gerçeğini açıkça göstermektedir. Fakir insan, izzet ve onur cevherini ayaklar altına almaya ve Allah'ın kullarına ümit gözüyle bakmaya ve onlardan lütuf ve merhamet beklemeye mecburdur. İşte burada insanların övgü ve dalkavukluk ortamı hazırlanır ve başka bir insanı övmek ve ona dalkavukluk yapmakla nefsin izzeti ve yüce insan onuru en alt seviyeye düşer ve bu aşamada söylenebilir ki insanın hiçbir şeyi yoktur ve hiçbir şey değildir; çünkü meleklerin karşısında secde ettiği insani özünü kaybetmiştir. O aslında başkalarının gözünde unutulur. İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

"Yoksulluk insanı unutulmaya bırakır."

Maddi yoksulluk ve bundan kaynaklanan ekonomik baskılar, huzursuzluğa ve kaygıya neden olur, insana eziyet eder ve sürekli olarak canını ve gönlünü meşgul eder ve bundan kaynaklanan huzursuzluk ve keder, ruhsal huzurunu bozar. İmam Ali (a.s):

"Gerçekten de yoksulluk keder vericidir" [6]

4- Yoksulluk, idari yolsuzluğa zemin hazırlar:
İmam (a.s), Malik Eşter'e yazdığı çok değerli mektupta, hakimler ve görevliler hakkında öyle şeyler söylüyor ki, bunlardan şu şekilde yararlanılabilir: Görevlilere yeterli maaş ödenmemesi, onların insanlara ihtiyaç duymasına ve sonuç olarak rüşvet yemelerine ve idari yolsuzluğa yol açar:

"Hakiminin yargılarını olabildiğince ciddiyetle incele ve ona mal verme konusunda cömertliğini genişlet, öyle ki ihtiyacı ortadan kalksın ve insanlara ihtiyacı olmasın."

Başka bir yerde de şöyle buyuruyor:

"Sonra onlara yeterli maaş ver! Çünkü bu iş, onları kendilerini düzeltmede güçlendirir ve ellerinin altındaki mallarda ihanet etmelerine gerek bırakmaz." [7]

Bu sözlerin bir kısmından anlaşılıyor ki, eğer memurlar ihtiyaçları karşılanmasına rağmen ihanet ederlerse, kınanmaları gerekir, aksi takdirde onları kınamanın bir faydası yoktur. Hz. Ali (a.s) diğer birçok metinde de devlet memurlarının hayatlarının güvence altına alınması gerektiğini emreder.

5- Yoksulluk, inancı zayıflatır:
Allah-u Teâlâ, Fecr suresinin 16. ayetinde yoksulluk ve yoksunluğun etkilerinden birini, insanın düşünce yapısını doğru yoldan değiştirmek olarak tanıtmaktadır; çünkü yoksulluk ve yoksunluk, Allah'a karşı güvensizlik ve O'na karşı itiraz ve şikayetlere zemin hazırlar.

Bu nedenle şöyle denilmiştir:

"Yoksulluk neredeyse küfre dönüşecektir." [8]

Yoksulluk, fakirin diğer hemcinslerinden istemesine neden olur. Fakir, rızkını başkalarından ister, oysa rızık veren Allah'tır ve Allah'tan istemek gerekir. Bu nedenle fakir, Allah yerine başkalarını rızık veren olarak görür ve başkalarının, Allah onu belirlememiş olsa bile, kendisine rızık verebileceğini zanneder.

6- Yoksulluk, iffetsizliğe zemin hazırlar:
Maddi yoksulluk, erkeklerin ve kadınların iffetsizliğine de neden olur. Allah, Kur'an-ı Kerim'de maddi yoksulluğun bu olumsuz ve kötü etkisine işaret ederek, bekar olan ve evlenme imkânı olmayan kadın ve erkeklerin, diğerlerinden daha çok iffetsizlik, kirlilikler ve cinsel ahlaksızlıklar riskine maruz olduğunu belirtmektedir. Ayrıca Emirü'l-Müminin Ali (a.s) yoksulluğun insanın hayatındaki çok kötü etkisi hakkında şöyle buyurmaktadır:

"Yoksulluk, en büyük ölümdür." [9]

Yani ölüm ne kadar zor ve kötü olsa da, yoksulluk gibi bir ölüm yoktur ki, insan canlı bir ölü gibidir ve ölüm onun için yoksulluk ve sefalet içinde bulunduğu bu hayattan daha kolaydır.

7- Yoksulluk cehalete neden olur:
Gerçek şu ki, normal durumda doğru bir dini inancın oluşması, en azından okur-yazarlık ve eğitim gerektirir. Oysa fakirlerin çoğu bu temel ve esaslı nimetten yoksundur. Fikir ve düşüncenin gelişmesi için birçok kolaylık sağlanmalıdır.

8- Yoksulluk umutsuzluğa neden olur:
Yoksulluğun çok yıkıcı sonuçlarından biri de yoksulluk içinde umutsuzluk yaratmasıdır. Dini metinlerde umutlu olmanın önemine çok vurgu yapılmıştır. Çünkü umut, bireyin ilerleme, gelişme ve olgunlaşmaya doğru uçuşunun kanadıdır. Yoksulluk ve sefalet, çaresizlik ve acizlik, Allah'tan ümidi kesmeye ve O'ndan başkasına sığınmaya zemin hazırlar. Bu nedenle umutsuzluk, yoksulluğun bir etkisi olarak ele alınır ve öte yandan umutsuzluk, şirk ve küfrün nedenlerinden biridir. Kur'an-ı Kerim bu konuda şöyle buyurmaktadır: "Ve Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, çünkü Allah'ın rahmetinden ancak kafirler topluluğu ümidini keser." [10]

Bu nedenle söylenebilir ki, yoksulluk umutsuzluğa, umutsuzluk da dinsizliğe ve küfre neden olur.

9-Yoksulluk ve Ahlaki Sapma:
Ahlakın çirkinliği, yani tabiatın aşağılığına ve nefsin alçak sıfatlarına duçar olmak ve bu sıfatlardan kaynaklanan davranışlarda bulunmaktır. Hz. Ali (a.s) de defalarca yoksulluğun kötü işlere yol açtığını buyurmuştur:

"Darlık ahlakı çirkinleştirir" [11]

"Yoksulluk, musibetin anahtarıdır" [12]

İmam Ali (a.s) ayrıca İmam Hasan Müçteba'ya (a.s) şu tavsiyede bulunuyor:

"Rızkını arayan bir kimseyi kınama; zira her kimin kendisi ve ailesi için rızkı olmazsa, hataları çoğalır."

Her halükârda, söz konusu rivayetler kesin bir üslupla yoksulluğun bireyin davranışları ve ahlaki özellikleri üzerinde çok olumsuz bir etkisi olduğunu ilan etmektedir.

10- Sosyal Statü Kaybı:

Bazı rivayetlerde yoksulluğun hakarete yol açtığı vurgulanmıştır. Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

"Fakir, delilini beyan etmekten acizdir" [13]

Hz. Ali (a.s) ayrıca oğluna hitaben şöyle buyuruyor:

"Oğlum! Fakirin sözü dinlenmez ve makamı bilinmez."

O hazret, ayrı ayrı birkaç buyruğunda şöyle buyurur:

"Her kim fakir olursa, makam ve mevki sahibi olmaz ve küçük ve hor görülür. Mahrumiyet, horluğa neden olur."

11- Yoksulluk ve Siyasi Tecrit:
Fakir insanlar genellikle güç merkezlerinde yer almazlar; çünkü siyasi rekabetlere katılacak mali güçleri yoktur ve halk kitleleri arasında fazla bir nüfuz ve etki sahibi olamazlar. İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

"Fakir, insanların gözünde değersizdir; ne sözü dinlenir ve ne de yeri bilinir." [14]

 

Yoksulluğu Önleme Yolları

Genel olarak, herhangi bir sorunla başa çıkmanın doğru yolu, ortaya çıkışını engellemektir. Yoksullukla mücadelede de, ortaya çıkış zeminini ortadan kaldırmaya yönelik politikaların uygulanması en önemli adım olarak kabul edilir. Nehcü’l-Belağa'da hem yoksulluğun tedavisi ve hem de önleme yolu gösterilmiştir. Yoksulluğu önlemenin en önemli yolları şunlardır:

1- Sadaka Vermek:
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Eğer sıkıntıya düşerseniz, sadaka vererek Allah-u Teala ile ticaret yapın." [15]

Fakirin verdiği sadaka, acılarını azaltır; çünkü bu, ondan daha fakir ve zayıf olanların da olduğunu anlamasını sağlar. İmam'ın (a.s) sözü şöyledir:

"Rızkı sadaka vererek indirin." [16]

Çünkü kim Allah yolunda az da olsa bir mal bağışlarsa, Allah-u Teala onun mükafatını bol bol verecektir.

2- Emanet Etmek
Emanet etmek, yoksulluğu önlemenin bir başka yoludur. Emanet etmek, toplumda karşılıklı güveni kökleştiren ve ekonomik değeri de olan hayati bir değerdir. Emanet eden insan toplumda sevilir ve herkes işlerinde onunla ortak olmak ister; çünkü hiçbir zaman malına ve namusuna ihanet etmez. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Emaneti yerine getirmek, rızkın anahtarıdır." [17]

Yine şöyle buyurmuştur:

"Emanet, rızkı celbeder, ihanet ise yoksulluğu." Emanet etmek rızkı beraberinde getirir, ihanet ise yoksulluk ve sıkıntıya neden olur. [18] Gerçekten de emanet etmek rızkın anahtarıdır, çünkü emanet etmeyen birinin yüzüne hayatın kapıları açılmaz ve her yerden kovulur.

3- Takva ve İstiğfar:
İnsan işlediği günahla rızıktan mahrum kalır [19] ve insan ancak istiğfar ve tövbe ile bu bağdan kurtulabilir. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Ve Allah, istiğfarı (bağışlanma dilemeyi) rızkın bolluğunun sebebi kılmıştır." [20]

4- Alçakgönüllülük ve Güzel Ahlak:
"Güzel ahlak, rızkın iksiridir." [21]

Yani huylar ve özellikler rızkın genişlemesine neden olur veya insanların sahibine olan sevgisiyle, ona olan güvenleriyle ve onunla ticaret yapmaya istekli olmalarıyla rızkı artırır, eğer ticaret ehli ise.

5- Sağlam Çalışma ve İş Ahlakı:
Zenginleşmenin ve rızkı elde etmenin bir diğer yolu da sağlam çalışma ve iş ahlakıdır. Çünkü kaliteli mal müşteri çekerken, özensiz ve dikkatsiz işler asla müşteri bulamaz, hatta kimse yaklaşmaz. İnsan iyi bir ün kazanırsa, tüccarın ve müşterinin güvenini kazanır. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

"Kim işte kusur ederse, üzüntüye düşer." [22]

6- Göç ve Seyahat:
Bazen insanın bir yerde çalışması çeşitli sebeplerle zor olabilir. Bu durumda, orada rahatlık ve ferahlık bulmak için başka bir yere gitmelidir.

"Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde birçok barınak ve genişlik bulacaktır." [23]

Ayrıca İmam Ali (a.s), fakirleri yoksulluktan korumak için ahlaki tavsiyelerde bulunmuştur. Bunlar arasında kanaat, sabır ve tahammül, sebat ve dayanıklılık, iffet ve namus, dünyayı yerme ve kınama yer almaktadır.

 

Yoksulluğu Tedavi Yolları:

1- Bireyin yapması gerekenler (bireyin görevleri)

2- Toplumun bir bütün olarak yapması gerekenler (toplumun görevleri)

3- Devletin yapması gerekenler (devletin görevleri)

 

Birincisi: Bireyin Görevleri:
İlim öğrenmek - deneyim kazanmak - çalışmak - tedbir almak ve çare aramak - fırsatları değerlendirmek - sürekli bağış yapmak, zekât vermek.

İkincisi: Toplumun Görevleri:
Sosyal dayanışma - işbirliği ruhu oluşturmak - devletin çalışmalarını denetlemek.

Üçüncüsü: Devletin Görevleri:

Sosyal güvenlik - piyasaları denetlemek - mülkiyeti denetlemek; bu nedenle fakir, aç ve ekonomik zayıflığa düşmüş bir toplumda, edebi ve ahlaki çöküş kaçınılmaz olarak her yeri saracaktır. Böyle bir toplumda artık ne bir hayır ve ilerleme umudu vardır ve ne de bir güvenlik hissi; ne suçlardan ve cinayetlerden akıllar rahattır; ne bir lütuf, mükemmellik ve keşiften bir eser görülür; ne böyle bir toplum dinden bir pay alır; ne de bu tür bir toplum dinin işine yarar. Çünkü ölü ve etkisiz bir insanın yeteneği dinin ne işine yarar veya din onun ne işine yarar?

İslam da hayatı kararmış bir bireyden ne fayda görecektir? Sadece İslam böyle bir bireyden fayda görmeyecek, aksine birçok yerde böyle bir kişi İslam'a zarar verecek, kendisi ve dini için bir utanç kaynağı olacaktır. Nehcü'l-Belağa'da hem yoksulluğu tedavi etmek ve hem de önleme yolları gösterilmektedir. Bu nedenle sistem yetkilileri, yoksullukla mücadelede uygun politikalar uygulayarak, yoksulluğun ortaya çıkış zeminini ortadan kaldırmak için etkili adımlar atmakla yükümlüdür.

 

 

-------------

[1]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 319.

[2]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 319.

[3]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 3.

[4]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 56.

[5]- Nehcü'l-Belağa, Hutbe: 225.

[6]- Gurerü'l-Hikem, c. 2.

[7]- Nehcü'l-Belağa, Mektup: 53.

[8]- Biharü'l-Envar, c. 72, s. 29.

[9]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 163.

[10]- Yusuf, 87.

[11]- Gurerü’l-Hikem, c. 2.

[12]- Biharü’l-Envar, c. 87.

[13]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 3.

[14]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 44.

[15]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 250.

[16]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 132.

[17]- Şerhu Nehci’l-Belağa, c. 20, s. 318, h: 650.

[18]- Tuhafu’l-Ukul, s. 255.

[19]- Şerhu Nehci’l-Belağa, c. 20, s. 259, h: 33.

[20]- Nehcü'l-Belağa, Hutbeler: 143.

[21]- Şerhu Nehci’l-Belağa, c. 20, s. 339, h: 884.

[22]- Nehcü'l-Belağa, Hikmetli Sözler: 112.

[23]- Nisa, 100.




Bu haber 373 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİBEYT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI