|
Tweet |
Bismillahirrahmanirrahim
Din kardeşlerinin birbirleri üzerinde hakları vardır. Bu haklardan biri de birbirleri için dua etmeleridir. Masumların (a.s) hadislerinde, mümin kardeşlerin birbirleri için ettikleri duaların kabul üzerinde çok faydalı etkileri olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle, kişinin kendisi için dua etmeden önce başkaları için dua etmesi ve en sonda kendisi için dua etmesi tavsiye edilmiştir. Bu kısa yazıda, bu konuya dair Masumların (a.s) hadislerinden bazıları aktarılmıştır.
İbn Ebi Umeyr, Hişam b. Salim’den ve o da İmam Cafer-i Sadık’ın (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
“Kim önce kırk mümin için dua eder ve sonra kendisi için dua ederse, duası kabul olur.”
Ve yine vurgulanmıştır ki, gece namazı tamamlandıktan sonra secde hâlinde şöyle denilsin: “Allah’ım! Sabahın, on gecenin, çiftin ve tekin ve akıp giden gecenin Rabbi! Her şeyin Rabbi, her şeyin ilahı ve her şeyin sahibi! Muhammed’e ve âline salât eyle ve benimle ve falan ve falanla (falan ve falan yerine müminlerin isimleri zikredilir) senin layık olduğun şekilde muamele et; bizim hak ettiğimiz şekilde değil! Ey takva ehli ve mağfiret/bağışlama ehli olan (cömert)!”
Rivayette şöyle geçmektedir: “Yüce Allah, Musa’ya (a.s) vahyetti: ‘Ey Musa! Bana, onunla günah işlemediğin bir dil ile dua et.’ Musa (a.s) dedi ki: ‘Ben böyle bir dili nereden bulayım?’ Buyurdu: ‘Bana başkasının diliyle dua et.’”
Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:
“Bir kimsenin, gıyabında başka bir kimse için yaptığı duadan daha hızlı kabul edilen bir şey yoktur.”
“Fazl b. Yesâr”, İmam Muhammed Bâkır’ın (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
“En çabuk kabul edilen ve icabete en yakın dua, müminin mümin kardeşi için onun gıyabında yaptığı duadır.”
Nakledilmiştir ki, “Bir müminin, mümin kardeşi için onun gıyabında yaptığı dua, diğer dualardan daha hızlı kabul olur. Bu duaya başladığında, görevli bir melek şöyle der: ‘Âmin, senin için de onun iki katı vardır.’”
“Abdullah b. Sinan”, İmam Cafer-i Sadık’ın (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
“Bir kimsenin, mümin kardeşi için onun gıyabında yaptığı dua, rızkın artmasına ve kötülüklerin uzaklaşmasına sebep olur.”
Ve yine buyurmuştur: “Hz. Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurdu:
“Hiçbir mümin, müminler için dua etmez ki Allah, onun yaptığı duanın benzerini, başlangıçtan kıyamet gününe kadar gelmiş ve gelecek her mümin erkek ve kadın sayısınca ona geri vermesin. Kıyamet günü bir kul hakkında ‘Onu cehenneme götürün’ emri verilir ve sürüklenerek götürülür. Bu sırada mümin erkekler ve mümin kadınlar şöyle derler: ‘Rabbimiz! Bu, bizim için dua eden kimsedir.’ Bunun üzerine onun için şefaat ederler. Allah da onların şefaatini kabul eder ve o kişi kurtulur.”
“Ali b. İbrahim”, babasından rivayet etmiştir ki: Abdullah b. Cündeb’i Arafat’ta, orada ondan başka kimsenin bulunmadığı bir hâlde, elleri göğe doğru uzanmış ve yanaklarından gözyaşları toprağa düşerken gördüm. İnsanlar çekip gittikten sonra ona şunları söyledim:
“Ey Ebu Muhammed! Senin gibi (zikir ve dua içinde, içten yanan) kimseyi görmedim.” O da şöyle cevap verdi: “Vallahi, din kardeşlerim için dua etmeden geçirmedim; çünkü İmam Kazım (a.s) bana haber verdi ki: ‘Bir kimse, din kardeşleri için gıyabında dua ederse, İlahi Arş’tan şöyle ses gelir: “Bunun yüz bin katı sana aittir.”
Düşündüm ki, mutlaka kabul edileceğinden emin olduğum yüz bin arşî duayı, kabul edilip edilmeyeceğini bilmediğim kendim için yapacağım tek bir dua uğruna bırakmak doğru olmaz.
"İbn Ebî Umeyr", "Zeyd-i Nersî"den şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ben ve "Muaviye b. Vehb" Arafat'ta birlikte bulunuyorduk; o dua ederken gözyaşlarını gördüm. Dikkat ettim, kendisi için tek bir dua bile yapmadığını, aksine dünyanın dört bir yanından insanlar için dua ettiğini ve onların isimlerini ile babalarının isimlerini andığını fark ettim. İnsanlar Arafat'tan ayrılınca ona dedim ki: Ey amca! Senden çok şaşırtıcı bir şey gördüm.
Dedi ki: Ne şaşırtıcı şey gördün?
Dedim ki: Bu hassas mekânda kardeşlerini kendine tercih ettin ve başkaları için dua ettin!
Dedi ki: Ey yeğenim! Bu davranışımdan şaşırma. Zira ben, her mü'min erkek ve kadının efendisi olan, masum atalarından sonra geçmişlerin ve geleceklerin de seyyid ve efendisi olan Mevlâm'dan işittim; eğer O'ndan işitmemiş olsaydım —ki yalan söyleyeyim— iki kulağım sağır olsun, iki gözüm kör olsun ve Hz. Peygamber'in (s.a.a) şefaatinden mahrum kalayım. O'nun şöyle buyurduğunu işittim:
"Her kim, mü'min kardeşi için gıyabında dua ederse, dünya semasından bir melek ona şöyle nida eder: Ey Allah'ın kulu! Dua ettiğinin yüz bin katı senin için olsun. İkinci semadan bir melek nida eder: Ey Allah'ın kulu! Dua ettiğinin iki yüz bin katı senin için olsun. Üçüncü semadan bir melek nida eder: Ey Allah'ın kulu! Dua ettiğinin üç yüz bin katı senin için olsun. Dördüncü semadan bir melek nida eder: Ey Allah'ın kulu! Dua ettiğinin dört yüz bin katı senin için olsun. Beşinci semadan bir melek nida eder: Ey Allah'ın kulu! Dua ettiğinin beş yüz bin katı senin için olsun. Altıncı semadan bir melek nida eder: Ey Allah'ın kulu! Dua ettiğinin altı yüz bin katı senin için olsun. Yedinci semadan bir melek nida eder: Ey Allah'ın kulu! İstediklerinin yedi yüz bin katı senin için olsun. Ardından Allah Tebareke ve Teâlâ ona şöyle nida eder: Ben hiçbir zaman muhtaç olmayan Zengin Olan'ım. Ey Allah'ın kulu! Dua ettiğinin bir milyon katı senin için olsun."
Ey yeğenim! Bunların hangisi daha büyüktür; benim yaptığım mı, yoksa senin söylediğin mi? [1]
-------------
[1]- İbn Fehd el-Hillî, Ahmed b. Muhammed, Âyîn-i Bendegî ve Niyâyiş kitabından alıntı (Uddetü'd-Dâî'nin Tercümesi), s. 300-304, Bünyâd-ı Meârif-i İslâmî – İran; Kum, 1. Baskı, 1375 hş.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
