Bugun...



İmam Hasan’ın (a.s) Şehadeti

Hasan b. Ali b. Ebi Talip (Arapça: الحسن بن علي بن أﺑﻲ طالب) (Hicri 3, Medine/Hicri 50, Medine) Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın (s.a) büyük oğlu, Hz. Muhammed'in (s.a.a.) ilk torunu, on iki imam'ın ikincisi ve Ehlibeyt'ten olan dördüncü masumdur.

facebook-paylas
Güncelleme: 26-09-2020 10:04:19 Tarih: 25-09-2020 11:09

İmam Hasan’ın (a.s) Şehadeti

 Künyesi Ebu Muhammed’dir. Hz. Peygamber (s.a.a) efendimiz kendisini Seyyid (Efendi) olarak adlandırmıştır. İmam Hasan (a.s) ömrünün yedi yılını dedesi Hz. Resulullah’la (s.a.a) birlikte geçirmiştir. Şii ve Sünni kaynaklarda İmam Hasan’ın (a.s) Hz. Resul-ü Kibriya efendimizin yanındaki şan ve konumunu ortaya koyan birçok hadis yer almaktadır. Hz. Peygamber efendimiz (s.a.a) bir hadiste İmam Hasan ve İmam Hüseyin (a.s) hakkında şöyle buyurmaktadır: “Hasan ve Hüseyin (a.s) cennet gençlerinin efendisidir.” İmam Hasan (a.s) 37 yaşında iken imamet makamına ulaşmıştır. Hicretin 41. Yılında Muaviye ile barış yapmıştır. Hükümet dönemi altı ay üç gün sürmüştür. Barış antlaşmasından sonra, Medine’ye gitmiş ve orada on yıllık ikametin ardından şehit olmuştur.[1] Medine’de Baki Mezarlığında defnedilmiştir.

İmam Hasan (a.s) İmamet ve Hilafet gibi iki ağır sorumluluk ve Müslümanlar arasında birliğin sağlanması ve ayrılıklara mani olma konusunda önemli bir rol üstlenmiş ve sonunda Muaviye ile barış yapmak zorunda kalmıştır. Bu, İmam Hasan’ın (a.s) sağlam karakterini ve hoşgörüsünün genel tasvirini ortaya koymaktadır. Hilafet dönemi ve Muaviye ile yaptığı barış antlaşması hayatındaki ve İslamın başındaki en önemli gelişmelerdendir. Bu, hem kendi zamanında birlik sebebi olmuş ve hem de başta Şialar olmak üzere Müslümanların tarihi boyunca dini-ahlaki öğretileri mesabesinde olmuş ve iktidar, savaş ve barış gibi esaslı kavramların yaklaşımında dramatik etkileri beraberinde getirmiştir.[2]

Eşleri ve Çocukları:

Kaynaklar, İmam Hasan’ın (a.s) evlilik ve boşanmalarına işaret etmiştir. Ancak sayısı hakkında fikir ayrılığı vardır. Farklı rivayetlere göre, bunun kabul veya reddedilmesi ne mümkündür ve ne de hadisenin tarihi değerini azaltıp çoğaltması. Gerçekte öyle anlaşılmaktadır ki bu konunun tasarlanması daha çok fırkasal ve politik karşıtlıklardan kaynaklanmaktadır. Gerçi bir çok araştırmacı ve âlim, bu rivayetlerin eleştirisinde onların senet ve içerik olarak hatalarına işaret etmişlerdir.[3] Özellikle kaynaklarda sunulan haberlerin oldukça belirsiz olduğunu ve hatta İmamın eşlerinin adlarının zikredilmemiş olduğunu kabul etmek durumundayız. Bu arada yalnızca tıpkı rivayetlere göre İmam Hasan’ın (a.s) zehirlenme koşullarını yaratan Eş’es b. Kays’ın kızı Cu’de’nin adı anılmaktadır. Malumdur ki eşlerin adlarının belirsiz olmasına rağmen, genel olarak kaynaklarda İmam’ın (a.s) çocukları hakkında nispi olarak uyum vardır. İmam Hasan'ın (a.s) bir çok tarihi kaynakta belirtilen eşlerinden bazıları şunlardır:

1-Eş'as b. Kays'ın kızı Cu'de

2-Manzur b. Zebban Fezari’nin kızı Havle

3-Ukbe b. Amr Hazreci’nin kızı Ümmü Beşir

4-Talha b. Ubeydullah Temimi’nin kızı Ümmü İshak

5-Ebu Bekir’in torunu Hafsa

6-Amr b. Suheyl’in kızı Hind.

7-Nefliye veya Ramle (köle).[4]

İmam Hasan’ın (a.s), kız ve oğlan olmak üzere 15 (8 erkek, 7 kızı) çocuğu olmuştur:

 

1-Zeyd ve iki kız kardeşi Ümmü’l Hasan ve Ümmü’l Hüseyin. Bu üçünün anneleri Ebu Mesud Ukbe b. Amr’ın kızı Ümmü Beşir’dir.

2-Hasan b. Hasan. Annesi, Manzur Fezari’nin kızı Havle’dir.

3-Amr, Kasım ve Abdullah. Anneleri, cariye idi.

4-Abdurrahman. Annesi, cariye idi.

5-“İsrim” lakabıyla bilinen Hüseyin. Erkek kardeşi Talha ve kız kardeşi Fatıma. Anneleri, Talha b. Ubeydullah Temimi’nin kızı Ümmü İshak’tır.

6-Ümmü Abdullah, Fatıma, Ümmü Selme ve Rukayye. Farklı annelerden dünyaya gelmişlerdir.[5]

Allame Meclisi, İmam Hasan'ın (a.s) çocuklarına “Ebu Bekir” adlı birini de eklemiştir.[6] Şeyh Tabersi, İmam Hasan'ın (a.s) 9 erkek 7 kızının olduğunu belirtmiştir.[7] İbn-i Cevzi, İbn-i Hişam ve Vakıdi, İmam Hasan'ın (a.s) 15 erkek ve 8 kızının olduğunu yazmıştır.[8]

İmam Hasan'ın (a.s) Ümmü'l Hüseyin Abdullah b. Zübeyr, Ümmü Abdullah İmam Seccad (a.s) ve Ümmü Seleme Amr b. Munzirin ile evlenmiştir.[9]

Şehadeti:

İmam Hasan’ın (a.s) hicri 50. yılda, şehit olduğu bilinmektedir.[10] Nakledilen rivayetlerin çoğunda, İmam’ın (a.s) şehadeti, Sefer ayının son günlerinde[11] veya Sefer ayının 28. günü olduğu yönündedir. Sefer ayının yedisi[12] ve ayrıca Rebiülevvel ayında[13] da şehit olduğuna dair rivayetleri vardır. Şeyh Müfid’in yazdığına göre, İmam Hasan efendimiz (a.s) şehit olduğunda henüz 48 yaşındaydı.[14] Şehadet tarihindeki fikir ayrılıklarından dolayı ömrünün tam olarak ne kadar sürdüğünde de ihtilaflar vardır.[15]

Bir çok Şii ve Sünni kaynaklara göre, İmam Hasan (a.s), zehirletilerek şehit edilmiştir.[16] Elbette bazı Sünni kaynaklarda doğal yollardan ve geçirdiği bir hastalıktan dolayı öldüğü yazılmıştır.[17] Nakledilen bir rivayete göre Muaviye, Eş’as b. Kays’ın kızı Cude’nin (İmam Hasan’ın (a.s) eşi) yanına birisini göndermiştir. Muaviye, Cu’de’ye şöyle demiştir: ‘Ben sana yüz bin dirhem vereceğim ve seni oğlum Yezit’le evlendireceğim. Ancak bunun için önce Hasan’ı zehirlemelisin.’ Cu’de, İmam Hasan’ı (a.s) zehirlemiş ve Muaviye’den vaat ettiği parayı almıştır[18], Ancak Muaviye, onu oğlu Yezit’le evlendirmemiştir. İbn-i Sa’d, İmam Hasan’ın (a.s), hizmetkarlarından biri tarafından şehit edildiğini yazmıştır.[19] Ancak yine nakledildiğine göre bu işi Muaviye’nin isteği üzerine İmam’ın (a.s) bir diğer eşi Suheyl b. Amr’ın kızı yapmıştır.[20] O dönemin koşulları göz önünde bulundurulduğunda Yezid’in veliahtlığında İmam Hasan (a.s) büyük bir engeldi. Bu yüzden onun ortadan kaldırılması gerekiyordu. Öyle anlaşılıyor ki İmam Hasan’ın (a.s) Cu’de binti Eş’as tarafından zehirlenerek şehit edildiği daha muteberdir.[21]

Bazı kaynaklara göre İmam Hasan (a.s) şehit olmadan önce bir çok defa zehirletilmiştir. Ancak hepsinden bir şekilde kurtulmayı başarmıştır.[22] Yakubi, şöyle yazmaktadır: ‘İmam Hasan (a.s) öldüğü sırada kardeşi İmam Hüseyin’e (a.s) şöyle demiştir: ‘Ey benim kardeşim! Bu, benim üçüncü zehirlenişim. Ancak daha önce böylesine zehirlenmemiştim. Bugün öleceğim. Öldüğümde beni Allah Resulünün (s.a.a) yanına defnet. Çünkü hiç kimse ona benden daha yakın olmayı haketmiyor. Ancak eğer buna engel olacak olurlarsa, bu durumda bir hacamat kanı kadar dahi kan dökülmesin.[23]

Defnedilmesi:

Şeyh Tusi’nin naklettiğine göre[24] İmam Hasan Mücteba (a.s), kardeşi İmam Hüseyin’e (a.s), kendisini dedesi Hz. Resul-ü Kibriya’nın (s.a.a) yanına defnetmesini vasiyet etmiştir. Ancak bu işe birileri karşı çıkacak olursa, asla bunda ısrar etmemesini ve kesinlikle kan dökülmemesini istemiştir. Başka bir nakle göre, İmam Hasan (a.s), gusül verilip kefenlendikten sonra kendisini dedesi Hz. Resulullah’ın (s.a.a) mezarının yanına götürmesini ve orada ahdini yeniledikten sonra büyük annesi Hz. Fatıma binti Esed’in yanına götürülerek orada defnedilmesini istemiştir.[25]

Hz. İmam Hasan’ın (a.s) mübarek naaşı, Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) kabri şeriflerinin yanına getirildiği sırada, Medine valisi olan Said b. As ve Mervan silahlı bin adamıyla birlikte oraya gelir ve İmam Hasan’ın (a.s) naaşının Efendimizin huzuruna götürülmesine mani olur.[26] Başka bir rivayette ise Aişe, siyah beyaz bir katıra binmiş ve oraya gelerek şöyle demiştir: “Hiç kimsenin evime girmesine izin vermeyeceğim.”[27] Sonunda İmam Hüseyin (a.s) ağabeyinin naaşını alarak Cennetü’l Baki mezarlığına götürerek orada defnetmiştir.[28]

 

----------------

[1]- Erbili, Keşfu’l Gumme, c. 2, s. 289.

[2]- Hac Menuçehri, Feramerz, Dairetu’l Maarif Bozorg-i İslami, c. 20, “İmam Hasan (a.s)” maddesi, s. 532.

[3]- Örnek olarak Bkz. Akiki, 4/523 ve sonrası; Kureyşi, 1413, 443/2 ve sonrası; Madlungh, 387–380, Hac Menuçehri, Feramerz, Dairetu’l Maarif-i Bozorg-i İslami, c. 20, “İmam Hasan (a.s)” maddesi, s. 545’den naklen.

[4]- Bkz. Yakubi, 2/228; Mufid, el-İrşad, 2/20; İbn-i Sufi, 19 ve sonrası; Buhari, Sehl, 5; İbn-i Şehraşub, Menakib, 3/192; İbn-i Anbe, 68; Hac Menuçehri, Feramerz, Dairetu’l Maarif-i Bozorg-i İslami, c. 20, “İmam Hasan (a.s)” maddesi, s. 545’den naklen.

[5]- Mufid, el-İrşad, c. 2, s. 16.

[6]- Meclisi, Biharu'l Envar, c. 44, s. 163.

[7]- Tabersi, İ'lamu'l Vera, s. 212.

[8]- Sabt b. Cevzi, Tezkiretu'l Havas, s. 194.

[9]- Mus'ab b. Abdullah, s. 50.

[10]- El-Mufid, el-İrşad, c. 2, s. 15; Şuşteri, Risalet fi Tevarih-i Nebi, s. 33; Ayrıca vefat için şu tarihlerde yazılmıştır: “48, 49, 51, 57, 58 ve 59.”

[11]- Kuleyni, el-Kafi, c. 1, s. 461.

[12]- Şehid-i Evvel, ed-Durusu’ş-Şeriat, c. 2, s. 7.

[13]- Bkz. İbn-i Kuteybe, el-Maarif, s. 212.

[14]- El-Mufid, el-İşrad, c. 2, s. 15.

[15]- Bkz. İbn-i Asakir, Tarih-i Medine-i Demeşk, c. 13, s. 298, 300, 302.

[16]- Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t-Talibin, s. 80, 81; El-İşrad, c. 2, s. 15.

[17]- İbn-i Kuteybe, el-İmamet ve Siyaset, c. 1, s. 196; Ensabu’l Eşraf, c. 3, s. 59.

[18]- Müfid, el-İrşad, c. 2, s. 15.

[19]- İbn-i Sa’d, Tabakatu’l Kubra, c. 6, s. 386.

[20]- Ensabu’l Eşraf, c. 3, s. 55.

[21]- Madelung, The Succession T0 Muhamad, p.331

[22]- Ensabu’l Eşraf, c. 3, s. 55; Makatilu’t-Talibin, s. 81.

[23]- Yakubi, Tarih-i Yakubi, c. 2, s. 154.

[24]- Şeyh Tusi, el-Emali, s. 160.

[25]- Şeyh Mufid, el-İrşad, c. 2, s. 17.

[26]- Ensabu’l Eşraf, c. 3, s. 60.

[27]- Yakubi, c. 2, s. 245.

[28]- Belazuri, c. 3, s. 66.




Bu haber 646 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI