Bugun...



İmam Hasan Askeri'nin (a.s) Evladı

Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Tarih: 10-06-2021 16:48

İmam Hasan Askeri'nin (a.s) Evladı

Soru: İmam Hasan Askeri'nin (a.s) kardeşi ve ona en yakın olan Cafer b. Ali b. Muhammed, kardeşinin böyle bir oğlu olduğunu şiddetle reddediyor. Hatta İmam Askeri'nin (a.s) vefatıyla bütün mallarına sahip çıkmıştır. Cafer, zamanın halifesine, Şiilerden bazılarının böyle bir iddiada bulundukları haberini verdi. Halife de, İmam Hasan Askeri'nin (a.s) hanımları ve cariyeleri hamile ya da doğum yapıp yapmadıklarını araştırmaları için, bu işi iyi bilen bazı kadınları görevlendirip, onun evine yolladı. Ama hamilelik ya da doğumla ilgili hiç bir belirti ve iz bulamadılar. Bu, İmam Hasan Askeri'nin (a.s) evladı olduğunun doğru olmadığını göstermez mi?

Cevap: Bu eleştiri de önceki eleştiri gibi bir kaç yönden temelsiz ve boştur:

1) Bir insanın amelinin delil olarak kabul edilmesi, o amelin doğruluğuna ve ayrıca o şahsın fasık bir insan olmamasına bağlıdır. Müslümanların hepsi Cafer b. Ali’nin böyle bir makamının olmadığını ve onun güvenilir biri olarak tanınmadığını biliyorlar. Onun Masum İmam’ın (a.s) oğlu olması böyle bir makama (günah işlememe makamı) sahip olmasını gerektirmemektedir. Geçmişte birçok insan vardı ki peygamberin oğlu olmalarına rağmen büyük günahlara duçar olmuşlardır.

Kur’an-ı Kerim, Hz. Yakub’un (a.s) evlatlarının, babaları peygamber olmasına rağmen, Hz. Yusuf’a (a.s)  zulmettiklerini açıkça buyurmaktadır. Hz. Yakub (a.s) Hz. Yusuf’u (a.s) korumaları için evlatlarına sıkı tembihte bulunmuş, onlardan ahit almasına ragmen, onlar şeytanın hilesine uyarak, onu kuyuya atmışlardı. Hz. Yakub’u (a.s) uzun bir süre Hz. Yusuf’tan (a.s) ayrı bırakmış, onu üzüntü ve kedere boğmuşlardı. Suçsuz olduklarını ispatlamak için de yalan yere yemin etmişlerdi. Hz. Yakub’un (a.s) çocukları gibi peygamber evlatları böylesi yanlış bir düşünce ve amele kapılmışlarsa, makamı onlardan daha aşağı olan birisinin de aynı şeyi yapması acaba ihtimal dışı mıdır?

2) Cafer’in kardeşinin oğlunun varlığını bilmesine ragmen, onu inkar etmesi çok doğal olup, beklentinin dışında bir şey değildir. Çünkü Cafer’i, kardeşinin oğlunu inkar etmeye sürükleyen tabii sebepler çoktur. Bu sebepleri şöyle sıralayabiliriz:

a) İmam Hasan Askeri’nin (a.s) çok malı vardı. Eğer Cafer bu malı ele geçirebilseydi, bir çok nefsani isteklerine ve maddi arzularına kavuşacaktı.

b) İmam Askeri’nin (a.s) Şiiler içinde öyle büyük ve değerli bir makamı vardı ki, Şiiler her türlü şahsi ve toplumsal işlerinde ondan emir alır ve ona itaat ederlerdi. Onun rızasını Allah’ın rızası ve gazabını Allah’ın gazabı olarak kabul ederlerdi. Cafer ise, kardeşi İmam Hasan Askeri’den (a.s) sonra bu makama erişmek istiyordu.

c) İmam Hasan Askeri (a.s) Şiilerin maddi ve manevi işlerinin mercii ve sorumlusu idi. Şiilerin hepsi zekât ve humuslarını ilahi bir vazife olarak ona veya onun vekillerine teslim ederlerdi. O da gerekli yerlere ulaştırırdı. Cafer, İmam Askeri’den (a.s) sonra, Şiilerin bu paraları onun yerinde oturan İmam’a vereceklerini biliyordu. Bu kadar tahrik edici sebepleri gören Cafer, “Mehdi”yi inkar ediyorsa, onun sözünü ve şahitliğini kabul etmek ne kadar doğru olur acaba?

Cafer’in inkarını delil olarak kabul edenler, gerçekte Hz. Muhammed’in (s.a.a) peygamberliğini inkar eden Ebu Leheb’in inkarını delil olarak kabul eden bir kısım Yahudi ve Hristiyanlar gibidir. Hz. Peygamber’in (s.a.a) amcası Ebu Leheb, onun (s.a.a) peygamber olduğunu ispat eden mucizeleri görmesine ragmen, yine de Hz. Muhammed’in (s.a.a) peygamberliğini inkar ediyordu. Elbette Cafer ve Cafer gibilerin gerçeği keşfetmesi çok da kolay bir şey değildi. Çünkü emin olmadıkları için gerçek bu gibi insanlardan gizli tutuluyordu.

Kısaca şunu demek istiyorum, Hz. Mehdi’ye (a.f) inanmayanlar Cafer b. Ali’nin inkarını delil olarak getiremezler. Nitekim Hz. Resulullah’a (s.a.a) inanmamak için Ebu Cehil ve Ebu Leheb’in inkarı bir delil sayılamaz. Çünkü onlar ne tarafsız bir alim ve ne de İslam fakihidirler. Aksine onlar avam ve cahillerdendir.

3) Şii tarih yazarları ve Şii olmayan tarihçiler, Cafer b. Ali’nin yaşam ve ahlakını onun kardeşinin oğlu “Mehdi”yi (a.f) inkar etme sebeplerini ve neden halifeyi İmam Mehdi’ye (a.f) ve Şiilerine karşı tahrik ettirdiğini nakletmişlerdir. Eğer ben de onları burada nakledersem, durum açığa çıkacak ve Cafer’in kötü niyetini herkes anlayacaktır. Ama bir kaç sebepten dolayı bunları aktaramıyorum.

Bu sebeplerden biri şudur: Bugün Cafer’in soyundan gelen birçok insan var ki onlar İmam Mehdi (a.f) ve onun yüce makamını kabul edip, iman etmişlerdir. Hatta yaptığım araştırmalar sonucunda söyleyebilirim ki onların hepsinin inancının “İmamiye”nin inancı gibi olduğunu gördüm. Onlar İmam Mehdi’nin (a.f) yaşadığını ve zuhurunu beklediklerini söylüyorlar. İslami inanç ve insanın ahlaki yapısı, onların geçmişini burada açıp, daha fazla rencide etmememi gerektirmektedir.

Sonra burada verdiğim cevaplar, İmam Hasan Askeri’nin (a.s) oğlunun olduğunu inkar eden “Mutezile”, “Haşeviye”, “Zeydiye”, “Hariciler” ve “Murcie” gibi dar düşünceli fırkalar için yeterlidir. Cafer’in yaşamına ve ahlakına ayrıca değinmeye gerek yoktur.




Bu haber 377 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SORU-CEVAP Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI