Bugun...



Hz. Peygamber'in (s.a.a) Bazı Özellikleri – 2

"Allah'ım! Beni yoksul olarak yaşat; yoksul olarak canımı al ve beni yoksullar arasında haşret. En bedbaht kişi, hem dünyada fakir ve hem de ahirette azap çekecek olan kişidir."

facebook-paylas
Tarih: 30-05-2023 15:16

Hz. Peygamber'in (s.a.a) Bazı Özellikleri – 2

Bismillahirrahmanirrahim

5- Benzersiz Züht

Yüce Allah şöyle buyuruyor:

Sakın, kendilerini denemek için onlardan bir kesimi faydalandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine göz dikme! Rabbinin nimeti hem daha hayırlı ve hem de daha süreklidir. [1]

Ebu Umame'nin bildirdiğine göre Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: Rabbim bana, Mekke vadisini benim için altın yapmayı teklif etti. Ben de dedim ki: Hayır, ya Rabbi. Bunun yerine bir gün karnım doysun, bir gün aç kalayım. Aç kaldığımda sana yalvarır, seni anarım. Karnım doyduğunda ise, sana şükür ve hamt ederim. [2]

Hz. Peygamber (s.a.a) bir defasında hasır üzerinde uyumuştu. Kalktığında vücudunda hasırın izi çıkmıştı. Kendisine "Sana bir döşek hazırlayalım" dediklerinde, şu karşılığı verdi: Benim dünya ile ne işim var? Ben dünyada bir ağacın altında gölgelenmiş ve sonra kalkıp o gölgeyi terk etmiş bir yolcu gibiyim. [3]

İbn-i Abbas şöyle diyor: Resulullah (s.a.a), arka arkaya gecelerce aç karınla yatağa girerdi. Ev halkı da akşamları yiyecek bir şey bulamazdı. Çoğu kere ekmekleri arpa ekmeği olurdu. [4]

Aişe şöyle diyor: Âl-i Muhammed'in bir günde yedikleri iki öğün yemeğin biri mutlaka hurma olurdu. [5]

Yine Aişe şöyle diyor: Resulullah (s.a.a) vefat ettiğinde, savaşlarda giydiği zırh otuz sâ' [6] arpanın karşılığı olarak bir Yahudi’de rehin idi. [7]

Enes b. Malik şöyle rivayet ediyor: Hz. Peygamber'in (s.a.a) kızı Hz. Fatıma (s.a) bir defasında elinde bir parça ekmekle Hz. Resulullah'a (s.a.a) geldi. Hz. Peygamber (s.a.a): "Ey Fatıma! Bu nedir?" diye sordu. Hz. Fatıma (s.a): "Bir ekmek parçasıdır. Bu ekmek parçasını sana getirmeden içim rahat etmedi" dedi. Hz. Peygamber (s.a.a) de "Bu ekmek parçası üç günden beri babanın ağzına giren ilk yiyecektir" dedi. [8]

Katade şöyle diyor: Bir defasında Enes ile beraberdik. O sırada yanında bulunan ekmekçisi şöyle dedi: "Peygamber (s.a.a) Allah'a kavuşuncaya kadar, ne ince öğütülmüş undan bir ekmek ve ne de kızartılmış koyun eti yedi". [9]

6- Büyük Cömertlik ve Yumuşak Huyluluk

İbn-i Abbas şöyle diyor: Hz. Resulullah (s.a.a) hayırda insanların en cömerdi idi. En cömert olduğu dönem Ramazan ayı idi... Cebrail her yıl Ramazan ayında ona gelirdi... Cebrail ona geldiğinde, yağmur getiren rüzgârdan daha cömert olurdu. [10]

Cabir şöyle diyor: Peygamber efendimizden (s.a.a) hiçbir şey istenmiş değil ki, "Hayır" demiş olsun. [11]

Rivayete göre, Hz. Peygamber (s.a.a) bir gün bir elbise tüccarına gidip, dört dirhem karşılığında bir gömlek satın aldı. Tüccarın yanından gömleği giyerek çıktı. O sırada Ensar’dan biri ile karşılaştı. Adam: "Ey Allah'ın Resulü! Bana bir gömlek giydir, Allah sana bir cennet elbisesi giydirsin" dedi. Hz. Peygamber (s.a.a) az önce giydiği gömleği üzerinden çıkararak adama giydirdi.

Arkasından yine dükkân sahibinin yanına döndü ve ondan dört dirhem karşılığında bir gömlek satın aldı. Yanında iki dirhem parası kalmıştı. Yolda bir cariye (kadın köle) ile karşılaştı. Kadın ağlıyordu. Hz. Peygamber (s.a.a) "Niye ağlıyorsun?" diye sordu. Kadın "Ey Allah'ın Resulü! Efendimin ailesi, “karşılığında un satın alayım” diye bana iki dirhem verdi ve verdikleri iki dirhem kayboldu" dedi.

Hz. Peygamber (s.a.a) elinde kalan iki dirhemi kadına verdi. Kadın "Efendimin ailesi beni döver diye korkuyorum" dedi. Bunun üzerine Hz. Resulullah (s.a.a) kadın köle ile birlikte yürüyüp efendisinin oturduğu evin kapısına geldi ve selâm verdi. İçerdekiler sesini tanıdılar. Tekrar selâm verdi. Arkasından üçüncü kez selâm vermesi üzerine ancak selâmını aldılar.

Hz. Peygamber (s.a.a) "İlk selâmı duymadınız mı?" diye sordu. Evdekiler "Evet, duyduk. Fakat bize birkaç kez daha selâm vermeni istedik. Anamız, babamız sana feda olsun. Sen, mutluluk verici bir ziyaretçisin" dediler. Hz. Peygamber (s.a.a) "Bu cariye kendisini döveceğinizden korktu" dedi. Cariyenin efendisi: "Sen onunla beraber geldiğin için o, Allah rızası için artık özgürdür" dedi.

Bunun üzerine, Hz. Peygamber (s.a.a) onları hayırla ve cennet ile müjdeledikten sonra şöyle dedi: Yüce Allah, o on dirhemi bereketli kıldı. Peygamberine ve Ensar’dan bir adama birer gömlek giydirdi ve geriye kalan para ile bir köle azat etti. Hamdolsun Allah'a. O ki, bunları bize kudreti ile nasip etti. [12]

Hz. Peygamber (s.a.a), Ramazan ayı girdiğinde bütün esirleri serbest bırakır ve her dilenciye sadaka verirdi. [13]

Aişe şöyle diyor: Allah Resulü (s.a.a) kendisine yapılan hiçbir kötü hareketin intikamını almadı. Yalnız Allah'ın hükümlerinin çiğnenmesine sebep olan hareketler müstesna. Hiçbir şeyi asla eli ile dövmedi. Yalnız Allah yolundaki dövmeler hariç. Kendinden istenilen bir şeyi asla reddetmedi. Yalnız istenen şeyin günah olması durumu müstesna. O, günah olan istekleri karşılamaktan en uzak olan kişi idi. [14]

Ubeyd b. Umeyr şöyle diyor: Hz. Resulullah (s.a.a) had gerektirenler dışında, önüne getirilen bütün kötü hareketleri mutlaka affetmiştir. [15]

Enes şöyle diyor: Hz. Peygamber'e (s.a.a) on yıl hizmet ettim. Bana hiç "of" bile demedi. Yaptığım hiçbir işe "Bunu niçin yaptın?" demedi. Yapmadığım hiçbir iş için de "Bunu niçin yapmadın?" demedi. [16]

Bir defasında bir bedevî Hz. Peygamber'in (s.a.a) yanına gelerek abasının ucundan şiddetle çekti. Öyle ki, abanın astarı boynunda iz bıraktı. Arkasından Hz. Peygamber'e (s.a.a): "Ey Muhammed! Yanında bulunan Allah'ın malından bana verilmesini emret" dedi. Hz. Peygamber (s.a.a) bedevîye doğru döndü ve güldü. Sonra ona bir bağışta bulunulmasını emretti.

Hz. Peygamber (s.a.a) hayatı boyunca affediciliği ve hoşgörüsü ile tanındı...

Amcasını öldüren Vahşi'yi bile affetti...

Kendisine zehirli koyun getiren Yahudi kadını affetti.

Ebu Süfyan'ı affederek evine girmesini öldürülmemesi için yeterli sebep saydı. Rablerinin emrine karşı gelip ellerindeki bütün imkânlarla ona karşı savaşan Kureyşlileri güven ve iktidarın zirvesindeyken şöyle diyerek affetti: Allah'ım! Kavmimi doğru yola ilet. Çünkü onlar bilmiyorlar... Gidin, serbestsiniz. [17]

Hz. Peygamber'in (s.a.a) büyük yumuşak huyluluğu, Kur’an-ı Kerim'in şu ayetinde gayet veciz bir dille şöyle ifade ediliyor:

Allah'tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, şüphesiz çevrenden uzaklaşırlardı. Onları bağışla, kendileri için Allah'tan af dile… [18]

Onun ne kadar müşfik ve merhametli olduğu ise, şöyle anlatılıyor:

Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sıkıntıya düşmeniz ağırına gider, size son derece düşkün, müminlere karşı şefkatli ve merhametlidir. [19]

7- Hz. Peygamber'in Hayâsı ve Tevazuu

Ebu Said-i Hudrî şöyle diyor: Hz. Resulullah (s.a.a), evden dışarı çıkmamış utangaç bir kızdan daha utangaçtı. Bir şeyden hoşlanmadığı zaman bu durum yüz ifadesinden anlaşılırdı. [20]

İmam Ali (a.s) şöyle diyor: Peygamber'den (s.a.a) yapmak istediği bir şey istenince "Evet" derdi. Fakat kendisinden yapmak istemediği istendiğinde ise, susardı. Hiçbir şeye "Hayır" demezdi. [21]

Yahya b. Ebu Kesir'in bildirdiğine göre Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Ben her kulun yemek yediği gibi yemek yer; her kulun oturduğu gibi otururum. Ben sadece bir kulum. [22]

Hakkında bize gelen çok yaygın rivayetlere göre o, küçük çocuklara selâm verirdi. [23]

Hz. Peygamber (s.a.a) bir defasında biri ile konuşurken adam titremeye başladı. Bunun üzerine Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle dedi: Sakin ol. Ben bir padişah değilim. Ben kıyılıp kurutulmuş et parçaları yiyen bir kadının oğluyum. [24]

Hz. Peygamber (s.a.a) sahabîleri ile şakalaşır ve kesinlikle doğru olanı söylerdi. [25] Medine'deki mescidin yapımında sahabîleri ile birlikte çalıştı; [26] bir savaş hazırlığı sırasında hendek kazdı. [27] En üstün akla sahip olmasına rağmen, sahabîleri ile sık sık görüş alışverişinde bulunurdu. [28]

O (s.a.a) şöyle derdi: Allah'ım! Beni yoksul olarak yaşat; yoksul olarak canımı al ve beni yoksullar arasında haşret. En bedbaht kişi, hem dünyada fakir ve hem de ahirette azap çekecek olan kişidir. [29]

Bu anlatılanlar, Hz. Peygamber'in (s.a.a) kişiliğinin bazı özellikleri, onun ferdî ve sosyal davranışları ile ilgili oldukça özetlenmiş bir tablodur. Onun idarî, siyasî, askerî, ekonomik ve ailevî hayatı ile ilgili çok sayıda çarpıcı tablolar vardır ki, bunlardan örnek ve ilham kaynağı olarak yararlanabilmek, bunları uygulayabilmek için derinliğine incelenmesi gerekir.

 

 

-----------

[1]- Tâhâ, 131.

[2]- Sünen-i Tirmizî, c.4, s.518, hadis: 2377.

[3]- Sünen-i Tirmizî, c.4, s.518, hadis: 2377.

[4]- Sünen-i Tirmizî, c.4, s.501, hadis: 2360.

[5]- Sahih-i Buhârî, c.5, s.2371, hadis: 6090.

[6]- [Sa'; bir ölçek adı olup, 2.917 kg. (Yani yaklaşık üç kilogram)dır. Genellikle buğday vs. ölçümünde kullanılır.]

[7]- Sahih-i Buhârî, c.3, s.1068, hadis: 2759.

[8]- et-Tabakatü'l-Kübra, İbn Sa'd, c.1, s.400.

[9]- Müsned-i Ahmed, c.3, s.582, hadis: 11887.

[[1]0]- Sahih-i Müslim, c.4, s.481, hadis: 3308; Müsned-i Ahmed, c.1, s. 598, hadis: 3415.

[[1]1]- Sünen-i Dâremî, c.1, s.34.

[[1]2]- el-Mu'cemu'l-Kebir, Taberanî, c.12, s.337, hadis: 13607.

[[1]3]- Hayatu'n-Nebi ve Siretuhu, c.3, s.311.

[[1]4]- Hayatu'n-Nebi ve Siretuhu, c.3, s.306.

[[1]5]- Hayatu'n-Nebi ve Siretuhu, c.3, s.307.

[[1]6]- Sahih-i Buhârî, c.5, s.2260, hadis: 5738.

[[1]7]- Muhammed Fi'l-Kur'an, s.60-65.

[[1]8]- Âl-i İmrân, 159.

[[1]9]- Tövbe, 128.

[20]- Sahih-i Buhârî, c.3, s.1306, hadis: 3369.

[2[1]]- Mecmau'z-Zevaid, c.9, s.13.

[22]- et-Tabakat, İbn-i Sa'd, c.1, s.37; Mecmu'z-Zevaid, c.9, s.19.

[23]- İbn-i Sa'd'dan naklen Hayatu'n-Nebi ve Siretuhu, c.3, s.313.

[24]- Sünen-i İbn-i Mace, c.2, s.1101, hadis: 3312.

[25]- Sünen-i Tirmizî, c.4, s.304, hadis: 1990.

[26]- Müsned-i Ahmed, c.3, s.80.

[27]- et-Tabakatü'l-Kübra, İbn-i Sa'd, c.1, s.240.

[28]- ed-Dürrü'l-Mensûr, c.2, s.359; Mevahibu'l-Ledünniye, c.2, s.331.

[29]- Sünen-i Tirmizî, c.4, s.499, hadis: 2352.




Bu haber 2564 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİBEYT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI