|
Tweet |
Masumlar zümresinden olan,[1] kendisinin ve ailesinin muhabbet ve velayeti dinî farizalardan biri sayılan,[2] öfke ve hoşnutsuzluğu Allah'ın öfkesi ve hoşnutsuzluğu olan[3] Hz. Fatıma (s.a) gibi semavî bir insanın manevî kişiliğinin farklı boyutları, bizim gibi sınırlı ve hakî insanların söylemine sığar mı?
Düşünce ufkumuzun çok ötesinde ve de vasfımızdan çok daha yüce olan bir insanı tanıtmak ve tanımlamak asla mümkün değildir. Bu nedenle İslâm'ın örnek kadını Hz. Fatıma'yı (s.a), Masum İmamlardan ve önderlerden rivayet edilen hadisler ışığında tanıtmaya çalışacağız.
Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Allah'ın emriyle bir melek indi ve beni şöyle müjdeledi: "...Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir; Fatıma da cennet kadınlarının hanımefendisidir."[4]
Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Dünya kadınlarının en üstünü olan dört kadın vardır: İmran kızı Meryem, Hüveylid kızı Hatice, Muhammed (s.a.a) kızı Fatıma, Mezahim kızı Asiye (Firavun'un eşi).[5]
Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Cennet, kadınlar arasında dört kadını görmek için can atar: İmran kızı Meryem, Firavun'un eşi Asiye, Hüveylid kızı Hatice (Peygamber'in (s.a.a) dünya ve ahiret zevcesi), Muhammed (s.a.a) kızı Fatıma.[6]
Yine Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Allah, Fatıma'nın öfkesiyle hiddetlenir ve rızasıyla hoşnut olur. [7]
İmam Musa b. Cafer (a.s) şöyle buyurmuştur: Peygamber (s.a.a) buyurmuştur ki: Yüce Allah kadınlardan dördünü seçmiş ve üstün kılmıştır; Meryem, Asiye, Hatice ve Fatıma.[8]
İmam Rıza (a.s), Hz. Peygamber'in (s.a.a) şöyle buyurduğunu rivayet eder: Hasan ve Hüseyin, ben ve babaları dışında dünya insanlarının en üstünüdürler; anneleri de dünya kadınlarının en üstünüdür.[9]
Ehlisünnet'in en sağlam kaynaklarından olan Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim kitaplarında Hz. Peygamber'den (s.a.a) şöyle rivayet edilmiştir: Fatıma, cennet kadınlarının hanımefendisidir.[10]
İmam Cafer Sadık'a (a.s): "Peygamber'in (s.a.a): 'Fatıma, cennet kadınlarının hanımefendisidir.' buyruğu, Fatıma'nın kendi zamanındaki kadınlardan üstün olduğu anlamına mıdır?" diye soruldu. İmam (a.s) şöyle cevap verdi: Meryem kendi zamanının kadınlarından üstündür; Fatıma (s.a) ise ilkinden sonuna bütün cennet kadınlarının hanımefendisidir.[11]
Hz. Peygamber'e (s.a.a) şöyle soruldu: "Ey Allah'ın Resulü (s.a.a)! Fatıma (s.a), kendi zamanının kadınlarından mı üstündür?" Allah Resulü (s.a.a) buyurdu ki: İmran kızı Meryem böyledir; kızım Fatıma ise ilkinden sonuna bütün dünya kadınlarından üstündür...[12]
Mufazzal diyor ki: İmam Cafer Sadık'a (a.s) şöyle arz ettim: "Peygamber'in (s.a.a): 'Fatıma, dünya kadınlarının hanımefendisidir.' buyruğu, Fatıma'nın (s.a), kendi zamanındaki kadınlardan üstün olduğu anlamına mıdır?" İmam (a.s) buyurdu ki: Bu, Meryem içindir ve o, kendi zamanının kadınlarından üstündür; Fatıma (s.a) ise, ilkinden sonuna bütün dünya kadınlarının hanımefendisidir.[13]
İmam Ali b. Musa er-Rıza (a.s), yüce babaları vasıtasıyla Müminlerin Emîri Ali'den (a.s) Hz. Peygamber'in (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakleder: Allah'ın arşının altından bir elçi, kıyamet gününde şöyle seslenecektir: "Ey yaratılmışlar sınıfı! Kapatın gözlerinizi, çünkü Muhammed kızı Fatıma geçecektir!" [14]
Ebu Eyyüb el-Ensarî de Hz. Peygamber'den (s.a.a) şöyle nakleder: Kıyamet günü arşın altından bir elçi şöyle seslenecektir: "Ey mahşer ehli! Başlarınızı aşağı eğin ve gözlerinizi kapatın ki, Fatıma Sırat köprüsünden geçecektir." Bunun ardından Fatıma (s.a), yetmiş bin cennet hurisi eşliğinde geçecektir.[15]
Peygamberimiz (s.a.a), Fatıma'ya (a.s) şöyle buyurdu: …Ey Fatıma! Yüce Allah yeryüzüne bir kez daha nazar ederek senin eşini seçti ve seni onunla evlendirmem için de bana vahiy gönderdi. Bilmez misin ki, Allah seni yüceltmek için bütün Müslümanlardan önce İslâm'ı kabul eden, hilim ve sabrı herkesten daha büyük olan ve de ilmi daha çok olan biriyle seni evlendirmiştir?...[16]
İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Eğer Allah, Müminlerin Emîri Ali'yi, Fatıma için yaratmasaydı, yeryüzünde Fatıma'ya denk eş bulunmazdı.[17]
Süfyan b. Uyeyne diyor ki: İmam Cafer Sadık (a.s): "İki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar." [18] ayetinin tefsiri hakkında onların Ali (a.s) ve Fatıma (s.a) olduğunu... ve "O ikisinden inci ve mercan çıkar."[19] ayetinin yorumunda da İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin'in (a.s) kastedildiğini buyurmuştur. [20]
İmam Cafer Sadık'a (a.s) şöyle soruldu: "Fatıma'nın (s.a), “Zehra” (parlayan) olarak adlandırılış nedeni nedir?" İmam (a.s) şöyle buyurdu: Çünkü o, mihrabında ibadete durduğu vakit onun nuru, yıldızların yeryüzü ehlini aydınlattığı gibi gökyüzü ehlini aydınlatırdı.[21]
Bir başka rivayet de şöyledir: Fatıma, namaz ve ibadetle meşgul olduğu zaman çocuklarından biri ağlayacak olsaydı, beşiğin hareket ettiği görülürdü ve böylece bir melek onu sallardı.[22]
İmam Muhammed Bakır’dan (a.s) şöyle nakledilir: Allah Resulü (s.a.a) bir iş gereği Selman'ı, Fatıma'nın (s.a) evine göndermişti. Selman diyor ki: "Gidip evin kapısında durdum ve selâm verdim. Evden Kur’an okumakta olan Fatıma'nın (s.a) sesi geliyordu ve genellikle evlerde un öğütmek için bulunan el değirmeni de Fatıma'dan (s.a) uzak bir yerde dururken, kendi kendine dönüyordu...[23]
---------------
[1]- Şeyh Saduk, el-Emali, s.393.
[2]- Şeyh Müfid, el-Emali, s.37-38 (Basiretî matbaası ofset basımı); İmaduddin Taberî, Kâmil-i Behaî, 1. bölüm, s.51-53 (Mustafavî matbaası).
[3]- Keşfu'l-Gumme, c.2, s.14-24; Biharu'l-Envar, c.43, s.19-26; Şeyh Müfid, el-Emali, s.56; Şeyh Saduk, el-Emali, s.314; Şeyh Tusî, el-Emali, c.2, s.41; Uyun-u Ahbari'r-Rıza, c.2, s.25-26; Müsnedu'l-İmami'r-Rıza (a.s), c.1, s.143.
[4]- Şeyh Müfid, el-Emali, s.13; Şeyh Tusî, el-Emali, c.1, s.83.
[5]- Biharu'l-Envar, c.43, s.36; Menakıb-ı Şehraşub, c.3, s.104.
[6]- Keşfu'l-Gumme, c.2, s.23.
[7]- Keşfu'l-Gumme, c.2, s.24; Biharu'l-Envar, c.43, s.19, 26; Şeyh Müfid, el-Emali, s.56; Şeyh Tusî, el-Emali, c.2, s.41 (Necef basımı); Şeyh Saduk, el-Emali, s.314; Menakıb-i Şehraşub, c.3, s.106-107; Uyun-u Ahbari'r-Rıza (a.s), c.2, s.26, 46-47.
[8]- Biharu'l-Envar, c.43, s.19; Şeyh Saduk, el-Hisal.
[9]- Biharu'l-Envar, c.43, s.19, 20; Uyun-u Ahbari'r-Rıza (a.s), c.2, s.62.
[10]- Biharu'l-Envar, c.43, s.36; Menakıb-i Şehraşub, c.3, s.105.
[11]- Biharu'l-Envar, c.43, s.36; Menakıb-i Şehraşub, c.3, s.105.
[12]- Biharu'l-Envar, c.43, s.24; Şeyh Saduk, el-Emali, s.394.
[13]- Biharu'l-Envar, c.43, s.24; Menakıb-i Şehraşub, c.3, s.105 (Bu kitapta, hadisi rivayet edenin adı geçmemektedir).
[14]- Keşfu'l-Gumme, c.2, s.13; Müsnedu'l-İmam er-Rıza (a.s), c.1, s. 142 (Tahran, Saduk Matbaası basımı, 1392 h.k. basımı).
[15]- Keşfu'l-Gumme, c.2, s.13; Şeyh Müfid, el-Emali, s.76; Şeyh Saduk, el-Emali, s.25; Menakıb-i Şehraşub, c.3, s.107.
[16]- Biharu'l-Envar, c.43, s.97-98; Şeyh Saduk, el-Hisal, s.412.
[17]- Biharu'l-Envar, c.43, s.97; Şeyh Tusî, el-Emali, c.1, s.42; Keşfu'l-Gumme, c.2, s.19, 31; Usul-u Kâfi, c.1, s.461; Muntehe'l-Âmal, s.159.
[18]- Rahmân Suresi, 19.
[19]- Rahmân Suresi, 22.
[20]- Biharu'l-Envar, c.43, s.32; Menakıb-i Şehraşub, c.3, s.101.
[21]- Biharu'l-Envar, c.43, s.12; Maani'l-Ahbar, s.64 (1379 Tahran basımı); İlelü'ş-Şerâyi, s.173 (Kum, Tabatabaî matbaası basımı).
[22]- Biharu'l-Envar, c.43, s.45; Menakıb-i Şehraşub, c.3, s.116.
[23]- Biharu'l-Envar, c.43, s.46; Menakıb-i Şehraşub, c.3, s.116.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
