Bugun...



Hz. Fatıma'nın (s.a) Ahlâk, Davranış ve Yaşamına Kısa Bir Bakış -1

Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Tarih: 13-12-2022 10:47

Hz. Fatıma'nın (s.a) Ahlâk, Davranış ve Yaşamına Kısa Bir Bakış -1

Züht

Cabir b. Abdullah el-Ensarî, İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet etmiştir:

Allah Resulü (s.a.a), Fatıma'nın kalın bir elbise giydiği hâlde el değirmeniyle un öğüttüğünü ve aynı zamanda da çocuğunu emzirdiğini görünce gözleri doldu ve "Kızcağızım! Dünyanın acısına, ahiretin tatlılığının girişi olarak dayan." buyurdu. Fatıma dedi ki: "Ey Allah Resulü! Nimetlerinden dolayı Allah'a şükrediyorum." Bunun üzerine, Allah-u Teâlâ şu ayeti indirdi:[1]  "Ve elbette yakında Rabbin, sana öyle şeyler verecek ki, sonunda razı olacaksın." [2]

Ali İle Ev İşi Taksimi

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

Ali, su ve odun getirirdi ve Fatıma ise, un öğütür; hamur yapar; ekmek pişirir ve elbiseleri yamardı. Fatıma insanların en güzellerindendi ve kutsal yanakları güzellikten gül gibiydi; Allah'ın selâmı onun, babasının, eşinin ve evlatlarının üzerine olsun! [3]

Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

Fatıma, tulumla o kadar su taşımıştı ki sinesinde izi çıkmıştı; el değirmeniyle o kadar un öğütmüştü ki elleri yaralanmıştı; o kadar ev temizlemiş ve yemek pişirmek için ocakta ateş yakmıştı ki elbiseleri toz duman olmuştu... [4]

Allah Resulü Fatıma'ya Yardım Ediyor

Bir gün Allah Resulü (s.a.a) Hz. Ali'nin (a.s) evine gelip onun da Hz. Fatıma (s.a) ile birlikte un öğüttüğünü görünce: "Hanginiz daha yorgunsunuz?" diye sordu.

Ali (a.s): "Fatıma daha yorgundur, ey Allah Resulü!" dedi. Allah Resulü (s.a.a) Fatıma'ya (s.a) buyurdu: "Hadi kalk kızım!" Fatıma (s.a) kalkınca, Allah Resulü (s.a.a) onun yerine oturup Ali (a.s) ile un öğütmeye başladı. [5]

Eşinden Bir Şey İstemeyen Hanım

İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurmuştur:

Fatıma ev işlerini yapmayı, hamur hazırlamayı, ekmek pişirmeyi ve evi temizlemeyi üstlenmişti; Ali ise odun getirmek ve yiyecek temin etmek gibi ev dışı işlerini uhdesine almıştı. Bir gün Ali eve geldiğinde Fatıma'ya: "Yemek için bir şey var mı?" diye sordu. Fatıma: "Senin hakkını yüceltene andolsun ki, üç gündür senin için getirebileceğim hiçbir şey kalmamıştır." dedi. Ali: "Peki neden bunu bana söylemedin?" dediğinde, Fatıma: "Çünkü Allah Resulü (s.a.a), beni bundan sakındırarak, Ali'den bir şey isteme ve onun getirdiğiyle yetin, buyurmuştu." dedi... [6]

Müşterek Hayatta Anlayış

Müminlerin Emîri (a.s) şöyle buyurmuştur:

Andolsun Allah'a ki, (Fatıma ile ortak hayatımızın başladığı günden, aziz ve yüce Allah katından ruhu kabzedildiği güne dek) asla onu ne üzdüm ve ne de bir şeyi yapmaya zorladım; o da beni hiç üzmedi ve itaatsizlik etmedi. Ona baktığımda, bütün acılarımı ve dertlerimi unutuyordum. [7]

En Doğru Sözlü Hanım

Aişe şöyle demiştir:

Babası (Allah Resulü -s.a.a-) hariç Fatıma'dan daha doğru sözlü birini asla görmedim. [8]

İbadet

Hasan-ı Basrî şöyle demiştir:

Bu ümmet arasında Fatıma'dan (s.a) daha çok ibadete düşkün biri olmamıştır; o kadar namaz kılar ve ibadet ederdi ki ayakları şişerdi. [9]

Başkalarına Dua Etmesi

İmam Hasan-ı Müçteba (a.s) şöyle buyurur:

Bir Cuma akşamı annem Fatıma'nın mihrabında ibadete durmuş olduğunu gördüm. Şafak vaktine kadar ibadette kaldı; rükû ve secde etti. Hep mümin erkek ve kadınların isimlerini söyleyerek dua ediyordu, ama kendisine hiç dua etmiyordu. Anneme dedim ki: "Anneciğim! Başkalarına dua ettiğin gibi kendine neden dua etmiyorsun?" Annem: "Oğulcuğum! Önce komşu, daha sonra kendi evin." buyurdu. [10]

Örtünme

İmam Musa b. Cafer (a.s), babalarından nakille Müminlerin Emîri Ali'den (a.s) şöyle rivayet eder:

Gözleri görmeyen biri, Fatıma'nın evine girmek için izin istedi. Fatıma bir köşeye çekildi. Allah Resulü (s.a.a), Fatıma'ya şöyle buyurdu: "O görmüyordu. Seni görmediği hâlde neden bir köşeye çekilip kendini sakladın?" Fatıma dedi ki: "O beni görmüyordu, ama ben onu görüyordum ve ayrıca kokuyu alabiliyordu." Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.a): "Şahadet ederim ki sen, benim tenimin paresisin." buyurdu. [11]

Mahrem Olmayan Erkeklerden Sakınma

Hz. Fatıma (s.a) kendisine sorulan "Kadınlar için en iyi olan nedir?" sorusunu şöyle cevapladı:

Kadınlar için en iyi olan, erkekleri görmemesi ve onlara görünmemesidir. [12]

Allah Resulü'nün (s.a.a), ashabına sormuş olduğu "Kadının Allah'a en yakın olduğu zaman ne zamandır?" sorusuna Hz. Fatıma (s.a) şöyle cevap vermişti:

Kadının Allah'a en yakın olduğu zaman, evinin en gizli yerine çekildiği zamandır.

Allah Resulü (s.a.a), Hz. Fatıma'nın (s.a) bu cevabından haberdar olunca şöyle buyurmuştu:

Fatıma, bedenimin bir parçasıdır. [13]

Hemen belirtmek gerekir ki kadının dışarı çıkması, bir haramın işlenmesine neden olmadığı sürece sakıncasızdır ve hatta bazen kadının dışarı çıkması daha iyi veya gerekli bile olur. Ancak bu başlık altında aktardığımız hadislerin vurgu yaptığı nokta şundan ibarettir: Herhangi bir neden veya zorunluluk olmadığı sürece kadının mahrem olmayan erkeklere kendini göstermemesi daha iyidir.

Ev İşlerinin Hizmetçi İle Taksim Edilmesi

Selman-i Farisî şöyle aktarmıştır:

Fatıma oturmuş, el değirmeniyle arpa öğütüyordu. El değirmeninin tutacak yeri (Fatıma'nın elindeki yaradan dolayı) kan olmuştu ve henüz küçük bir çocuk olan Hüseyin evin bir köşesinde açlıktan ağlıyordu. Bunun üzerine ona: "Ey Allah Resulü'nün kızı! Fizze evde olduğu hâlde ve ev işlerini yapabilecekken, sen bu kadar çalışarak elini yaralamışsın." dedim.

Fatıma şöyle buyurdu: "Allah Resulü bana buyurdu ki, evin işlerini bir gün sen, bir gün de Fizze yapsın; Fizze'nin sırası dündü..." [14]

 

------------------

[1]- Biharu'l-Envar, c.43, s.85-86; Şehraşub, Menakıb, c.3, s.120; Muntehe'l-Âmal, s.161; Beytü'l-Ahzan, s.24.

[2]- Duhâ Suresi, 5.

[3]- Ravzetü'l-Kâfi, s.165 (İslâmiyye basımı, Tahran).

[4]- Biharu'l-Envar, c.43, s.42, 82; Beytü'l-Ahzan, s.23.

[5]- Biharu'l-Envar, c.43, s.50-51; Beytü'l-Ahzan, s.21.

[6]- Biharu'l-Envar, c.43, s.31; Ayyâşî Tefsiri, c.1, s.171 (İslâmiyye basımı, Tahran).

[7]- Biharu'l-Envar, c.43, s.134; Keşfu'l-Gumme, c.1, s.492; Beytü'l-Ahzan, s.37.

[8]- Biharu'l-Envar, c.43, s.53; Keşfu'l-Gumme, c.2, s.30; Menakıb, c.3, s.119.

[9]- Biharu'l-Envar, c.43, s.84; Şehraşub, Menakıb, c.3, s.119; Muntehe'l-Âmal, s. 161; Beytü'l-Ahzan, s.22.

[10]- Keşfu'l-Gumme, c.2, s.25-26; Biharu'l-Envar, c.43, s.81-82; Muntehe'l-Âmal, s. 161; Beytü'l-Ahzan, s.22.

[11]- Bihar, c.43, s.91; Reyahinu'ş-Şeriat, Şeyh Zebihullah Mehallatî, c.1, s.216 (İslâmiyye basımı, Tahran); Muntehe'l-Âmal, s.161-162.

[12]- Keşfu'l-Gumme, c.2, s.23-24; Şehraşub, Menakıb, c.3, s.119; Muntehe'l-Âmal, s.161.

[13]- Biharu'l-Envar, c.43, s.92; Muntehe'l-Âmal, s.162.

[14]- Fizze, çok takvalı kadınlardandı ve Hz. Fatıma'nın (s.a) evinde hizmet etmekteydi. Hz. Fatıma'nın (s.a) da buyurmuş olduğu gibi Ali (a.s) ile ortak hayatlarının ilk birkaç yılı yokluk ve yoksulluk içinde geçmişti. (Biharu'l-Envar, c.43, s.88) Ancak Allah Resulü'nün (s.a.a), Fedek mülkünü Hz. Fatıma'ya (s.a) bağışlamasından sonra durumu daha iyi olmuştu. Allah Resulü'nün (s.a.a), bir cariye olan Fizze'yi de Fatıma'ya (s.a) bağışladığı rivayet edilmiştir. (Menakıb, Şehraşub, c.3, s.120) Ehlibeyt'in büyük bir sıkıntı ve yoksulluk içinde yaşadığı görülmektedir. Bazı hadislerde evde hizmet eden birinden bahsediliyorsa bu, Hz. Fatıma'nın (s.a) hayatının farklı dönemleriyle ilintilidir.




Bu haber 649 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİBEYT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI