Bugun...



Ehlibeyt'in Dinî Merciliği

Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Tarih: 18-10-2022 12:04

Ehlibeyt'in Dinî Merciliği

Hz. Peygamber (s.a.a), hayatı döneminde velâyet ve yöneticilik sorumluluğunun yanı sıra İslâm toplumunun ilmî, fikrî ve kültürel merciliğini üstlenmişti. Müslümanlar fıkıh, ahlak ve inançla ilgili meselelerini ona soruyorlardı.

Hz. Peygamber (s.a.a) İslâm toplumunun, kendisinden sonra, bir dinî mercie ihtiyacı olduğunun farkındaydı. Bu yüzden Ehlibeyt'i bu iş için seçti. Bu makam, Kur’an oldukça olacak ve Müslümanların sorunlarını çözecektir.

Hz. Peygamber (s.a.a) bu önemli ve zorunlu işe ilgi gösteriyor ve defalarca bu husus üzerinde duruyordu.

Teşriî (Yasama) Boyutun Hakikati

İmamet üç açıdan ele alınabilir. Tekvinî (varoluşsal) boyutuyla, teşriî (yasama) boyutuyla, velâyet ve siyasi boyutuyla.

Bazılarının düşüncesinin aksine, teşriî boyut helal, haram ve amelî konularla sınırlı olmayıp inançsal, ahlaki ve davranışla ilgili bütün konuları kapsar.

Yüce Allah (c.c) Kur’an’da şöyle buyuruyor:

"Onları, delillerle, kitaplarla gönderdik ve sana da onlara ne indirildiğini açıkça anlatman, düşünmelerini sağlaman için Kur’an’ı indirdik."[1]

Hz. Peygamber'in (s.a.a) vazifesi Kur’an ayetlerini açıklamaktır. Bilindiği üzere ilâhî ayetler, inanç, ahlak, irfan, hükümler vb. bilgileri içeren bir mecmuadır. Buna göre "teşri" geniş kapsamlı bir kavram olup, helal ve haramla sınırlandırılamaz.

Teşri ve Açıklama Boyutunun Süreklilik Zorunluluğu

Hz. Peygamber'le (s.a.a) ilgili şöyle bir mesele söz konusudur: Acaba Efendimiz Kur’an’ı bütün ayrıntılarıyla açıklamış mıdır? Bu sorunun açıklığa kavuşması için iki yola başvuracağız:

1- Tarih İncelemesi

Tarih incelemesi, Hz. Peygamber'in (s.a.a) biset zamanının, Kur’an’ı tüm ayrıntılarıyla açıklaması için yeterli olmadığını ortaya koyar. Bu yüzden, Hz. Peygamber (s.a.a) vefatından önce, şu mesajı ulaştırmakla görevlendiriliyor:

"Ben ümmetim arasında iki değerli şey bırakıyorum. Eğer onlara sarılırsanız, doğru yoldan sapmazsınız; biri Allah'ın kitabı ve diğeri Ehlibeyt'imdir. Bu ikisi Kevser havuzu başında yanıma gelinceye kadar birbirlerinden ayrılmazlar."

İnsanlar, Kur’an’a muhtaç olduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a.a) tarafından şeriatın açıklaması için atanan “konuşan Kur’an’a” da muhtaçtırlar. Bu yüzden Şia medresesinde inanç, ahlak ve hükümler noktasında derinlemesine kapsamlılık görülür.

2- İstikra (Tüme Varım) Usulü İnceleme

Ehlisünnet'in hadis kaynaklarına baktığımızda Kur’an ayetlerinin ve ilâhî öğretilerin tümünün beyan edilmediğini görürüz. Bu yüzden Ehlisünnet Okulu kendisini büyük bir ilmî ve kültürel boşlukla karşı karşıya buldu. Bu boşluğu doldurmak için "kıyas, istihsan, mesalih-i mürsele, sahabenin sünnetinin hücciyeti vs. gibi bir takım usuller tesis etme düşüncesine yöneldi.

Zikredilen bu iki delil, Hz. Peygamber'den (s.a.a) sonra şeriatın beyan edilmesinin gerekliliğini ispatlamak için izlenilen en iyi yoldur. Şeriatın beyanı aksamadan, özel bir kanaldan yani masumlar kanalıyla devam etmelidir.

Ehlibeyt'in masumluk sıfatına dair deliller aynı zamanda, onların dinî merciliğine de delil teşkil eder. Çünkü masum, hata ve yanlıştan uzak demektir. Allah'ın (c.c) hükmünü beyan ederken hata yapmaz ve yanılmaz. Bu değerlendirmeye göre masumların sözleri, bizim için hüccettir.

 

--------------

[1]- Nahl, 44.




Bu haber 720 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİBEYT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI