Bugun...



Hz. Mehdi’nin (a.f) Zuhurunun Alametleri

Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Tarih: 06-01-2023 16:18

Hz. Mehdi’nin (a.f) Zuhurunun Alametleri

Soru: Hz. Mehdi’nin (a.f) zuhurunun alametleri nelerdir?

Cevap: “Zuhur Alametleri” konusu oldukça zor bir konudur. Çünkü bu konuyla ilgili olarak ister Şia, ister Ehl-i sünnetin temel hadis eserlerinde, hatta Hristiyanlık, Yahudilik ve Zerdüştlük gibi İslam’dan önceki dinlerin kitaplarında, Hint mektep ve dinlerinin kaynaklarında birçok rivayetler gelmiştir. Bunların irdelenmesi, sınıflandırılması ve eleştiriye tabi tutulması, sonra senet ve ifadeleri üzerinde durulması gerekir.

Şia hadislerinden anlaşılan şu ki zuhur alametleri şu iki asıl kısma ayrılırlar:

1- Zuhurdan önce gerçekleşeceği kesin olan ve hiçbir kaydı ve şartı olmayan alametler, Bunlar: Süfyani’nin çıkışı, Yemani’nin kıyamı, gökten duyulacak olan çığlık, Nefs-i zekiyye’nin öldürülmesi, Süfyani’nin ordusunun yere gömülmesi ve Deccal’ın ortaya çıkışıdır.

2- Bir takım şartlarla ilintili olan ve kesin olmayan alametler. Bunlar, bir takım şartlara bağlıdırlar ve o şartların gerçekleşmesiyle gerçekleşirler. Bu tür alametler çoktur.[1]

Ama başka bir açıdan alametleri dört temel kısma ayırmak mümkündür. Bunları kısaca açıklayacağız:

A- Sosyal Faktörler

Bu faktörlerin gerçekleşmesinin sonucu, insanların kurmuş olduğu bozuk uygarlığın çöküşüdür. Bunlardan bir kısmı şöyledir:

1- Zulmün bütün dünyaya yayılması; başka bir ifadeyle zulmün küreselleşmesi ve her yanı kapsaması.

2- Dünyayı yöneltenlerin fasık olmaları: Burada şu noktayı hatırlatmak gerekir ki dünyayı kapsayan zulümden ve yöneticilerin fasıklaşmasından maksat, dünya genelinde sosyal, siyasi, kültürel ve iktisadi zulme dayalı nizamların kurularak istikbar, sömürge ve diktatörlük yöntemleri üzerine halkı yönetmeleridir. Yoksa maksat, dünyada adil bir yöneticinin adalete dayalı bir yönetimin bulunmayacağı değildir. Başka bir ifadeyle dünyaya egemen olan nizamın zulüm ve fesat esasına dayalı oluşudur.

3- Zulüm esaslı düzenin bir sonucu olarak, pahalılık ve ekonomik bozukluğun ortaya çıkışı.

4- Toplumu düzeltmek iddiasıyla yalancıların ve deccalların ortaya çıkışı. Bütün dinlerde açıklandığı üzere Deccal’ın ortaya çıkışı, zuhurun kesin alametlerinden sayılır. “Deccal”ın lügat anlamı, hakkı batıl ile örten, hile ve oyunla işlerini yürüten kişidir. Rivayette açıklanan bu özelliklerden Deccal’ın bir kişiyle sınırlı olmadığı anlaşılır. Buna göre Deccal, hakka engel olan, halk kitlelerini aldatan hile ve aldatmacaya dayalı yönetici ve düzenlerin genel adıdır. Bazıları günümüz Batı dünyasındaki uygarlığın deccala bir örnek oluşturduğu görüşündedirler.[2]

5- Aşağılık ve yalancı kimselerin toplumun sözcüsü olmaları. (Süfyan, toplumun sözcüsü olur)

6- Doğru ve iyi insanlar yalanlanır ve aktif bir rol üstlenmekten uzaklaştırılırlar, aksine yalancı, yaygaracı ve düzmece insanlar desteklenirler.

7- Zuhurun kesin alametlerinden olan Süfyani’nin çıkışının belli bir kişinin çıkışına mı, yoksa bir akımın ortaya çıkışına mı işaret olduğu yönünden incelenebilir. Her halükarda bu alamet gerici ve bağnazlığa dayalı bir hareketin ifadesidir.[3] Rivayetlere göre, Süfyani ve ordusu Mekke ile Medine arasında bulunan Beyda çölünde yere geçecek ve onlardan sadece bir kişi kurtulup ordunun yere gömüldüğü haberini insanlara ulaştıracaktır.[4]

8- Dünyada kan dökücülüğün, fitne ve savaşın yayılması. Rivayetlerde Türk tarafından gelecek bir savaştan söz edilmiştir. Bundan Nuh oğlu Yafis oğlu Türk’ün soyundan gelen ve Moğolistan, Pencap, Türkiye, Sibirya, Afganistan ve Hindistan’da yaşayan kavimler kastedilmiş olabilir. Bunun genel anlamı Batı’yı da içine alabilir.[5]

Yine rivayetlerde yer aldığına göre zuhurdan önce dünya halkının üçte ikisi öldürüleceklerdir. Bu da kesin olmayan alametler arasındadır.[6]

9- Zulüm ve fesatla mücadele için bir takım kıyam ve inkılaplar meydana gelir ve bunlardan bazıları zafere ulaşarak hükümet kurmaya muvaffak olur. Son zamanda gerçekleşecek olan sapıklık ve zulme karşı kıyamların sembolü olan Yemani’nin kıyamı da bu hareket ve kıyamlardan sayılır.[7]

Yine Hz. Hüseyin’in (a.s) soyundan olan Horasanlı Seyyid’in adalet için kıyamı da bu faktörlerdendir. Biri Yemen’de ve biri de İran’da gerçekleşecek olan bu iki kıyam, Hz. Mehdi’nin (a.f) zuhuru için gereken zemini hazırlayacak etkenlerden sayılırlar.[8]

Rivayetlerde işaret edildiği üzere İran’da kurulacak olan devlet halkı İslam’a ve Ehl-i Beyt’e davet edecek; Kufe’ye kadar kendi hâkimiyet bölgesini zulüm ve fesattan temizleyecek; Hz. Mehdi (a.f) kıyam eder etmez, onun kıyamına katılacak ve ona tabi olacaktır.[9]

B: Dinin Tersine Çevrilmesi ve Yıkılması Olan Din ve Akide İle İlgili Etkenler

Hz. Ali Emirü’l-Müminin’den (a.s) gelen hadiste bu konu şöyle açıklanmıştır: Son zamanda namaz bırakılır; emanete dikkat edilmez; yalan helal olur; faiz yemek yaygınlaşır; rüşvet her yere yayılır; din dünyaya satılır; kadınlarla müşavere edilir; akrabalık ilişkileri gözetilmez; halk nefsi istek ve heveslere uyar; adam öldürmek normal sayılır; sabır zayıflık olarak algılanır; zulümle övünülür; arifler hain olurlar; Kur’an karileri fasık olurlar; camiler süslenir; minareler yükseltilir fakat camiler muhtevasız olur; antlaşmalar çiğnenir ve heva ve hevesler çeşitlilik kazanır.”[10]

Genel bir ifadeyle İmam’ın (a.f) zuhurundan önce İslam’ın hükümleri tatbik edilmez ve yaşanmaz ama bu göreli bir yürürlükten kalkmadır. Yani toplumun genel vasfı bu şekilde olur. Nitekim hadislerimizde yer aldığına göre, İmam (a.f) zuhur edince yeni bir yöntem ve dinle hüküm sürer. Bundan maksat şudur ki dinin gerçekleri öylesine manevi tahrif ve değişime uğrar ki gerçeği tamamen unutulur.[11]

C: Doğal Etkenler

Rivayetlerde açıklandığı üzere, zuhur için diğer zemin ve etkenlerden biri de doğal belalardır. Örneğin doğal olmayan zamanlarda güneş ve ay tutulması, yıldırım çakması, güneş sisteminde değişikliğin oluşması, hava durumlarında değişiklikler görülmesi, güneşin Batı’dan doğuşu vb… ki elbette bazı alametler günümüzde vuku bulan olaylara uyarlanabilir.

Nitekim Şehit Mutahhari güneşin batıdan doğuşunu İmam Humeyni’nin Paris’ten gelmesine ve bu vesileyle İslam’ın yeniden dirilişine yorumlamıştır.[12]

D: Kişisel ve Mucizevi Etkenler

1- Gökten gelen ses:

Rivayetlerden anlaşıldığına göre, zuhurdan önce veya onunla eşzamanlı olarak bir melek gökte nida ederek halkı İmam Mehdi’nin (a.f) gelişiyle müjdeler. Bu melek Cebrail Emin’dir. Onun sesi bütün dünyada duyulur. Her insan kendi dil ve şivesiyle o sesi duyar ama o sesin nereden geldiğini bilemez. Bu nidanın yanı sıra da Şeytan halkı tereddüt ve şüpheye düşürmek için “Osman mazlum öldürüldü” diye feryat eder.[13]

2- Nefs-i Zekiyye’nin şehit edilmesi. Nefs-i Zekiyye (temiz insan) çok yüksek ilahi bir makama sahip Haşimi bir gencin lakabıdır. O, Süfyani’nin ordusuna karşı koyacak ve Medine’ye sığınacaktır. Süfyani’nin ordusu Medine’ye hareket edince, o Mekke’ye gelecektir ve Mekke’de halkı Ehl-i Beyt’e destek olmaya çağıracaktır. Fakat suçsuz olarak Rükn ile Makam arasında boğazlanacaktır. Onun şehit düşmesi dünya halkının vicdanlarını uyandıracak ve halk da İmam Mehdi (a.f) ile biat etme şevk ve isteği oluşacaktır. O, halk arasında İmam’ın (a.f) temsilcisi ve vekili konumundadır.[14]

Bunlardan başka diğer bir takım alametler de hadislerde açıklanmıştır.[15]

 

--------------

[1]- Bakır Şerif el-Kureşi, El- İmam El- Mehdi s. 304.

[2]- Kitaplarda “Deccal” hakkında geniş bilgilere yer verilmiştir. Nasır Mekarim Şirazi, Mehdi İnkıbiyi Bozorg. S. 192; Mehnaz Şefii, Deccal Efsane ya Vakiiyet s. 28-62; İbrahim Emini, Dadgoster-i Cihan. Mukaddes Erdebili, Hadiketu’ş-Şia, s. 758.

[3]- Mehdi İnkılabiyi Bozorg, s. 202; Şeyh Mufit, Deh İntikat ve Pasuh Piramun Mehdi s. 90.

[4]- Muhammed Naki Raşid Muhassil, Necatbahşi Der Edyan, s. 159.

[5]- Hadi Kamil Süleyman, Ruzgar-i Rehayii, c 2. s. 938-939, çeviri: Ali Ekber Mehdi Pur.

[6]- Habibulllah Tahiri, Simayi Aftap, s. 5111.

[7]- Ali el -Kurani el-Mumahhidun lil-Mehdi, s. 138 - 139.

[8]- Seyyid Esedullah Şehidi, Zemine Sazan İnkılab-i Cihani Mehdi. s. 439 - 445.

[9]- Feride Gulmuhammedi Arman, Mehdi Hurşid-i Munteziran, s. 26-27.

[10]- Meclisi, Biharu’l-Envar, c. 52, s. 193.

[11]- Abdullah Cevadi Amuli, Velayet-i Fakih, s. 372; Nasir Mekarim Şirazi, Mehdi İnkılabiyi Bozorg, s. 320 - 321.

[12]- Ruzgar-i Rehayii, s. 853. Seyyid Muhammed Es-Sadr, Tarih-i Mabede’z-Zuhur, s. 164 -217.

[13]- El-İmam el Mehdi, s. 315; Ruzgar-i Rehaii, s. 869 – 871.

[14]- Feride Gulmuhammedi Arman, Tavus-u Behiştiyan, c. 4, s. 167; Ayni yazar, El Beyatu lillah, s. 268; Seyyid Ali Asger Sadat Medeni, Nişanehay-i Zuhur, s. 113.

[15]- Meclisi, Biharu’l-Envar, c. 52.




Bu haber 1229 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SORU-CEVAP Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI