Bugun...



Doğru Bekleyiş ve Sonuçları

Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Tarih: 28-06-2024 17:16

Doğru Bekleyiş ve Sonuçları

Doğru ve yapıcı bekleyiş, "Allah yanında en iyi amel" [1]; "En faziletli ibadet" [2] ve bekleyen insan, “Her zamanın insanları arasında en faziletli olandır”. [3]

Doğru ve yapıcı bekleyişin birçok çeşidi vardır ki, bazı örneklerini anmakla yetineceğiz:

1- Yapıcı bekleyiş, hareket sebebidir.

Bekleyiş, “ümit” ve “arzu” anlamına gelir. [4] Şüphesiz insanın hayatında en etkili hareketlerden biri, ümit ve arzudur. Bu ümit ve arzunun özü, insanın geleceğe iyimser bakış açısı ve bu başarısının teminatı olan Allah'tan mustazafların ve salihlerin zafer müjdeleridir.

Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

وَ نُرِيدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذِينَ اسْتُضْعِفُوا فِی الْاَرْضِ وَ نَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَ نَجْعَلَهُمُ الْوَارِث۪ينَ.

Biz, yeryüzünde güçten düşürülenlere (mustazaflara) minnette bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz. [5]

Ayrıca şöyle buyuruyor:

وَ لَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ .

Gerçekten Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da "Yeryüzüne mutlaka salih kullarım mirasçı olacaklar" diye yazdık. [6]

 

Masum İmamlar (a.s) da ümit ve zuhuru beklemeğe teşvik ederek, ümitsizlik ve meyus olmaktan sakındırmışlardır.

İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: "Zuhur beklentiniz olsun; Allah'ın lütuf ve merhametinden ümitsizliğe düşmeyin". [7]

 

Eğer mü'min ve zulme karşı olan mücadele edenler, “ümit” unsurunu hayat sahnelerinden çekerlerse, kutsal cihadın devamı için bir motivasyon bulamayacaklardır. Çünkü çıkmaza giden yolda ısrar etmeyi mantıksız bulacaklardır. [8]

 

Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

وَلَا تَا۬يْـَٔسُوا مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِنَّهُ لَا يَا۬يْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ.

Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Kâfir topluluktan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez. [9]

Ümitsizlik ve meyus olmak, Şeytan'ın insanın tüm değerlerini ve erdemlerini boğazlamak için hazırladığı en büyük tuzağıdır. Ümitsizlik, insan yaratılışının sırlı yollarına veda etmek anlamına gelir ki bu, gelişim döngüsünü takip etmek demektir.

 

Yapıcı bekleyiş, insan kalplerinin karanlık labirentlerine ümit ışığı olan fenerdir ve onu duyguların, cihadın, hareketin, direnişin ve fedakarlığın geçit yoluna dönüştürür. Dolayısıyla bekleyiş, hareketle derin bağlar kurar. Hareket, bekleyenleri yönlendirir ve bekleyiş, hareket edenleri hedefe taşır. [10]

 

2- Yapıcı bekleyiş, zulme karşı ve ıslah talep etmelidir.

Bekleyen insan, kendisi ve toplumun Islah düzeltilmesi yolunda, adaletin tesis edilmesi ve zulmün ve haksızlığın ortadan kaldırılması için çaba göstermelidir. Dünyanın ıslahını bekleyen kimsenin kendisinin salih ve ıslah edici olması gerekir.

İslam'da, her türlü ahlaki, siyasi ve toplumsal yozlaşmayla mücadele etmenin önemi vurgulanmış ve bunun iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma şeklinde düzenlendiği ifade edilmiştir. İyiliği emretme ve kötülükten sakındırma, İslam fıkhı, şer’i vazife ve genel bir görevidir. Bu farizanın doğrudan sonucuna "Islah" denir ve onun yürütücüsü "Islah eden" olarak adlandırılır. Bu İslami ilkenin önemini kavramak için bir ayet ve hadisle yetineceğiz:

Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ

"Siz insanlar için (yaratılmış olarak) en hayırlı ümmetsiniz. Çünkü (iyiliği) emreder ve kötülükten men edersiniz ve Allah'a iman edersiniz." [11]

 

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyor: "İyiliği emredin ve kötülükten sakındırın; aksi halde Allah, en kötü ve en şerli olanlarınızı temiz ve salih olanlarınıza musallat eder; iyilerinizin dualarını kabul etmez". [12]

 

Hz. Mehdi'nin (a.f) razı ve memnuniyeti “iyilik” yapıldığında gerçekleşir ve “kötülük” terkedildiğinde meydana gelir. Dolayısıyla bekleyen insan, bu konuda ilgisiz olmamalıdır.

 

Hz. Mehdi’nin (a.f) kendisi de zuhur vaktinde en büyük iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran kişidir. Bekleyen toplum, kesinlikle Hz. Mehdi'nin (a.f) memnuniyetini ve razı olmasını istemekte; ona uymakta olmalı ve Allah'ın hükümlerini yerine getirmekte tembel ve ilgisiz olmayı kendisinden uzaklaştırmalıdır. [13]

 

3- Yapıcı bekleyiş, imanın bekçisidir.

Bekleme döneminde büyük bir sorumluluğun boyutlarından biri, dinin korunması ve inanç sınırlarının bekçiliğidir. İmanın parlaklığını ve kesinliği insanların kalplerinde ve ruhlarında korunması gerekir. Gençlerin ruh ve kalpleri, doğru inançların ışığında korunmalı; iman, onlara varlıklarının bir parçası gibi gelmeli; varlıklarının bütününde sıcaklık yaymalı ve hayatlarının özü olmalıdır.

Bekleme çağında, şeytanların gizli ve açık şüphelerine karşı direnmeli ve onları zihinlerden uzaklaştırmalıyız. Dinî inancın korunması ve genişletilmesi ve bunun zuhura muttasıl olan günlerde tanınması faydalı, hatta gerekli bir durumdur. Çünkü sadece inanç ve amellere sahip olanlar, zuhurdan önceki olaylarda boğulmaz, kaybolmaz ve şüpheye düşmezler. Hz. Mehdi’nin (a.f) zuhuruna kadar bekleyen halkta doğru inançlar ve iyi ameller korunmalıdır. Gaybet asrında imanın önemi konusundaki hadislerde şöyle bahsedilir:

Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizler, benim ashabımsınız. Ama kardeşlerim Ahiruz-Zaman’da gelen insanlardır. Onlar, beni görmemelerine rağmen, peygamberliğime ve dinime inanırlar... Onların her biri inancını ve dinini, her zorluklarla korurlar; aynı dikenli çalıları gece karanlığında elleriyle temizleyenler gibi ya da alevli odun kütlesini ellerinde tutanlar gibi. O müminler, karanlıklarda parlayan meşalelerdir. Allah, onları sisli (Ahiru’z-Zaman) karmaşasından kurtaracaktır.” [14]

 

İmam Zeynelabidin (a.s), Ebu Halid Kabul'a hitaben şöyle buyurdu: "Ey Ebu Halid! Gaybet döneminde inanıp ve bekleyerek yaşayan insanlar, tüm zamanların insanlarından faziletlidirler. Çünkü Allah, onlara gaybetteki imamın zuhurundaki gibi bir anlayış, akıl ve bilgi vermiştir. (Yani gaybet döneminde olmalarına ve imamı görmemelerine rağmen, iman, takva ve istikrar açısından sanki zuhur zamanında yaşıyor ve imamlarını görüyorlar). Allah, bu insanları İslam'ın öncü savaşçıları gibi konumlandırmıştır; tıpkı Hz. Peygamber’in (s.a.a) yanında kılıç sallayan ve mücadele edenler gibi. Onlar, gerçek ihlaslı öncüler; gerçek Şiiler ve onlardır ki (gizlide ve açıkta) insanları Allah'ın dinine davet ederler." [15]

Bu inanç ve inanma, toplumda olmalı ve zuhur zamanına kadar devam etmelidir.

 

4- Yapıcı bekleyiş, Şia'nın beka ve direniş unsurlarından biridir.

Yapıcı bekleyiş, direniş ve ayakta kalmanın büyük sebeplerinden biridir. Bu açıdan Müslümanları ve özellikle de Şiileri zulümlere, yolsuzluklara karşı direnç göstererek korumalıdır. Onlara düşman İslam karşısında direnç göstermeleri ve ayakta kalabilmeleri için cesaret ve güç vermelidir. İnançlarında sağlam ve kararlı bir şekilde ayakta durmalarına yardımcı olmalıdır. Bekleyenler için büyük bir ruhani bir sermayedir. [16]

 

Fransız doğu bilimci ve dil bilimci James Darmesteter de “bekleyişi” Şia'nın direniş ve bekası olarak görüyor: "Bağdat'a yakın bir mahallede her gün ikindi namazından sonra yüz atlı ve yalın kılıçlarıyla ve binilmeğe hazır, eyerli bir atla şehrin vali konağına gelip… bağırarak “Ey Sahibü’z-Zaman! Dışarı çık" diyorlar.

O, şöyle diyor: "Bu tür duygularla yetiştirilen bir halkı öldürebilirsiniz ama onlara boyun eğdiremezsiniz". [17]

 

Şia’nın onurlu hayat tarihi boyunca, Şiileri zalim hükümetlerin zulmünden ve yok olmaktan koruyan en önemli etken, Hz. Mehdi'nin (a.f) zuhuruna olan inanç ve bekleyişti. Ayetullah Sâfî şöyle diyor: "Allah'ın Resulü'nün (s.a.a) vefatından ve İmam Ali'nin (a.s) şehadetinden bu yana, tüm Şii ve Müslüman topluluklarının, batıl ve emperyalistlere karşı tüm hareketlerinin ve uyanışlarının temeli, bu sosyal felsefe olan bekleyiş ve hak ile batıl savaşına olan inançtır ki, mutlak zaferle sonlanacaktır." [18]

 

5- Yapıcı bekleyiş, adaletle süslenmiş olmalıdır.

Bekleyen insan, adalet, takva ve ilimle süslenmiş olmalıdır. Üstat Hekimi şöyle diyor: " Adil bir dünya hükümetin bekleyişinde olan Mehdi’nin (a.f) zuhurunu bekleyenler, sürekli olarak adalet örneği olmalı ve adaleti aramalıdırlar". [19]

 

Eğer bir kişi günah işlemekten kaçınıyor ve ilahi takvaya uyarak kendinde adaleti ortaya çıkarır ve kendi içindeki nefsi güçler arasında denge oluşturarak ahlaki yaşamın temelini oluşturabilirse, o zaman gerçekten adaletin tam ve mutlak olarak kurulduğu dönemde, kendini Hz. Mehdi’nin (a.f) medeniyetinin yeni tevhidi şartlarıyla uyumlu hale getirebilir. Aksi takdirde bireyin kişiliği, Hz. Mehdi’nin (a.f) adalet mihverli devlet kültür bileşenlerini alma ve sindirme gücü olmayacaktır.

 

-----------

[1]- Muhammad Bakır Meclisi, Biharü’l-Envar, c.52, s.126.

[2]- Mu’cemu Ehadisi’l İmamu’l Mehdi (a.f), İslam Bilgisi Enstitüsü tarafından derlenmiş ve yayımlanmıştır, c.1, s.268.

[3]- Lütfullah Safi Gulpaygani, Müntehabu’l Eser, c.2, bölüm: 24, hadis: 1.

[4]- Seyyid Esedullah Haşimi Şehidi, İslam ve Dünya Mezheplerine Göre Hz. Mehdi'nin (a.f) Zuhuru, s.204.

[5]- Kasas, 5.

[6]- Embiya, 105.

[7]- Muhammad Bakır Meclisi, Biharü’l-Envar, c.52, s.123.

[8]- Dr. Muhammed Cevad Bahuner, İslam Devrimi Ansiklopedisi, s.346-349.

[9]- Yusuf, 87.

[10]- Bekleyiş Dergisi, Mehdeviyet İhtisas Merkezi, yıl:2, sayı: 6, s.96.

[11]- Âl-i İmran, 110.

[12]- Sadık İhsan Bahş, Asaru’s-Sadıkın, c.1, s.125, hadis: 22.

[13]- Muhammed Rıza Hekimi, Hurşidi Meğrib, s.272.

[14]- Muhammad Bakır Meclisi, Biharü’l-Envar, c.52, s.124.

[15]- Muhammad Bakır Meclisi, Biharü’l-Envar, c.25, s.122.

[16]- Seyyid Esedullah Haşimi Şehidi, İslam ve Dünya Mezheplerine Göre Hz. Mehdi'nin (a.f) Zuhuru, s.224.

[17]- Darmesteter, İslam'ın Başından 13. Yüzyıla Kadar Mehdi, çeviri: Muhsen Cihansuz, s.39, 79.

[18]- Lütfullah Safi Gulpaygani, İmamet ve Mehdeviyet, c.1, s.353.

[19]- Muhammed Rıza Hekimi, Hurşidi Meğrib, s.280.




Bu haber 531 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MEHDEVİYET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI