Bugun...


Metin Ova

facebook-paylas
Bu Bir Tiyatro Aslında!
Tarih: 15-04-2024 08:33:00 Güncelleme: 15-04-2024 08:33:00


Bismilahirrahmanirrahim

İran’ın, Katil işgalci İsrail rejimine karşı yaptığı saldırı sonrası medya yeniden “bu bir tiyatro, aslında İran ve İsrail (ve tabi ABD) birbiriyle anlaşarak bir tiyatro gerçekleştirdi, bu tiyatro ta geçmişten bugüne devam eden bir tiyatro” diye ele aldı ve duyurdu.

İsterseniz bu iddianın ne anlama geldiği üzerine biraz kafa yoralım ve biraz ironi yapalım…

İran ve İsrail (ve de ABD) bir araya gelip şöyle bir anlaşmaya varıyorlar;

İsrail ve ABD diyor ki;

-İran, gel seninle bir tiyatro yapalım.

- Yapalım, ne yapacağız?

-Sen ABD’yi “Büyük Şeytan” ilan edeceksin. Her alanda ona karşı olduğunu söyleyecek, onun Ortadoğu’daki hesaplarına çomak sokacaksın. Ona karşı olan bütün devlet ve örgütleri destekleyecek ve gerekirse ona karşı yeni örgütler kuracaksın. Onun Ortadoğu’da şekillendirmek istediği düzene engel olacaksın. Ortadoğu’daki bütün devletler onun emrinde veya yanında, ama sen hep karşısında olacaksın ve onun çıkarlarına zarar vereceksin.

- Peki buna karşı ABD ne yapacak?

- ABD de seni “şer ekseni” olarak tanımlayacak. Sana bütün zamanların en ağır ambargosunu uygulayacak. Kimse sana mal satamayacak, kimse senden mal alamayacak. Petrolünü ve diğer ticari mallarını ancak karaborsada, ya da ABD ile sorunlu ülkelere satabileceksin. Elbette bundan büyük zarar göreceksin. Ekonomik anlamda çok büyük zararlara uğrayacaksın. Hatta uluslararası banka sistemini kullanamayacaksın. Paranı sistem üzerinden transfer edemeyecek, ancak aracılar vasıtasıyla elden teslim alabileceksin. Bu da sana ulaşıncaya kadar paranın bir kısmının buhar olmasına neden olacak. Halkın büyük ekonomik sıkıntılar yaşayacak. ABD ve emrindeki güçler Senin halkını sürekli sana karşı kışkırtacak ve kurduğun devlet düzeninin yıkılması için çalışacak. Bu arada İsrail olarak ben de boş durmayacak, senin askeri ve nükleer çalışmalarını engellemek için her şeyi yapacağım. Önemli askeri ve bilim adamlarına suikastlar düzenleyeceğim.

- Ben sana (İsrail’e) karşı ne yapacağım?

- Sen de benim Filistin üzerindeki bütün emellerime çomak sokacaksın. Ben Ortadoğu’daki bütün ülkeler ile anlaşmışım, onlar bana asla karşı gelemezler. Hatta Filistin’de adı “devletçik” olan bir düzen kurup, Filistin yönetimi diye kendime bağlı bir yapı da oluşturdum. Bu devletçik, bir mahalleden diğerine dahi benim iznim olmadan gidemiyor. Ben Filistin yönetimini buna razı ettim.  Ama bu beni tatmin etmiyor. Biraz macera arıyorum. Filistinlilerin içerisinde bundan memnun olmayanlar da var, ama onların ellerinden bir şey gelmiyor. Sen onları alıp eğitecek, askeri, lojistik ve maddi anlamda destekleyecek, onlara benimle savaşabilecek silahlar vereceksin. Onlardan bir ordu kuracak ve bana karşı savaşacak düzeye getireceksin. Onar beni her alanda sıkıntıya sokacaklar. Benim tekerime çomak sokacaklar. Bana karşı askeri anlamda başarılar elde edecekler.

-Daha?

- Lübnan’da da bir güç oluşturacaksın. Onlar da benim Lübnan’ı işgal etmeme engel olacaklar. Benim Ortadoğu’da “Nil’den Fırat’a” idealimi suya düşürecekler. Benimle savaşacaklar, hatta beni yenip Lübnan’dan çıkaracaklar. Orada benim açımdan her zaman bir kâbus olarak var olacaklar.

 Ayrıca Yemen'deki müttefiklerin aracılığı ile benim deniz yolu ticaretimi yerle yeksan edeceksin. Oradan bana büyük zararlar vereceksin.

- Başka?

- Ben Gazze’de bana karşı gelen senin eğittiğin savaşçıları bahane ederek Gazze’yi havadan bombalayacağım. Tarihin en büyük sivil katliamına imza atacağım. Hatta beni destekleyen ülkelerin halkları dahi bana karşı ayağa kalkacak, her yerde beni protesto edecekler.

Ben bununla da kalmayacağım, senin bu Filistinli savaşçıları eğiten generallerine ve çeşitli rütbedeki komutanlarına suikastler düzenleyip öldüreceğim. Sen de buna karşı 1000 (bin) km’den fazla bir mesafeden üzerime dronlar ve füzeler göndereceksin. Bunları ne ABD, ne İngiltere ve ne de Ürdün gibi benim uydum olan ülkelerin hava savunma sistemleri düşüremeyecek. Benim Demirkubbem dahi bunların tamamına engel olamayacak.

Ve sen 1967’den beridir ilk defa bana doğrudan saldıran ve benim topraklarımı vuran ilk ülke olacaksın. Benim istihbari karizmam nasıl çizildiyse, askeri karizmam da öyle çizilmiş olacak. Halkım büyük korkuya kapılacak, artık İsrail’in güvenli bir ülke olmadığını düşünecek ve buraya getirmek istediğim diğer ülkelerdeki Yahudiler gelmekten vazgeçecek, bununla da kalmayıp, mevcut işgal ettiğim bu topraklarda “benim halkım” dediğim Yahudiler, korkuyla buraları terk edip gidecekler. Ben milyarlarca dolar ekonomik kayba uğrayacağım.

- Ama bu bir tiyatroysa burada kazanan yok, tarafların hepsi kaybediyor ve büyük zararlara uğruyorlar. Bunları neden yapalım?

- Evet büyük zararlara uğramış oluyoruz, ama olsun sonuçta bir tiyatro oynamış oluyoruz. Bizi seyredenler var, onları eğlendirmiş oluruz. Sevaptır….

Evet, bu iddianın açılımı bu… Şimdi bu iddiada akıl ve zekâ var mı? Yoksa aklı tatil edip sadece kin, haset ve algı ile mi hareket ediliyor?

Akledenlere selam olsun….



Bu yazı 670 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI