|
Tweet |
“Kurban Bayramı”, bilinçli insanlara Hz. İbrahim’in (a.s) kurban etme yerini hatırlatan bir bayramdır. Bu kurban yeri, Âdemoğullarına, seçkinlere ve velilere fedakârlık ve yüce Allah yolunda cihat dersi verir. Kurban Bayramı, aynı zamanda 'Eid al-Azha' olarak bilinir; kurban kesmek anlamına gelir."
Minâ diyarında koyun kurban ederek, "ben" duygusu "biz" duygusuna dönüşür; çünkü hacının ve kurban kesenin eyleminin felsefesi, “takva” gerçeğine tutunarak açgözlülük canavarının boğazını kesmesi ve kurbandan münezzeh olan Allah'a ulaşan şey et ve kan değil, amelin ruhu ve özüdür (takvadır). Hacı, Halilurrahman İbrahim'in (a.s) mirasçısıdır; o, nefsinin İsmail'ini kurban yerine götürür; onu keser ve Likaullaha ulaşır. Bu, merhum İmam Humeyni’nin (r.a) sözüdür, diyor ki: "Kurban Bayramı, bilinçli insanları Hz. İbrahim’in (a.s) kurban etme yerini hatırlatan bir bayramdır. Bu kurban yeri, Âdemoğullarına, seçkinlere ve velilere fedakârlık ve yüce Allah yolunda cihat dersini verir". [1]
Kıyamet gününde, tıpkı gelinin [düğün gecesi] gelin odasına götürüldüğü gibi, dört günü süslenmiş olarak Allah'ın huzuruna getirirler. Hz. Peygamber'den (s.a.a) “bu günlerin hangileri olduğu” sorulduğunda şöyle buyurdu: “Kurban Bayramı günü, Ramazan Bayramı günü, Cuma günü ve Gadir-i Hum günü”.
Mina'da kurban kesmek, Gadir'e ulaşmanın ön hazırlığıdır; çünkü eğer nefis arzuları Mina'da kurban edilmezse, Gadir-i Hum'da hakka teslim olmak zor olur. Hz. İbrahim (a.s), İsmail'i kurban yerine götürerek Müslümanlara güvence verdi ki onlar çocuklarının yerine koyun kurban etsinler. Hz. Muhammed (s.a.a) ise, hak olmayanlara uymak yerine hak olan Hz. Ali'ye (a.s) [2] uymaları konusunda insanlığı güvence altına aldı.
Ve böylece Kurban ile Gadir arasındaki bağ sayesinde din tamamlandı.
Bu günlerin fazileti hakkında sekizinci imam, Hz. Ali b. Musa Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur:
إِذَا کَانَ یَوْمُ الْقِیَامَهِ زُفَّتْ أَرْبَعَهُ أَیَّامٍ إِلَى اللَّهِ کَمَا تُزَفُّ الْعَرُوسُ إِلَى خِدْرِهَا قیلَ ما هذِهِ الاْیّامُ قالَ: یَوْمُ الاْءَضْحَى وَ یَوْمُ الْفِطْرِ وَ یَوْمُ الْجُمُعَهِ وَ یَوْمُ الْغَدِیرِ وَ إِنَّ یَوْمَ الْغَدِیرِ بَیْنَ الاَضْحى وَ الْفِطْرِ وَ الْجُمُعَهِ کَالْقَمَرِ بَیْنَ الْکَوَاکِبِ وَ هُوَ الْیَوْمُ الَّذِى نَجَافِیهِ اِبْرَاهِیمُ الْخَلِیلُ مِنَ النَّارِ فَصَامَهُ شُکْرا للَّهِ وَ هُوَ الْیَومُ الَّذِى اَکْمَلَ اللَّهُ بِهِ الدِّینَ فِى اِقَامَهِ النَّبِیِّ صلی الله علیه و آله عَلِیّا اَمِیرَالْمُؤْمِنِینَ عَلَما وَ اَبَانَ فَضِیلَتَهُ وَ وَصَاءَتَهُ فَصَامَ ذَلِکَ الْیَوْمَ وَ اِنَّهُ لَیَوْمُ الْکَمَالِ وَ یَوْمُ مَرغَمَهِ الشَّیْطَانِ وَ یَوْمُ تَقَبُّلِ اَعْمَالِ الشِّیعَهِ وَ مُحِبِّى آلِ مُحَمَّدٍ؛
“Kıyamet gününde, tıpkı gelinin [düğün gecesi] gelin odasına götürüldüğü gibi, dört günü süslenmiş olarak Allah'ın huzuruna getirirler.” Bu günlerin hangileri olduğu sorulduğunda şöyle buyurdu: “Kurban Bayramı günü, Ramazan Bayramı günü, Cuma günü ve Gadir-i Hum günü. günü, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı ve Cuma günleri arasında, yıldızların arasındaki ay gibidir. Bu, İbrahim Halil'in (a.s) ateşten kurtulduğu ve o günü Allah'a şükretmek için oruç tuttuğu gündür. Gadir-i Hum günü vasıtasıyla Allah, dinini kemale erdirmiş ve Peygamber'in (s.a.a) eliyle Ali'yi (a.s) “Müminlerin Emiri” olarak tayin etmiştir. O'nun üstünlüğünü ve (Allah tarafından olan) vasiliğini ilan etmiş ve bugünde oruç tutmuştur. O gün, Kemal günü; şeytanın ümidini kaybettiği gün; Şiilerin ve Hz. Muhammed'in (s.a.a) ailesini sevenlerin amellerinin kabul edildiği gündür.” [3]
İmam Rıza (a.s) açısından Gadir-i Hum Bayramı'nın özel yansımaları
Zengin İslam kültüründe, Gadir-i Hum Bayramı özel bir öneme sahiptir ve “Eyyamullah” (Allah'ın günleri) arasında sayılmıştır. Bugünde “velayet” nimeti insanlığa bahşedilmiştir. Bu yüzden bu kutlu ve mübarek günün hürmetine masumlar (a.s) tarafından bugünde ibadetler ve özel törenlerin yapılması için emir verilmiştir. Burada İmam Rıza'nın (a.s) uyguladığı programlardan birini beyan ediyoruz:
Feyyaz b. Muhammed şöyle diyor: Hicri 256 yılında Gadir-i Hum günü İmam Rıza’nın (a.s) huzuruna vardım. İmam’ın (a.s) evinde Şiilerin ileri gelenlerinden bir grup bulunuyordu ve onları iftar için evinde tutmuştu.
Daha sonra ailelerine yiyecek, buğday, para, elbise, ayakkabı ve hatta yüzük götürülmesini emretti. Hediye ve armağanlar göndererek, onların evlerine mutluluk götürdü ve durumlarını değiştirdi. Bu cömertlik ve bağışlarla onları mutlu etti. Böylece eski eşyaları bir kenara bırakmalarını ve bütün bunların Gadir-i Hum gününün gelişinin bereketi olduğunu hatırlattı. [4]
Gadir-i Hum bayramının adap ve amelleri
Gadir gününün adap, amel ve özel tecellileri şöyledir:
1) Gusül etmek,
2) Oruç tutmak,
3) Namaz,
4) Ziyaret,
5) Müminlere iyilik ve bağışta bulunmak,
6) Sevinç ve mutluluğu ifade etmek,
7) Kardeşlik akdi okumak.
Oruç
Üzerinde önemle durulan bazı müstehap ibadetlerden biri, Gadir-i Hum Bayramı orucudur. Bu hususta İmam Cafer-i Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:
"Bugünün orucunun sevabı, altmış ay oruç tutmanın sevabına denktir." [5]
"Gadir-i Hum Bayramı orucu, Allah katında kabul edilmiş yüz hac ve yüz umreye eşittir." [6]
"Bütün peygamberler, vasilerine halife ve vasi tayin edilen günde oruç tutmalarını tavsiye etmişlerdir." [7]
"Gadir-i Hum günü orucu, altmış yılın kefaretidir." [8]
Namaz
İmam Cafer-i Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:
"Bir kimse [Gadir-i Hum bayramı gününde] öğleden yarım saat önce iki rekât şükür namazı kılar ve her rekâtta on defa Fatiha Suresi, on defa İhlas Suresi, on defa Kadir Suresi ve on defa Ayete’l Kürsi okursa, bu namazı Allah-u Teâlâ katında bin hac ve umreye eşittir. O kişi Allah'tan dünya ve ahirete dair hangi dileği isterse, Allah kolaylıkla ve tam bir sağlık içinde gerçekleştirecektir." [9]
Ziyaret
Gadir Bayramı'nın özel bir yönü de Hz. Ali'nin (a.s) kutsal türbesini ziyaret etmektir. İmam Rıza (a.s), Hz. Ali'nin (a.s) mutahhar kabrini ziyaret etmenin, Gadir-i Hum gününü yüceltmenin ve bugünde sevinç ve mutluluk göstermenin önemini şöyle tanımlamıştır:
"Nerede olursan ol, Gadir-i Hum günü Hz. Ali'nin (a.s) kutsal kabrinin yanında olmaya çalış; çünkü bugünde Allah, iman ehlinin altmış yıllık günahlarını bağışlar.
Bugün, yeni kıyafetlerin giyildiği ve eski kıyafetlerin çıkarıldığı gündür. Bugün, süslenme günüdür. Kim Gadir-i Hum gününün gelişine hazırlık yapar ve kendini süslerse, Allah onun küçük ve büyük günahlarını bağışlar; gelecek yıla kadar ona sevap yazması ve makamını, mevkiini yükseltmesi için bir meleği görevlendirir. Eğer bu süre zarfında ölürse, şehit sayılır ve eğer hayatta kalırsa, bahtiyar olur.
Bugün, imanlı insanlara tebessüm etme günüdür. Her kim Gadir-i Hum gününde yüzünde bir gülümseme taşırsa, Allah kıyamet gününde ona geniş rahmetiyle bakar; ihtiyaçlarını karşılar; cennette ona beyaz inciden bir saray inşa eder; yüzünü neşeli ve canlı kılar." [10]
Eminullah ziyareti
Bu ziyaret, mutlak ziyaretlerden biridir; yani tüm İmamların (a.s) ziyareti olarak okunabilir.
İhsan ve iyilik
Gadir-i Hum bayramı gününün özel amellerinden bir diğeri insanlara, özellikle aile ve din kardeşlere iyilik ve ihsan yapmaktır. Bu konuda Emirü’l Müminin İmam Ali (a.s) şunları tavsiye etmiştir:
"Ailenizin yaşam şartlarını artırın! Kardeşlerinize iyilik edin! Allah'ın nimetlerine şükredin! Birbirinizi mutlu ve neşeli bir şekilde karşılayın! Bugün bir dirhem harcamak, iki yüz bin dirheme denktir. Kim bugün bir mümine iftar verirse, on "fiam"a iftar vermiş gibidir". O hazretten “fiam nedir?” diye sorduklarında, şöyle buyurdu: "Her “fiam”, iki yüz bin peygamber, Sıddık ve şehittir. Dolayısıyla bir kişi birkaç mümine iftar verirse, ne kadar mükâfat alır! Ben Allah tarafından böyle bir kişinin fakirliğe ve küfre düşmeyeceğine kefil olurum". [11]
Gadir-i Hum Bayramı gecesinde dua
Gadir-i Hum Bayramı gecesinin adabından biri dua etmektir. Dua, yaratılanın Yaratıcı ile iletişim aracıdır. Mihriban olan Allah'ın, mütevazı ve ihtiyaç içindeki kuluna inayet ve teveccüh etmesine sebep olur; çünkü O şöyle buyurmuştur:
قُلْ ما یَعْبَؤُا بِکُمْ رَبِّى لَوْ لا دُعاؤُکُم
“De ki: "Duanız olmasa, Rabbiniz size ne diye değer versin?!” [12]
Gadir-i Hum Bayramı gecesi duasının kısa bir bölümünde şöyle okuyoruz:
اَللَّهُمَّ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ رَسُولِکَ وَ عَلِیٍّ وَلِیِّکَ وَ الْاَئِمَّهِ مِنْ بَعْدِهِ حُجَجِکَ فَاَثْبِتْ قَلْبِى عَلَى دِینِکَ وَ مُولاهِ اَوْلِیَائِکَ وَ مُعَادَاهِ اَعْدَائِکَ مَعَ خَیْرِ الدُّنْیَا وَ الْاَخِرَهِ تَجْمَعُهُمَا لى وَ لِاَهْلِى وَ وُلْدِى وَ اِخْوَانِیَ الْمُؤْمِنینَ اِنَّکَ عَلَى کُلِّ شَی ءٍ قَدِیر
“Allah’ım! Elçin olan Muhammed'in (s.a.a) ve velin olan Ali'nin (a.s) ve ondan sonraki hüccetlerin olan İmamların (a.s) hakkı için, kalbimi dinine dost olanların dostluğuna ve düşmanların düşmanlığına sabit kıl! Bana, aileme, çocuklarıma ve inanan kardeşlerime dünya ve ahiret hayrını ver! Sen her şeye kadirsin.” [13]
Gadir-i Hum bayramı gününün duası
Gadir-i Hum bayramı günü için iki uzun dua nakledilmiştir. Bu dualardan birinin bir kısmını burada getiriyoruz:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ کَمَا أَمَرُوا بِطَاعَتِکَ وَ نَهَوْا عَنْ مَعْصِیَتِکَ وَ دَلُّوا عِبَادَکَ عَلَی وَحْدَانِیَّتِکَ.اللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُکَ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ نَبِیِّکَ وَ نَجِیبِکَ وَ صِفْوَتِکَ وَ أَمِینِکَ وَ رَسُولِکَ إِلَى خَلْقِکَ وَ بِحَقِّ أَمِیرِ الْمُؤْمِنِینَ وَ یَعْسُوبِ الدِّینِ وَ قَائِدِ الْغُرِّ الْمُحَجَّلِینَ الْوَصِیِّ الْوَفِیِّ وَ الصِّدِّیقِ الاْءَکْبَرِ وَ الْفَارُوقِ بَیْنَ الْحَقِّ وَ الْبَاطِلِ وَ الشَّاهِدِ لَکَ وَ الدَّالِّ عَلَیْکَ وَ الصَّادِعِ بِأَمْرِکَ وَ الْمُجَاهِدِ فِى سَبِیلِکَ لَمْ تَأْخُذْهُ فِیکَ لَوْمَهُ لَائِمٍ أَنْ تُصَلِّیَ عَلَی مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ وَ أَنْ تَجْعَلَنِى فِى هَذَا الْیَوْمِ الَّذِى عَقَدْتَ فِیهِ لِوَلِیِّکَ الْعَهْدَ فِى أَعْنَاقِ خَلْقِکَ وَ أَکْمَلْتَ لَهُمُ الدِّینَ مِنَ الْعَارِفِینَ بِحُرْمَتِهِ وَ الْمُقِرِّینَ بِفَضْلِهِ مِنْ عُتَقَائِکَ وَ طُلَقَائِکَ مِنَ النَّار… .
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِى عَرَّفَنَا فَضْلَ هَذَا الْیَوْمِ وَ بَصَّرَنَا حُرْمَتَهُ وَ کَرَّمَنَا بِهِ وَ شَرَّفَنَا بِمَعْرِفَتِهِ وَ هَدَانَا بِنُورِهِ. یَا رَسُولَ اللَّهِ، یَا أَمِیرَ الْمُؤْمِنِینَ عَلَیْکُمَا وَ عَلَى عِتْرَتِکُمَا وَ عَلَى مُحِبِّیکُمَا مِنِّى أَفْضَلُ السَّلَامِ مَا بَقِیَ اللَّیْلُ وَ النَّهَار…؛
“Allah'ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salat eyle; nasıl ki onlar senin itaatini emrettiler ve isyanından sakındırdılar ve kullarına senin birliğine yönlendirdiler. Allah’ım! Şüphesiz ben senden peygamberin, necip kulun, seçkinin, emin’in ve yarattıklarına elçin olan Muhammed'in (s.a.a) hakkı için ve dinin reisi, yüz akların önderi, vefalı vâsi, en büyük Sıddık, hak ile batılı ayıran, sana şahitlik eden, sana yönlendiren, emrini haykıran, yolunda cihat eden ve senin yolunda hiçbir kınayıcının kınamasından çekinmeyen Emirü'l-Müminin’in hakkı için Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salat eylemeni ve beni, senin velin için yaratıklarının boyunlarına biat bağladığın ve dinlerini tamamladığın bu günde, onun hürmetini bilenlerden ve üstünlüğünü kabul edenlerden kılmanı, cehennemden azat ettiklerinden ve özgür bıraktıklarından olmamı diliyorum…
Hamd, bugünün faziletini bize tanıtan, hürmetini gösteren, bizi onunla onurlandıran, onun marifeti ile şereflendiren ve bizi onun nuru ile hidayet eden Allah'a mahsustur. Ey Allah'ın Resulü, ey Emirü'l-Müminin! Size ve soyunuza ve sevenlerinize, gece ve gündüz kaldıkça en üstün selamlar olsun." [14]
------------
[1]- Sahife-i Nur, c.18, s.87.
[2]- Resul-i Ekrem (s.a.a): "Ali hak ile hak da Ali ile beraberdir."
[3]- Musnedü'l-İmamu’r-Rıza (a.s), c.2, s.17-18.
[4]- El-Gadir, c.1, s.287.
[5]- El-Gadir, c.1, s.285.
[6]- El-Gadir, c.1, s.286.
[7]- El-Gadir, c.1, s.286.
[8]- İbn-i Tavus, İkbalü'l-A'mal, s.466.
[9]- İbn-i Tavus, İkbalü'l-A'mal, s.476.
[10]- İbn-i Tavus, İkbalü'l-A'mal, s.464.
[11]- İbn-i Tavus, İkbalü'l-A'mal, s.443.
[12]- Furkan, 77.
[13]- İkbalü'l-A'mal, s.452.
[14]- İkbalü'l-A'mal, s.492.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
