|
Tweet |
“İmam Cevad” diye meşhur olan Muhammed b. Ali b. Musa (Arapça: محمد بن علي بن موسی), Şiaların dokuzuncu imamı ve İmam Rıza (a.s) oğludur.
İmam Rıza (a.s), oğlu İmam Cevad (a.s) dünyaya geldiğinde doğumunun Şialar için çok hayırlı ve bereketli olduğunu söylemiştir. İmam Rıza’nın (a.s) şehadetinden sonra bazıları kardeşi Abdullah b. Musa b. Cafer’in peşine gittiler ve bazıları da “Vakıfilere” katıldı. Ancak Şiaların çoğunluğu o zaman daha küçük yaşta olan İmam Cevad’ın (a.s) imametine kabul ederek, ona tabi oldu.
Annesi Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) eşi Mariye Kıbtiye’nin hanedanından gelen “Subeyke” hatundur. Elbette bazı kaynaklarda “Hizran” ve “Reyhane” diye de zikredilmiştir.[1] Künyesi “Ebu Cafer”dir. Genellikle tarihî rivayetlerde künyesi Ebu Cafer-i Evvel olan İmam Muhammed Bakır’ın künyesi ile karıştırılmaması için “Ebu Cafer Sani (İkinci)” olarak zikredilmektedir.[2] En meşhur lakabı “Cevad”dır. “Taki”, “Murtaza”, “Kani”, “Razi”, “Muhtar”, “Mütevekkil” ve “Münteceb” lakapları da İmam Cevad’ın (s.a.a) lakaplarından sayılmıştır.[3]
İmam Cevad (a.s) h. 215. (veya 214.) yılda Abbasi Halifesi Me’mun’un kızı Ümmü Fazıl’la evlendi.[4] Bu evlilik Me’mun’un isteği üzerine gerçekleşmiş ve İmam Cevad (a.s) Hz. Fatıma’nın (s.a) mehriyesi olan on beş dirheme eşit bir mehirle bu evliliğe onay vermiştir. İmam Cevad’ın (a.s) bu eşinden çocuğu olmamıştır.[5] İmam Cevad’ın (a.s) tüm çocukları “Semane-i Mağribiye” adlı bir başka eşinden dünyaya gelmiştir.[6]
İmam Cevad (a.s) sekiz yaşında imamet makamına erişti. Bu konu bazı Şiaların şüpheye kapılmasına neden olmuş ve başka birisini “imam” unvanıyla kabul etmelerine neden olmuştur. Bazıları da imamet konusu aydınlığa kavuşana dek beklemeyi seçmiş ve konu aydınlığa kavuştuktan sonra İmam Cevad’ın (a.s) imametine inanmışlardır.
İmam Cevad’ın (a.s) imameti hicri 203 yılından 220 yılına kadar toplam 17 yıl sürmüştür. İmam Cevad’ın (a.s) imametine birçok rivayet ve karine delalet etmektedir. Örneğin, İmam Rıza’nın (a.s) ashabından birisi halifesi ve vasisi hakkında kendisine yönelttiği bir soruda İmam Rıza (a.s) kendi eliyle önünde oturan oğlu Ebu Cafer’i (İmam Cevad’ı) (a.s) işaret etmiştir.[7] Başka bir rivayette İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bu Ebu Cafer’i kendi yerime tayin etmiş ve ona makamımı vermişim. Bizler küçüklerin büyüklerinden miras aldığı bir ailedeniz. [8] Yani büyükler ilmi mirası aldıkları gibi küçüklerimiz de hiçbir fark olmadan ilmi büyüklerden miras alırlar. Bir başka rivayette ise İmam Rıza’nın (a.s) ashabından; Ebü’l Hasan b. Muhammed, İmam Rıza’dan (a.s) şöyle duyduğunu rivayet etmiştir: “Ebu Cafer, ailem arasında benim halifem ve vasimdir.”[9]
Şehadeti
Abbasi Halifesi Mu’tasım, İmam Cevad’ı (a.s) Medine’den Bağdat’a çağırmış ve İmam Cevad (a.s) da 220 h. yılında Sefer ayının 28’inde Bağdat’a ulaşmış ve aynı yılın Zilkade ayında Bağdat’ta şehit olmuştur.[10] İmam Cevad’ın (a.s) şehadeti bazı kaynaklarda Zilhicce[11] ayının beşinde veya altısında bazı kaynaklarda ise, Zilkade ayının sonunda olduğu zikredilmiştir.[12]
İmam Cevad’ın (a.s) şehadetinin nedeni hakkında, Kadı İbn-i Ebu Duad’ın, Abbasi Halifesi Mu’tasım’ın yanında dedikoduculuk yapması gösterilmiştir. Deliline gelince Mu’tasım’ın İmam Cevad’ın (a.s) hırsızın eli kesilmesi konusunda vermiş olduğu fetvayı kabul etmesiyle İbn-i Duâd ve çok sayıda saray aliminin mahcup olması buna neden olmuştur. Kadı’nın sözlerinden etkilenen Mu’tasım, İmam Cevad’ın (a.s) öldürülmesi için karar alır. İmam (a.s) o zamanlar daha 25 yaşındadır. Mu’tasım, niyetini vezirlerinden birisinin kâtibine açıklar ve İmam’ı (a.s) zehirleyerek öldürür.[13] Elbette bazıları, İmam Cevad’ın (a.s) Me’mun’un kızı Ümmü Fazıl tarafından zehirlendiğine inanmaktadırlar.[14]
Şeyh Müfid (ö. 413) şöyle diyor: “Her ne kadar bazıları İmam Cevad’ın (a.s) zehirletilerek öldürüldüğünü söylese de bu konu benim buna tanıklık etmem için netlik kazanmamıştır.” Ama Mes’udi (ö. 346) şöyle demektedir: “Mu’tasım ve Cafer b. Me’mun (Ümmü Fazıl’ın kardeşi) her zaman İmam Cevad’ı (a.s) öldürme düşüncesinde idi. İmam Cevad’ın (a.s) Ümmü Fazıl’dan çocuğunun olmaması ve “Ali” adlı oğlunun başka bir eşinden olmasından dolayı Cafer kardeşi, Ümmü Fazıl’ı İmam Cevad’ı (a.s) zehirlemesi için teşvik etmiştir. Böylelikle İmam’ın (a.s) yiyeceği üzüme zehir konulmuş ve İmam (a.s) ondan yemiştir.” Mes’udi devamında şöyle yazmaktadır: “Ümmü Fazl yaptığından pişman olmuş ve ağlamıştır. Ancak İmam (a.s) ona beddua etmiş ve sonunda Ümmü Fazl amansız bir hastalığa yakalanmıştır.[15]
İmam Cevad (a.s) 25 yaşında iken Abbasi halifesi Mu’tasım tarafından Bağdat’ta şehit edilmiştir. Kâzımeyn’de dedesi İmam Musa Kâzım’ın (a.s) türbesinin yanında toprağa verilmiştir.[16]
------------------
[1]- Kuleyni, Usul-u Kâfi, c. 1, s. 492; Meclisi, Biharü’l Envar, c. 50, s. 1.
[2]- Kuleyni, Usul-u Kâfi, c. 1, s. 315 ve 492; Meclisi, Biharü’l Envar, c. 50, s. 1.
[3]- İbn-i Şehraşub, Menakibu Al-i Ebi Talib, c. 4, s. 379; Meclisi, Biharü’l Envar, c. 50, s. 12–13.
[4]- Taberi, bu evliliğin h. 202 yılında gerçekleştiğine inanmaktadır. Bkz. Et-Taberi, Muhammed b. Cerir, et-Tarih, c. 7, Beyrut: Müessese A’lemi lil-Metbuat, s. 149. (Mektebetu Ehlibeyt CD’si ikinci nüsha.)
[5]- İbn-i Şehraşub, a.g.e, c. 4, s. 380.
[6]- Kummi, Müntehal A’mal, c. 2, s. 235.
[7]- Şeyh Müfid, el-İrşad, c. 2, s. 265.
[8]- Şeyh Müfid, el-İrşad, c. 2, s. 266.
[9]- Şeyh Saduk, Uyun-u Ahbari’r-Rıza, c. 2, s. 586.
[10]- El-Müfid, el-İrşad, Kum, Said b. Cubeyr, h. 1428, s. 481.
[11]- İbn-i Ebi es-Selc, s. 13.
[12]- Said b. Abdullah Eş’ari, s. 99; Fazıl b. Hasan Tabersi, 1417, c. 2, s. 106.
[13]- Ayyaşî, a.g.e, c. 1, s. 320.
[14]- Amulî, a.g.e, s. 153.
[15]- El-Mes’udi, İsbatu’l Vasiyet Lil-İmam Ali b. Ebi Talib aleyhi selam, s. 192.
[16]- İbn-i Şehraşub, Menakibu Al-i Ebi Talib, c. 4, s. 379; Meclisi, Biharü’l Envar, c. 50, s. 12–13.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
