|
Tweet |
Hz. Zeynep (Arapça: حضرت زینب) (Hicri 5 veya 6, Medine/ Hicri 63), Hz. Muhammed'in (s.a.a) ilk kız torunudur. İmam Ali (a.s) ve Hz. Fatıma’nın (s.a) kızıdır.
Hz. Zeynep (s.a) Hicretin beş veya altıncı yılında Cemaziyelahir ayının beşinde Medine’de gözlerini dünyaya açtı.[1]
Hz. Zeynep (s.a) küçük yaşında iken babası İmam Ali’ye (a.s) şöyle sorar:
- “Babacığım! Bizi seviyor musun?”
- İmam (a.s) der ki: “Nasıl sizi sevmeyeyim; sizler benim kalbimin meyvesisiniz.”
- Hz. Zeynep (s.a) cevaben şöyle der: “İki sevgi müminin kalbinde aynı anda olmaz; hem Allah sevgisi ve hem de evlat sevgisi. Eğer kaçınılmaz olursa, sevgi Allah-u Teâlâ’ya, şefkat ve merhamet ise, evlada mahsustur.”[2]
Hz. Zeynep (s.a) küçüklüğünden itibaren İmam Hüseyin’e (a.s) şiddetli ilgi duymaktaydı. Şehitlerin Efendisi’ni görmediği zaman, tahammülsüzlük gösterir ve abisinin güzel cemalini görünce, mutlu olurdu.[3] Beşikte ağladığında İmam Hüseyin’i (a.s) görmesi veya sesini duyması ile sakinleşirdi.[4]
Bu şaşırtıcı olan aşırı sevgiyi gören Hz. Zehra (s.a) bir gün konuyu babası Hz. Resulullah’a (s.a.a) açar. Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurur: “Ey gözlerimin nuru! Bu kız, Hüseyin ile birlikte Kerbela’ya gidecek ve ağabeyinin dert ve musibetlerine ortak olacaktır.”[5]
Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) geceleri ibadetle geçirirdi. Yaşamı boyunca hiçbir zaman teheccüd (gece namazını) terk etmemiştir. İbadetlerle o kadar meşgul olurdu ki kendisine “Âl-i Ali’nin abidesi” (ibadet edeni) diye lakap takmışlardı.[6] Gece ibadetlerini hatta Muharrem ayının onunda ve onbirinde bile terk etmemiştir. İmam Hüseyin’in (a.s) kızı Fatıma şöyle diyor:
Aşura gecesi, halam her an mihrapta ibadete duruyor, namaz kılıyor, dua ediyor ve gözlerinden yaşlar akıyordu.[7] Hz. Zeyneb’in (s.a) Allah’la olan irtibatı öyle bir boyutta idi ki Aşura günü İmam Hüseyin (a.s) kız kardeşine veda ederken şöyle buyurmuştur:
“Ey bacım! Beni gece namazlarında unutma.”[8]
Hz. Zeyneb’in (s.a) hicap ve iffeti hakkında tarihte şöyle yazılmıştır: Zeynep (s.a) Resulullah’ın (s.a.a) kabrinin yanındaki Mescid-i Nebi’ye gitmek istediğinde, Hz. Ali (a.s) gece gitmesini emretmiş ve Hasan (a.s) ve Hüseyin’den (a.s) kız kardeşleriyle birlikte gitmelerini istemiştir. Önde İmam Hasan (a.s), ortada Hz. Zeynep (s.a) ve arkasında da İmam Hüseyin (a.s) hareket etmekteydiler. Onlar, Muttakilerin Mevla’sı Hz. Ali’den (a.s) aldıkları emir gereği, Hz. Zeyneb’i (s.a) bir namahrem görür diye, hatta Hz. Resul-ü Kibriya’nın (s.a.a) kabri şeriflerinin üzerinde bile ışık yakmamaya memurlardı.[9] Yahya Mazeni şöyle diyor: Ben, Medine’de uzun bir süre Hz. Ali’nin (a.s) komşusu idim. Allah’a yemin ederim ki bu süre zarfında Hz. Zeyneb’i (s.a) görmedim ve sesini duymadım.[10]
Hz. Zeynep (s.a) sabır ve istikamet vadisinin öncülerindendir. Ağabeyi İmam Hüseyin’in (a.s) kanlı bedenini öylece yerde görünce, gökyüzüne doğru yüzünü çevirerek şöyle demiştir: “Allah’ım! Bu naçiz kurbanımızı ve senin yolunda öldürülmüş bu şehidi bizden (Peygamber Ailesinden) kabul buyur”[11]
Kerbela vakıası sonrasında Muharrem’in onunda (Aşura günü) bir grup Ehlibeyt ile birlikte esir düşerek, Kufe’ye ve oradan da Şam’a götürülmüştür. Esareti boyunca öteki esirleri koruyup kollamasının yanı sıra, insanları irşat edici ve aydınlatıcı hutbeler de okumuştur. Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şecaat, fesahat ve belagati ile Kerbela kıyamının kalıcı olmasına neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre hicretin altmış üçünde Şam’da hayatını kaybetmiş ve orada defnedilmiştir.
--------------
[1]- Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 33; Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, s. 17.
[2]- Menakibu Harezmî, c. 1, s. 122; Zeyneb-i Kübra, Allame Nakdi ve Reyahini Şeria, c. 3, s, 54.
[3]- Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 41.
[4]- Cafer Nakdi, Zeyneb-i Kübra, s.95.
[5]- Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra, s.81.
[6]- Cafer Nakdi, Zeyneb-i Kübra, s.61.
[7]- Ahmed Sadıki Erdestani, Zeyneb-i Kübra, s. 106.
[8]- Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 62; Cafer Nakdi, Zeyneb-i Kübra.
[9]- Seyyid Abdul Hüseyin Destğeyb, Zendigani Hz. Zeynep (s.a), Tahran, Kaveh, s. 19.
[10]- Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, s. 99.
[11]- Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
