|
Tweet |
Doğal olarak eğer insan toplumlarının algı ve değerlerinin hakemliğini yapacak olursak, gerçek ve gerçek dışı değer ve algılarla karşılaşırız ki sonuçta maneviyatı doğru ve doğru olmayan şeklinde mana ederler. Ama burada, maneviyatın tarif ve manasını sadece yaşayışımız olan İslam toplumunun algı ve değerleri doğrultusunda ele almak istiyoruz.
İmam Humeyni şuna inanıyordu ki “manevi işler, yani gayb aleminden olan o insanlık yüzüdür. [1]
Bu tarif ve manada maneviyat insanın ruhsal ve batın yüzü şeklinde mana edilmiş ve manevi işler de varlığın görülmeyen ve gayb tarafına ait olduğu söylenmiştir. Bu durumda manevi işler, tekvini olan gerçeklerdir ki bütün insanların varlığında vardır ve insanın ruhsal yapısıyla ilgilidir.
Ayetullah Hamenei şöyle diyor: Maneviyat, ilahi lütuf karşısında cezbedilmedir. [2]
Bu manada yine Allah-u Teâlâ ile irtibatı olan gayb ve ruhsal yüze işaret edilmiştir. Elbette bu mana maneviyatın fiili bir durum bulmuş haline atfedilmiş ve Allah-u Teâlâ ile cezbedilmiş bir şekilde olan irtibatı ele alınmıştır. Bu cezbedilmiş irtibat, dünyaya bağlılık kıvılcımları kalpte sükunet bulması durumunda tecrübe edilir. Bu açıdan Ayetullah Hamenei, başka bir yerde maneviyatı şöyle beyan ediyor: Dünyanın gösteriş ve süsüne kalbini bağlamamak ve dış görünüme aldanmamaktır. [3] Kalp, dünyaya yönelme ve bağlılıktan arındığı zaman, maneviyata yöneliş alevlenerek güçlenir ve bütün insanların gayb yüzünde gizli olan maneviyat, yeşerir.
Allame Tabatabai bu konuda şöyle yazıyor: İnsanların geneli yaşantılarını düzenlemek ve günlük ihtiyaçlarının bertaraf edilmesi için gayret göstermekte ve maneviyatla ilgilenmemektedirler. Bu şekilde olan içgüdünün tabiatında “gerçekleri görme” adıyla bir durum vardır ki bazen bazı kimselerde kullanılılarak manevi algılara mecbur eder. [4]
Bu açıklamada maneviyatın tecrübe boyutuna vurgu yapılmış ve maneviyat, algılar topluluğu unvanıyla gerçekleri görme esasına dayalı olarak dünya istekleriyle meşgul olmamak şeklinde beyan edilmiştir.
Allame sözlerinin devamında açıklıyor ki sabit gerçeklere imana dayanan bu grup manevi algılar, her insanda vardır. Dünyanın geçici kısımlarını algılamadan daha ileri olarak, yaratılışın sabit gerçeklerini izleyebileceğimiz bir yere bizleri ulaştırır. [5]
Allame tabatabai’nin bu açıklamaları gereğince, maneviyat yaradılışın sabit olan gerçeklerini gözlemleme ve onun geçici kısımlarını algılamadır. Maneviyatın yeşerme ve uyanışına bu açıdan dikkat eden bu tanımlama, Ayetullah Hamenei’nin tanımlaması olan Allah-u Teâlâ ile cezbedilmiş bir irtibat tanımına çok fazla benzerliği vardır ve her insanın varlığında olan sabit gerçeğe iman açısından, İmam Humeyni’nin açıklamasındaki maneviyatın tekvini tarifine benzerliği vardır.
Her üç anlam da mecaz veya açık bir şekilde maneviyatın bütün insanların varlığında olduğu konusuna işaret etmektedir. İster bütün insanlarda olan gaybi bir şekilde olsun, ister her insanın kendisinde bulabileceği sabit olan gerçeklere iman şeklide veya Allah-u Teâlâ ile cezbedilmiş bir irtibat şeklinde bütün insanların tecrübe edebileceği anlar şeklinde.
Her insanın gaybi yüzü, sabit olan gerçeklere imanın makamı ve Allah-u Teâlâ ile cezbedilmiş bir irtibat tecrübesidir. Asılda kendi gaybi alan ve madde ötesi algısı da manevi bir tecrübedir ve varlığın sabit olan gerçeklere imanına dikkat etme de manevi bir tecrübedir ve bu imanda saklı olan algılar topluluğundan kaynaklanarak, insan için manevi tecrübeleri oluşturmaktadır. O tecrübeleri ki Allah ile olan irtibatında yeşerip, görüş ve hedef boyutları olan ve kabiliyeti her insanın gayb yüzünde ve ruhsal alanında saklıdır.
--------------
[1]- Sahife-i İmam, c.4, s.183.
[2]- Beyanat, 1/2/1389 hş.
[3]- Beyanat, 27/6/1370 hş.
[4]- Tabatabai, s.95, 1387 hş.
[5]- Tabatabai, s.96.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
