|
Tweet |
Bismillahirrahmanirrahîm
Seher vaktinde kalkmak, eskiden beri insanın başarısının ve olgunlaşmasının sırlarından biri olarak kabul edilmiştir. Aristoteles, bu alışkanlığın yalnızca sağlık değil, aynı zamanda zenginlik ve hikmet de getirdiğine inanıyordu. Erken kalkmak farklı bir yaşam tarzıdır. Öyle bir tarz ki onu hem Kur’an övüyor, hem dinî rivayetler ve hem de dünyanın en güvenilir bilimsel araştırmaları.
Kur’an, seher vaktini uyanık gönüllü insanlar için özel bir zaman olarak görüyor. İsra Suresi’nin 78. ayetinde, “Fecr’in Kur’an’ı”ndan söz ediliyor. Bu, şafak vaktinde, meleklerin şahitliğinde kılınan bir namazdır. Zariyat Suresi’nde ise, müminler şöyle tasvir edilir:
“Ve seher vakitlerinde bağışlanma dilerler.” [1]
Bu bakış açısı, seher vaktini sıradan bir saat olmaktan çıkarıp “hayatın altın zamanına dönüştürüyor.
Rivayetler Açısından Seher Vaktinde Kalkmak
Bizim genel kültürümüzde çok meşhur bir söz vardır: “Seher vaktinde kalk ki başarıya ulaşasın.” Bu bakış açısı, dinî kaynaklara dayanır. Bu konuda en meşhur rivayetlerden biri, Hz. Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) şu duasıdır:
“Allah’ım! Ümmetim için sabahın erken vaktinde (seherde erken kalkmalarında) bereket nasip et.” [2]
“Bereket” niceliğin ötesinde bir kavramdır; zaman, mal ve insan ömründe akıp giden artış, süreklilik ve hayır anlamına gelir. Hz. Peygamber (s.a.a) bu dua ile bu berekete ulaşmanın yolunu göstermektedir: İşlere günün başında başlamak.
Emîrü’l-Müminîn Ali’den (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:
“Rızık talebi için erken kalkıp işe başlamak, rızkı çoğaltır.” [3]
Sade bir ifade ile, sabah erkenden neşeyle ve azimle geçim sağlamak için yola çıkan kimse, hayatında daha fazla bereket ve rızka ulaşır.
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) sabah uykusunun sonuçlarını uyarıcı bir üslupla şöyle anlatıyor:
“Sabah uykusu uğursuzdur; rızkı uzaklaştırır, yüzün rengini sarartır ve çirkinleştirir, onu değiştirir. Bu uyku, bedbahtların uykusudur. Yüce Allah, rızıkları fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadar taksim eder; bu yüzden böyle bir uykudan sakının.” [4]
Eğer günümüz piyasası “Antioksidan” ve “Kolajen üretimi” gibi kavramlara âşıksa, “Seher vakti kalk ki yüzün nurlansın” buyuran bir İmam’ın (a.s) sözüne neden güvenmeyelim?
Bu rivayet, seher vakti kalkmanın etkisini üç alanda inceliyor:
1- Ekonomik ve maddi açıdan (Rızkı uzaklaştırır): Seher vakti kalkmak, çaba ve ekonomik faaliyet için zemini hazırlar; sabah rehaveti ise, bu fırsatı ortadan kaldırır.
2- Bedensel ve sağlık açısından (Yüzün rengini sarartır): Modern tıp da erken uyanmanın ve bedenin biyolojik saatiyle (gece-gündüz ritim) uyumlu olmanın, fiziksel sağlığın iyileşmesine, cilt canlılığına ve enerjinin artmasına yardımcı olduğunu doğrulamaktadır.
3- Ruhsal ve manevi açıdan (Bedbahtların uykusu): Bu bereketli saatlerde uyumak, gafletin ve manevi feyizlerden mahrum kalmanın bir göstergesidir.
Bilimsel bulgular erken (seher vakti) kalkma hakkında ne söylüyor?
Bilimsel araştırmalar da sabah erken uyanmanın beden ve ruh üzerinde şaşırtıcı etkileri olduğunu göstermektedir. Örneğin, İngiltere’de 229 binden fazla kadın üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışma, erken kalkan kadınların kansere yakalanma riskinin % 48’e kadar daha düşük olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca tıbbi araştırmalar, çalışma günleri ile tatil günlerindeki uyku ve uyanma saatleri arasındaki fark ne kadar artarsa, kalp hastalıkları ve metabolik sorunlar riskinin de o kadar yükseldiğini kanıtlamıştır; buna karşılık erken kalkmak bu uyumsuzluğu en aza indirir.
Sabah Erken Saatlerde Mutluluk Kimyası
Sabahın erken vakitlerinde bedenimiz, mutluluk üreten bir kimya fabrikası gibidir! Bu altın saatlerde Kortizol, Endorfin ve Enkefalin gibi hormonların salgılanması zirveye ulaşır. Bu maddeler yalnızca canlılık hissi vermekle kalmaz, aynı zamanda kasları gevşetir ve günlük enerjiyi garanti eder. Eğer bu saatleri uykuda geçirirsek, fiilen bu “doğal şarj cihazından mahrum kalmış oluruz.
Pek az kişinin bildiği bir nokta: Güneşin yumuşak ışıkla doğduğu ilk anlar, morötesi ışınlar açısından en zengin zamandır. Bu da cildi D vitamini üretimine teşvik eden etkendir. Bu sihirli vitamin, kemiklerin, bağışıklık sisteminin ve hatta ruh hâlimizin koruyucusudur.
Erken Kalkanlar Daha Başarılı ve Daha Dürüsttür!
Harvard Üniversitesi 2010 yılında yaptığı ilginç bir çalışma, erken kalkma alışkanlığı olan kişilerin daha yüksek bir özgüven ve hayattan daha fazla memnuniyet duyduklarını göstermiştir. Daha da ilginç olan diğer araştırmalar “Kronotip” (tercih edilen uyku zamanı) ile dürüstlük arasında anlamlı bir ilişki keşfetmiştir: Sabah saatlerinde erken kalkan kişiler daha ahlaklı davranırlar! Sanki sabahın aydınlığı vicdanı da uyandırır. Adeta sabah, vicdanın bağlarını daha da sağlamlaştırır ve insanı günlük aldatmalardan uzak tutar.
“Seheri”, “Gece Oturmalarının” Elinden Nasıl Geri Alalım?
1- Erken yatma konusunda kendinizle yaptığınız sözleşmeyi “ilahi bir ahit” olarak görün; çünkü Kur’an, kurtuluşa erenleri tanımlamaya şöyle başlar:
“Gecenin pek azında uyurlardı.” [5]
2- Hafif yemek yemeye ve cep telefonunu bırakmaya uykudan iki saat önce başlayın; Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur:
“Gece uyanık kalmak, üç şey dışında caiz değildir: Kur’an, ilim ve gelin”. Dolayısıyla 45 bölümlük dizi bu üç şey içinde değildir!
Modern hayat, sosyal ağlardan dijital eğlencelere uzanan gece cazibeleriyle, geceleri uyanık kalmayı ve geç saatlere kadar uyumamayı bir norm hâline getirmiştir. Bununla birlikte, birkaç basit yöntemle ve Allah’tan yardım dileyerek bu ilahî alışkanlığı hayata yerleştirmek mümkündür.
3- Kademeli başlangıç: Uyanma saatinizi bir anda birkaç saat değiştirmek zorunda değilsiniz. 15 dakikalık küçük değişimlerle başlayın ve bedeninize bu yeni düzene yavaş yavaş uyum sağlaması için fırsat tanıyın. Erken kalkmak, eğer “ani bir sıçrama” olarak görülürse, doğal olarak korkutucu ve başarısızlıkla sonuçlanır. Ancak kademeli bir yol olarak ele alındığında, tamamen ulaşılabilir hâle gelir.
Birkaç kısa ve pratik öneri:
a)-Küçükten başlayın:
Yarından itibaren irfanla ilgili metinler okumaya ya da öğle ezanına kadar uyanık kalmaya gerek yok. Normalden sadece 15–20 dakika daha erken uyanmak ve bunu kalıcı hâle getirmek yeterlidir.
b)-Seheri “amaç” ile ilişkilendirin:
Sadece uyanmak marifet değildir; anlam kazandıran, belirli bir iş için uyanmaktır: Birkaç rekât nafile namaz, bir sayfa Kur’an, birkaç dakika tefekkür gibi…
c)-Kendinize ödül verin:
Birkaç gün seher vakti uyanmayı başardıysanız, kendiniz için bir ödül belirleyin; sakin bir yürüyüş, keyifli bir kahvaltı ya da sevdiğiniz şeyleri okumak için birkaç dakika. İnsan, ödüllendirmekle daha kalıcı olur.
d)-Mükemmeliyetçilikten kaçının:
Eğer birkaç gece seher vakti uyanamadıysanız, her şey bozulmuş değildir. Rivayetlerde temel ilke “güç yettiğince süreklilik”tir. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah, az da olsa devamlı yapılan ameli sever.”
4. Seher duasını hafife almayın; uyanmayı garanti eden Kehf Suresi’nin son ayeti:
“De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım… Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa…” [6] İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurur:
“Kim bu ayeti uyumadan önce okursa, dilediği saatte uyanır.”
Eğer sağlıklı, dinamik ve ahlaklı bir toplum arıyorsak, seher vaktinde uyanma kültürünü ciddiye almalıyız. Seher vaktinde uyanmak yalnızca bir alışkanlık değildir; beden ile ruh, sağlık ile maneviyat arasında bir köprüdür. Gelin bu güzel sünneti hayatımıza yerleştirelim ki hem bireysel olarak daha başarılı olalım ve hem de daha canlı bir toplum inşa edelim.
Ebulkasım Şekurî
----------
[1]- Zariyat, 18.
[2]- Men lâ Yahzuruhü’l-Fakih, c. 3, s. 157, h. 3573.
[3]- El-Hisâl, c. 2, s. 505.
[4]- Men lâ Yahzuruhü’l-Fakih, c. 1, s. 502.
[5]- Zâriyât, 17.
[6]- Kehf, 110.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
