Bugun...



İslam Açısından Çocuk Sahibi Olmanın Hükümleri ve Adabı – 2

Bismillahirrahmanirrahîm

facebook-paylas
Güncelleme: 28-09-2026 17:00:12 Tarih: 02-09-2026 12:34

İslam Açısından Çocuk Sahibi Olmanın Hükümleri ve Adabı – 2

…

Cinsel İlişki Öncesinde Gerekli Tavsiyeler

Yukarıdaki hususlara dikkat ettikten sonra şimdi önemli noktalara değinelim:

 

1- Cinsel ilişkinin gerçekleşeceği yer:

Döllenmenin gerçekleşmesi için seçilen ortamın yeterli ve uygun bir aydınlatmaya sahip olması gerekir. Duvarların rengi de eşlerin ruh hâli üzerinde etkilidir. Rivayetlerde siyah renkli örtü ve giysilerden sakındırılmış, müminlerin beyaz ve açık renkleri kullanmaları vurgulanmıştır. Bu nedenle ortamın ve giysilerin, huzur ve dinginlik verecek şekilde zarifçe düzenlenmesi uygundur.

 

Oda, eşlerin zevklerine göre dekore edilmelidir. Beyaz, pembe ve gök mavisi gibi huzur veren renkler oldukça hoş ve romantik bir atmosfer oluşturur. Ortam, araba sesleri ve benzeri yoğun gürültü kaynaklarının bulunmadığı bir yer olmalıdır. Evde başka insanların da yaşaması durumunda, gereksiz bir şekilde başkalarının içeri girmesinin oluşturacağı endişe ve stresin ruh hâlini olumsuz etkilememesi ve döllenmeyi olumsuz yönde etkileyecek bir durum oluşmaması için odanın kapısı içeriden mutlaka kilitlenmelidir.

 

Ortamı güzel kokulandırmak için mutlaka kimyasal olmayan parfümler veya tütsüler kullanın; çünkü bunlar hem rahatlatıcı bir etki sağlar hem de uyarılmayı ve alınan hazzı artırır. Ruh hâlini değiştirmek ve daha fazla haz almak için çeşitlilik sağlamak ve zaman zaman mekânı değiştirmek iyidir; ancak çocuk sahibi olma amacıyla döllenmenin gerçekleşmesinin hedeflendiği dönemdeyseniz, ruhsal huzurunuzu korumak için mümkün olduğunca aynı mekânda bulunmaya çalışın. Stres oluşturan etkenleri mutlaka kendinizden uzaklaştırın ve kaygılanmanıza neden olan şeyleri eşinizle paylaşabilirsiniz.

 

Asla yolculuk sırasında, yani hareket hâlindeki tren, araba, gemi vb. araçlarda cinsel ilişkide bulunmayın! Hatta rivayetlerde, yolculuktan döndüğünüz gece bile bunu yapmamanız gerektiği belirtilmiştir. Çünkü yolculuğun sarsıntısı insanın ruh hâlini etkiler ve kişinin ruhsal huzurunu ortadan kaldırır. Stres yaşanması da çocuğun ruhsal ve fiziksel sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açar.

 

Ayrıca cinsel ilişkinin gerçekleştiği ev ve mekân, yüksek gerilim elektrik direklerinden uzakta olmalıdır; çünkü bunların oluşturduğu elektromanyetik dalgaların anne-babanın ve döllenmiş yumurtanın üzerinde olumsuz etkileri olacaktır!

 

2- Cinsel ilişki zamanı:

Cinsel ilişkinin gece, bedenin dinlenmiş olduğu ne çok tok ne de çok aç olunan bir zamanda gerçekleştirilmesine özen gösterilmelidir. Bu hususlara dikkat etmek hem sizin sağlığınızın korunmasına hem de bebeğin sağlıklı ve zeki olmasına katkı sağlayacaktır. Rivayetlerde de bu hususlara uyulması tavsiye edilmiştir.

 

İşten dönen kişilerin duş alması, ardından biraz dinlenmesi ve doğal bir içecek içerek gerekli huzur ve hazırlık hâline ulaşması uygun olur.

 

3- Şeytan Döllenmeye Nasıl Ortak Olur?

1. Bir ravi, İmam Cafer-i Sadık’a (a.s) şöyle sordu: “Şeytan döllenmeye nasıl ortak olur?” İmam (a.s) şöyle buyurdu:

“Cinsel ilişki sırasında Allah’ın adı anılırsa, şeytan uzaklaşır; Allah’ın adı anılmazsa döllenmeye ortak olur.”

Adam, “Şeytanın bir kimsenin döllenmesine ortak olduğunu nasıl anlayabiliriz?” diye sordu. İmam (a.s) şöyle buyurdu:

“Kim bizi, Ehlibeyti severse, şeytan onun döllenmesine ortak olmamıştır; kim de bize düşmanlık ederse, şeytan onun döllenmesine ortak olmuştur.” [1]

Bu anlamda Şiî ve Ehl-i Sünnet kaynaklarında çok sayıda hadis bulunmaktadır.

 

2. İmam Cafer-i Sadık’tan (a.s) nakledilen başka bir hadiste şöyle buyurulmaktadır:

“Şeytanın döllenmesine ortak olmasını istemeyen kimse, ‘Bismillah’ desin ve ardından şeytanın şerrinden Allah’a sığınsın.” [2]

 

3. Başka bir hadiste, İmam Cafer-i Sadık’ın (a.s) şeytanın insanın döllenmesine nasıl ortak olduğunu açıkladığı ve bunu son derece önemli gördüğü nakledilmiştir. Ravi, “Bunun gerçekleşmemesi için ne yapmalıyız?” diye sordu. İmam (a.s) şöyle buyurdu:

“Cinsel ilişkiye girmek istediğinde şöyle de:

“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. O’ndan başka ilah olmayan Allah’ın adıyla; gökleri ve yeri eşsiz şekilde yaratan O’dur. Allah’ım! Eğer bu gece benim için bir evlat takdir ettiysen, şeytana onda herhangi bir ortaklık, pay veya nasip verme. Onu samimi bir mümin ve şeytandan ve şeytanın kötülüğünden arınmış bir kimse kıl. Senin övgün yücedir.” [3]

 

Cinsel İlişki Sırasında Okunacak Dua

1. İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:

“Eşinle cinsel ilişkiye girmek istediğinde şu duayı oku:

“Allah’ım! Bana bir evlat nasip et; onu takva sahibi ve temiz kıl. Yaratılışında herhangi bir fazlalık veya eksiklik bulunmasın ve onun sonunu hayırlı eyle.” [4]

 

2. Hz. Ali’den (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:

“Bir kimse cinsel ilişkiye girmek istediğinde şu duayı okusun:

“Allah’ın adıyla ve Allah’ın zatıyla (başlıyorum). Allah’ım! Şeytanı benden ve bana nasip edeceğin çocuktan uzaklaştır.” [5]

“Böyle yaptığı takdirde kendisine bir çocuk nasip olursa şeytan ona asla zarar veremez.”

 

4- Helal ve Uygun Beslenme:

Gerek hamilelikten önce gerekse hamilelik sonrasında temiz ve helal gıdalar tüketmeye özen gösterin. Rivayetlerde buna büyük önem verilmiştir. Ayrıca hadislerde bazı gıdaların tüketilmesinden de söz edilmiştir. Örneğin Ehli Beyt’ten (a.s) gelen rivayetlere göre bebeğin dış görünüşünün güzelliği konusunda bazı hususlara değinilmektedir.

 

a)- Ebeveynlerin, özellikle de babanın, cinsel ilişkiden ve döllenmeden önce armut yemesi:

Hz. Peygamber’den (s.a.a) şöyle rivayet edilmiştir: Bir gün bir armudu ikiye böldü. Yarısını kendisi yedi, diğer yarısını Cafer b. Ebû Tâlib’e verdi ve ona şöyle buyurdu:

“Armut ye, rengi güzelleştirir ve çocuğu güzel kılar.” [6]

 

Bir gün güzel bir çocuk İmam Cafer-i Sadık’ın (a.s) önünden geçti. İmam (a.s) çocuğun güzel yüzüne bakınca şöyle buyurdu:

“Bu çocuğun babası mutlaka armut yemiş olmalı; çocuğu bu kadar güzel olmuş.” [7]

 

Rivayetlerde şöyle geçmektedir: “Hamile kadınlara armut verin ki çocuklarının yüzü ve görünüşü güzel olsun; aynı şekilde ahlakları da güzel olsun.” Armut yemek kalbin güçlenmesine, midenin temizlenmesine, gönül ve iç dünyasının berraklaşmasına, cesarete ve çocuğun güzelliğine vesile olur. [8]

 

b)- Özellikle cuma günleri kahvaltıdan önce tatlı nar yemek. [9]

 

c)- Hindiba yemek:

Hindiba yemek çocuğun güzel olmasına ve erkek çocukların sayısının artmasına vesile olur. [10]

 

ç)- Kavût tüketmek:

Bir kişi İmam Cafer-i Sadık’a (a.s) şöyle sordu: “Ey Resûlullah’ın evladı! Zayıf ve aklı kıt bir çocuğun dünyaya gelmesini önlemek için ne yapmak gerekir?” İmam (a.s) şöyle buyurdu:

“Neden kavût yemiyorsunuz? Bunu önlemek için hem erkek hem de kadın kavût yesin. Kavût, çocuğun gelişimini etkiler, eti geliştirir ve kemikleri güçlendirir. Senden doğacak çocuk, güçlü olmaktan başka bir şekilde dünyaya gelmez.” [11]

 

d)- Kavun:

Hamile kadının kavun yemesi, çocuğunun güzel yüzlü ve güzel huylu olmasını sağlar. Nitekim Allah Resûlü (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Hamile olup da kavun yiyen hiçbir kadın yoktur ki çocuğu güzel yüzlü ve güzel huylu olmasın.” [12]

 

İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Onu aç karnına yemeyin.” [13]

 

e)- Günlük sakızı (kundur):

Zeki, temiz kalpli, bilgili, akıllı, cesur ve güzel huylu bir çocuğunuzun olması için hamile kadınlara günlük sakızı yedirin. [14]

 

f)- Turunç (turunc):

Allah Resûlü (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Turunç yemeye özen gösterin; çünkü o kalbi aydınlatır ve beynin gücünü artırır.” [15]

 

İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Turuncu yemekten sonra yiyin; bu, yemekten önce yemekten çok daha iyi ve makbuldür. Gündüz yemek, gece yemekten daha iyidir. Peygamber’in Ehlibeyti de böyle yapardı.” [16]

 

g)- Kavunla birlikte peynir yemek:

Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Hamile olup da peyniri kavunla birlikte yiyen hiçbir kadın yoktur ki çocuğu güzel yüzlü ve güzel huylu olmasın.” [17]

 

ğ)- Kuru üzüm:

Allah Resûlü (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Aç karnına kuru üzüm yemeyi alışkanlık hâline getiren kimseye güçlü bir anlayış, hafıza ve zihinsel yetenek nasip edilir.” [18]

 

Yine şöyle buyurmuştur:

“Hafızasının güçlenmesini isteyen kimse, sabahları aç karnına yedi miskal kuru üzüm yesin.” [19]

 

Bunun sonucunda kuru üzüm, ceninin ve annesinin emzirdiği çocuğun anlayış, hafıza ve zihinsel yetenekleri üzerinde etkili olur.

 

Hamilelik döneminde ve hamilelikten önce herhangi bir gıdanın aşırı tüketilmesinin uygun olmadığı bilinmelidir. Genel tavsiye olarak beslenme programında daha fazla taze ve çiğ sebze ile meyve tüketilmesi, kızartılmış yiyeceklerden ise kaçınılması önerilmektedir. Bu dönemi, bir beslenme uzmanının gözetiminde hazırlanmış uygun bir beslenme programıyla geçirmeniz faydalı olacaktır.

 

Not: Allah korusun, anne ve baba hiçbir zaman alkollü içecekler, sarhoş edici maddeler veya uyuşturucu maddeler kullanmamalıdır. Çünkü İslam dini bunları haram ve büyük günah olarak kabul etmenin yanı sıra, bunların çocuğun ruhu ve bedeni üzerinde çok sayıda yıkıcı etkisi bulunmaktadır!

 

Cinsel İlişkiden Önce Anne ve Babanın Davranışları ve Düşünceleri:

Eşler arasındaki ilişkiyi zorunluluktan değil, ilgi ve sevgiyle, üstelik neşeli ve güzel bir ruh hâli içinde yaşamaya çalışın; yalnızca kendi tatmininizi düşünmeyin. Uygun koşulları oluşturarak birlikte geçirdiğiniz anları daha güzel hâle getirin. Sevgi dolu davranışlarla eşinizin ilişkiye daha iyi hazırlanmasını sağlayın. Rivayetlerde, kadın ve erkeğin bazı hazırlıklar olmadan doğrudan cinsel ilişkiye girmeleri hoş karşılanmamıştır.

 

Mümin eşler için sevgi dolu bir sohbet ve romantik yakınlaşma, yalnızca bir cinsel ilişkiden ibaret değildir; büyük bir ibadet olarak kabul edilir. Birlikte güzel vakit geçirmeyi ve özen ve fedakârlıkla eşinizin de bundan en yüksek düzeyde mutluluk duymasını sağlamayı öğrenin; bencil olmamak gerekir! Ne yazık ki bazı erkekler daha erken geri çekilmekte ve eşlerinin gönülden gelen isteklerine dikkat etmemektedir. Bu davranış kesinlikle hoş karşılanan veya dinî açıdan uygun bir davranış değildir!

 

Cinsel ilişkiden sonra da nazik masajlar ve sevgi dolu yakınlıklarla eşinize huzur vermeye özen gösterin. Eşinizi cinsel ilişkiye davet ederken bunu her zaman bir ibadet olarak ifade edin ve bunu sözlerinizle de dile getirin. Bu, ruhunuzu ve bilinçaltınızı daha fazla hazırlayarak ilişkiye hazır hâle gelmenize ve bundan haz almanıza yardımcı olur; aynı zamanda arada bulunabilecek gereksiz mahcubiyetin de ortadan kalkmasını sağlar.

 

Güzel koku kullanmayı ve eşinizin hoşuna giden uygun kıyafetleri giymeyi unutmayın. Eşinizle cinsel ilişkiye girmenin, Allah katında ibadet sayılan ve sizi yücelten bir davranış olduğunu bilin. Bu nedenle ilişkinize kutsal bir mesele olarak bakın. Bakış açınızı yüceltip dinî bir hâle getirmeli ve gereksiz utanma duygusundan kaçınmalısınız. Eşiniz karşısında sevgiye dayalı görevlerinizi yerine getirmelisiniz. İşte bu ruh hâli, huzur bulmanızı ve birlikte geçirdiğiniz anların güzelleşmesini sağlayacaktır.

 

Şunu bilin ki eşinizle ilişkiniz ve aile ortamınız dinî esaslara dayanmadığı sürece, ibadetlerden de gerektiği şekilde faydalanmanız mümkün olmayacaktır. Dindarlık ve dinin emirlerine uymak, çocuğunuzun ruhunun gelişimi üzerinde olağanüstü bir etkiye sahip olacaktır. Dikkatlice baktığımızda din ve Ehlibeyt (a.s) aynı mantıksal çizgide hem dünya hayatındaki haz ve gelişimimizi hem de insanın ahiretteki yücelişini istemektedir.

 

Bir diğer önemli tavsiye de cinsel ilişki sırasında eşinizden başka kadınları veya erkekleri düşünmekten kaçınmanızdır. Bu uyarıyı ciddiye alın. Bu tür zihinsel zina hem sizin hem de doğacak bebeğinizin üzerinde zararlı ve olumsuz etkiler bırakacaktır.

 

Doğal Etkenler ve Bunların Döllenme Üzerindeki Etkileri

Çevremizde bedenimizi ve ruhumuzu etkileyen çok sayıda etken bulunmaktadır. Ehl-i Beyt’in (a.s) şerefli rivayetlerinde de bu hususlara değinilmiştir. Örneğin fırtına ve şiddetli rüzgârlar sırasında veya deprem sonrasında cinsel ilişkiden kaçınılması tavsiye edilmiştir. Bu doğal olayların bazıları bizde huzursuzluk ve kaygıya neden olmakta, çevremizdeki atmosfer üzerinde de olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Ay ve güneş tutulmaları, Kamer’in Akrep burcunda olması veya bazı yıldızların belirli konumları gibi durumların da yeryüzü üzerinde birtakım etkileri olduğu belirtilmiştir. Doğal etkenlerin yanı sıra başka bazı etkenlere karşı da dikkatli olunmalıdır.

 

Cep telefonları, bilgisayarlar ve benzeri bazı elektronik cihazlar kendi bünyelerinden çeşitli dalgalar yaymaktadır; bu nedenle bu cihazlara karşı da dikkatli olunmalıdır. Genetik değişikliklere neden olabilecek etkenlerden de uzak durulmalıdır. Kızılötesi ışınlar, gama ışınları, tıbbi görüntüleme (röntgen) veya kanser hastalarının radyoterapi görmesi bunlara örnek olarak verilebilir. Bununla birlikte hastaların radyoterapi sürecinde mutlaka uzman doktorun gözetiminde olması gerektiğine dikkat edilmelidir. Bu ışınlardan bazılarının güneş ışığında da bulunduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle bazı rivayetlerde bu noktaya oldukça ince bir şekilde işaret edilmiştir:

 

Hz. Peygamber (s.a.a) Hz. Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Ey Ali! Güneş ışığının doğrudan vurduğu yerde, üzerinize sizi örtecek bir perde çekmedikçe eşinle cinsel ilişkide bulunma. Çünkü o sırada aranızda bir çocuk dünyaya gelirse, ömrünün sonuna kadar sıkıntı ve yoksulluk içinde yaşar.” [20]

 

Ayetullah Behcet’ten (r.a) Çocuk Sahibi Olmak İçin Bir Uygulama

Ayetullah Behcet (r.a), çocuk sahibi olmak isteyen veya çocuk sahibi olamayan kişilere bu rivayete dayanan uygulamayı tavsiye ederdi:

“Dönemin halifesinin çocuk sahibi olamayan görevlilerinden biri, İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s) bir zikir ve dua istedi. İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurdu:

‘Sana çocuk sahibi olmanı sağlayacak bir dua öğretmemi ister misin?’ Görevli, ‘Evet’ deyince İmam (a.s) şöyle buyurdu:

1. Her sabah ve akşam 70 kez ‘Sübhânallah’ deyin.

2. 10 kez ‘Estağfirullah’ deyin.

3. Ardından 9 kez ‘Sübhânallah’ ve 1 kez ‘Estağfirullah’ deyin.

4. Şu ayetleri okuyun:

“Rabbinizden bağışlanma dileyin; şüphesiz O, çok bağışlayandır. Üzerinize gökten bol bol yağmur göndersin. Size mallar ve çocuklarla yardım etsin, sizin için bahçeler ve ırmaklar var etsin.”

 

Görevli bu zikirleri okudu ve çok sayıda çocuk sahibi oldu. Bu rivayeti nakleden kişi şöyle demektedir: ‘Ben ve eşim de bu rivayete uygun şekilde amel ettik ve çocuk sahibi olduk. Çocuğu olmayan başka kişilere de bunu öğrettik ve onlar da çocuk sahibi oldular.’” [21]

 

Rivayetlerde Çocuk Sahibi Olmak İçin Bir Başka Namaz ve Uygulama

İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Bir kimse eşinin çocuk sahibi olmasını isterse, cuma namazından sonra iki rekât namaz kılsın; bu namazda rükû ve secdeleri uzun tutsun. Ardından şöyle desin:

“Allah’ım! Zekeriya’nın senden istediği şeyin hürmetine senden diliyorum. Rabbim! Beni yalnız bırakma; sen mirasçıların en hayırlısısın. Allah’ım! Bana katından temiz evlatlar bağışla; şüphesiz sen duaları işitensin. Allah’ım! Onu senin adınla kendime helal kıldım ve senin emanetin olarak onu yanıma aldım. Eğer onun rahminde benim için bir çocuk takdir ettiysen, onu mübarek ve temiz bir çocuk kıl ve şeytana onda herhangi bir pay ve ortaklık verme.” [22] 

 

Rivayetlerde çocuk sahibi olmayı istemek için istiğfar etmeye de çokça vurgu yapılmıştır. İstiğfar için daha önce açıklanan “Zikr-i Yûnusiyye” duasından yararlanabilirsiniz.

Din, bütün emirleriyle insanın arınmasını ve dünya ile ahiret hayatında başarıya ulaşmasını sağlar. Dinî hükümlere uymak yalnızca döllenme süreciyle sınırlı değildir! Hayatımızın her anında diğer ilahî emirleri de sevgiyle yerine getirmeliyiz. Bu bilgilerin aktarılmasındaki amaç, kendinize aşırı yüklenmeniz değildir. Biraz okuyup dikkat ettiğinizde bu hususlara kolaylıkla uyabilirsiniz.

 

Her zaman tevekkül ve tevessülü elden bırakmayın. Hâllerimizden haberdar olan İmam-ı Zaman’dan (a.f) yardım istemek, ilahî başarı ve lütuflara ulaşmanın en güzel yollarından biridir.

 

 

----------

[1]- el-Kâfî, c. 5, s. 501, h. 3.

[2]- el-Kâfî, c. 5, s. 502.

[3]- el-Kâfî, c. 5, s. 503.

[4]- Tehzîb, c. 7, s. 473.

[5]- el-Kâfî, c. 5, s. 503.

[6]- Bihâr, c. 66, s. 170.

[7]- el-Kâfî, c. 6, s. 22.

[8]- Aynı eser, s. 357.

[9]- Bihâr, c. 63, s. 164.

[10]- Aynı eser, c. 62, s. 215.

[11]- Aynı eser, c. 66, s. 278.

[12]- Tıp Ansiklopedisi, c. 2, s. 219.

[13]- Aynı eser.

[14]- Aynı eser, s. 315.

[15]- Aynı eser, c. 2, s. 181.

[16]- Aynı eser, s. 183.

[17]- Aynı eser, s. 267.

[18]- Aynı eser, s. 323.

[19]- (Aynı eser) Yedi miskal kuru üzüm yaklaşık 21 taneye denk gelir.

[20]- İlelü’ş-Şerâyi‘, c. 2, s. 516.

[21]- Mekârimü’l-Ahlâk, s. 224.

[22]- el-Kâfî, c. 6, s. 8.




Bu haber 608 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAŞAM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI