Bugun...



İmam Ali’nin (a.s) Bakışıyla Dünyanın Değişik Açılardan Vasfı

İmam Ali’nin (a.s) bakışıyla dünyanın vasfedilmesi, okumağa değer. İnsanı düşünmeğe ve fikir yürütmeğe sevkeder.

facebook-paylas
Tarih: 29-04-2024 15:53

İmam Ali’nin (a.s) Bakışıyla Dünyanın Değişik Açılardan Vasfı

Bismillahirrahmanirrahim

 

Kullarının Allah'a ibadet etmeleri ve ahiret için hazırlık yapmaları için Allah, dünyayı kulları için yaratmıştır.

 

İmam Ali (a.s), hutbelerinde dünyanın vasfından söz etmiş ve bu vasfında “ona bağlılığın insanı hüsrana uğratan bir şey olduğunu” tanımlamıştır. Bu nedenle “dünya değil, dünyaya olan bağlılık” kınanır. Bu yüzden İmam Ali (a.s), bir kişinin dünyadan kötü bahsetmesini kınar ve eleştirir.

 

Hadisin Metni

قَالَ الامام (علیه السلام): وَ قَدْ سَمِعَ رَجُلًا یذُمُّ الدُّنْیا: أَیهَا الذَّامُّ لِلدُّنْیا الْمُغْتَرُّ بِغُرُورِهَا الْمَخْدُوعُ بِأَبَاطِیلِهَا أَ تَغْتَرُّ بِالدُّنْیا ثُمَّ تَذُمُّهَا أَنْتَ الْمُتَجَرِّمُ عَلَیهَا أَمْ هِی الْمُتَجَرِّمَهُ عَلَیکَ مَتَى اسْتَهْوَتْکَ أَمْ مَتَى غَرَّتْکَ أَ بِمَصَارِعِ آبَائِکَ مِنَ الْبِلَى أَمْ بِمَضَاجِعِ أُمَّهَاتِکَ تَحْتَ الثَّرَى.

 کَمْ عَلَّلْتَ بِکَفَّیکَ وَ کَمْ مَرَّضْتَ بِیدَیکَ تَبْتَغِی لَهُمُ الشِّفَاءَ وَ تَسْتَوْصِفُ لَهُمُ الْأَطِبَّاءَ غَدَاهَ لَا یغْنِی عَنْهُمْ دَوَاؤُکَ وَ لَا یجْدِی عَلَیهِمْ بُکَاؤُکَ لَمْ ینْفَعْ أَحَدَهُمْ إِشْفَاقُکَ وَ لَمْ تُسْعَفْ فِیهِ بِطَلِبَتِکَ وَ لَمْ تَدْفَعْ عَنْهُ بِقُوَّتِکَ وَ قَدْ مَثَّلَتْ لَکَ بِهِ الدُّنْیا نَفْسَکَ وَ بِمَصْرَعِهِ مَصْرَعَکَ.

 إِنَّ الدُّنْیا دَارُ صِدْقٍ لِمَنْ صَدَقَهَا وَ دَارُ عَافِیهٍ لِمَنْ فَهِمَ عَنْهَا وَ دَارُ غِنًى لِمَنْ تَزَوَّدَ مِنْهَا وَ دَارُ مَوْعِظَهٍ لِمَنِ اتَّعَظَ بِهَا مَسْجِدُ أَحِبَّاءِ اللَّهِ وَ مُصَلَّى مَلَائِکَهِ اللَّهِ وَ مَهْبِطُ وَحْی اللَّهِ وَ مَتْجَرُ أَوْلِیاءِ اللَّهِ.

 اکْتَسَبُوا فِیهَا الرَّحْمَهَ وَ رَبِحُوا فِیهَا الْجَنَّهَ فَمَنْ ذَا یذُمُّهَا وَ قَدْ آذَنَتْ بِبَینِهَا وَ نَادَتْ بِفِرَاقِهَا وَ نَعَتْ نَفْسَهَا وَ أَهْلَهَا فَمَثَّلَتْ لَهُمْ بِبَلَائِهَا الْبَلَاءَ وَ شَوَّقَتْهُمْ بِسُرُورِهَا إِلَى السُّرُورِ رَاحَتْ بِعَافِیهٍ.

 وَ ابْتَکَرَتْ بِفَجِیعَهٍ تَرْغِیباً وَ تَرْهِیباً وَ تَخْوِیفاً وَ تَحْذِیراً. فَذَمَّهَا رِجَالٌ غَدَاهَ النَّدَامَهِ وَ حَمِدَهَا آخَرُونَ یوْمَ الْقِیامَهِ ذَکَّرَتْهُمُ الدُّنْیا فَتَذَکَّرُوا وَ حَدَّثَتْهُمْ فَصَدَّقُوا وَ وَعَظَتْهُمْ فَاتَّعَظُوا.

 

Dünyayı yerme ve kınamanın uygun olmadığını ifade eden vasıf

İmam Ali (a.s) bir adamın dünyayı yerdiğini duyunca şöyle buyurdu: Ey dünyayı kötüleyen, aldatıcılığına kanan, boş şeylerine kapılan kişi! Dünyaya aldandıktan sonra mı onu kötülüyorsun?! Sen mi dünyayı suçluyorsun, yoksa o mu seni suçluyor?! O seni ne zaman azıttı, aldattı! Toprakta çürüyen atalarının helak olduğu yerle mi, yoksa toprak altındaki analarının içinde yattığı yerlerle mi aldattı seni?!

Kaç kez iki elinle onların tedavisi için uğraştın, onların bakımını yaptın ve onların şifa bulmasını diledin? Tabiplerden onların ilaçlarının faydasını sordun, ama sabahleyin ilaçların onları iyileştirmedi. Ağlamaların, onların derdine derman olmadı. Korkun, onların hiçbirine fayda sağlamadı. Onun hakkında isteğine ulaşmadın (devasını aradın, çare olmadı). Gücünle ölümü ondan uzaklaştıramadın. Dünya, onunla sana örnek verdi. Onun helakiyle senin helakini gösterdi.

 

Dünyanın doğru ev olarak tanımlanması

Dünya, ona doğru davranana doğruluk yurdu, ondan bir şey anlayana afiyet yurdu, ondan azık toplayana zenginlik yurdu ve onunla öğüt alana öğüt yurdudur. Dünya, Allah dostlarının secde yeri (mescidi), meleklerinin namazgâhı, vahyinin iniş yeri ve dostlarının ticaret yurdudur. Onlar, orda çalışmalarıyla rahmeti elde ettiler, cenneti kazandılar.

Dünya, ayrılacağını bildirdiği, uzaklaşacağını ilan ettiği, kendisinin ve ehlinin faniliğini anlattığı hâlde onu kınayan kimdir? Oysa dünya belasıyla belayı onlar için örnek vermiştir; neşesiyle onları neşeye teşvik etmiştir. Meyillendirmek, korkutmak, sakındırmak ve uyarmak için geceyi afiyetle sabahlar, gündüzü ise felaket ve faciayla akşamlar.

Bu yüzden bazıları pişmanlık sabahı dünyayı kınar, bazısı ise kıyamet günü onu över. (Zira) dünya, (ahireti) onlara hatırlatmış, onlar da onu hatırlamışlardır (düşünüp öğüt almışlardır); dünya onlara haber vermiş, onlar da tasdik etmişlerdir; dünya onlara öğüt vermiş, onlar da öğüt almışlardır. [1]

 

Dünyanın nimetlerine dair tanımlama.

İmam Ali (a.s) dünyanın tatlılık ve yok olma yönünden tarif ve vasfı hakkında şöyle buyuruyor: Allah'a şükürler olsun ki, O'nun rahmetinden ümidini kesmek yoktur ve nimeti her şeyi kuşatmıştır. O'nun affına ulaşmak umudu kör etmez ve O'na kul olmak asla utanç verici değildir. Allah'ın rahmeti asla sona ermez ve nimeti hiçbir zaman yok olmaz.

Dünya, kaderinde yok olmak olan bir evdir ve sakinleri için bir geçiş yeridir. Ağızlarda tatlı ve görüşlerde taze ve yeşildir; isteyenlerin tarafına koşarak gelir ve onu görenlerin kalplerine aşkını yerleştirir.

Dünyadan topladığınız en iyi azıklarla ayrılın ve ondan yeteri kadarından fazlasını istemeyin.  Yaşamınız için gerekli olanın ötesinde talepte bulunmayın.

 

Dünyanın bir sınav ve imtihan yeri olarak tanımlanması.

İmam Ali (a.s), dünyanın değişik insanlar için vasf ve tarif edilmesi hakkında şöyle buyuruyor: Dünya, ancak içinde yaptığı temiz amellerle kurtulan kişinin salim olarak çıktığı bir evdir; dünya özeline ait olan şeylerle kurtuluş bulunmaz. İnsanlar dünyaya imtihanları sebebiyle müptela olmuşlardır. Bu dünyadan dünya için aldıkları ellerinden çıkar ve kıyamette onun hakkında hesaba çekilirler. Dünyadan ahiret için aldıkları şeyler ise, onlarla birlikte kalacaktır.

Dünya, düşünen kişilerin bakış açısında geri çekilen bir gölge gibidir. Onun genişlediğini gördüğünüzde daralıyor ve arttığını gördüğünüzde ise, azalıyor.

 

Değişik Açılardan Dünyanın Vasfı

İmam Ali’nin (a.s) sözlerinde dünyanın vasfedilmesi değişik şekillerde beyan edilmiştir. O hazretin (a.s) hutbelerinden birinde Allah'ın has kulları için dünyanın aldatıcı olduğu ve faydalı olmadığı ifade edilmiştir. 

 

1-Dünyanın aldatıcılığı konusundaki Vasfı

Sizi dünyadan korkutuyorum ki, o sadece göç yeridir ve kalacak yer değildir. Kendi aldatıcı işlerini süsleyerek, süslenmiş şekliyle ve aldatıcı bir şekilde ortaya çıkar. O, Rabbine karşı sınırsız olan bir yerdir. Helalini haram, iyiliğini kötülük, hayatını ölüm ve tatlısını acıyla karıştırmıştır.

 

2-Dünyanın Allah dostları için saf ve temiz olmayışı konusundaki Vasfı

Allah-u Teâlâ, dünyayı dostları için saf ve temiz kılmamış; düşmanlara vermekten de kaçınmamıştır. Onun iyiliği azdır, kötülüğü mevcuttur, toplanmış olanı fanidir, hükümeti gasp edilmeye açık ve yerleşimi yıkılmaya açıktır. Hangi iyilik, bir evin yıkılması gibi yıkılarak yok olur? Ve hangi ömür ki, bir evde azık bittiğinde o da biter? Ve hangi süre ki, yol bittiği vakit o da sona erer?

 

3-Zahitler için dünyanın vasfı

Allah'ın farzlarını kendi istekleriniz olarak karar verin; hakkını ödemekte ve isteklerinde O’dan size yardım etmesini isteyin. Ölüm çağrısını kulaklarınızla duyun, onlar sizi çağırmadan önce.

Zahitler dünyada güleç görünseler de kalpleri ağlar; neşeleri olsa da içlerinde derin bir hüzün taşırlar; insanlar arasında sahip olduklarından dolayı gıpta edilmelerine rağmen, kendilerine öfkeleri çoktur.

 

4- Dünya severler için dünyanın vasfı

Ölümü unutmuş, boş arzular sizi ele geçirmiş, bu nedenle dünya ahirete göre sizin efendiniz olmuş ve dünya malı sizi ahiret malına dikkat etmekten alıkoymuştur. Siz, Allah'ın dinine dayanarak kardeşlersiniz. Ruh kirliliği ve kötü niyetleriniz sizi birbirinizden ayırmıştır. Bu sebeple birbirinize yardım etmiyor, iyiliğinizi istemiyor, yardım ve bağışta bulunmuyor ve birbirinize dostluk etmiyorsunuz.

Size ne olmuştur ki elde ettiğiniz az bir dünya malına karşı kazandığınızda seviniyor ve çok miktardaki ahireti kaybettiğinizde üzülmüyorsunuz? Çünkü dünya malından az bir şey elinizden gittiğinde, sizi o kadar üzüyor ki, endişenizin izleri yüzünüzde belirginleşiyor ve kaybettiğiniz şeye karşı huzursuzlanıyorsunuz. Sanki dünya sizin kalıcı konaklama yerinizdir ve sanki onun malı sizin için daimidir! sizin

Sizi, kardeşinizin bir kusurunu yüz yüze söylemekten alıkoyan şey, onun da o kusur gibi sizin hakkınızda bir kusuru dile getirmesi korkusudur. Ahireti terk etmek ve dünyaya olan sevgiyle, samimiyetle birbirinizle dost oluyorsunuz ve her birinizin dini, onun dilinin oyuncağıdır. İşini yaptığınız ve mevlanızın hoşnutluğunu kazanmış olan kimseye kalırsınız.

Bu hadislerde, dünyanın tanım ve vasıflandırılması değişik açılardan açıklanmıştır. Bizlere dünyayı kınamamamız gerektiği öğretilmiştir; çünkü dünya ve ibadet mahalli olan cihanda eğer insan, isterse, kemal ve ilerlemeye ulaşarak Allah’ın imtihanına tabi tutulabilir. Dünya, iyilikler yapma ve başkalarına hizmet etme yeridir. Dünya, Allah'a ve O’nun velilerine muhabbet etme yeridir. Eğer dünya yaşamı ilahi ölçülere göre olursa, çok güzel ve hoş bir yaşam olur. Ama kınanması gereken şey, dünyaya bağlanmaktır. Dünya için çalışan yaşayanlar ve dünyayı dünyadan isteyen kimseler, bu dünyada acı çekerler.

 

-----------

[1]- Nehcü'l-Belâğa, Hikmetli Sözler: 131.




Bu haber 575 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER NURANİ SÖZLER Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI