|
Tweet |
…
Altıncı Adım: Düşünce ve Fikirlerde Kur’ân’ı Ölçü ve Kriter Kabul Etmek
Mümin kimse, Kur’ân-ı Kerîm üzerinde derinlemesine düşündüğünde görür ki, eğer Kur’ân’ı bir Furkan (doğruyu yanlıştan ayıran ölçü) olarak kabul eder ve aklına gelen her düşünceyi ona arz ederse, hak ile bâtıl, doğru ile eğri kendisine açıkça belli olur. Çünkü Kur’ân, hakkı bâtıldan ayıran ilahî bir rehberdir.
Kur’ân’la ünsiyet (içten yakınlık) kurmak ve onu tefekkürle okumak, kulun düşüncelerinin Kur’ân’a dayalı olmasını ve buna bağlı olarak da amelinin Kur’ân merkezli bir hâl almasını sağlamalıdır. Ayrıca Kur’ân’ın açıklanması ve anlaşılması, Hz. Peygamber’in (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s) sözleri doğrultusunda olmalıdır; zira Kur’ân ile Ehl-i Beyt (a.s) birbirinden ayrılmaz bir bütündür ve ilahî ayetlerin gerçek yorumu, ancak hidayet imamları vasıtasıyla mümkün hâle gelir.
Yedinci Adım: Sorunlar ve Sorular Karşısında Kur’ân’a Başvurmak
Kur’ân merkezli bir hayat sürdürebilmek için, şüphe ve sorularla karşılaşıldığında Kur’ân-ı Kerîm’e başvurulabilir. Çünkü Kur’ân, eksiksiz bir kaynaktır ve her konuda ondan yardım alınabilir, ibret çıkarılabilir. Bu yüce kitap, delillerden temsillere, dünya hayatından ahirete, ailevî meselelerden hukukî, siyasî, askerî, ahlâkî ve tarihî konulara kadar geniş bir içeriğe sahiptir. Kur’ân’daki kıssalar da tarihsel gerçeklere dayanır ve üzerinde derin düşünmeyle değerli sonuçlara ulaşmak mümkündür.
Kur’ân-ı Kerîm, Gurbet ve Yalnızlıkta Bir Sığınak
Müminin Kur’ân-ı Kerîm ile kurduğu samimi bağ ve yakınlık, onu yalnızlık ve toplumdan uzaklaşma hissinden kurtarır. İnsan, Kur’ân’la birlikte olduğunda, aslında asla yalnız kalmadığını idrak eder. Çünkü Kur’ân, insanlığın hizmetine sunulmuş büyük bir hazinedir. Onun ayetleri üzerine tefekkür edildiğinde derin anlamlar ortaya çıkar ve kişiye hayat dersi verir.
İmam Zeynelabidin (a.s) bu durumu ne güzel ifade etmiştir:
"Eğer doğuyla batı arasındaki bütün insanlar vefat etseler bile, Kur’ân yanımda olduğu sürece hiçbir şekilde yalnızlık hissetmem." [1]
Hâfız da şöyle diyor:
Ey Hâfız! Yoksulluğun köşesinde ve karanlık gecelerin yalnızlığında,
Eğer zikrin dua ve Kur’ân dersi olursa, gam yeme.
Ustad Mirbâkırî’nin Kur’ân-ı Kerîm Üzerinde Tefekkür İçin Önerdiği Yöntem
Seyyid Muhsin Mirbâkırî, Kur’ân-ı Kerîm’in derin anlam dünyasından faydalanmak isteyen takipçilerine, bu ilahî kelâm üzerinde tefekkür edebilmek için bir yöntem önermektedir.
Ramazan ayında gök kapıları üzerimize açılmıştır ve biz Kur’ân okumaktayız. Ramazan ayı, manevî halimizi şekillendiren bir mevsimdir; oruç tutar, geceleri ibadetle geçiririz. Bu sayede Kur’ân-ı Kerîm’in hakikatlerini idrak etmeye ve ilahî tecellîleri istidadımız ölçüsünde kabule hazır bir zemin oluşur.
Ramazan ayında Kur’ân’ı baştan sona okumamak, bir bakıma büyük bir fırsatı kaçırmak değil midir? Çünkü Kur’ân’da bize sunulması murat edilen ne varsa, inşallah bu ayda sunulacaktır. Elbette, Kur’ân’dan istifademiz sahip olduğumuz manevî kapasiteyle orantılı olacaktır.
Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Peygamber’in (s.a.a) kalbine indirilmiştir. O, büyük bir okyanus gibi derin ve kapsamlı bir varlığa sahiptir. Ancak biz de, bu kutsal kelimelerle ve Kur’ân-ı Kerîm’le ünsiyet kurmalı, bu ilahî rahmet kapısının üzerimize açılması için gayret göstermeliyiz.
Ramazan ayının sonunda göreceğiz ki, iç dünyamızda bambaşka bir hava hâkim olmuştur. Kur’ân’dan yeni bir anlayış, kalbimize inen yeni bir nur elde etmiş oluruz. Bu ayda Kur’ân-ı Kerîm’i baştan sona dikkatle okuyalım; bakalım Allah-u Teâlâ bize ne gibi mesajlar göndermiştir?
Kur’ân Tilavetinde Tefekkürü Derinleştirme
Bir başka öneri de şudur: Eğer Kur’ân-ı Kerîm’i hatmetmek istiyorsanız, yanınıza bir defter alın. Kur’ân okurken aklınıza takılan soruları, dikkat çeken güzellikleri oraya not edin. En başından itibaren konulara göre bir sınıflandırma yapabilirsiniz. Takibi mümkün olan konuların peşine düşün. Bazı ayetler birbirini tamamlar niteliktedir; bu ayetleri not edin ki böylece bir hatim esnasında aynı zamanda tefekkür etmiş olasınız.
Kur’ân üzerine düşünmek (tedebbür) insana nur kazandırır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmuştur:
Bu mübarek (feyizli ve bereketli) kitabı sana indirdik [2] ki, müminler ayetlerini düşünsünler [3] ve akıl sahipleri öğüt alsınlar.” [4]
Kur’ân okumalı ve onunla sürekli bir ünsiyet hâlinde olmalıyız ki, Allah-u Teâlâ’nın tecellîsi kalbimizde bir kıvılcım oluştursun, inşallah.
Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerîm’i ihmal etmeyelim. Güzelliklere eriştiğimizde bunu başkalarıyla da paylaşalım. Sonra göreceğiz ki bu, hem bizim için ne kadar tatlı ve anlamlı hale geliyor ve hem de başkaları için ne kadar değerli oluyor.
Kur’ân’ı yaygınlaştıralım. Onun mesajlarını dile getirelim. Böylece inşallah, hem biz Kur’ân’la iç içe oluruz ve hem de bizim vasıtamızla başkaları da bu ilahî kelâmdan faydalanır. Şunu da bilelim ki, biz Kur’ân’ın bir taşıyıcısı, bir davetçisi olursak, bu hem dünyada bereket getirir ve hem de ahiretteki karşılığı çok daha büyüktür.
Özellikle Ramazan ayında Kur’ân tilavetinin özel bir fazileti vardır. İmam Rıza (a.s) nurlu bir hadisinde şöyle buyuruyor:
"Ramazan ayında bir ayet okuyan kimse, Ramazan ayı dışındaki bir hatim sevabı kazanır."
Şimdi soruyoruz: Bu fazileti kolayca kaybetmeye razı mıyız? İnşallah ki razı değiliz.
Hz. Peygamber’in (s.a.a) Şaban ayındaki nurlu hutbesinde buyurduğu gibi Ramazan için iki şey istemeliyiz:
1-Oruç tutma hususunda başarı,
2-Kur’ân-ı Kerîm tilaveti.
İmam Rıza (a.s) şöyle buyuruyor:
"Ramazan ayında bir ayet okuyan kimse, Ramazan ayı dışında bir hatim sevabı kazanır."
Sonuç olarak, Kur’ân-ı Kerîm üzerinde tefekkür (tedebbür) etmenin önemi, üzerinde dikkatle durulması gereken konulardan biridir. Yüce Allah’ın kelâmını derinlemesine anlamaya yönelik tefekkür, Kur’ânî öğretilerin daha iyi kavranmasına ve insanın iç huzuruna ulaşmasına vesile olur.
Müslümanlar, bu kıymetli zaman dilimini en iyi şekilde değerlendirmeli; Kur’ân ayetleri üzerinde düşünmeye odaklanarak hayatlarını maneviyata ve ruhsal gelişime yönlendirmelidir. Hiç kuşkusuz, özellikle Ramazan ayında Kur’ân tilaveti esnasında tedebbüre de yer verildiğinde, bu durum nefis terbiyesi ve bireysel kemâl açısından büyük bir rol oynar. Bu, kişinin hayatının tüm evrelerinde hidayet ve gelişimin başlangıç noktası hâline gelebilir.
Bu vesileyle yüce Yaratıcı’ya şöyle niyaz ederiz:
“Allah’ım! Kur’ân-ı Kerîm üzerinde tefekkür etmenin lezzetini ve tatlılığını bizlere nasip eyle. Bizleri hayatımız boyunca ilahî hükümlere amel eden kullarından kıl. Kitab-ı Mübin’inin ayetleri ve apaçık delilleri hürmetine bizlere yardım eyle ve bizi takva mertebesine ulaştır.”
----------
[1]- Sahife-i Nur, c.20, s. 602.
[2]- Sâd, 29.
[3]- Sâd, 29.
[4]- Sâd, 29.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
