|
Tweet |
Bismillahirrahmanirrahîm
Bu yazı, İslam’da esansın önemini açıklamak amacıyla, farklı zaman ve mekânlarda esans kullanmanın özel adabını, rivayetler ve bilim açısından dünyevi ve uhrevi özelliklerini ve etkilerini, ayrıca güzel kokudan pratik olarak yararlanma yollarını incelemektedir.
Bu güzel sünnetin yaygınlaştırılması, Müslümanların bireysel ve toplumsal açıdan daha güzel ve düzenli olmalarına yardımcı olabilir; hoş kokulu ve ferahlatıcı bir ortam oluşturarak insanların ruh hâli üzerinde olumlu bir etki bırakabilir ve başkalarının İslami değerlere yönelmesine katkıda bulunabilir. Hz. Peygamber’in (s.a.a.) uygulamalı sünneti, İslam’da esans kullanımı konusunda Müslümanlar için en güzel örnektir.
İslam’da Esansın Önemi ve Yeri
İslam’da “esans” özel bir yere sahiptir ve Hz. Peygamber’in (s.a.a) temizlik ve süslenmenin göstergelerinden biri olarak önem verdiği hususlardan biridir. O, yalnızca kendisi düzenli olarak güzel koku kullanmakla kalmaz, aynı zamanda ümmetine de her zaman bunu tavsiye ederdi.
İslam’da esansın önemi yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir boyuta da sahiptir. Hz. Peygamber’den (s.a.a) ve İmamlar’dan (a.s) İslam’da “esansın fazileti ve önemi” hakkında çok sayıda hadis nakledilmiştir. Bu da onların bu konuya ne denli önem verdiklerini göstermektedir.
Örneğin rivayetlerde, Hz. Peygamber’in (s.a.a) yiyecek masrafından daha fazla parayı parfüm temini için harcadığı [1] ve kendisine “esans” hediye edildiğinde bunu hiçbir zaman geri çevirmediği belirtilmektedir. Ayrıca güzel koku kullanmayı kendi sünnetlerinden biri olarak kabul etmiş ve özellikle cuma günü bunu yapmaya önem vermiştir. Bütün bunlar, İslam’da esans kullanımının özel yerini göstermektedir.
İslam’da Esans Kullanımının Tavsiye Edildiği Zamanlar
İslam’da esans kullanımına yapılan vurgu, Müslümanların güzel kokmasının önemini göstermektedir. İslam kültüründe ve Ehlibeyt’in (a.s) rivayetlerinde “güzel koku ve esans” kullanımı özel bir yere sahiptir ve farklı zamanlarda kullanılması tavsiye edilmiştir. Bu zamanlar genel olarak üç gruba ayrılabilir: Günlük kullanım (en yüksek miktar), iki günde bir kullanım (orta miktar) ve cuma günü kullanım (en düşük miktar).
1. Günlük Kullanım
İmam Musa Kâzım (a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Erkeğin hergün güzel koku kullanması uygundur.” [2]
Bu ifade, günlük yaşamda düzenli olarak esans kullanmanın önemini göstermektedir.
2. İki Günde Bir Kullanım
Hz. Peygamber (s.a.a), Cebrail’den (a.s) naklederek şöyle buyurmuştur:
“Dostum Cebrail bana şöyle dedi: İki günde bir kendini güzel kokuyla kokulandır; cuma günleri ise, bu işi kesinlikle terk etme.” [3]
Bu tavsiye, İslam’da güzel koku kullanımının orta düzeyini ifade etmekte ve özellikle cuma gününde koku kullanımının önemini vurgulamaktadır.
3. Cuma Günü Kullanım
Allah Resulü (s.a.a) Emirü’l-Müminin Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Ey Ali! Her cuma kendini güzel kokuyla kokulandır; çünkü bu benim sünnetimdendir ve kokusu senden hissedildiği sürece senin için bir sevap yazılır.” [4]
Ayrıca Osman bin Maz’un esans kullanmayı bırakmaya niyet ettiğinde, Hz. Peygamber’in (s.a.a) şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“Esansı bırakma; çünkü melekler müminin güzel kokusunu koklarlar. Bu nedenle en azından cuma günü güzel koku kullan.” [5]
Bu genel zamanlamanın yanı sıra, rivayetlerde güzel koku kullanılması için başka özel durumlara da işaret edilmektedir:
Abdestten Sonra:
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Allah Resulü (s.a.a) için kalaydan yapılmış bir misk kabı vardı; her abdestten sonra hemen onu eline alır ve kendisini güzel kokuyla kokulandırırdı.” [6]
Abdest adabında da abdest tamamlandıktan sonra güzel koku kullanılması tavsiye edilmiştir; böylece zahirî ve bâtınî temizliğin birlikte elde edilmesi amaçlanır. [7] İslam’da esans kullanma sünnetinin kökü, Hz. Peygamber’in (s.a.a) uygulamalarına dayanmaktadır.
Namaz Sırasında:
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Güzel koku sürünerek kılınan namaz, güzel koku sürünmeden kılınan 70 namazdan daha faziletlidir; [8] esans sürünerek kılınan 2 rekât namaz, esans sürünmeden kılınan 70 rekât namazdan daha iyidir.”
İmam Humeynî’nin (r.a) uygulaması da onun namaz sırasında her zaman esans kullandığını ve İslam’da esans kullanımının önemine özel bir dikkat gösterdiğini ortaya koymaktadır. [9]
Oruçluyken:
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Güzel koku, oruçlunun hediyesidir.” [10]
Ayrıca şöyle buyurmuştur:
“Kim oruçlu olduğu hâlde günün başlangıcında kendisini güzel bir kokuyla kokulandırırsa, aklını hiçbir zaman kaybetmez.” [11]
(Açlık ve susuzluktan kaynaklanan öfke ve asabiyetten uzak durmaya işaret edilmektedir.)
Ramazan Ayı:
İmam Cafer-i Sâdık (a.s), Ramazan ayının ilk gününün amelleri hakkında şöyle buyurmuştur:
“… ve kendisini gül suyuyla güzel kokulu hâle getirsin…” [12]
Bugün gül suyunun yüze ve başa dökülmesinin de faziletli olduğu belirtilmiştir. [13]
Ziyaret Sırasında:
Masumların (a.s) ziyaretinin adabından biri, temiz ve uygun kıyafetler giymek ve kendini güzel kokulu hâle getirmektir. [14]
Nevruz Bayramı:
İmam Cafer-i Sâdık (a.s), Muallâ bin Huneys’e şöyle buyurmuştur:
“Nevruz günü geldiğinde guslet ve kendini tamamen güzel kokulu hâle getir.” [15]
Seyahat Sırasında:
Allah Resulü’nün (s.a.a) seyahat ederken yanında esans şişesi de dâhil olmak üzere 6 şeyi bulundurduğu nakledilmiştir. [16]
Bu rivayetler ve Masumların (a.s) uygulamaları, İslam’da farklı zamanlarda esans kullanmanın yalnızca müstehap bir davranış olmadığını, aynı zamanda temizliğe, düzenli ve bakımlı olmaya ve ilahi sünnetlere uymaya verilen önemin bir göstergesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
İslam’da Esans Kullanılması Tavsiye Edilen Bölgeler
İslam’da esans kullanılması için belirli bölgeler rivayetlerde zikredilmiştir. Esansın vücudun herhangi bir bölgesine uygulanması caiz olmakla birlikte, kokudan daha fazla yararlanmak ve kokunun daha iyi yayılmasını sağlamak amacıyla İslami rivayetlerde vücudun belirli bölgelerinde esans kullanılmasına özellikle vurgu yapılmıştır.
Bilimsel açıdan da vücudun nabız noktalarında esans kullanılması, kan dolaşımının daha güçlü ve cilt sıcaklığının daha yüksek olması nedeniyle kokunun daha iyi buharlaşmasını ve daha fazla yayılmasını sağlar. Bununla birlikte, esans uygulanacak bölgedeki cilt hassasiyetinin de dikkate alınması önemlidir. Ehlibeyt’in (a.s) rivayetlerinde esans kullanılması için aşağıdaki bölgelere işaret edilmiştir:
1. Bıyık (Dudak Üzerindeki Kıllar)
Hz. Ali (a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Bıyığa koku sürmek, peygamberlerin ahlakındandır ve amel yazan şerefli melekleri onurlandırmaktır.” [17]
Bu uygulama yalnızca kişinin güzel kokmasına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda amelleri yazan melekleri onurlandırmanın bir göstergesi olarak kabul edilir.
2. Sakal
Allah Resulü’nün (s.a.a) bol miktarda esans kullandığı, öyle ki bunun etkisinin mübarek sakalında ve saçlarında görüldüğü nakledilmiştir. [18] Bu, güzel görünüm ve güzel kokunun Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetindeki önemini göstermektedir.
3. Boynun Alt Kısmındaki Çukur
Hasan bin Cehm şöyle rivayet etmektedir: “İmam Rıza’nın (a.s) huzuruna gittim. Yanıma içinde misk bulunan bir kap getirildi. Bana şöyle buyurdu: ‘Bu miskten al ve kendine sür.’ Bir miktar aldım ve kendime sürdüm. Buyurdu: ‘Biraz daha al ve boynunun alt kısmındaki çukura sür.’” [19]
İmam Rıza’nın (a.s) bu tavsiyesi, vücudun bu bölgesinin de esans kullanımı için uygun olduğunu göstermektedir.
4. Secde Yeri
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur:
“İmam Cafer-i Sâdık’ın (a.s) secde ettiği yer, güzel koku sayesinde tanınırdı.” [20]
Bu rivayet, Masum İmamların (a.s) ibadet yerlerinin dahi güzel kokulu olduğunu ve İslam’da esansın özel bir yere sahip bulunduğunu göstermektedir.
5. Namaz Yeri (Evde)
Âişe şöyle nakletmektedir: “Hz. Peygamber (s.a.a) bize evlerde bir namaz yeri hazırlamamızı, onu temiz ve güzel kokulu hâle getirmemizi emretmişti.” [21]
Bu, evdeki ibadet ortamının temiz ve güzel kokulu olmasının önemini göstermektedir.
İslam’da Gül ve Esans Koklamanın Adabı
İslam’da “gül ve esans” koklamanın adabına da önem verilmiştir. İslam kültüründe gül ve güzel kokulu maddeleri koklamanın kendine özgü bir adabı vardır. Mâlik Cühenî, İmam Cafer-i Sâdık’a (a.s) bir gül takdim ettiğini rivayet eder. İmam (a.s) gülü alıp kokladı, ardından gözlerine sürdü ve şöyle buyurdu:
“Kim bir gülü alır, koklar, gözlerine sürer ve ‘Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in Ehlibeyt’ine salât eyle’ derse, gül henüz yere konulmadan günahları bağışlanır.” [22]
İmam Hâdî’den (a.s) de buna benzer bir rivayet nakledilmiştir. İmam (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Kim bir gülü koklar, gözlerine sürer ve Muhammed’e ve Muhammed’in Ehlibeyt’ine salât gönderirse, Yüce Allah onun için Mekke, Şam ve Irak arasında uzanan Âlic çölünün genişliği kadar sevap yazar ve o çölün kumlarının sayısı kadar günahını siler.” [23]
Hz. Peygamber (s.a.a) de bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Sizden birine gül verildiğinde onu koklasın ve gözlerine sürsün; çünkü o cennettendir. Size bir gül hediye edildiğinde onu geri çevirmeyin.” [24]
Ayrıca “gül suyu kullanımı” hakkında şöyle buyurmuştur:
“Kim gül suyunu yüzüne sürerse, o gün kendisine sıkıntı ve kötü hâl ulaşmaz. Gül suyunu yüzüne ve ellerine sürdüğünde Allah’a hamdetsin ve Muhammed’e ve onun Ehlibeyt ‘ine salât göndersin.” [25]
İslam’da Esans Kullanımının Yasaklandığı Durumlar
Esans kullanımına çokça vurgu yapılmış olmakla birlikte, bazı durumlarda İslam’da esans kullanımı yasaklanmıştır:
1. Allah’tan Başkası İçin
Allah’ın rızası dışında birinin hoşnutluğunu kazanmak amacıyla güzel koku kullanmak, rivayetlerde kınanmıştır. [26] Rivayette şöyle geçmektedir:
“Kim Allah için esans sürerse, kıyamet günü misk kokusundan daha güzel bir kokuyla mahşere gelir. Kim Allah’tan başkası için esans sürerse, kıyamet günü leşten daha kötü kokan bir hâlde mahşere gelir.” [27]
2. İhramlı Kişi İçin
İslam hukukuna göre hac ihramında bulunan kişinin güzel kokulu esanslar kullanması caiz değildir. [28] İhramlı kişinin esans kullanmasının yasaklanmasının hikmetlerinden biri, huşu hâlini korumak ve süsten uzak durmaktır.
3. İtikâfa Giren Kişi İçin
İtikâfta bulunan kişinin de güzel kokuları koklaması ve güzel kokulu parfümler kullanması yasaklanmıştır. [29]
4. Kadınların Namahrem Erkeklerin Karşısında
Kadınların namahrem erkeklerin karşısında güzel koku veya parfüm kullanmasının İslam’da yasaklanması, kadın ile namahrem erkek arasındaki mahremiyet sınırlarını koruma amacı taşımaktadır. Namahrem erkeklerin bulunduğu ortamlara çıkan kadınların parfüm kullanmalarının yasaklanması hakkında Hz. Peygamber’den (s.a.a) çok sayıda rivayet nakledilmiş ve bu davranış “bir tür zina” olarak nitelendirilmiş, ateşe ve utanca sebep olduğu belirtilmiştir. [30]
Kadınlara özgü parfümler konusunda, renginin belirgin, kokusunun ise gizli olması tavsiye edilmiştir. Erkekler için ise, bunun tersi olarak müstehap kabul edilmiştir. [31] Birçok âlim, Müslüman kadının parfümü yalnızca eşi için kullanmasının daha uygun olduğunu düşünmektedir. [32]
İslam’da Esans Kullanımının Etkileri ve Faydaları
İslam’da esans ve güzel koku kullanımının çeşitli etkileri ve faydaları olduğu belirtilmiştir. İslam kültüründe esans ve güzel koku kullanmak, dünyada ve ahirette birçok etki ve bereketi beraberinde getirir. Ehlibeyt’in (a.s) rivayetlerinde bu etkilerin farklı boyutlarına değinilmiştir. Bunları aşağıda ele alacağız:
1. Kıyamette Bir Nur
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) koku sürmenin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:
“Kim bir Müslümanın başına ve yüzüne koku sürerse, Yüce Allah onun için kıyamet gününde her bir kıl karşılığında bir nur yaratır.” [33]
Bu büyük ödül, güzel koku aracılığıyla başkalarında hoş bir duygu oluşturmanın önemini göstermektedir.
2. Kalbi Güçlendirme
Hz. Peygamber (s.a.a), güzel kokunun insanın ruhu ve bedeni üzerindeki etkisi hakkında şöyle buyurmuştur:
“Güzel koku kalbi güçlendirir.” [34]
Bu hadis, güzel koku ile ruhsal ve duygusal sağlık arasındaki derin ilişkiyi ifade etmektedir.
3. Aklı Güçlendirme
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) güzel kokunun bir diğer faydasını açıklarken şöyle buyurmuştur:
“Güzel koku aklı sağlamlaştırır ve cinsel gücü artırır.” [35]
Bu rivayet, güzel kokunun zihinsel ve bedensel güçler üzerindeki olumlu etkisini vurgulamaktadır.
4. Sevinç ve Mutluluk
Emirü’l-Müminin Ali (a.s) güzel kokunun neşe oluşturmaktaki rolü hakkında şöyle buyurmuştur:
“Güzel koku kullanmak ve … sevinç ve mutluluğun sebeplerindendir.” [36]
Esans, koku alma duyusu üzerindeki etkisi sayesinde insanda olumlu duygular uyandırabilir.
Yukarıda belirtilen etkilere ek olarak, Masum İmamların (a.s) sözlerinde güzel koku kullanmanın 10 başka faydasına da işaret edilmiştir [37]:
Peygamber’in Sünnetine Uymak:
Esans kullanmak, Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetine ve yöntemine uymaktır. Hz. Peygamber’in (s.a.a) uygulamalı sünneti, İslam’da güzel koku kullanımı konusunda Müslümanlar için en güzel örnektir.
Rızık ve Geçimin Artması:
İslam’da güzel koku kullanımının etkilerinden biri, rızık ve geçimin artmasıdır. Güzel kokulu olmak, bereketin ve rızkın artması üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir.
Amelleri Yazan Melekleri Onurlandırmak:
Melekler kötü kokudan hoşlanmaz ve güzel koku onları memnun eder. İslam’da güzel koku kullanımının tavsiye edilmesinin en önemli nedenlerinden biri de budur.
Başkalarına Saygı:
Güzel koku kullanmak bir bakıma başkalarına saygı göstermek ve onların durumunu gözetmektir. Esasen İslam’da güzel koku kullanımının önemi, bireysel boyutunun yanı sıra toplumsal bir boyuta da sahiptir.
Namazı Yüceltmek ve Namaza Hazırlanmak:
Güzel kokulu olmak, ibadete daha fazla hazırlık ve dikkat hâli oluşturur. İslam’da güzel koku kullanımının önemli yönlerinden biri, ibadet sırasında huzur ve yoğunlaşma duygusu oluşturması üzerindeki etkisidir.
Cuma Gününü Yüceltmek ve Ona Saygı Göstermek:
Daha önce belirtildiği üzere, cuma günü güzel koku kullanmak müekked sünnetlerden biridir.
Camiye Saygı Göstermek ve Yüceltmek:
Camiye giderken kendini güzel kokulu hâle getirmek, bu kutsal mekâna saygı göstermenin bir şeklidir.
Gıybeti Önlemek:
Bazı insanların kötü kokması, başkalarının onlar hakkında gıybet etmesine neden olabilir; güzel koku kullanmak bunu önler.
Bu çeşitli etkiler ve faydalar, İslam’da ve Ehlibeyt’in (a.s) saf kültüründe güzel koku kullanımının önemini ve yüksek konumunu göstermektedir.
Modern Bilimde Koku Tedavisi
İslam’da “güzel koku” konusu ile bazı ortak yönleri bulunan koku tedavisi (aromaterapi), günümüzde tamamlayıcı ve alternatif tıbbın bir dalı olarak dünya genelinde ilgi görmektedir. Bu alanda kapsamlı bilimsel araştırmalar yapılmış ve dikkate değer sonuçlar elde edilmiştir. [38] Bu araştırmaların bulguları arasında şunlar yer almaktadır:
1- Ruh Hâli Üzerinde Canlandırıcı Etki: Hoş kokular, ruhsal ve psikolojik sorunlar yaşayan hastalar üzerinde olumlu ve canlandırıcı etkiler göstermekte; depresyon ve kaygının tedavisinde etkili olmaktadır.
2- İnsan İlişkilerini Güçlendirme: Güzel koku, insanlar, özellikle eşler arasında duygusal bağ kurulmasında ve insan ilişkilerinin güçlendirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
3- Özgüveni Artırma: Hoş bir kokuyu içine çekmek, özgüvenin artmasına ve ruh hâlinin iyileşmesine yardımcı olabilir.
4- Zihinsel İşlevlerin İyileştirilmesi: Hoş kokular düşünme yeteneğini, uyanıklığı ve konsantrasyonu artırır; zihinsel baskıyı ve olumsuz düşünceleri azaltır.
5- Sinir Sisteminin Düzenlenmesi: Güzel koku, sağlığı destekleyen bir etken olarak görev yapabilir ve sempatik ve parasempatik sinir sistemlerini düzenleyebilir.
6- Hormonal Dengenin Sağlanması: Güzel kokular, hormonların dengelenmesinde ve doğru şekilde salgılanmasında rol oynayabilir. Hormonal uyum, sağlığın önemli etkenlerinden biridir.
Sonuç
İslam’da esans ve güzel koku yüksek bir konuma sahiptir ve Hz. Peygamber (s.a.a) ile Masum İmamlar (a.s) güzel koku ve parfüm kullanımını her zaman teşvik etmişlerdir. Bu peygamberî sünnet yalnızca bir temizlik ve süslenme uygulaması olarak önemsenmemiş, aynı zamanda namaz, cuma günü, abdestten sonra, oruçluyken, ziyaret sırasında ve bayramlarda olduğu gibi özel zamanlarda da tavsiye edilmiştir. Çok sayıda rivayet, güzel koku kullanımının faziletlerine ve dünyevî ve uhrevî etkilerine işaret etmektedir. Bunlar arasında “kıyamette nurlanma, kalbin ve aklın güçlenmesi, sevinç ve mutluluk ile rızkın artması” yer almaktadır. Ayrıca İslam’da Allah’tan başkası için güzel kokulanmak ve kadınların namahrem erkeklerin karşısında parfüm kullanması yasaklanmıştır.
------------
[1]- Muhammed Bâkır Meclisî, Bihârü’l-Envâr, c. 16, s. 248.
[2]- Muhammedî Reyşehrî, Mîzânü’l-Hikme, c. 7, s. 3339.
[3]- Feyz Kâşânî, Sünenü’n-Nebî (s.a.a), s. 106.
[4]- Râzîüddin Tabersî, Mekârimü’l-Ahlâk, s. 83.
[5]- Muhammedî Reyşehrî, Mîzânü’l-Hikme, c. 7, s. 3339.
[6]- Râzîüddin Tabersî, Mekârimü’l-Ahlâk, s. 82.
[7]- Şeyh Abbas Kummî, Mefâtîhü’l-Cinân, s. 49.
[8]- Râzîüddin Tabersî, Mekârimü’l-Ahlâk, s. 82.
[9]- Abbas Azîzî, Koku: Namazın ve Hayatın Süsü, s. 41.
[10]- Muhammedî Reyşehrî, Mîzânü’l-Hikme, c. 7, s. 3339.
[11]- Muhammedî Reyşehrî, Mîzânü’l-Hikme, c. 7, s. 3339.
[12]- Abbas Azîzî, Koku: Namazın ve Hayatın Süsü, s. 59.
[13]- Şeyh Abbas Kummî, Mefâtîhü’l-Cinân, s. 901.
[14]- Şeyh Abbas Kummî, Mefâtîhü’l-Cinân, s. 256.
[15]- Şeyh Abbas Kummî, Mefâtîhü’l-Cinân, s. 1053.
[16]- Abbas Azîzî, Koku: Namazın ve Hayatın Süsü, s. 45.
[17]- Muhammed Hasan Kâşânî, Mahaccetü’l-Beyzâ, c. 2, s. 23.
[18]- Feyz Kâşânî, Sünenü’n-Nebî (s.a.a), s. 101.
[19]- Abbas Azîzî, Koku: Namazın ve Hayatın Süsü, s. 35.
[20]- Muhammed bin Yakub Küleynî, el-Kâfî, c. 6, s. 511.
[21]- Hüseyin Seyyidî, Bahar Çiçeklerinin Adaşı, s. 44.
[22]- Râzîüddin Tabersî, Mekârimü’l-Ahlâk, s. 41.
[23]- Râzîüddin Tabersî, Mekârimü’l-Ahlâk, s. 81.
[24]- Râzîüddin Tabersî, Mekârimü’l-Ahlâk, s. 81; Hüseyin Seyyidî, Bahar Çiçeklerinin Adaşı, s. 210.
[25]- Râzîüddin Tabersî, Mekârimü’l-Ahlâk, s. 86.
[26]- Muhammedî Reyşehrî, Mîzânü’l-Hikme, c. 7, s. 3341.
[27]- Medenî Şîrâzî, Riyâzü’s-Sâlikîn, c. 3, s. 282.
[28]- Şeyh Bâkır İrevânî, İstidlâlî Fıkıh, s. 213.
[29]- Şeyh Bâkır İrevânî, İstidlâlî Fıkıh, s. 147.
[30]- Ahmediyân, Nehcü’l-Fesâha, s. 411, h. 177.
[31]- Ahmediyân, Nehcü’l-Fesâha, h. 1516.
[32]- Hüseynî Deştî, Meârif ve Meârîf, c. 7, s. 388.
[33]- Abbas Azîzî, Koku: Namazın ve Hayatın Süsü, s. 56.
[34]- Muhammedî Reyşehrî, Mîzânü’l-Hikme, c. 7, s. 3338.
[35]- Muhammed Bâkır Meclisî, Bihârü’l-Envâr, c. 62, s. 275.
[36]- Muhammed Bâkır Meclisî, Bihârü’l-Envâr, c. 73, s. 141.
[37]- Rıza Câhid, Manevî Eczane, s. 208.
[38]- Zübeyde Hudâî, Allah’ım! Ne Yiyeyim, s. 182.
