Bugun...



Şaban Ayının Amelleri

Şaban Ayının Amelleri

facebook-paylas
Tarih: 21-01-2026 11:54

Şaban Ayının Amelleri

Müşterek (Ortak) Ameller

 

1- Oruç tutmak

2- Salavat getirmek

3- Sadaka vermek

4- Şabaniye Münacatını okumak

5- Her gün yetmiş defa şu zikri söylemek:

اَسْتَغْفِر اللهَ وَاَسْأَلُهُ التَّوْبَةَ

"Esteğfirullahe ve es'eluh'ut-tövbe."

“Allah’tan bağışlanma ve O’ndan, tövbe (etme tevfikini) dilerim.”

 

6- Yine yetmiş defa şu şekilde Allah’tan mağfiret dilemek:

اَسْتَغْفِر اللهَ الّذي لا اِلـهَ اِلاَّ هُوَ الرَّحْمنُ الرَّحيمُ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَاَتُوبُ اِلَيْهِ

"Esteğfirullahellezî la ilahe illa huve'r-rahman'ur-rahim, el-hayy'ul-gayyûm ve etûbu ileyh."

“Kendisinden başka ilah olmayan; Rahman, Rahim, diri, ve varlıkları ayakta tutan, Allah’tan mağfiret diliyorum ve O’na tövbe ediyorum.”

 

7- 1000 defa şu zikri söylemek:

لا اِلـهَ إلاَّ اللهُ وَلا نَعْبُدُ إِلاّ اِيّاهُ مُخلِصينَ لَهُ الدّينَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ

“Kendisinden başka ilâh olmayan; Rahman, Rahim, diri ve varlıkları ayakta tutan Allah’tan mağfiret diliyorum ve O’na tövbe ediyorum.”

8- Şabanın her perşembe günü iki rekât namaz kılarak, her rekâtında bir Fâtiha ve 100 defa İhlâs Suresi’ni okumak. Namazı bitirdikten sonra da 100 defa Resulullah ve Ehlibeyt’ine salâvat getirmek.

 

9- Şabanın her öğle namazından sonra ve gecesinde İmam Zeynülabidin’den (a.s) rivayet edilen şu salâvat-ı şerifeyi okumak:

اَللّهُمَ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ و َآلِ مُحَمَّدٍ شَجَرَةِ النُّبُوَّةِ وَ مَوْضِعِ الرِّسالَةِ وَ مُخْتَلَفِ الْمَلاَّئِکَةِ وَ مَعْدِنِ الْعِلْمِ وَ اَهْلِ بَیْتِ الْوَحْىِ

اَللّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ و َآلِ مُحَمَّدٍ الْفُلْکِ الْجارِیَةِ فِى اللُّجَجِ الْغامِرَةِ یَامَنُ مَنْ رَکِبَها وَ یَغْرَقُ مَنْ تَرَکَهَا الْمُتَقَدِّمُ لَهُمْ مارِقٌ وَالْمُتَاَخِّرُ عَنْهُمْ زاهِقٌ وَاللاّزِمُ لَهُمْ لاحِقٌ. اَللّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ الْکَهْفِ الْحَصینِ وَ غِیاثِ الْمُضْطَرِّ الْمُسْتَکینِ وَ مَلْجَاءِ الْهارِبینَ وَ عِصْمَةِ الْمُعْتَصِمینَ

اَللّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ صَلوةً کَثیرَةً تَکُونُ لَهُمْ رِضاً وَ لِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ اَداَّءً وَ قَضاَّءً بِحَوْلٍ مِنْکَ وَ قُوَّةٍ یا رَبَّ الْعالَمینَ. اَللّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ الطَّیِّبینَ الاْبْرارِ الاْخْیارِ الَّذینَ اَوْجَبْتَ حُقُوقَهُمْ وَ فَرَضْتَ طاعَتَهُمْ وَ وِلایَتَهُمْ

اَللّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ وَاعْمُرْ قَلْبى بِطاعَتِکَ وَلا تُخْزِنى بِمَعْصِیَتِکَ وَارْزُقْنى مُواساةَ مَنْ قَتَّرْتَ عَلَیْهِ مِنْ رِزْقِکَ بِما وَسَّعْتَ عَلَىَّ مِنْ فَضْلِکَ وَ نَشَرْتَ عَلَىَّ مِنْ عَدْلِکَ وَ اَحْیَیْتَنى تَحْتَ ظِلِّکَ وَ هذا شَهْرُ نَبِیِّکَ سَیِّدِ رُسُلِکَ شَعْبانُ الَّذى حَفَفْتَهُ مِنْکَ بِالرَّحْمَةِ وَالرِّضْوانِ الَّذى کانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَیْهِ وَ آلِه وَ سَلَّمَ یَدْاَبُ فى صِیامِهِ وَ قِیامِهِ فى لَیالیهِ وَ اَیّامِهِ بُخُوعاً لَکَ فى اِکْرامِهِ وَاِعْظامِهِ اِلى مَحَلِّ حِمامِهِ

اَللّهُمَّ فَاَعِنّا عَلَى الاِسْتِنانِ بِسُنَّتِهِ فیهِ وَ نَیْلِ الشَّفاعَةِ لَدَیْهِ اَللّهُمَّ وَاجْعَلْهُ لى شَفیعاً مُشَفَّعاً وَ طَریقاً اِلَیْکَ مَهیَعاً وَاجْعَلْنى لَهُ مُتَّبِعاً حَتّى اَلْقاکَ یَوْمَ الْقِیمَةِ عَنّى راضِیاً وَ عَنْ ذُنُوبى غاضِیاً قَدْ اَوْجَبْتَ لى مِنْکَ الرَّحْمَةَ وَالرِّضْوانَ وَ اَنْزَلْتَنى دارَ الْقَرارِ وَ مَحَلَّ الاْخْیارِ

“Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et; onlar nübüvvetin ağacı, risaletin (lâyık) mekânı, meleklerin (sürekli) uğradıkları, ilmin madeni ve vahyin Ehlibeyt’idirler.

Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et; onlar derin girdaplarda yüzen (hidayet ve irfan) gemileridirler; o gemilere binen kurtulur, binmeyen ise boğulur. Onlardan öne geçen (hidayet çizgisinden) dışarıya çıkar; onlardan geriye kalanın (amelleri) yok olur. Onlardan ayrılmayan ise, onlara kavuşur.

Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et; onlar (ümmetin) sağlam kalesi, perişan ve çaresiz insanların imdatçısı, kaçanların sığınağı ve korunmak isteyenlerin koruyucusudurlar. Allah’ım Muhammed ve Ehlibeyt’ine öyle çok rahmet et ki onları hoşnut etsin, Muhammed ve Ehlibeyt’inin hakkının eda edilmesine vesile olsun; kendi güç ve kuvvetinle ey âlemlerin Rabbi!

Allah’ım! Muhammed’e ve haklarını (ümmetin) üzerine farz kıldığın, itaat ve velayetlerini farz ettiğin tertemiz, iyi ve seçkin Ehlibeyt’ine rahmet et. Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet et. İtaatinle kalbimi şenlendir. Sana karşı yaptığım günahlarla beni rezil eyleme. Rızkını dar tuttuğun (fakir) kimselerin sıkıntısını paylaşmayı bana nasip et; zira kendi fazl-u kereminden bana bolluk gösterdin; beni adaletine mazhar kıldın ve kendi gölgende beni ihya ettin.

(Allah’ım!) Bu ay peygamberlerinin efendisi olan Peygamberin (Muhammed)in ayı şabandır. Öyle bir aydır ki onu rahmet ve rızana büründürdün. (Allah’ım!) Resulullah (s.a.a), bu ayın gece ve gündüzlerinde, sonuna kadar oruç ve ibadete son derece özen gösteriyor ve bu aya değer verip tazim etmekte sana karşı mütevazı olmayı yeğliyordu.

Allah’ım! Bize de bu ayda onun sünnetine uymak ve şefaatine nail olmak için yardımcı ol. Allah’ım! Onu benim için şefaati makbul bir şefaatçi ve sana götürecek pürüzsüz bir yol karar kıl. Allah’ım! Kıyamet gününde benden razı olduğun, günahlarıma göz yumduğun, rahmet ve rızanı benim için kesinleştirdiğin, beni ebediyet yurdu ve seçkin insanların yeri olan (cennete) yerleştirdiğin bir halde sana kavuşuncaya kadar, Peygamberinin izinden gitmeyi bana nasip eyle.”

 

Günlere ve Gecelere Mahsus Ameller

Birinci Gece

1- Fatiha'dan sonra 11 kere ihlas suresinin okunduğu 12 rekatlı namaz kılmak.

 

Birinci Gün

1- Oruç tutmak

 

Üçüncü Gün

1- Oruç tutmak

2- Şu duanın okunması:

اللّهُمَّ اِنّى اَسْئَلُکَ بِحَقِّ الْمَوْلُودِ فى هذَا الْیَوْمِ الْمَوْعُودِ بِشَهادَتِهِ قَبْلَ اْستِهْلالِهِ وَ وِلادَتِهِ بَکَتْهُ السَّماَّء ُوَ مَنْ فیها وَالاْرْضُ وَ مَنْ عَلَیْها وَ لَمّا یَطَاْ لابَتَیْها قَتیلِ الْعَبْرَةِ وَ سَیِّدِ الاُْسْرَةِ الْمَمْدُودِ بِالنُّصْرَةِ یَوْمَ الْکَرَّةِ الْمُعَوَّضِا مِنْ قَتْلِهِ اَنَّ الاْئِمَّةَ مِنْ نَسْلِهِ وَالشِّفاَّءَ فى تُرْبَتِهِ والْفَوْزَ مَعَهُ فى اَوْبَتِهِ والاْوصِیاَّءَ مِنْ عِتْرَتِهِ بَعْدَ قاَّئِمِهِمْ وَ غَیْبَتِهِ حَتّى یُدْرِکُوا الاْوْتارَ وَ یَثْاَروُا الثّارَ وَ یُرْضُوا الْجَبّارَ وَ یَکُونُوا خَیْرَ اَنْصارٍ صَلَّى اللهُ عَلَیْهِمْ مَعَ اْختِلافِ اللَّیلِ وَالنَّهارِ

اَللّهُمَّ فَبِحَقِّهِمْ اِلَیْکَ اَتَوَسَّلُ وَ اَسْئَلُ سُؤالَ مُقْتَرِفٍ مُعْتَرِفٍ مُسیَّئٍ اِلى نَفْسِهِ مِمَّا فَرَّطَ فى یَوْمِهِ وَ اَمْسِهِ یَسْئَلُکَ الْعِصْمَةَ اِلى مَحَلِّ رَمْسِهِ. اَللّهُمَّ فَصَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَ عِتْرَتِهِ وَاحْشُرْنا فى زُمْرَتِهِ وَ بَوِّئْنا مَعَهُ دارَ الْکَرامَةِ وَ مَحَلَّ الاِقامَةِ

اَللّهُمَّ وَ کَما اَکْرَمْتَنا بِمَعْرِفَتِهِ فَاَکْرِمْنا بِزُلْفَتِهِ وَارْزُقْنا مُرافَقَتَهُ وَ سابِقَتَهُ وَاجْعَلْنا مِمَّنْ یُسَلِّمُ لاِمْرِهِ وَ یُکْثِرُ الصَّلوةَ عَلَیْهِ عِنْدَ ذِکْرِهِ وَ عَلى جَمیعِ اَوْصِیاَّئِهِ وَ اَهْلِ اَصْفِیاَّئِهِ الْمَمْدُودین مِنْکَ بِالْعَدَدِ الاِْثْنَىْ عَشَرَ النُّجُومِ الزُّهَرِ وَالْحُجَجِ عَلى جَمیعِ الْبَشَرِ

اَللّهُمَّ وَهَبْ لَنا فى هذَا الْیَوْمِ خَیْرَ مَوْهِبَةٍ وَ اَنْجِحْ لَنا فیهِ کُلَّ طَلِبَةٍ کَما وَ هَبْتَ الْحُسَیْنَ لِمُحَمَّدٍ جَدِّهِ وَ عاذَ فُطْرُسُ بِمَهْدِهِ فَنَحْنُ عائِذُونَ بِقَبْرِهِ مِنْ بَعْدِهِ نَشْهَدُ تُرْبَتَهُ وَننْتَظِرُ اَوْبَتَهُ آمینَ رَبَّ الْعالَمینَ

Allah’ım! Henüz dünyaya gelmeden şehit olacağı haber verilen ve henüz yeryüzüne ayak basmadan gök ve gökyüzünde olanlarla yer ve yeryüzünde bulunanların, (mazlumiyetine) ağladıkları, bu (mübarek) günde dünyaya gelen kişinin (Hz. Hüseyin’in) hakkına sana el açıyorum. O, (her müminin) kendisine ağlayacağı şehittir. (Ehlibeyt) ailesinin efendisi ve rec’at gününde (düşmanlarından intikam alarak) zafer bulacak kimsedir. Şehadetine karşılık, (Masum) İmamlar onun neslinde kararlaştırılmış, türbesinin toprağı şifa vesilesi kılınmıştır. Kaim-i Ehlibeyt’in (Hz. Mehdi’nin) gaybet ve zuhurundan sonra onun ve soyundan olan vasîlerin dönüşünde (asıl) zafer ve kurtuluş gerçekleşecek; zâlimlerden intikam alıp Cebbâr Allah’ı hoşnut edecekler ve dinin en iyi yardımcıları olacaklardır. Gece ve gündüz devam ettiği müddetçe Allah’ın salât ve selâmı onların üzerine olsun.

Allah’ım! O hâlde onların hakkını sana aracı kılıyorum ve gece-gündüz yaptığı aşırılıklarla kendi nefsine kötülük eden, fakat yaptıklarını itiraf eden ve ölünceye dek imanının korunmasını senden dileyen bir günahkâr olarak sana el açıyor, yalvarıyorum. Allah’ım! O hâlde Muhammed ve Ehlibeyt’ine salât et; bizi onun safında haşredip keramet evi ve ebediyet yurdu olan cennette onun yanına yerleştir.

Allah’ım! Onu tanımayı bize lütfettiğin gibi, ona yakınlaşmayı da bize ihsan eyle; bize onunla birlikte en önde olmayı nasip buyur. Bizleri onun emrine teslim olan, (mübarek ismi) anıldığında ona ve sayıları on iki olarak belirlenmiş parlak yıldızlar ve bütün insanların üzerine (Allah’ın) hüccetleri ve delilleri olan bütün vasîlerine ve seçkin Ehlibeyt’ine çok salât ve selâm eden kimselerden kıl.

Allah’ım! Hüseyn’i, ceddi Muhammed’e (s.a.a) bağışladığın gibi bugünde en iyi bağışını bize bağışla ve bütün dileklerimize kavuştur bizi. (Bugünde) Fütrus (melek) onun beşiğine sığındı (ve onun hürmetine önceki makamına tekrar kavuştu.) Biz de şehit olduktan sonra mezarına sığınıyor, türbesinde (ziyaret için) hazır bulunuyor ve dönüşünü bekliyoruz. Duamızı kabul buyur ey âlemlerin Rabbi!

 

3- Şu duanın okunması:

اللّهُمَّ اَنْتَ مُتَعالِى الْمَکانِ عَظیمُ الْجَبَرُوتِ شَدیدُ الِمحالِ غَنِى عنِ الْخَلایِقِ عَریضُ الْکِبْرِیاَّءِ قادِرٌ عَلى ما تَشاَّءُ قَریبُ الرَّحْمَةِ صادِقُ الْوَعْدِ سابِغُ النِّعْمَةِ حَسَنُ الْبَلاَّءِ قَریبٌ إذا دُعیتَ مُحیطٌ بِما خَلَقْتَ قابِلُ التَّوبَةِ لِمَنْ تابَ اِلَیْکَ قادِرٌ عَلى ما اَرَدْتَ وَ مُدْرِکٌ ما طَلَبْتَ وَ شَکُورٌ اِذا شُکِرْتَ وَ ذَکُورٌ اِذا ذُکِرْتَ اَدْعُوکَ مُحْتاجاً وَ اَرْغَبُ اِلَیْکَ فَقیراً وَ اَفْزَعُ اِلَیْکَ خاَّئِفاً وَ اَبْکى اِلَیْکَ مَکْرُوباً وَ اَسْتَعینُ بِکَ ضَعیفاً وَ اَتوَکَّلُ عَلَیْکَ کافِیاً اُحْکُمْ بَیْنَنا وَ بَیْنَ قَوْمِنا (بِالْحَقِّ) فَاِنَّهُمْ غَرُّونا وَ خَدَعُونا وَ خَذَلُونا وَ غَدَرُوابِنا وَ قَتَلُونا و نَحْنُعِتْرَةُ نَبِیِّکَ وَ وَلَدُ حَبیبِکَ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِاللهِ الَّذِى اصطَفَیْتَهُ بِالرِّسالَةِ وَائْتَمَنْتَهُ عَلى وَحْیِکَ فَاجْعَلْ لَنا مِنْ اَمْرِنا فَرَجاً وَ مَخْرَجاً بِرَحْمَتِکَ یا اَرْحَمَ الرّاحِمینَ

Allah’ım! Sen makamı yüce, celâl ve ceberutu ulu, tedbiri sağlam, yaratıklara hiçbir ihtiyacı olmayan, kibriyalığı geniş, istediği her şeye kadir, rahmeti yakın, vaadine sadık, nimeti bol, imtihanı iyi, çağrıldığında (kuluna) yakın olan, yarattıklarını kuşatan, tövbe dileyenin tövbesini kabul eden, istediği (her) şeye gücü yeten, talep ettiği her (şeyi) elde eden, şükredildiğinde karşılık veren, (kulu tarafından) hatırlandığında (onu) hatırlayan (ilâhsın). Muhtaç bir şekilde seni çağırıyorum, fakir bir hâlde sana yöneliyorum, korkar bir vaziyette sana yalvarıyorum, kederli bir şekilde katında ağlıyorum. Zaaf ve bitkinlik hâliyle senden yardım diliyor ve seni yeterli bilerek sana tevekkül ediyorum. (Allah’ım!) Bizimle şu kavmimiz arasında sen hükmet. Zira onlar bizi aldattılar, bize hile yaptılar, bizi yalnız bıraktılar, bize karşı namertlik yapıp bizi şehit ettiler; hâlbuki biz, Peygamber’inin Ehlibeyt’i ve peygamberliğe seçtiğin ve vahyine emin kıldığın habibin Muhammed b. Abdullah’ın evlâtlarıyız. O hâlde sorunumuzu hallet ve çıkış yolunu göster bize; rahmetin hakkına ey merhametlilerin en merhametlisi!

 

On Üçüncü Gece

1- Fatiha'dan sonra Yasin, Mülk ve İhlas suresinin okunduğu iki rekatlı namaz kılmak.

 

On Beşinci Gece

1- Gusletmek.

2- Bu geceyi namaz, dua ve istiğfar ile geçirip sabahlamak.

3- Kumeyl Duasını okumak.

4- "Subhanallah", "el-Hamdulillah", "Allah-u Ekber" ve "la ilahe illallah" zikirlerini 100 kere söylemek.

5- Bu gecenin en faziletli ameli İmam Hüseyin’in (a.s) ziyaretidir. Rivayette şöyle geçmektedir: “Kim 124 bin peygamberin ruhunun kendisiyle müsafaha etmesini istiyorsa, bu gecede İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret etsin. İmam Hüseyn’in (a.s) en kısa ziyareti, bir çatının üzerine çıkarak, önce sağa ve sola bakmak, sonra da başını gökyüzüne kaldırarak şu cümlelerle İmam’ı (a.s) ziyaret etmektir:

اَلسَّلَمُ عَلَيْكَ يَا اَبَا عَبْدِ الله، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ وَرَحْمَةُ الله وَبَرَكَاتُهُ.

es-Selâmu aleyke ya Ebâ Abdillah. es-Selâmu aleyke ve rahmetullahi ve berekâtuh.

 

6- Yine Merhum Şeyh Tusî’nin rivayet ettiğine göre İsmail b. Fazli’l-Hâşimî şöyle diyor: İmam Sadık (a.s) şabanın on beşinci gecesinde okumam için şu duayı bana öğretti:

اَللّهُمَّ اَنْتَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ، اَلْعَلِيُّ الْعَظٔيمُ، اَلْخَالِقُ الرَّازِقُ، اَلْمُحْيِي الْمُمٔيتُ، اَلْبَدیءُ الْبَدٔيعُ، لَكَ الْجَلَلُ، وَلَكَ الْفَضْلُ، وَلَكَ الْحَمْدُ، وَلَكَ الْمَنُّ، وَلَكَ الْجُودُ، وَلَكَ الْكَرَمُ، وَلَكَ الَْمْرُ، وَلَكَ الْمَجْدُ، وَلَكَ الْشُّكْرُ، وَحْدَكَ لَا شَرٔيكَ لَكَ.

يَا وَاحِدُ يَا اَحَدُ، يَا صَمَدُ، يَا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ، وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ، صَلِّ عَلٰي مُحَمَّدٍ وَاٰلِ مُحَمَّدٍ، وَاْغفِرْ لٔي وَارْحَمْنی، وَاكْفِني مَا اَهَمَّنی، وَاقْضِ دَيْنی، وَوَسِّعْ عَلَيَّ في رِزْقی، فَاِنَّكَ في هٰذِهِ اللَّيْلَةِ كُلَّ اَمْرٍ حَكيمٍ تَفْرُقُ، وَمَنْ تَشَاءُ مِنْ خلْقِكَ تَرْزُقُ، فَارْزُقْني وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّازِقينَ، فَاِنَّكَ قُلْتَ وَاَنْتَ خَيْرُ الْقَائِلينَ النَّاطِقينَ ﴿وَاسْئَلُو الله مِنْ فَضْلِهِ﴾، فَمِنْ فَضْلِكَ اَسْئَلُ، وَاِيَّاكَ قَصَدْتُ، وابْنَ نَبِيِّكَ اعْتَمَدْتُ، وَلَكَ رَجَوْتُ، فَارْحَمْني، يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمينَ.

Allah’ım! Sen, diri, varlıkları ayakta tutan, yüce, azametli, yaratan, rızk veren, dirilten, öldüren, benzersiz ve taklitsiz yaratansın. Yücelik, fazl-u kerem, hamd, ihsan, cömertlik ve kerem sana mahsustur. Emir sana aittir; üstünlük ve şükür sana lâyıktır. Teksin ve ortağın yoktur.

Ey eşsiz, ey tek, ey eksiksiz, ey doğurmayan ve doğmayan ve kendisine kimsenin eş olamayacağı (Allah)! Muhammed ve Ehlibeyt’ine salât ve selâm eyle ve beni bağışla; bana merhamet et. Önemli sorunlarımda bana yeterli ol; borcumu karşıla; rızkımı bol eyle. Çünkü sen, bu gecede hikmetli işleri belirler ve yaratıklarından istediğine rızk verirsin; o hâlde beni de rızıklandır; sen, en iyi rızk verensin; en iyi söz söyleyen sensin; (Kur’ân’da) şöyle buyurmuşsun: “Allah’ın fazl-u kereminden dilediğiniz (her şeyi) isteyin.” Ben de (hacetlerimi) senin fazl-u kereminden diliyor ve sana yöneliyorum. Peygamber’inin evladına güveniyor ve ümidimi sana bağlıyorum; o hâlde bana merhamet et, ey merhametlilerin en merhametlisi!

 

7- Hz. Resulullah’ın (s.a.a) bu gecede okuduğu şu duayı okumak:

اَللَّهُمَّ اقْسِمْ مِنْ خَشْيَتِكَ مَا يَحُولُ بَيْنَنَا وَ بَيْنَ مَعْصِيَتِكَ وَ مِنْ طَاعَتِكَ مَا تُبَلِّغُنَا بِهِ رِضْوَانَكَ وَ مِنَ الْيَقِينِ مَا يَهُونُ عَلَيْنَا بِهِ مُصِيبَاتُ الدُّنْيَا اللَّهُمَّ أَمْتِعْنَا بِأَسْمَاعِنَا وَ أَبْصَارِنَا وَ قُوَّتِنَا مَا أَحْيَيْتَنَا وَ اجْعَلْهُ الْوَارِثَ مِنَّا وَ اجْعَلْ ثَارَنَا عَلَى مَنْ ظَلَمَنَا وَ انْصُرْنَا عَلَى مَنْ عَادَانَا وَ لا تَجْعَلْ مُصِيبَتَنَا فِي دِينِنَا وَ لا تَجْعَلِ الدُّنْيَا أَكْبَرَ هَمِّنَا وَ لا مَبْلَغَ عِلْمِنَا وَ لا تُسَلِّطْ عَلَيْنَا مَنْ لا يَرْحَمُنَا بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

Allah’ım! Günahla aramızda engel olacak derecede bize korku ve haşyet nasip et. Rızanı kazanmaya vesile olacak ölçüde bizi itaatine muvaffak et. Dünyanın belâ ve zorluklarını bize kolaylaştıracak ölçüde yakin nasip et. Allah’ım! Yaşadığımız müddetçe bizi kulaklarımız, gözlerimiz ve gücümüzden yararlandır; bizden sonra da vârislerimize ulaştır. Bize zulmedenlerden intikamımızı al; bize düşmanlık besleyenlere karşı bizi muzaffer kıl. Musibet ve belamızı dinimizde kılma. En büyük çabamızı dünya için kılma ve ilmimizi dünyayla sınırlandırma. Bize acımayanları bize musallat etme; rahmetin hakkına ey merhametlilerin en merhametlisi!

 

8- Merhum Şeyh Tusî (r.a) ve Merhum Seyyid İbn Tâvûs’un naklettikleri ve Hz. Mehdi’nin (a.f) ziyareti mesabesinde olan şu duayı okumak:

اللَّهُمَّ بِحَقِّ لَيْلَتِنَا وَ مَوْلُودِهَا وَ حُجَّتِكَ وَ مَوْعُودِهَا الَّتِي قَرَنْتَ إِلَى فَضْلِهَا فَضْلا فَتَمَّتْ كَلِمَتُكَ صِدْقا وَ عَدْلا لا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِكَ وَ لا مُعَقِّبَ لِآيَاتِكَ نُورُكَ الْمُتَأَلِّقُ وَ ضِيَاؤُكَ الْمُشْرِقُ وَ الْعَلَمُ النُّورُ فِي طَخْيَاءِ الدَّيْجُورِ الْغَائِبُ الْمَسْتُورُ جَلَّ مَوْلِدُهُ وَ كَرُمَ مَحْتِدُهُ وَ الْمَلائِكَةُ شُهَّدُهُ وَ اللَّهُ نَاصِرُهُ وَ مُؤَيِّدُهُ إِذَا آنَ مِيعَادُهُ وَ الْمَلائِكَةُ أَمْدَادُهُ سَيْفُ اللَّهِ الَّذِي لا يَنْبُو وَ نُورُهُ الَّذِي لا يَخْبُو وَ ذُو الْحِلْمِ الَّذِي لا يَصْبُو مَدَارُ الدَّهْرِ وَ نَوَامِيسُ الْعَصْرِ وَ وُلاةُ الْأَمْرِ وَ الْمُنَزَّلُ عَلَيْهِمْ مَا يَتَنَزَّلُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ وَ أَصْحَابُ الْحَشْرِ وَ النَّشْرِ تَرَاجِمَةُ وَحْيِهِ وَ وُلاةُ أَمْرِهِ وَ نَهْيِهِ

اللَّهُمَّ فَصَلِّ عَلَى خَاتِمِهِمْ وَ قَائِمِهِمْ الْمَسْتُورِ عَنْ عَوَالِمِهِمْ

اللَّهُمَّ وَ أَدْرِكْ بِنَا أَيَّامَهُ وَ ظُهُورَهُ وَ قِيَامَهُ وَ اجْعَلْنَا مِنْ أَنْصَارِهِ وَ اقْرِنْ ثَارَنَا بِثَارِهِ وَ اكْتُبْنَا فِي أَعْوَانِهِ وَ خُلَصَائِهِ وَ أَحْيِنَا فِي دَوْلَتِهِ نَاعِمِينَ وَ بِصُحْبَتِهِ غَانِمِينَ وَ بِحَقِّهِ قَائِمِينَ وَ مِنَ السُّوءِ سَالِمِينَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ صَلَوَاتُهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ خَاتَمِ النَّبِيِّينَ وَ الْمُرْسَلِينَ وَ عَلَى أَهْلِ بَيْتِهِ الصَّادِقِينَ وَ عِتْرَتِهِ النَّاطِقِينَ وَ الْعَنْ جَمِيعَ الظَّالِمِينَ وَ احْكُمْ بَيْنَنَا وَ بَيْنَهُمْ يَا أَحْكَمَ الْحَاكِمِينَ

Allah’ım! Bu gecemizin, onda doğan ve senin vaat edilmiş hüccetin (Hz. Mehdi) hakkına; ona fazilet üstüne fazilet ekledin; böylece doğruluk ve adalet açısından (tevhit ve din) kelimen tamamlandı. Kimse senin kelimelerini değiştiremez ve kimse ayetlerini takip edemez. (Hz. Mehdi) senin parlak nurun, her yeri aydınlatan ışığın ve karanlık gecede bir nur sütunudur. Gözlerden kayıp, perde arkasında, doğumu azametli ve zuhur ettiği soy değerlidir. Melekler onun şahitleri ve (zuhur edip) döneceği vakit Allah onun yardımcı ve teyitçisi, melekler de yardımcıları olacaktır. O Allah’ın körelmeyen kılıcı ve sönmeyen nurudur. Hiçbir zaman vakarını kaybetmeyen hilim sahibidir. Zaman onların etrafına döner; asrın koruyucuları onlardır. Emir sahipleri onlardır; Kadir Gecesi’nde inen şey, onlara iner. (Halkın) haşir ve neşri (Allah’ın izniyle) onların elindedir. Onlar ilahî vahyin tercümanları, ilâhî emir ve nehiylerin sahipleridirler.

Allah’ım! (Ehlibeyt İmamları’nın) sonuncusu ve Kaim’leri olan ve gaybette yaşayan (Hz. Mehdi’ye) salât ve selam eyle.

Allah’ım! Bizi onun zamanına, zuhur ve kıyamına ulaştır. Bizi onun yardımcılarından kıl ve onunla birlikte (din düşmanlarından) intikam almaya muvaffak et. Bizleri onun yarenleri ve halis dostlarından yaz. Onun hâkimiyetinde bize gurur ve nimet dolu bir hayat bahşet; onun birlikteliğinden bizi yararlandır. Bizi onun hakkını ayakta tutan ve kötülüklerden salim kalan kimselerden olmaya muvaffak et, ey merhametlilerin en merhametlisi! Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun; O’nun salât ve selâmı, peygamberlerin ve resullerin sonuncusu olan efendimiz Muhammed’in, onun sadık Ehlibeyt’inin ve (daima hakkı) konuşan itretinin üzerine olsun. Bütün zalimlere lanet eyle ve bizimle onların arasında (hak ve adalet üzere) hükmet, ey hükmedenlerin en iyisi!

 

9- Şeyh Tusî (r.a) ve Kef’emî (r.a), şu duanın da bu gece okunmasını rivayet etmişlerdir:

إِلَهِي تَعَرَّضَ لَكَ فِي هَذَا اللَّيْلِ الْمُتَعَرِّضُونَ وَ قَصَدَكَ الْقَاصِدُونَ وَ أَمَّلَ فَضْلَكَ وَ مَعْرُوفَكَ الطَّالِبُونَ وَ لَكَ فِي هَذَا اللَّيْلِ نَفَحَاتٌ وَ جَوَائِزُ وَ عَطَايَا وَ مَوَاهِبُ تَمُنُّ بِهَا عَلَى مَنْ تَشَاءُ مِنْ عِبَادِكَ وَ تَمْنَعُهَا مَنْ لَمْ تَسْبِقْ لَهُ الْعِنَايَةُ مِنْكَ وَ هَا أَنَا ذَا عُبَيْدُكَ الْفَقِيرُ إِلَيْكَ الْمُؤَمِّلُ فَضْلَكَ وَ مَعْرُوفَكَ فَإِنْ كُنْتَ يَا مَوْلايَ تَفَضَّلْتَ فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ عَلَى أَحَدٍ مِنْ خَلْقِكَ وَ عُدْتَ عَلَيْهِ بِعَائِدَةٍ مِنْ عَطْفِكَ فَصَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ الْخَيِّرِينَ الْفَاضِلِينَ وَ جُدْ عَلَيَّ بِطَوْلِكَ وَ مَعْرُوفِكَ يَا رَبَّ الْعَالَمِينَ وَ صَلَّى اللَّهُ عَلَى مُحَمَّدٍ خَاتَمِ النَّبِيِّينَ وَ آلِهِ الطَّاهِرِينَ وَ سَلَّمَ تَسْلِيما إِنَّ اللَّهَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ اللَّهُمَّ إِنِّي أَدْعُوكَ كَمَا أَمَرْتَ فَاسْتَجِبْ لِي كَمَا وَعَدْتَ إِنَّكَ لا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ.

Ey mabudum! Yönelmek isteyenler bu gecede sana yöneldiler; seni kendilerine maksat edinenler bu gecede senin kapına geldiler; arayanlar senin fazl u ihsanına ulaşmayı arzuladılar. Bu gecede senin nice lütufların, ödüllerin, bağış ve hibelerin vardır ki onları kullarından istediğine verirsin, esirgersin. İşte huzurunda duran ben, sana muhtaç olan, fazl u ihsanını arzulayan bir kulunum. Eğer bu gecede yaratıklarından birisine ihsanda bulunacak ve şefkatinden kaynaklanan bir ödül vereceksen, o hâlde (önce) Muhammed’e ve onun pâk, tertemiz, hayır ve fazilet ehli olan Ehlibeyt’ine salât et; lütuf ve ihsanınla bana cömert davran, ey âlemlerin Rabbi! Allah’ın salâtı ve çok selâmı peygamberlerin sonuncusu Muhammed’in ve onun tertemiz Ehlibeyt’inin üzerine olsun. Şüphesiz Allah beğenilen ve yücedir. Allah’ım! Bana emrettiğin gibi sana dua ediyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin gibi duamı kabul buyur. Doğrusu sen (hiçbir zaman) vaadine hilâf etmezsin.

 

Son Üç Gün

1- Oruç tutmak

2- Ayın son günlerinde şu duanın sıkça okunması:

اللَّهُمَّ إِنْ لَمْ تَكُنْ غَفَرْتَ لَنَا فِيمَا مَضَى مِنْ شَعْبَانَ فَاغْفِرْ لَنَا فِيمَا بَقِيَ مِنْهُ

Allah’ım! Eğer şabanın geçmiş günlerinde bizi affetmemiş isen, geriye kalmış günlerinde bizi bağışla.

 

Son Gece

1- Oruç tutmak

2- Merhum Şeyh Tusî Haris b. Muğiratü’n-Nasrî’den şöyle rivayet etmiştir:
İmam Sadık (a.s) şabanın son ve ramazanın ilk gecesinde şu duayı okurdu:

للّهُمَّ اِنَّ هذَا الشَّهْرَ الْمُبارَکَ الَّذى اُنْزِلَ فیهِ الْقُرآنُ وَ جُعِلَ هُدىً لِلنّاسِ وَ بَیِّناتٍ مِنَ الْهُدى وَالْفُرْقانِ قَدْ حَضَرَ فَسَلِّمْنا فیهِ وَ سَلِّمْهُ لَنا وَ تَسَلَّمْهُ مِنّا فى یُسْرٍ مِنْکَ وَ عافِیَةٍ یا مَنْ اَخَذَ الْقَلیلَ وَ شَکَرَ الْکَثیرَ اِقْبَلْ مِنِّى الْیَسیرَ

اَللّهُمَّ اِنّى اَسْئَلُکَ اَنْ تَجْعَلَ لى اِلى کُلِّ خَیْرٍ سَبیلاً وَ مِنْ کُلِّ ما لا تُحِبُّ مانِعاً یا اَرْحَمَ الرّاحِمینَ یا مَنْ عَفا عَنّى وَ عَمّا خَلَوْتُ بِهِ مِنَ السَّیِّئاتِ یا مَنْ لَمْ یُؤاخِذْنى بِارْتِکابِ الْمَعاصى عَفْوَکَ عَفْوَکَ عَفْوَکَ یاکَریمُ اِلهى وَ عَظْتَنى فَلَمْ اَتَّعِظْ وَ زَجَرْتَنى عَنْ مَحارِمِکَ فلَمْ اَنْزَجِرْ فَما عُذْرى فَاعْفُ عَنّى یا کَریمُ عَفْوَکَ عَفْوَکَ

اَللّهُمَّ اِنّى اَسْئَلُکَ الرّاحَةَ عِنْدَ الْمَوْتِ وَالْعَفْوَ عِنْدَ الْحِسابِ عَظُمَ الذَّنْبُ مِنْ عَبدِکَ فَلْیَحْسُنِ التَّجاوُزُ مِنْ عِنْدِکَ یااَهْلَ التَّقْوى وَ یا اَهْلَ الْمَغْفِرَةِ عَفْوَکَ عَفْوَکَ

اَللّهُمَّ اِنّى عَبْدُکَ بْنُ عَبْدِکَ بْنُ اَمَتِکَ ضَعیْفٌ فَقیرٌ اِلى رَحْمَتِکَ وَ اَنْتَ مُنْزِلُ الْغِنى والْبَرَکَةِ عَلَى الْعِبادِ قاهِرٌ مُقْتَدِرٌ اَحْصَیْتَ اَعمالَهُمْ وَ قَسَمْتَ اَرْزاقَهُمْ وَ جَعَلْتَهُمْ مُخْتَلِفَةً اَلْسِنَتُهُمْ وَ اَلْوانُهُمْ خَلْقاً مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ وَ لا یَعْلَمُ الْعِبادُ عِلْمَکَ وَ لا یَقْدِرُ الْعِبادُ قَدْرَکَ وَکُلُّنا فَقیرٌ اِلى رَحْمَتِکَ فَلا تَصْرِفْ عَنّى وَجْهَکَ وَاجْعَلْنى مِنْ صالِحى خَلْقِکَ فِى الْعَمَلِ وَالاْمَلِ وَالْقَضاَّءِ وَالْقَدَرِ

اَللّهُمَّ اَبْقِنى خَیْرَ الْبَقاَّءِ وَ اَفْنِنى خَیْرَ الْفَناَّءِ عَلى مُوالاةِ اَوْلِیاَّئِکَ وَ مُعاداةِ اَعْداَّئِکَ وَ الرَّغْبَةِ اِلَیْکَ وَ الرَّهْبَةِ مِنْکَ وَالْخُشُوعِ وَالْوَفاءِ وَالتَّسْلیمِ لَکَ وَالتَّصْدیقِ بِکِتابِکَ وَاتِّباعِ سُنَّةِ رَسُولِکَ

اَللّهُمَّ ما کانَ فى قَلْبى مِنْ شَکٍّ اَوْ رَیْبَةٍ اَوْ جُحُودٍ اَوْ قُنُوطٍ اَوْ فَرَحٍ اَوْ بَذَخٍ اَوْ بَطَرٍ اَوْ خُیَلاَّءَ اَوْ رِیاَّءٍ اَوْ سُمْعَةٍ اَوْ شِقاقٍ اَوْ نِفاقٍ اَوْ کُفْرٍ اَوْ فُسُوقٍ اَوْ عِصْیانٍ اَوْ عَظَمَةٍ اَوْ شَىءٍ لا تُحِبُّ فَاَسْئَلُکَ یا رَبِّ اَنْ تُبَدِّلَنى مَکانَهُ ایماناً بِوَعْدِکَ وَ وَفآءً بِعَهْدِکَ وَ رِضاً بِقَضاَّئِکَ وَ زُهْداً فِى الدُّنْیا وَ رَغْبَةً فیما عِنْدَکَ وَ اَثَرَةً وَ طُمَاْنینَةً وَ تَوْبَةً نَصُوحاً اَسْئَلُکَ ذلِکَ یا رَبَّ الْعالَمینَ

اِلهى اَنْتَ مِنْ حِلْمِکَ تُعْصى وَ مِنْ کَرَمِکَ وَ جُودِکَ تُطاعُ فَکَانَّکَ لَمْ تُعْصَ وَ اَنَا وَ مَنْ لَمْ یَعْصِکَ سُکّانُ اَرْضِکَ فَکُنْ عَلَیْنا بِالْفَضْلِ جَواداً وَ بِالْخَیْرِ عَوّاداً یا اَرْحَمَ الرّاحِمینَ وَ صَلَّى اللّهُ عَلى مُحَمَّدٍ وَ الِهِ صَلوةً داَّئِمَةً لا تُحْصى وَ لا تُعَدُّ وَ لا یَقْدِرُقَدْرَها غَیْرُکَ یا اَرْحَمَ الرّاحِمینَ

Allah’ım! İşte halkı hidayet etmek, hidayet için açık delilleri açıklamak ve hakkı batıldan ayırmak için Kur’ân’ı indirdiğin mübarek ay gelip çattı. (Allah’ım!) Bu ayda bizi sağlık ve selamet içerisinde tut; bu ayı bizim için selamet eyle ve (sonunda) onu bizden rahatlık ve afiyet içinde teslim al. Ey az olanı kabul edip karşılığında çok mükâfat veren! (Şu) az amelimi benden kabul buyur.

Allah’ım! Benim için her hayra doğru bir yol açmanı ve sevmediğin her şeyden beni alıkoyacak bir engel çıkarmanı diliyorum senden, ey merhametlilerin en merhametlisi! Ey beni ve gizlide yaptığım kötülükleri affeden, ey yaptığım günahlardan dolayı beni (hemen) cezalandırmayan! Affını diliyorum, affını diliyorum, affını diliyorum, ey Kerim (Allah)! Ey benim ilâhım! Sen bana öğüt verdin, (ama) ben öğüdünü tutmadım; haram kıldığın şeylerden beni sakındırdın, (ama) ben sakınmadım. Huzuruna sunacak bir mazeretim var mı artık?! Sen beni affet, ey Kerim; affını diliyorum, affını diliyorum.

Allah’ım! Ben, ölüm anında rahatlık ve hesap sırasında affını diliyorum senden. Kulunun günahı büyüktür, senin affın iyi olsun, ey takva ve ey mağfiret ehli olan (Rabbim)! Affını diliyorum, affını diliyorum.

Allah’ım! Ben senin kulun ve senin kulun olan bir (babanın) ve cariyen olan (bir annenin) oğluyum; zayıfım ve rahmetine muhtacım; sen ise zenginlik ve bereketi kullarına indirensin. Kahreden ve muktedir yine sensin. Kullarının amellerini saymış, rızklarını bölmüş, dillerini ve renklerini farklı kılmış ve onları ardı ardına yaratmışsın. (Allah’ım!) Kullar senin bildiğini bilemez, (yüce) kadrini ölçemezler. Hepimiz senin rahmetine muhtacız. (Allah’ım!) Yüzünü benden çevirme; beni, amel, arzu, kaza ve kader açısından yaratıklarının en iyilerinden kıl.

Allah’ım! Beni en iyi hâlde yaşat ve en iyi hâlde öldür. Evet, dostlarına dost, düşmanlarına düşman olduğum, sana kavuşmaya müştak ve gazabından korktuğum bir hâlde, huşulu, ahdine sâdık kalmış, sana teslim olmuş, kitabını tasdik etmiş ve Peygamber’inin sünnetine uymuş bir şekilde (sana kavuşmamı sağla.)

Allah’ım! Kalbimde şüphe, tereddüt, inkâr, yeis, (günah) sevinci, isyan, ayyaşlık, azgınlık, kibir, riya, götseriş, fitne, nifak, küfür, fısk, günah, böbürlenmek veya sevmediğin herhangi bir şey varsa, ey Rabbim, (onları kalbimden silip) yerine, vaadine iman, ahdine sadakat, kaza (ve kaderime) razı olmayı, dünyada züht ile yaşamayı, indinde olana rağbet göstermeyi, bilinç ve gönül rahatlığını, ihlâslı bir tövbeyi yerleştir; bütün bunları senden diliyorum ey âlemlerin Rabbi!

Ey mabudum! (Sen o kadar hilim ve tahammül sahibisin ki, kulların,) hilmine güvenerek sana karşı günah işliyorlar; senin kerem ve cömertliğine güvenerek sana itaat ediyorlar; ama sen onlara, hiç günah işlememişler gibi davranıyorsun. (Allah’ım!) Sana karşı günah işlemeyenlerle ben, yarattığın aynı yeryüzünde yaşamaktayız. O hâlde bize karşı kendi fazl u kereminle cömert davran ve sürekli bize hayır ve ihsanlar lütfeyle; ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah’ın, daimî salâtı Muhammed ve Ehlibeyt’inin üzerine olsun; öyle bir salât ki sayı ve miktarını senden başka kimse ölçemesin, ey merhametlilerin en merhametlisi!

 




Bu haber 3590 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI