Bugun...



İmam Hüseyin (a.s) ve Ehlibeyt’in Büyükleri

Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Güncelleme: 20-03-2023 12:24:42 Tarih: 21-02-2023 16:57

İmam Hüseyin (a.s) ve Ehlibeyt’in Büyükleri

İmam Hüseyin (a.s) ve Hz. Peygamber (s.a.a)

Hz. Hüseyin b. Ali'nin (a.s) doğumundan (Hicret'in dördüncü yılı) Hz. Resulullah'ın (s.a.a) irtihaline kadar (altı yıl ve birkaç ay sonrası) insanlar, Hz. Peygamber'in (s.a.a) İmam Hüseyin (a.s) hakkındaki önemli açıklamalarını duymuş ve gösterdiği eşsiz sevgiyle bu İmam'ın (a.s) makam ve mertebesini iyice anlamışlardı.

Selman-ı Farisî şöyle anlatır: Allah Resulü'nün (s.a.a) İmam Hüseyin'i (a.s) dizlerinin üzerine oturttuğunu gördüm. Onu öpüyor ve şöyle buyuruyordu:

“Sen büyüksün; büyük birinin oğlusun ve büyük insanların babasısın. Sen imamsın ve bir imamın oğlu ve imamların babasısın. Sen Allah'ın hüccetisin ve Allah'ın hüccetinin oğlu ve Allah'ın hüccetlerinin babasısın ki, bunlar dokuz kişidir ve onların sonuncusu, onların Kaimi (İmam-ı Zaman) olacaktır.” [1]

Enes b. Malik şöyle rivayet eder:

Hz. Peygamber'e (s.a.a): "Ehlibeytinizden kimi daha çok seviyorsunuz?" diye sorduklarında, Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Hasan ve Hüseyin'i." [2] 

Hz. Resulullah (s.a.a) Hasan ve Hüseyin'i (a.s) defalarca bağrına basar, onları öper koklardı.[3]

Muaviye'nin avenelerinden ve imamet hanedanının düşmanlarından olan Ebu Hüreyre dahi şöyle itiraf etmektedir:

Resulullah (s.a.a) Hasan ve Hüseyin'i omuzlarına almış bize doğru gelmedeydi. Bize ulaştığında şöyle buyurdu:

“Bu iki evladımı seven, beni sevmiştir; onlara düşmanlık besleyen, bana düşmanlıkta bulunmuştur. [4]

Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ve Hz. Hüseyin (a.s) arasındaki en güzel, en samimî ve en açık manevî ilişkiyi, Hz. Peygamber'in (s.a.a) şu sözlerinden anlayabiliriz:

“Hüseyin bendendir ve ben de Hüseyin'denim.” [5]

İmam Hüseyin (a.s) Babasıyla

İmam Hüseyin'in (a.s) mübarek ömrünün altı yılı, Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ile geçmişti. Allah Resulü (s.a.a) vefat ettikten sonra, otuz yıllık bir süreyi de babası İmam Ali'yle (a.s) geçirdi. Hükümde insaftan ayrılmayan, kulluk ve taharetle ömrünü geçiren, sadece Allah'ı gören ve sadece O'nu isteyen ve sonunda O'na ulaşan bir babaydı o. Hilafeti zamanında bir lahza dahi onu rahat bırakmamışlardı. Aynı şekilde hilafetini gasp ettiklerinde, ona zulümden başka bir şeyi reva görmemişlerdi.

İmam Hüseyin (a.s) tüm bu müddet zarfında can ve başla babasının emirlerine itaat etmişti ve Hz. Ali'nin (a.s) hilafette bulunduğu birkaç yıllık kısa müddette ağabeyi İmam Hasan (a.s) gibi, İslâm'ın hedeflerine ulaşması doğrultusunda fedakâr bir asker gibi çarpışıyordu. "Cemel," "Sıffin" ve "Nehrevan" savaşlarına da katılmıştı. [6]

Böylece babası Emirü'l-Müminin'i (a.s) ve Allah'ın dinini savunmuş, bazen de halkın önünde hilafet gasıplarına itirazda bulunmuştu.

Ömer'in hükümeti zamanında, İmam Hüseyin (a.s) mescide girmiş, onu Hz. Resulullah'ın (s.a.a) minberinde konuşuyorken görünce, derhal minbere çıkarak: "Babamın minberinden aşağı in" demişti. [7]

İmam Hüseyin (a.s) Kardeşi İmam Hasan'la (a.s)

Hz. Ali'nin (a.s) şahadetinden sonra, Allah Resulü'nün (s.a.a) buyrukları ve Emirü'l-Müminin'in (a.s) vasiyetleri üzerine Müslümanların imameti ve rehberliği Hz. Ali'nin (a.s) büyük evladı Hasan b. Ali'ye (a.s) intikal etti. Böylece İmam Hasan b. Ali'nin (a.s) sözlerine uymak ve ona itaat etmek, bütün Müslümanlara farz ve gerekli oldu. İmam Hüseyin (a.s), Muhammedî vahiy ve Ali velâyetiyle yetişmişti ve kardeşiyle aynı görüşteydi. Dolayısıyla onunla daima birlikte çalışıyordu.

İslâm'ın ve Müslümanların maslahatı ve Allah'ın emri üzerine, İmam Hasan (a.s) Muaviye ile sulh etti ve birçok zorluklara tahammül etti. İmam Hüseyin (a.s) kardeşinin bu zor anlarında onu yalnız bırakmadı. Zira kardeşinin yaptığı bu anlaşmanın İslâm'ın ve Müslümanların lehine olduğunu biliyordu. Onun için de kardeşine asla karşı çıkmadı.

Hatta bir gün Muaviye, İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin'in (a.s) huzurunda İmam Hasan ve babaları Emirü'l-Müminin Ali'nin (a.s) aleyhinde konuşunca, İmam Hüseyin (a.s) Muaviye'nin bu davranışını kınayıp kötü davranışından vazgeçmesini anlatmak için savunmaya kalktı. Ancak kardeşi onu sükûta davet etti ve İmam Hüseyin (a.s) ağabeyinin tavsiyesi üzerine hemen geri döndü. Ardından İmam Hasan'ın (a.s) kendisi Muaviye'ye gereken sert ve açık cevabı vererek onu susturdu. [8]

 

 

---------------

[1]- Maktel-i Harezmî, c. 1, s. 146; Şeyh Saduk, Kemalu'd-Din, s.152.

[2]- Sünen-i Tirmizî, c. 5, s. 323.

[3]- Zehairu'l-Ukbâ, s.122.

[4]- el-İsabe, c. 11, s. 330.

[5]- Sünen-i Tirmizî, c. 5, s. 324. Bu bölümde Ehlisünnet kaynaklarındaki rivayetler de aktarılmıştır.

[6]- el-İsabe, c. 1, s. 323.

[7]- İbn Cevzî, Tezkiretu'l-Havas, s.34; el-İsabe, c. 1, s. 333. Tarihçilerin yazdığına göre bu olay sırasında İmam Hüseyin (a.s) 10 yaşındaydı.

[8]- Şeyh Müfid, el-İrşad, s.173.




Bu haber 1232 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİBEYT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI