Bugun...



Hadislerde Hicap ve İffet

Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Sizin en hayırlı kadınlarınız, kocasına karşı süslü ve güzel görünen; ancak yabancı erkeklerden kendisini örten kadındır.

facebook-paylas
Tarih: 10-11-2025 14:46

Hadislerde Hicap ve İffet

Bismillahirrahmanirrahîm

 

1- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah korkusuyla namahreme bakmaktan sakınırsa, Allah ona öyle bir iman verir ki, onun tadını kalbinde hisseder.” [1]

2- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bir kadın, namusunu korumak için sabreder ve görevini Allah rızası için güzel bir şekilde yerine getirirse, Allah ona şehit sevabı verir.” [2]

3- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Örtü bir kadının başında olduğu vakit, onun değeri dünya ve içindekilerden daha değerlidir.” [3]

4- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim aşka kapılır, iffetini korur ve bu hâlde ölürse, şehit sevabı alır.” [4]

5- Nur ve Rahmet Peygamberi’nin (s.a.a) duası: “Allah'ım! Kendilerini örtülü tutan kadınları rahmet ve mağfiretinle kuşat.” [5]

 

6- İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah yolunda şehit olan kimsenin sevabı, günah işleme imkânı bulunduğu hâlde kendisini kirletmeyen iffet sahibinin sevabından üstün değildir. İffet sahibi insan, neredeyse Allah’ın meleklerinden bir melek olur.” [6]

7- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kadınlarınızı, yabancı erkeklerin gözlerinden korunmaları için bedenlerini tamamen örten giysilerle donatın. Zira kadınlar ne kadar örtülü olurlarsa, o kadar mutlu olurlar.” [7]  

8- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bir kadın, evinden çıktığında elbisesini toplayıp vücudunu belli edecek şekilde daraltması uygun değildir.” [8]

9- İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müslüman bir kadının, vücudunu örtmeyen bir başörtüsü ve elbise giymesi caiz değildir.” [9]

10- İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kadının mahrem olmayan kişilere karşı gösterebileceği ziynetleri, yüzü ve iki elinin avuç içidir.” [10]

 

11- Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’a ve âhiret gününe iman eden her kadın, ziynetini kocasından başkasına göstermez. Yine saçını ve bileklerini de yabancı erkeklere göstermez. Kim bu davranışları kocasından başkası için yaparsa, dinini bozmuş ve Allah’ın gazabını üzerine çekmiş olur. Aynı şekilde bir kadın, altın ve takılarını da kocasından başkası için görünür kılmaz ve kocası olmadığı hâlde kendini kokularla süslemez. Böyle yaptığı takdirde dinini ifsat eder ve Allah’ı kendisine öfkelendirir. Kadının, topuk ve ayak bileğini yabancı ve namahrem erkeğe göstermesi caiz değildir. Eğer bunu yaparsa, ilk olarak, Allah’ın sürekli lanetine uğrar; ikincisi, yüce Allah’ın gazabına duçar olur; üçüncüsü, melekler ona lanet eder; dördüncüsü, kıyamet günü onun için acı bir azap hazırlanmıştır.” [11]

12- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizin en hayırlı kadınlarınız, kocasına karşı süslü ve güzel görünen; ancak kendisini yabancı erkeklerden örten kadındır.” [12]

13- İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan için gözünü kontrol ederek elde ettiği ganimet kadar değerli bir ganimet yoktur; zira kalbinde ilahî azamet ve yüceliği müşahede etmenin dışında bakışlar namahreme kapanmaz.” [13]

14- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü üç gözün dışında bütün gözler ağlayacaktır. Bunlar: Dünyada Allah korkusu ile ağlayan göz; harama bakmaktan sakınan göz ve Allah yolunda nöbet tutarak uyanık kalan göz.” [14]

15- İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yabancı erkeklerle kadınların bir arada bulunması ve konuşması, belâ ve bedbahtlıkların inmesine sebep olur ve kalpleri kaydırır.” [15]

 

16- Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Yabancı Erkekler ile yabancı kadınlar arasında (sebepsiz yere) temas ve karşılaşma olmasın diye araya mesafe koyun; çünkü onlar karşı karşıya gelip birbirleriyle kaynaştıklarında, toplum öyle bir belaya duçar olur ki, onun çaresi bulunmaz.” [16]

17- Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim gözlerini yabancı bir kadına haram bakışla doldurursa, Allah kıyamet günü onun gözlerini ateş ve ateşten çivilerle doldurur; Allah, kulları arasında hüküm verinceye kadar bu hâlde kalır. Eğer tövbe etmemişse “Onu cehenneme götürün!” denilir.” [17]  

18- Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kadın ki kendisini güzel kokularla süsler (koku sürünür) ve ardından evinden dışarı çıkarsa, her ne kadar dönüşü uzun sürse bile eve dönünceye kadar Allah ve meleklerin lanetine uğrar.” [18]

19- İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müslüman ümmet, kâfirlerin kültür ve âdetlerine (giyim, yeme-içme vb.) benzemeye başlamadıkça hayır yolunda yürümeye devam eder. Ancak onların âdetlerini taklit ederlerse, kudret sahibi Allah onları zelil kılar.” [19]

20- İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah, peygamberlerinden birine vahyederek “Müminlere söyle: Giyim, yemek ve örf-adetlerde Allah’ın düşmanlarını kendinize örnek almayın. Eğer böyle yaparsanız siz de onlar gibi Allah’ın düşmanları sayılırsınız” buyurdu.” [20]

 

21- İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aile ve malınızı Nûr Suresini okumakla koruyun ve kadınlarınızı onun bereketiyle muhafaza edin. Zira kim bu sureyi her gün bir kez okursa, ev halkından hiç kimse fuhşa sürüklenmez.” [21]

22- Nur ve Rahmet Peygamberi’nin (s.a.a) duası: “Ey Rabbimiz! Kendilerini örtülü tutan kadınları rahmet ve mağfiretinle kuşat.”

23- İmam Ali (a.s) ashabına şöyle buyurdu: “Bir kadın size cazip göründüğünde derhâl eşinize yönelin; çünkü dikkatinizi çeken özellikler onda da vardır. Erkek, şeytana kalbini meşgul etmesi için fırsat vermemeli ve gözlerini yabancı kadından sakınmalıdır. Eğer evli değilse, iki rekât namaz kılar, Allah’a hamd ve senada bulunur, Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt'ine (a.s) salavât gönderir; ardından Allah’tan, rahmeti ve lütfuyla helal yolunu kolaylaştırmasını ve onu harama bulaşmaktan korumasını talep eder.” [22]

24- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizin en hayırlı kadınlarınız, kocasına karşı süslü ve güzel görünen; fakat kendisini yabancı erkeklerden örten kadındır.” [23]

25- İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kadın, saçını, göğsünü, boynunun çevresini ve gırtlak altını örtmelidir.” [24]

 

26- İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: “(Kıyamet günü) güzelliği sebebiyle fitneye düşmüş ve güzelliğinin tuzağına kapılarak (açıklık, iffetsizlik ve günaha sürüklenmiş) güzel bir kadın hesap için getirilir. O, Allah’a şöyle der: ‘Allah’ım! Sen beni güzel yarattın ve ben bu sebeple fitneye düştüm’. Bunun üzerine Hz. Meryem (s.a) getirilir ve nida olunur: ‘Sen mi daha güzelsin yoksa Meryem mi? Biz onu en güzel surette yarattık, ancak o günah işlemedi’.” [25]

27- Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kadın, yabancı erkeklerin yanında dört örtüye sahip olmalıdır: 1- Çarşaf, 2- Başörtüsü, 3- Elbise, 4- Şalvar.” [26]

28- Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim kendisini gayrimüslimlere benzetirse, bizden değildir.” [27]

29- Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim yabancı bir kadınla el sıkışırsa, kıyamet günü elleri boynuna bağlı hâlde getirilir. Sonra eğer tövbe etmemişse, “Onu cehenneme götürün!” denilir.” [28]

30- İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ben ve Peygamber (s.a.a) yağmurlu ve bulutlu bir günde Baki Mezarlığı’nda oturuyorduk. Bir kadın merkebe binmiş olarak yanımızdan geçti. Merkebin ayağı bir çukura girince kadın yere düştü. Peygamber (s.a.a) yüzünü başka tarafa çevirdi. Oradakiler, ‘Ey Allah’ın Elçisi! O kadın şalvar giymişti’ dediler. Peygamber (s.a.a) üç kez şöyle buyurdu: ‘Allah’ım! Şalvar giyen kadınları bağışla.’ Sonra şöyle ‘Ey insanlar! Şalvar giyiniz; zira şalvar sizin en çok örten giysinizdir. Kadınlarınızı dışarı çıktıklarında şalvar ile koruyunuz’ buyurdu.” [29]

 

31- Hz. Fâtımatü’z-Zehrâ (s.a) ömrünün son günlerinde Esmâ’ya vasiyet ederek şöyle buyurdu: “Ölen kadınların cenazesinin, vücudu yalnızca bir bez ile örtülerek teşyii edilmesini çok çirkin ve uygunsuz buluyorum; zira bu durumda insanlar onun bedeninin şeklini görüp başkalarına anlatıyorlar. Beni, kenarları açık bir tabuta koyma; aksine benim cenazemi tam bir kapalılıkla teşyii et. Allah seni cehennem ateşinden korusun.” [30]

32- Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizin en hayırlı kadınlarınız, kocasına karşı süslü ve güzel görünen; kendisini yabancı erkeklerden örten kadındır.” [31]

33- Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim yabancı bir kadınla (namahremle) şakalaşırsa, dünyada o kadına söylediği her bir kelimeye karşılık ahirette bin yıl hapse mahkûm edilir.” [32]

34- Hz. Resulü Ekrem (s.a.a), ince ve vücut hatlarını belli eden elbiseler giymiş bir kadını görünce yüzünü ondan çevirdi ve şöyle buyurdu: “Bir kadın bulûğa erdiğinde, artık onun el bileklerinden aşağısı ve yüzü dışında bedeninin hiçbir kısmının görünmesi uygun değildir.”
[33]

35- İmam Rızâ (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yabancı kadınların saçlarına bakmak haramdır; zira bu bakış, erkeği tahrik eder ve bu tahrik, kişiyi fesada ve hoş görülmeyen haram işlere sürükler.” [34]

 

36- Hz. Ebâ Abdullah Hüseyin’in (a.s) altı yaşındaki kızı, Yezid’in meclisinde elbisesinin kolunu yüzüne tutup ağlıyordu. Yezid sebebini sordu. O şöyle dedi: “Nasıl ağlamayayım? Benim yüzümü senden ve meclisinde bulunanlardan gizleyecek bir örtüm yoktur.” [35]

37- Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cehenneme giren gruplardan biri de, kendilerini süsleyip ziynet takarak erkekleri fitneye sürüklemek isteyen kötü örtülü kadınlardır.” [36]

38- İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Haya ile iman birbirine eş değerdir; biri giderse, diğeri de onun ardından gider.” [37]

 

-----------

[1]- el-Hikemü’z-Zâhire, c.1, s.301.

[2]- Nevadir-i Râvendî, s.37; Bihârü’l-Envâr, c.103, s.250.

[3]- Nûru’ş-Şâfî fi’l-Fıkhi’ş-Şâfiî.

[4]- Kenzü’l-Ummâl, h.7000.

[5]- Müstedrekü’l-Vesâil, c.3, s.244.

[6]- Nehcü’l-Belâğa, Hikmetli Sözler 474.

[7]- Sefînetü’l-Bihâr, c.2, s.298.

[8]- Muhammed Muhammedî İştihardî, “İslam’da Kadının Örtünmesi”, s.19.

[9]- Vesâilü’ş-Şîa, c.30, s.5181.

[10]- Bihârü’l-Envâr, c.104, s.33; Kurbü’l-Esnâd, s.40.

[11]- Müstedrekü’l-Hâkim, c.2, s.549.

[12]- Bihârü’l-Envâr, c.103, s.235.

[13]- Misbahu’ş-Şerîa, s.9.

[14]- Nûrü’s-Sakaleyn, c.3, s.583.

[15]- Bihârü’l-Envâr, c.74, s.291.

[16]- Beheşt-i Cevânân, s.468.

[17]- Sevâbü’l-A‘mâl ve İkâbu’l-A‘mâl, s.615.

[18]- Furûu Kâfî, c.5, s.163; Sevâbü’l-A‘mâl ve İkâbü’l-A‘mâl, s.559.

[19]- Bihârü’l-Envâr, c.79 (76), s.303, Tecemmül ve nimet izharı babı.

[20]- Beheşt-i Cevânân, s.477; Vesâilü’ş-Şîa, c.3, s.279.

[21]- Nûrü’s-Sakaleyn, c.3, s.583.

[22]- Nûrü’s-Sakaleyn, c.3, s.583.

[23]- Bihârü’l-Envâr, c.103, s.235.

[24]- Mecmau’l-Beyân, c.7.

[25]- Bihârü’l-Envâr, c.12, s.241.

[26]- Tefsîr Nûrü’s-Sakaleyn, c.3, s.624.

[27]- Nehcü’l-Fesâha, s.509; Beheşt-i Cevânân, s.167.

[28]- Sevâbü’l-A‘mâl ve İkâbü’l-A‘mâl, s.607.

[29]- Tenbîhu’l-Havâtır, 2/78; Muntehab Mîzânu’l-Hikme, s.130.

[30]- Tehzîbü’l-Ahkâm, c.1, s.429.

[31]- Bihârü’l-Envâr, c.103, s.235.

[32]- Sevâbü’l-A‘mâl ve İkâbü’l-A‘mâl, s. 607.

[33]- El-Dürrü’l-Mensûr, c. 5.

[34]- İlelü’ş-Şerâyi‘, c. 2, s. 564.

[35]- Tercüme-i Nefsü’l-Mahmûm, s. 221.

[36]- Kenzü’l-Ummâl, c. 16, s. 383.

[37]- El-Kâfi, c. 2.




Bu haber 974 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER NURANİ SÖZLER Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI