Bugun...



Ayet ve Rivayetlerde Kurban Bayramı

Hac kongresi, dünya çapındaki büyük bir toplumsal buluşma ve dünyanın dört bir yanından Müslümanların en büyük toplantısıdır.

facebook-paylas
Tarih: 26-05-2026 14:25

Ayet ve Rivayetlerde Kurban Bayramı

Bismillahirrahmanirrahîm

Hac kongresi, İslâm’ın büyük şiarlarından biri olup, İslâm tarihi boyunca özel bir parlaklığa sahip olmuş ve İslâm dünyasının birlik ve bütünlüğünde merkezi bir rol üstlenmiştir.

 

Kemâle Ermenin İki Kanadı: Tevhit ve Bütünleşme

Hac ibadeti, her şeyden önce din kardeşliği ruhunun oluşturulması ve güçlendirilmesi ile tevhit inancına bağlılığın pekiştirilmesine yöneliktir. Bu iki unsur arasındaki sıkı irtibat, Müslümanların bu iki özellik ışığında yetişmelerine vesile olmuş, onların birbirleriyle kardeşlik bağlarını düzenlemelerinin yanı sıra şirk ve küfrün tezahürlerine karşı ayağa kalkmalarını ve her türlü ayrılık unsurundan kurtulmalarını sağlamıştır. Bu durum ise, dünya Müslümanlarının dayanışma ve bütünleşmesinde güçlü bir etken hâline gelmiştir.

Hac hükümleri, her Müslümanın bireysel ve toplumsal hayat çizgisini belirlemekte, onu manevî kemâle yönlendirmektedir. Öyle ki bu hükümler, İslâm mektebinin mensuplarında Allah’a kulluk ve şirke karşı mücadele ruhunu meydana getirmekte; manevî imanı yeni bir ruh ile İslâm toplumunun bünyesine üflemekte ve Müslümanların düşünce dünyasını yüceltmektedir. Bu esas doğrultusunda hac farizası, Müslümanlarda onların yaşam tarzını değiştirecek ve onları birlik ile dayanışmaya ulaştıracak bir dönüşüm meydana getirebilecek güce sahiptir.

Bu birlik ve dayanışma, herhangi bir kurum ya da siyasî sisteme bağlı olmayıp tamamen Müslümanın imanından kaynaklandığı için, bütün Müslümanların ortak paydası ve bağlayıcı halkası sayılmaktadır. Bundan dolayı ona karşı koyabilecek etkenlerin sayısı oldukça azdır. İslâm’ın en belirgin ayrıcalığı tevhit ilkesidir ve her yıl hac menâsikinin (amellerinin) icra edilmesi de Müslümanların tevhidî kimliğinin göstergesidir.

Bu sebeple hac, insan hayatını birbirinden ayıran her türlü sınıflandırma ve sınırlandırmadan hicret etmektir. Hac, zengin ile fakiri, siyah ile beyazı birbirine yaklaştırmakta; onları aynı safta bir araya getirerek bütün insanların ortak yönü olan “kulluk bilincini” canlı tutmaktadır. Bundan dolayı Kur’ân, tek Allah’a kulluğu ilahî dinlerin mensupları arasında birlik ve dayanışmanın temel unsuru olarak tanıtmaktadır. [1]

“De ki: Ey Ehl-i Kitap! Bizimle sizin aranızda ortak olan bir söze gelin: Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp da birbirimizi rabler edinmeyelim.” [2]

Kurban Bayramı, hac günlerinin en büyüğü kabul edilmektedir. Nitekim İmam Ca‘fer-i Sâdık’tan (a.s) nakledildiğine göre, Muâviye b. Ammâr’ın kendilerine “Yevmü’l-Hacci’l-Ekber”in [3] ne olduğu hakkında sorması üzerine şöyle buyurmuşlardır:

“O gün, Kurban Bayramı günüdür.” [4]

Bu bakımdan Kurban Bayramı’nın, tevhidin bir tecellisi ve hac günlerinde İslâmî bütünleşmenin sembollerinden biri olduğu söylenebilir.

 

“Bayram” Kavramının Etimolojisi

“Îd” kelimesi, “dönmek ve geri dönmek” anlamına gelmektedir. “Kurban” ise, “kurbanlık” yahut “kendisiyle Allah’a yakınlık kazanılan her şey” manasına gelir. [5] Bu bakımdan “Kurban Bayramı”, “insanın ilahî yakınlık makamına dönüşü” şeklinde değerlendirilebilir. Bu makama ise, “nefsanî arzularla mücadele etmek, nefsi arındırmak, kendini yetiştirmek ve eşsiz fırsatlardan yararlanmak” suretiyle ulaşılır. Allah’ın evinin ziyaretçileri olan hacılar da, pek çok zorluğa katlandıktan ve dünyevî sembollerden uzak durduktan sonra artık son menzile ulaşmış olmanın sevinciyle Kurban Bayramı’nı kutlamaktadırlar.

Bu günde hacılar, eşine az rastlanır bir amelî birlik içerisinde Cenab-ı Hak’ın huzurunda baş eğerler; ardından da ilahî görevi yerine getirme başarısına erişmenin huzuruyla birbirlerini kucaklayıp tebrik ederler. Seyyidü’s-Sâcidîn İmam Zeynelâbidîn (a.s) de bayrama mahsus duasında bu günü bereketli ve uğurlu bir gün olarak nitelendirmiş ve şöyle buyurmuştur:

“Allah’ım! Bu mübarek ve kutlu bir gündür.” [6]

İmam Ruhullah Humeyni (r.a), saf ve hakiki İslâm’ın ihyacısı olarak, Kurban Bayramı hakkında şöyle demiştir: “Kurban Bayramı, bilinç sahibi insanlara İbrahimî kurban mekânını hatırlatan bir bayramdır. Öyle bir kurban mekânı ki, Âdemoğullarına, Allah’ın seçkin kullarına ve velilerine Allah yolunda fedakârlık ve cihat dersini öğretmektedir… Tevhidin babası ve dünyanın put kıranı olan Hz. İbrahim (a.s), bize ve bütün insanlığa, hayatın en değerli meyvesini Allah yolunda sunmayı ve böylece gerçek bayrama ulaşmayı öğretti. Kendinizi ve sevdiklerinizi feda edin; Allah’ın dinini ve ilahî adaleti ayakta tutun. O, bütün Âdemoğullarına Mekke ve Mina’nın âşıkların kurban yeri, tevhidin yayıldığı ve şirkin reddedildiği mekân olduğunu öğretti. Çünkü cana ve yakınlara aşırı bağlılık da bir çeşit şirktir.” [7]

Beytullah’ın ziyaretçileri, Kurban Bayramı günü birtakım ameller yerine getirirler ki, bunların her biri birlik ve bütünleşmenin bir sembolüdür. Bunlara aşağıda değinilecektir.

 

Ayrılık Unsurundan Berî Olmak: Cemrelere Taş Atma

Hacılar, bayram günü ilk olarak, şeytanı temsil eden üst üste dizilmiş sütunlara yedi küçük taşı yedi defa atarak, iç ve dış dünyadaki bütün şeytanlara karşı nefretlerini ortaya koyarlar. Bu amele “remy-i cemre” denilmektedir. Bu amelin hikmeti İmam Musa Kazım’a (a.s) sorulduğunda şöyle buyurmuştur:

“İblis, cemrelerin bulunduğu yerde Hz. İbrahim’e göründü ve o Hazret de onu taşladı. Bu sebeple bu uygulama süreklilik kazanmış ve günümüze kadar devam etmiştir.” [8]

Bu amel, şeytanı reddetmenin ve Yüce Allah’a kulluk ile itaati pekiştirmenin bir göstergesidir. Şeytanın temel görevlerinden biri, insanlar arasına ayrılık sokmak, düşmanlık ve kin oluşturmaktır. [9] Nitekim Kur’ân’da şöyle buyrulmaktadır:

“Şeytan, içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak ister.” [10]

İnsan da ayrılık ve ihtilaf yoluyla kendisini şeytanın egemenliğine bırakmış olur. Nitekim İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Ayrılık ve dağınıklıktan sakının. Çünkü topluluktan ayrılan insan, tıpkı sürüden ayrılan koyunun kurda yem olması gibi, şeytanın hâkimiyeti altına girer.” [11]

Evet, hacı bu sembolik amel ile lânetlenmiş şeytanı taşlamakta, onu kendisinden uzaklaştırmakta ve kendisini, hep birlikte şeytana karşı nefretlerini ilan eden Müslümanların birleşik safı içerisinde bulmaktadır.

 

Arınma ve Eşitliğin Sembolü, Kurban

Hacılar, bayram günü ibadetlerinin devamında, iman ve cihat bilinciyle yüklü bir şekilde kurban ibadetine yönelir, onu Yüce Rablerinin huzuruna bir armağan olarak takdim eder ve ilahî emri yerine getirirler. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer engellenirseniz, kolayınıza gelen kurbanı kesin…” [12]

Kurban mahalline giderek bir hayvanı kesen kimse, gerçekte sembolik bir davranışla nefsî arzularını ve dünyevî bağlılıklarını ortadan kaldırma iradesini ortaya koymakta, böylece fedakârlık ve özveriye hazır hâle gelmektedir. Bu ibadete, Allah’a yakınlaşma vesilesi ve kulluk amacı taşıdığı için “kurban” adı verilmiştir. [13]

Nitekim İmam Zeynelâbidîn (a.s), Şiblî’ye yönelttiği bir soruda şöyle buyurmuştur:

“Acaba kurbanı kestiğin sırada, takvaya sarılarak hırsın boğazını kestiğine niyet ettin mi?..” [14]

Kurbanın bağışlanması ve özellikle yoksullar arasında dağıtılması, yardımlaşma ve dayanışmanın bir göstergesidir. Hacı, bayram günü hac ibadetini tamamlamanın şükrü olarak sağlam ve kusursuz bir hayvanı kesip etini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmakla yükümlü kılınmıştır. Bu uygulama, hem Allah’a yakınlaşmaya vesile olur, hem de ilahî rahmete mazhar kılar; aynı zamanda toplumsal düzeyde bireyler arasında sevgi ve muhabbetin oluşmasına katkı sağlar.

Bu şekilde Müslümanlar arasında samimi bir irtibat doğar ki, bu da toplumsal bütünleşmenin önemli sebeplerinden biridir. Böylece hayır ve iyilik alanında yardımlaşma ve sosyal dayanışma güçlenir. Diğer taraftan kurban etinin doğru şekilde dağıtılması hâlinde milyonlarca aç insanın ihtiyaçları karşılanır ve zengin ile fakir arasında bağ kurulmuş olur. Bu durum, şeriatın öngördüğü gerçek birlik ve dayanışmanın bir tezahürüdür.

Kurbanın bir diğer önemli sembolü “eşitlik”tir. Kurban etinin üçe bölünmesi ve hacının da bundan istifade etmesi [15], bu eşitliğin açık bir göstergesidir. Böylece insanların kendileri için oluşturdukları ayrıcalıklar ortadan kalkar ve herkes, Hz. Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) Veda Hutbesi’nde ifade ettiği şu ilkeye yönelir:

“Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem’densiniz, Âdem ise topraktandır. Arap’ın Arap olmayana üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak takvadadır.” [16]

Bu uygulama, İslâm’ın toplumsal adalet anlayışını yansıtır ve dünya Müslümanları arasında birlik ve bütünleşmenin güçlü bir zemini hâline gelir.

 

İç ve Dış Arınmanın Sembolü: Tıraş Olmak (Halk)

Hacıların Zilhicce’nin onuncu günü gerçekleştirmeleri gereken üçüncü ve son ibadet “halk”tır; yani erkekler için saçın tamamen tıraş edilmesi ve kadınlar için ise, saç ve tırnaklardan bir miktar kısaltma yapılmasıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır:

“Sonra kirlerini giderip temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atîk’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.” [17]

Allah’ın evinin ziyaretçileri, Kurban Bayramı günü nefislerini terbiye etme yolunda en yüce ve ideal adımları atar; teslimiyet ve rızanın en güzel tablosunu ortaya koyarlar. Dünyevî süs ve gösterişten uzaklaşarak, başlarını tıraş etmek suretiyle diğer hacılarla görünüşte eşit hâle gelir, yeniden Mescid-i Haram’a ve Cenab-ı Hak’ın huzuruna dönmeye hazırlanır ve böylece ruhlarını ahlâkî kirlerden arındırırlar. Nefsanî arzu ve benlik iddiasının son izlerini de kalplerinden uzaklaştırırlar. İmam Cafer-i Sadık (a.s) bu hususta şöyle buyurmuştur:

“Saçını tıraş etmekle, hem zahirî hem de bâtınî bütün kusurlarını üzerinden at!” [18]

 

Tüm Müslümanların Bayramı, Kurban

Kurban Bayramı, Müslümanların en önemli bayramlarından biridir ve birçok bayramın aksine üzerinde ihtilaf bulunmayan bir özelliğe sahiptir. Zira İslâm’ın bütün mezhepleri bu günü bayram olarak kabul etmektedir. Bu sebeple, bayram namazının kunut duasında şu şekilde dua edilir:

“Allah’ım! Bu günü Müslümanlar için bayram kıldığın, Muhammed’e (s.a.a) ise bir şeref, onur, keramet ve fazilet vesilesi yaptığın bu günün hakkı için senden niyaz ederim…”

Bu anlayışla, bayram yalnızca müminlerin grubuna hasredilmemiş, tüm Müslümanların ortak değeri olarak kabul edilmiştir. Böylece bu büyük buluşmanın, İslâm’ın en önemli toplumsal emirlerinden biri olan “Allah’ın ipine sımsıkı sarılma” [19] ilkesine ulaşmanın bir vesilesi olduğu düşünülmektedir.

Dolayısıyla ele alınan hususlar çerçevesinde denilebilir ki, zirvesinde Kurban Bayramı’nın yer aldığı hac ibadetleri, tevhit inancına ulaşmanın yanı sıra Müslümanlar arasında birlik, dayanışma ve bütünleşmenin güçlenmesine de önemli ölçüde katkı sağlayan bir unsurdur. Bu nedenle din büyükleri, bu günün en faziletli amelinin, şirk koşanlardan ve gerçek anlamda şeytanî güçlerden uzaklaşmak olduğunu defalarca vurgulamışlardır. Ancak bu hedef, farklı düşünce, inanç ve mezheplere sahip olsalar dahi tüm Müslümanların birlik, beraberlik ve karşılıklı dayanışma içinde olmalarıyla mümkün olabilir.

Seyyid Samed Musevî

 

----------

[1]- Kur’ân Araştırmaları (Kur’an Kültürü), c. 9, s. 170.

[2]- Âl-i İmrân, 3/64.

[3]- Tevbe, 9/3.

[4]- el-Kâfî, c. 4, s. 290.

[5]- Lisânü’l-Arab, “k-r-b” maddesi; el-Muʿcemü’s-Sebî, “k-r-b” maddesi.

[6]- Sahîfe-i Seccâdiyye, 48. dua.

[7]- Sahîfe-i Nûr, c. 18, s. 87.

[8]- Bihârü’l-Envâr, c. 12, s. 110; İlelü’ş-Şerâi, c. 2, s. 122.

[9]- Aṭyebü’l-Beyân fî Tefsîri’l-Kur’ân, c. 4, s. 461.

[10]- Mâide, 5/93.

[11]- Nehcü’l-Belâğa, Hutbe 127.

[12]- Bakara, 2/196.

[13]- Mecmaü’l-Bahreyn, “kurb” maddesi, c. 2, s. 480.

[14]- Müstedrekü’l-Vesâil, c. 10, s. 171.

[15]- “Artık yanları yere düşünce onlardan yiyin, kanaatkâra da, isteyene de yedirin.” (Hac, 22/36).

[16]- İbn Şu‘be, Tuhafü’l-ʿUkûl, s. 30, Müessesetü’l-A‘lemî, Beyrut, 1394 hk. Veda Hutbesi içinde.

[17]- Hac, 22/29.

[18]- Misbâhu’ş-Şerîa, 22. bab.

[19]- “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanmayın.” (Âl-i İmrân, 3/103).




Bu haber 543 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI