Bugun...


Hz. Peygamber’in (s.a.a) Hadislerinin Kaydı Yasağında Uydurma Hadisler
Tarih: 13-05-2024 14:47:11 Güncelleme: 13-05-2024 14:47:11 + -


İslam tarihinin acı ve zararlı olaylarından biri, İslam Peygamberinin (s.a.a) hadislerinin yazılmasının ve yayılmasının İslam'ın ilk halifeleri tarafından yasaklanmasıdır.

facebook-paylas
Tarih: 13-05-2024 14:47

Hz. Peygamber’in (s.a.a) Hadislerinin Kaydı Yasağında Uydurma Hadisler

Bismillahirrahmanirrahim

 

Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünneti ve hadisleri, Kuran-ı Kerim'in tamamlayıcısıdır. Hz. Peygamber (s.a.a) hayatının son günlerinde vasiyetname yazmak için kalem istediğinde, ikinci halife Ömer,

حسبنا کتاب الله

"Kur’an bize yeter" sloganıyla çıkıştı. Yani, “Allah'ın kitabı bize yeter ve biz Allah'ın kitabının varlığıyla Peygamberin vasiyetine ve hadislerine ihtiyaç duymuyoruz” dedi ve vasiyetname yazılmasına karşı çıktı. Bu olay, o hazreti o kadar sinirlendirdi ki, huzurundan çıkmasını emretti. [1]

 

Hz. Peygamber’in (s.a.a) vefatından sonra Ömer'in bu siyaseti, “hadislerin yazılmasının (kaydedilmesinin) yasaklanması” yönünde sahte hadislerin uydurulup, Hz. Peygamber'e (s.a.a) isnat edilmesine sebep oldu. Ardından hadisin yazılmasının yasaklanmasını bu uydurma hadislere dayandırdılar.

 

Burada bu sahte hadislerden bazılarına işaret ediyoruz:

Ebu Hureyre'den şöyle dediği nakledilmiştir:

کنا قعودا نکتب ما نسمع من النبی (صلى الله علیه وسلم) فخرج علینا فقال: ما هذا تکتبون؟ فقلنا ما نسمع منک، فقال: أکتاب مع کتاب الله؟ فقلنا ما نسمع، فقال: اکتبوا کتاب الله امحضوا کتاب الله، أکتاب غیر کتاب الله، امحضوا کتاب الله أو خلصوه، قال: فجمعنا ما کتبنا فی صعید واحد ثم أحرقناه بالنار.

Biz, Hz. Peygamber'den (s.a.a) işittiğimiz şeyleri yazıyorduk. O hazret gelip, “Bu nedir, ne yazıyorsunuz?” diye sordu. “Senden işittiklerimi yazıyoruz” dedik. O hazret, “Allah'ın kitabı yanında başka bir kitap mı yazmak istiyorsunuz?” dedi. Biz, “işittiklerimizi” dedik. O hazret “Sadece ve sadece Allah'ın kitabını yazın” dedi. Yazdıklarımızı bir yerde topladık, sonra onları ateşle yaktık. [2]

 

Ebu Said Hudri'den Hz. Peygamber’in (s.a.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

لا تکتبوا عنی و من کتب عنی شیئاً غیر القرآن فَلیَمحُهُ…؛

“Benden bir şey yazmayın. Kim Kur'an dışında benden bir şey yazarsa, onu silsin...” [3]

 

Aişe şöyle diyor: "Babam, Hz. Peygamber'in (s.a.a) beş yüz hadisini toplamıştı. Geceyi endişe ve kaygı içinde sabahladı. Herkesi çağırdı ve benden o yazıları getirmemi istedi. Sonra ateş istedi ve onları ateşe attı. Bu yaptığının nedenini sordum. O, “Korkuyorum ki, ben ölürüm ve bu hadisler yanımda kalır. Bu hadislerin bazıları gerçeğe aykırı olabilir ve ben bunun sorumlusu olurum” dedi. [4]

 

Zehebi şöyle diyor: "Ebubekir insanları toplayarak şöyle dedi: Sizler, Peygamber’den farklı hadisler naklediyorsunuz. Bu farklılık gelecekte daha da artacaktır. Bu yüzden Peygamber’den hiçbir şey nakletmeyin. Eğer birisi sizden bir şey sorarsa, cevabında şöyle deyin:

بیننا وبینکم کتاب الله فاستحلوا حلاله وحرموا حرامه.

 "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır, onun helalini helal, haramını haram sayarız." Kur'an, sizin ve bizim aramızda hakemdir. Onun helal dediğini yapar ve haram dediğinden sakınırız. [5]

 

Ebi Seleme şöyle diyor: Ebu Hureyre'ye 'Ömer'in zamanında da bize naklettiğin gibi hadis naklediyor muydun?' diye sordum. O cevaben şöyle dedi: 'Eğer size naklettiğim hadisleri Ömer'in zamanında da nakletseydim, o, beni kamçılarla döverdi.' [6]

 

Ömer, resmi olarak Müslümanları Hz. Peygamber’in (s.a.a) hadislerini yazmaktan ve hadisleri toplamaktan sakındırdı. O, ilk önce “hadisleri yazma ve sünnetin toplanması” konusunu Sahabelerle tartıştı ve onlar bu girişimi olumlu değerlendirdiler. Ancak bir ay geçtikten sonra, Ömer b. Hattab şöyle dedi: "Ben sünneti derlemeye çalıştım; ancak sizden önceki bir grup insanın ilahi kitaplar dışında kitaplar hazırladıklarını; onlara uyduklarını ve ilahi kitabı terk ettiklerini hatırladım. Ama Allah'a yemin olsun ki ben bir şeyi asla Allah'ın kitabına benzetmem". [7]

 

Halk arasında hadis kitaplarının görüldüğünü Ömer'e haber verdiklerinde, o, insanlardan “değerlendirme” için onları yanına getirmelerini istedi. İnsanlar kitapları getirdiklerinde, Ömer “onları yakmaları” emrini verdi ve Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetinin toplandığı mecmuaları, Yahudilerin toplandığı mecmualarla aynı sırada değerlendirdi. [8]

 

Bu durumda şöyle soruyoruz:

1- Acaba Hz. Peygamber’den (s.a.a) kendi hadislerinin yazımının yasaklanması konusunda naklolan hadisler sahte ve uydurma değiller midir? Eğer gerçekten Hz. Peygamber (s.a.a) kendi hadislerinin yazılmasını ve yayımlanmasını yasaklamışsa, bu durumda neden bu hadisleri beyan etmiştir?

2- Acaba Ömer b. Hattab ve Ebu Bekir'in

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّکْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ.

“Hiç şüphesiz zikri (Kur'an'ı) biz indirdik ve onun koruyucuları da gerçekten biziz” [9] ayetini görmemiş olmaları mümkündür. Veya bu ayeti şerife ve Kur’an-ı Kerim’in mucize olduğuna imanları yok muydu ki Hz. Peygamber’in hadislerinin yazımını yasaklamışlardı?  

3- Acaba Ömer ve Ebu Bekir'in Hz. Peygamber’in (s.a.a) hadislerinin yazılmasını yasaklaması, Müslümanların Hz. Peygamber (s.a.a) tarafından beyan edilen İslam'ın asil öğretilerinden mahrum kalmalarına neden olmamış mıdır?

4- Acaba Ömer ve Ebu Bekir'in Hz. Peygamber’in (s.a.a) hadislerinin yazılmasını yasaklaması, sonraki yıllarda hadislerin uydurulması ve İsrailiyatın nüfuz etmesine ortam hazırlamamış mıdır? Günümüzde, Ehli Sünnetin mevcut olan hadis metinleri hangi kriterlere göre güvenilirdir?

5- Acaba hadislerin yazımının yasaklanmasının asıl kökeni, Ömer'in Hz. Peygamber’le (s.a.a) olan muhalefetinde ifade ettiği "Kur'an bize yeter" sözünden kaynaklanmamış mıdır?

6- Neden Ehli Sünnet günümüzde ameli olarak Ömer ve Ebu Bekir’in koyduğu kurala uymuyorlar? Bununla birlikte, neden dinî hükümleri elde etmek için o ikisine muhalefet ederek, kendi ellerine nasıl ulaştığı belli olmayan Hz. Peygamber’in (s.a.a) hadislerine uymayı bırakın bir kenara, ashap ve tabiinin sözlerine de Kur’an-ı Kerim’in yanında tabi olmaktadırlar?  

 

----------

[1]- Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned İbn-i Hanbel, c.1, s.325; Muhammed İbn-i İsmail Buhari, Sahih-i Buhari, c.5, s.138; Müslim İbn-i Haccac, Sahih-i Müslim, c.5, s.176.

[2]- Ahmed İbn-i Hanbel, Musned İbn-i Hanbel, c.3, s.12.

[3]- Sahih-i Müslim, c.5, s.500.

[4]- Şemseddin Muhammed Zehebi, Tazkiratü’l-Huffaz, c.1, s.5.

[5]- Tazkiratü’l-Huffaz, c.1, s.3.

[6]- Tazkiratü’l-Huffaz, c.1, s.3.

[7]- Mutaki Hindi, Kenzü'l-Ummal, c.10, s.291.

[8]- Muhammed İbn-i Sa'd, al-Tabakatu’l-Kubra, c.5, s.188.

[9]- Hicr, 9.




Bu haber 840 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER NURANİ SÖZLER Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI