|
Tweet |
Bismillahirrahmanirrahîm
Sünnet’te İmamet
Hz. Peygamber (s.a.a) bir söz buyurdu; fakat insanlar gürültü çıkararak onun sözünü dinlemekten alıkonuldular. Bunun üzerine babama, “Hz. Resulullah (s.a.a.) ne buyurdu?” diye sordum. Babam şöyle dedi: “Hepsi Kureyş’tendir.”
Sa‘d b. Ebî Vakkâs şöyle diyor: “Câbir b. Semure’ye yazdım ki, Hz. Resulullah’tan (s.a.a) duyduğun bir şeyi bana haber ver. O bana şöyle yazdı: Cuma günü, Eslemî’nin recmedildiği gecede Hz. Resulullah’tan (s.a.a) şöyle buyurduğunu işittim:
“Din, kıyamet kopuncaya yahut üzerinizde on iki halife bulununcaya dek ayakta kalacaktır. Hepsi de Kureyş’tendir.”
Hadisler
Hz. Resulullah’tan (s.a.a) sonra gelecek “on iki imam ve halife” hakkındaki rivayetler, Ehl-i Sünnet tarafından Sahih ve Müsned kitaplarda, sahih senetlerle Câbir b. Semure ve diğerlerinden nakledilmiştir. Bu hadisler, İslâm mezheplerinin dikkatini o kadar çekmiştir ki, onlarda hiçbir şüpheye mahal bırakmamıştır. Şimdi bu rivayetlerden bazısına işaret ediyoruz:
“On iki emir olacaktır.” Sonra bir söz söyledi, ben işitmedim. Babam dedi ki, “Hz. Resulullah (s.a.a) buyurdu: Hepsi Kureyş’tendir.” [1]
“Bu iş (yani hilâfet) son bulmaz, ta ki onların arasında on iki halife geçinceye kadar.”
Sonra öyle bir söz söyledi ki ben anlayamadım. Babama sordum: ‘Resulullah (s.a.a) ne buyurdu?’ Babam cevap verdi: ‘Hepsi Kureyş’tendir.’” [2]
“İnsanların işi, başlarında on iki kişi bulununcaya dek sürüp gidecektir.”
Sonra bir söz söyledi, fakat ben anlamadım. Babama “Hz. Resulullah (s.a.a) ne buyurdu?” diye sordum. Babam “Hepsi Kureyş’tendir” dedi. [3]
“İslâm, on iki halife yönetinceye kadar aziz olmaya devam edecektir.”
Sonra bir söz söyledi ve ben anlamadım. Babama “Ne buyurdu?” diye sordum. Babam “Hepsi Kureyş’tendir” dedi. [4]
“Bu din, on iki halife gelinceye kadar güçlü ve sarsılmaz olacaktır.”
Sonra bir söz söyledi; fakat insanlar gürültü ederek işitmemi engellediler. Babama, “Hz. Resulullah (s.a.a.) ne buyurdu?” diye sordum. Babam “Hepsi Kureyş’tendir” dedi. [5]
“Din, kıyamet kopuncaya dek veya üzerinizde on iki halife bulununcaya dek ayakta kalacaktır; hepsi de Kureyş’tendir.” [6]
“Bu ümmetin dini için on iki kayyim (idareci) vardır; onları terk eden kimseler onlara zarar veremez.”
Sonra Hz. Resulullah (s.a.a) alçak sesle bir söz söyledi, fakat ben işitmedim. Babama sordum: “Hz. Peygamber (s.a.a) neyi fısıldadı?” Babam “Hepsi Kureyş’tendir” dedi. [7]
“Bu iş (din/hilafet) daima üstün ve galip olacaktır; muhalifleri ve ayrılanları ona zarar veremeyecektir. Bu durum, ümmetimden on iki halife geçinceye kadar devam eder; hepsi Kureyş’tendir.”
Sonra halk gürültü yaptı, konuştular; bu yüzden “küllühüm” sözünden sonrasını anlayamadım. Babama sordum: “Hz. Resulullah (s.a.a) ne buyurdu?” Dedi ki “Hepsi Kureyş’tendir.” [8]
“Bu iş (din) daima güçlü, sağlam ve galip olacaktır; ta ki on iki halife mülk sahibi oluncaya kadar, hepsi…”
Sonra buyurduğu sözü anlayamadım; halk da yüksek sesle bağırmaya başladı. Babama sordum: “Hz. Resulullah (s.a.a) ne buyurdu?” Babam “Hepsi Kureyş’tendir” dedi. [9]
“Bu iş (din) daima güçlü ve galip olacaktır; ta ki on iki kişi mülk sahibi oluncaya kadar, hepsi…”
Sonra cemaat ses çıkarıp konuşmaya başladılar; bu sebeple “küllühüm” sözünden sonrasını anlayamadım. Babama “Ey babacığım! Hz. Peygamber (s.a.a) ‘küllühüm’den sonra ne buyurdu?” dedim. Babam cevap verdi: “Hepsi Kureyş’tendir.” [11]
“Bu din, on iki halife gelinceye kadar daima aziz ve sağlam kalacaktır…”
Sonra insanlar ayağa kalkıp oturmaya başladılar. [12] [13]
---------
[1]- Sahîh-i Buhârî, c.8, s.127, Kitâbü’l-Ahkâm, “Bâbü’l-İstihlâf”, hadis no: 7223.
[2]- Sahîh-i Müslim, c. 6, s. 3; Şerhu Sahîh-i Müslim, c.12, s. 201.
[3]- Sahîh-i Müslim, c. 6, s. 3; Şerhu Sahîh-i Müslim, cilt 12, s. 201.
[4]- Sahîh-i Müslim, c. 6, s. 3.
[5]- Sahîh-i Müslim, c. 6, s. 4.
[6]- Sahîh-i Müslim, c. 6, s. 4.
[7]- Mu‘cemü’l-Kebîr, c. 2, s. 196, hadis no: 1794.
[8]- Mu‘cemü’l-Kebîr, c. 2, s. 196, hadis no: 1796.
[9]- Müsned-i Ahmed, c. 5, s. 93, hadis no: 20923.
[10]- Müsned-i Ahmed, c. 5, s. 93, hadis no: 20923.
[11]- Müsned-i Ahmed, c. 5, s. 99.
[12]- Müsned-i Ahmed, c. 5, s. 99.
[13]- Ali Asgar Rızvânî, İmamet ve Şüphelere Cevaplar-2, s. 253.
