Bugun...


Ali Tunay

facebook-paylas
Devrim Kimin?!
Tarih: 01-06-2022 12:15:00 Güncelleme: 01-06-2022 12:15:00


İmam Humeyni'nin diktatörlüğe karşı başlattığı kıyam elbette bir halk hareketiydi.

Ve aynı zamanda bir İnkılâp...

Mevcutu temsil eden düzen kuruculara karşı geliştirilen itirazın dinamiklerine dair kuvvetli bir bilinç altyapısıyla gerçekleştirilen düşünce biçimi, yani...

İmam'ın siyasete yüklediği anlam, ibadetle eş anlamlı: "İbadetimiz siyaset, Siyasetimiz ibadettir!" diye de halkların anlayacağı sadelikte bir slogana dönüştü sonra.

"Git evinde otur" diyenin buyurganlığına itiraz ile" Şah'ın omuzuna konulan el'e reddiye, aynı anlam içeriğine sahipti.

İmam, Medreseye sızmaya çalışan kokuşmuşluk ve güce tapıcılıkla da mücadelede sayfa açan bir büyük Devrimci...

Süreç içerisinde onunla yolculukta yorulanlar da oldu elbet. Yoldan dönenler, mum gibi sönenler de...

Başladığı gibi bitir(e)meyenler silsilesi, tarihten örnekliği güncellediği için şaşkınlıkta yaratmıyor tabi.

Yeşil Fitne döneminin yarattığı kırılma, devrimin ayrı bir sayfası...

Devrim öncülerinin çocuklarının hal-i pür melali ve Hatta İmam Humeyni'nin ailesinden bazılarının o dönemdeki enteresan davranış biçimi de ayrı bir "Devrimci geleneğin hangi kriterlerle değerlendirileceği" analiz konusu...

Devrimin, Molla'nın olmadığı... Devrimin, devrim kadrolarına evlat, hısım, akraba olanların ise hiç olmadığı; Devrimin, bir dönem ilkelere sadık kalıp sonrasında en üst düzey kurmay kadrolara yükselmesine karşın orada kalma kabiliyetinden yoksunlaşan sivil şahsiyetlerin de olmadığını kanıtlayan ilk 40 yıl, ikinci kırk yıla devredilirken öğrenilen şu oldu:

Devrim, Devrimcilerindir!

Devrim, Emperyalizme karşı bulunduğu konum ne olursa olsun, oradan itiraz geliştirenlerin...

Bu konuyu öğretici bir yaşanmışlıkla bitireyim;

2009 Yeşil Fitne döneminde İnkılap çok şiddetli bir Yumuşak Savaş Stratejisi'yle karşı karşıya kaldı. Batılı başkentlerden basılan düğme ile içeriden harekete geçen çok boyutlu bir saldırıydı bu. Mir Huseyn Musevî'nin "Oyum nerede!" sloganı üzerinden yürüdü...

CB Seçimlerinde Ahmedinejad karşısındaki yenilgisini, hiçbir ispat olmaksızın kabul etmiyor, Kum'daki bazı odaklar da dahil, daha önceden hazırlıklı oldukları belli olduğu görülen bir çok kesimden kaos, kargaşa, halkı manipüle etmeye odaklı saldırılar yapılıyordu. Ki, İmam Humeyni'nin torunu Hasan Humeyni de kafa karıştırıcı konumdaydı...

Ne oldu biliyor musunuz?

Halk sokağa indi ve bu kesimlere karşı sert bir protesto gösterisi düzenledi. Hasan Humeyni'nin sadece ve sadece İmam'ın torunu olma vasfını kullanarak haddi aşma meyline karşı şu sloganı attı:

"Humeyni'nin torunu Hasan, Beyrut'ta oturuyor!"

Bu müthiş bir zeka idi, halka ait olan... Yani seni seviyoruz, hürmetini koruyoruz, sana saygılıyız ama İnkıâbi değerler sözkonusu olduğunda; ona dair emek, vefa, cesaret ve basiret başlıklarında Beyrut'ta oturan Hasan'dır, Varis-i Humeyni...

Bıçak gibi kesildi, Yeşil fitne saldırıları sonra.

Ve anlaşıldı ki; Devrim, basiretli olan halkın...

Bu, 3 Haziran'da ruhunu teslim eden İmam'ın emanetine vakıf olma haliydi.



Bu yazı 151 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI