Bugun...


Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin (a.s) Başından Darbe Alışı
Tarih: 10-04-2023 12:59:09 Güncelleme: 10-04-2023 12:59:09 + -


İmam Ali (a.s) Ramazan ayının on dokuzunda sabaha doğru Abdurrahman İbn Mülcem Muradi tarafından namaz kıldığı sırada saldırıya uğrayarak yaralandı.

facebook-paylas
Tarih: 10-04-2023 12:59

Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin (a.s) Başından Darbe Alışı

Bismillahirrahmanirrahim

Nehrevan Savaşından sonra, İmam Ali (a.s) Irak halkını yeniden Şam’a karşı savaşması için hazırlamaya başladı; ancak az bir grup dışında kendisine katılan olmadı.

Öte yandan Irak’ın durumundan ve Iraklıların iradesizliğinden haberdar olan Muaviye, İmam’ın egemenliği altında bulunan Arap yarımadasına ve hatta Irak’ın çeşitli yerlerine saldırarak onların gücünü zayıflatmaya ve Irak yolunu açmaya koyuldu.[1]

İmam Ali (a.s) Sıffin’e gitmek için ordusunun hazırlanmaya koyulduğu zaman, hicri kırkıncı yılında Ramazan ayının on dokuzunda sabaha doğru Abdurrahman İbn Mülcem Muradi tarafından namaz kıldığı sırada saldırıya uğrayarak yaralandı ve Ramazan ayının yirmi birinde şehit oldu.

İmam Ali (a.s), Muaviye ve Amr b. As’ın öldürülmesi için Haricîlerden üç kişinin iş birliği yaptığı ve “Kuttam” adlı bir kadının da bu işte rolü olduğu kaynaklarda geçmiştir.[2]

Emirü’l-Müminin Hz. Ali’nin (a.s) çocukları İmam Hasan, İmam Hüseyin ve Muhammed b. Hanifiyye, Abdullah İbn Cafer’le birlikte gece vakti Gariyin (Şimdiki Necef) denen yerde İmam'ı toprağa verdiler ve kabri gizlediler.[3] Çünkü Emeviler ve Hariciler eğer Hz. Ali’nin (a.s) kabri şeriflerinin yerini bilecek olsaydılar, naaşını kabirden çıkarıp saygısızlık yapabilirlerdi.[4]

Vasiyetleri

İmam Ali’nin (a.s) çocuklarına gusül, kefen, namaz ve tedfin işlerinin nasıl olması gerektiğine dair nasihatler ettiği rivayet edilmiştir.[5] İmam (a.s) çocuklarına defnedildiği yerin gizli kalmasını vasiyet etmiştir.[6] İbn Mülcem tarafından başından aldığı darbenin ardından oğulları İmam Hasan ve İmam Hüseyin’e (a.s) şöyle nasihatte bulunmuştur:

“Allah’tan korkmanızı, dünya sizi istese bile onu istememenizi vasiyet ederim. Ona ait bir şeye ulaşamadığınız veya kaybettiğiniz için üzülmeyin. Hakkı söyleyin; ahiret ecri için çalışın. Zalime düşman, mazluma yardımcı olun.

Siz ikinize, bütün evlatlarıma, ehlime ve bu vasiyetin ulaştığı kimselere Allah’tan korkmayı, işlerinizde intizamlı olmayı, birbirinize iyilikle davranmayı, insanlarla barışık yaşamayı vasiyet ederim. Ben dedeniz Resulullah’tan (s.a.a) şöyle duydum: “Birbiriyle barışık yaşamak bir yıllık namaz ve oruçtan daha faziletlidir.” Allah için, Allah için yetimlerin hakkını gözetin, onları bir aç bir tok bırakarak nezdinizde zayi etmeyin. Allah için, Allah için komşularınızın hakkına riayet edin. Onlar, size Nebi’nizin vasiyetidirler. O, komşular hakkında öylesine tavsiyelerde bulunurdu ki biz mirasa da dâhil olacaklar sandık. Allah için, Allah için Kur’an’a uyun; onunla amel etmede ve onun hükümlerine uymada başkası sizden önde olmasın. Allah için, Allah için namaza dikkat edin; çünkü namaz, dininizin direğidir. Allah için, Allah için, Rabbinizin evi Kâbe’ye dikkat edin, var olduğunuz müddetçe orayı boş bırakmayın, eğer orayı terk edecek olursanız ve saygınlığını korumazsanız azap hususunda sizlere fırsat dahi verilmez. Allah için, Allah için mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle Allah yolunda cihat edin. Size düşen görev, karşılıklı iyi ilişkilerde bulunmak, karşılıklı olarak hediyeler vermektir. Sırt çevirip gitmekten ve birbirinize dargın durmaktan sakının, iyiliği emredip kötülükten men etmeyi terk etmeyin. Aksini yaptığınız takdirde başınıza en kötüleriniz geçer ve sonra ne kadar çağırsanız da artık sizlere icabet edilmez.

Ey Abdulmuttalip oğulları! “Müminlerin Emiri katledildi” diyerek Müslümanların kanını akıtmaktan, öç almaya kalkışmaktan sakının. Sakın, benim için katilimden başkasını öldürmeyin. Biraz bekleyin bakın; şayet onun darbesinden ölürsem, darbesine karşı kendisine bir darbe vurun, organlarını kesmeyin. Ben Resulullah’ın (s.a.a) şöyle dediğini işittim: “Öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa, ölünün bedenini kesmeyin.”[7]

 

------------

[1]- Resul Caferiyan, Şia İmamlarının Siyasi ve Fikri Hayatı kitabının özeti, s. 53-54, Kum, Neşr-i Maarif, 1391 hş.

[2]- Resul Caferiyan, Şia İmamlarının Siyasi ve Fikri Hayatı kitabının özeti, s. 55.

[3]- Muhammed b. Muhammed b. Numan El-Mufid, el-İrşad, s. 27-28, Kum, Said b. Cubeyr, 1428 hk.

[4]- Abdulkerim b. Ahmed b. Tavus, Ferhetu’l Gara, s. 93; Meclisi, Bihar, c. 42, s. 222; Mukaddesi, Yadullah’tan naklen, Baz Pejuhi Tarih-i Veladet ve Şahadeti Masuman (a.s), s. 239-240, Kum, İslami Kültür ve Bilimler Araştırması, 1391 hş.

[5]- Meclisi, c. 36, s. 5.

[6]- Meclisi, c. 42, s. 290.

[7]- Nehcü’l Belağa, tercüme: Seyyid Cafer Şehidi, mektup: 47, s. 320-321.




Bu haber 1722 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI