Bugun...


Şiilerin Emevîler’e Karşı Mücadelelerinde Bir Örnek, Hüseyni Direniş - 2
Tarih: 19-07-2024 15:50:26 Güncelleme: 19-07-2024 15:50:26 + -


Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Tarih: 19-07-2024 15:50

Şiilerin Emevîler’e Karşı Mücadelelerinde Bir Örnek, Hüseyni Direniş - 2

İmam Hüseyin'in (a.s) sözlerinin dost ve düşmanlar üzerindeki etkileri

İmam Hüseyin'in (a.s) sözleri, sadece dostlarını etkilemedi; aynı zamanda Ben-i Ümeyye karşısında direniş için düşmanlarında da bir motivasyon kaynağı oldu. Bunun bir örneği de Hürr b. Yezidi Riyahi ve düşman ordusundan bazılarında meydana gelen değişikliktir. Onlar, İmam Hüseyin'in (a.s) safına katıldılar. İmam Hüseyin'in (a.s) sözlerinin etkisi dostlar ve yardımcılar üzerinde o kadar büyüktü ki, hatta İmam Hüseyin (a.s) onlar üzerindeki biatini kaldırdıktan sonra bile, İmam’ı (a.s) yalnız bırakmamakla kalmayıp, dünya özgürlerine bir ibret dersi niteliğinde haykırarak konuştular.

 

Züheyr b. Kayn şöyle dedi:

وَ لَوْ کَانَتِ الدُّنْیَا لَنَا بَاقِیَهً وَ کُنَّا فِیهَا مُخَلَّدِینَ لَآثَرْنَا النُّهُوضَ‏ مَعَکَ عَلَى الْإِقَامَهِ فِیهَا.

"Eğer dünya bizim için sonsuza kadar kalabileceğimiz baki kalıcı bir yer olursa, biz seninle kalma durumunu tercih ederiz."

 

Hilal b. Nafi’i şöyle dedi:

وَ اللَّهِ مَا کَرِهْنَا لِقَاءَ رَبِّنَا وَ إِنَّا عَلَى نِیَّاتِنَا وَ بَصَائِرِنَا نُوَالِی مَنْ وَالاکَ وَ نُعَادِی مَنْ عَادَاکَ.

"Allah'a yemin ederim ki, Rabbimizle olan mülakatımızı hoş karşılamıyoruz ve sahip olduğumuz niyet ve anlayışlar doğrultusunda yerimizdeyiz. Seni sevenleri seviyoruz ve sana düşmanlık edenleri düşman olarak görürüz."

 

Bureyr b. Hüzeyr şöyle dedi:

وَ اللَّهِ یَا ابْنَ رَسُولِ اللَّهِ! لَقَدْ مَنَّ اللَّهُ بِکَ عَلَیْنَا أَنْ نُقَاتِلَ بَیْنَ یَدَیْکَ فَیُقَطَّعَ فِیکَ أَعْضَاؤُنَا ثُمَّ یَکُونَ جَدُّکَ شَفِیعَنَا یَوْمَ الْقِیَامَهِ.

"Allah’a andolsun, ey Peygamber evladı! Senin yolunda azalarımızın parça parça olması ve kıyamet gününde ceddinin bize şefaat etmesi için, Allah bu savaş fırsatını bize lütfetmiştir. "

 

Akil’in evlatları şöyle dediler:

نَفْدِیکَ‏ بِأَنْفُسِنَا وَ أَمْوَالِنَا وَ أَهْلِنَا وَ نُقَاتِلُ مَعَکَ حَتَّى نَرِدَ مَوْرِدَکَ فَقَبَّحَ اللَّهُ الْعَیْشَ بَعْدَکَ.

"Canımızı, malımızı, ailemizi sana feda ediyoruz. Akıbetimizin seninle birlikte olması için senin yanında savaşıyoruz. Allah, senden sonraki yaşamı lezzetli kılmasın." [1]

 

Bu motive edici ve heyecan verici sözler, ölümü iki adım ötelerinde hissedenler tarafından söylenmiştir ve bu, sadece Hz. Hüseyin'in (a.s) Medine'den o noktaya kadar olan sözleri ve durumu sayesindedir.

 

Kerbela Esirlerinin Direniş ve Dayanıklılığı

Kerbela esirlerinin konuşmaları ve duruşları çok sayıdadır; ancak muhtasar olması hasebiyle birkaç örnekle yetiniyoruz:

1- İbn-i Ziyad karşısında Müslim b. Akil'in Direnişi

İmam Hüseyin'in (a.s) temsilcisi Müslim b. Akil, zincirler içindeyken şunları söyledi:

أَنَّ أَبَاکَ‏ قَتَلَ‏ خِیَارَهُمْ‏ وَ سَفَکَ دِمَاءَهُمْ وَ عَمِلَ فِیهِمْ أَعْمَالَ کِسْرَى وَ قَیْصَرَ فَأَتَیْنَاهُ لِنَأْمُرَ بِالْعَدْلِ وَ نَدْعُوَ إِلَى حُکْمِ الْکِتَابِ.

"... Baban (Ziyad), Kufe halkının iyilerini öldürdü ve kanlarını döktü. Onlar arasında “Kisra” ve “Kayser” gibi davrandı. Biz de adaleti emretmek ve Kur’an'ın hükmüne davet etmek için geldik." [2]

 

2- Hz. Zeyneb-i Kübra'nın (s.a) İbn-i Ziyad'a Karşı Direnişi

Hz. Zeyneb-i Kübra'nın (s,a) sözleri o kadar cesur ve etkileyiciydi ki, İbn-i Ziyad'ın meclisini darmadağın etti ve zalim yöneticiyi içeriden yıktı. O, şöyle buyurdu:

الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِی أَکْرَمَنَا بِنَبِیِّهِ مُحَمَّدٍ (ص) وَ طَهَّرَنَا مِنَ الرِّجْسِ تَطْهِیراً وَ إِنَّمَا یَفْتَضِحُ الْفَاسِقُ وَ یَکْذِبُ الْفَاجِرُ وَ هُوَ غَیْرُنَا وَ الْحَمْدُ لِلَّهِ.

"Allah'a hamd olsun ki, bizi O'nun Peygamberi Muhammed (s.a.a) ile şereflendirdi ve bizi pisliklerden temizledi. Şüphesiz fasık rezil olur ve fâcir yalan söyler ve o bizden değildir."

فَقَالَ ابْنُ زِیَادٍ: کَیْفَ رَأَیْتِ فِعْلَ‏ اللَّهِ‏ بِأَهْلِ‏ بَیْتِکِ؟ قَالَتْ: کَتَبَ اللَّهُ عَلَیْهِمُ الْقَتْلَ فَبَرَزُوا إِلَى مَضَاجِعِهِمْ وَ سَیَجْمَعُ اللَّهُ بَیْنَکَ وَ بَیْنَهُمْ فَتُحَاجُّونَ إِلَیْهِ وَ تَخْتَصِمُونَ عِنْدَهُ.

İbn-i Ziyad şöyle dedi: "Allah'ın, Ehlibeyt’ine yaptığını nasıl görüyorsun?" Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şöyle buyurdu: "Allah, onların ölümünü takdir etmişti; kendi yerlerine doğru gittiler ve Allah'ın, seni ve onları bir araya getirip yargılaması yakındır." [3]

 

3- İmam Zeynel Abidin'in (a.s) İbn-i Ziyad'a Karşı Direnişi

Aynı şekilde İmam Zeynel Abidin'in (a.s) İbn-i Ziyad'ın meclisindeki sözleri de oldukça dikkat çekicidir. İbn-i Ziyad "Senin adın nedir?" dediğinde, İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Ali b. Hüseyin". İbn-i Ziyad şöyle devam etti: "Allah, Ali'yi Aşura günü öldürmedi mi?" İmam (a.s) şöyle buyurdu:

اللَّهُ یَتَوَفَّى‏ الْأَنْفُسَ‏ حِینَ مَوْتِها

"Allah, herkesin ruhunu ölümü anında alır." [4] [5]

 

4- Abdullah b. Afif'in İbn-i Ziyad'a Karşı Direnişi

İbn-i Ziyad’ın hutbe okuyup, Allah’a hamd ve sena ederek, Hz. Ali'yi (a.s) yalancı olarak nitelemesi, esirlerin aydınlatıcı bir şekilde konuşmalarına sebep olmuştu. Abdullah b. Afif’in yerinden kalkarak söyle demesini sağlamıştı:

یَا ابْنَ مَرْجَانَهَ! إِنَ‏ الْکَذَّابَ‏ ابْنَ الْکَذَّابِ أَنْتَ وَ أَبُوکَ وَ مَنِ اسْتَعْمَلَکَ وَ أَبُوهُ! یَا عَدُوَّ اللَّهِ! أَتَقْتُلُونَ أَبْنَاءَ النَّبِیِّینَ وَ تَتَکَلَّمُونَ بِهَذَا الْکَلَامِ عَلَى مَنَابِرِ الْمُؤْمِنِین!

"Ey Mercane’nin oğlu! Sen, baban, seni hükümdar olarak atayan ve onun babası yalancısınız! Ey Allah'ın düşmanı! Acaba peygamberlerin çocuklarını öldürüyor ve bu sözleri minberlerde mi söylüyorsunuz? " [6]

 

5- Hz. Zeyneb-i Kübra'nın (s.a) Yezid'e Karşı Direnişi

Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) yeniden Şam'da Yezid'in karşısında, onun küfür kokan bir şiir söyleyip, zafer sarhoşluğuyla konuşunca, şöyle buyurdu:

صَدَقَ اللَّهُ کَذَلِکَ یَقُولُ «ثُمَّ کانَ عاقِبَهَ الَّذِینَ أَساؤُا السُّواى‏ أَنْ کَذَّبُوا بِآیاتِ اللَّهِ وَ کانُوا بِها یَسْتَهْزِؤُنَ»‏ أَ ظَنَنْتَ یَا یَزِیدُ حَیْثُ أَخَذْتَ عَلَیْنَا أَقْطَارَ الْأَرْضِ‏ وَ آفَاقَ السَّمَاءِ فَأَصْبَحْنَا نُسَاقُ کَمَا تُسَاقُ الْأُسَارَى أَنَّ بِنَا عَلَى اللَّهِ هَوَاناً وَ بِکَ عَلَیْهِ کَرَامَهً وَ أَنَّ ذَلِکَ لِعِظَمِ خَطَرِکَ عِنْدَهُ فَشَمَخْتَ بِأَنْفِکَ وَ نَظَرْتَ فِی عِطْفِکَ جَذْلَانَ مَسْرُوراً حِینَ رَأَیْتَ الدُّنْیَا لَکَ مُسْتَوْسِقَهً وَ الْأُمُورَ مُتَّسِقَهً وَ حِینَ صَفَا لَکَ مُلْکُنَا وَ سُلْطَانُنَا! مَهْلًا مَهْلًا! أَ نَسِیتَ قَوْلَ اللَّهِ تَعَالَى‏ «وَ لا یَحْسَبَنَّ الَّذِینَ کَفَرُوا أَنَّما نُمْلِی لَهُمْ خَیْرٌ لِأَنْفُسِهِمْ إِنَّما نُمْلِی لَهُمْ لِیَزْدادُوا إِثْماً وَ لَهُمْ عَذابٌ مُهِینٌ».

"Ey Yezid! Allah ve Resulü doğru söylediler ki: Kötü işlere girişenlerin sonu, Allah'ın ayetlerini yalanlamak ve alay etmek olacaktır. Ey Yezid! Yeryüzünü ve gökyüzünü bizim için dar ettiğin ve bize esir gibi davrandığın için, bu bizim alçaklığımızın ve Rabbin yanında senin onurlu ve değerli olduğunun bir işareti mi sanıyorsun? Bu senin daha yüksek bir konumda olduğunu mu gösteriyor? Sonra kibirlenip gururlu bir tavır takınıyor ve mutlu mu oluyorsun? Sanki dünyayı istediğin gibi görüyorsun! Unutma ki bu 'müddet', Allah'ın kafirlere işaret ettiği bir durumdur: Bu gecikmenin onlar için hayır olduğunu sanmasınlar; hayır, biz onlara mühlet verdik ki, zulümlerini arttırsınlar ve aşağılayıcı azabı tatsınlar…." [7]

 

6- İmam Zeynel Abidin'in (a.s) Yezid'e karşı direnişi

İmam Zeynel Abidin (a.s), Yezid'in saray vaizinin Hz. Ali (a.s) hakkında kötü sözler söyledikten sonra Yezid'e, "Beni minbere bırakın, Allah'ın rızasını kazanacağım konuşmalar yapayım" dedi. Yezid başta itiraz etti; ama oradakilerin ısrarı üzerine nihayet kabul etti. Hazret (a.s) uzun bir hutbe okudu ve bu hutbenin kısa bir bölümünü aktarıyoruz:

"Çok yakında saraylardan mezarlara taşınacaksınız ve yaptıklarınıza göre sorgulanacaksınız. İnanın ki, birçok suçlu sonunda pişmanlık duyacak ve birçok güçlü insan da felaket yollarında kaybolacak". [8]

 

İmam Hüseyin'in (a.s) Kerbela olayıyla elde ettiği kazanımlar, İslam topluluğunda Emevi zulmüne ve bozgunculuğuna karşı direnişi teşvik eden bir harekete dönüştü. İmam Hüseyin (a.s), cesur söylemleri ve kararlı duruşuyla birlikte diğer şehitler ve Kerbela esirleri, Emevî döneminin karanlık günlerinde Şiiler için direniş ve mücadelede bir örnek ve ilham kaynağı oldular.

 

 

-------------

[1]- Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, c.44, s.381.

[2]- Müfid, el-İrşad, c.2, s.63.

[3]- Müfid, el-İrşad, c.2, s.115.

[4]- Zumer, 42.

[5]- Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, c.45, s.117.

[6]- Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, c.45, s.119.

[7]- Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, c.45, s.133.

[8]- Esfarayini, Nuru’l-Ayn, s.69.




Bu haber 1643 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI