Bugun...



İmam Hüseyin’in (a.s) Şehadet Tercihi - 2

İmam Hüseyin’in (a.s) Şehadet Tercihi - 2

facebook-paylas
Tarih: 24-08-2021 11:40

İmam Hüseyin’in (a.s) Şehadet Tercihi - 2

“Tarih-i İbn-i E'sem”, “Maktel-i Harezmî”, “Musiru'l-Ahzan” ve “Luhuf”[1] kitaplarında şöyle geçer: Yezid, Velid'e bir mektup yazarak, Medine halkından ve özellikle Hüseyin b. Ali'den (a.s) biat almasını emretti ve Hüseyin (a.s) biatten sakınarak itaat etmezse, boynunu vurmasını söyledi!

Sonra Taberî'nin kaydettiği rivayeti onlar da kaydederek, şöyle yazmışlardır: Hüseyin (a.s) öfkelenerek ona, "Ey Zerkâ'nın oğlu! Benim boynumu vurmalarını mı emrediyorsun? Yalan söyledin ve zatının kötülüğünü ortaya koydun. Biz nübüvvet ailesi ve peygamberlik ocağıyız. Yezid ise, fasık, şarap içen ve cani bir kişidir; benim gibisi öyle birisine biat etmez" dedi.

Taberî diyor ki: Rahat talep birisi olan Velid, İmam'a, "Allah'ın güvencesinde git" dedi. Fakat birinci rivayetin peşinde şöyle geçer: Sabah olunca Mervan, Hüseyin'le (a.s) görüşerek ona, "Ben senin hayrını istiyorum; teklifimi kabul et" dedi. İmam Hüseyin (a.s), "Söyle, ne istiyorsun" buyurdu. Mervan, "Müminlerin emiri Yezid'e biat et; bu dünya ve ahirette sizin hayrınıza olur" Dedi. Bunun üzerine İmam (a.s) Hüseyin şöyle buyurdu: "İnna lillah ve inna ileyhi raciun.[2] Müslümanlar Yezid gibi bir hükümdara duçar olduğunda artık İslam'la vedalaşmak gerekir."[3]

Fakat Abdullah b. Zübeyr'e gelince; hükümet düzeni biat için ona baskı yaptı; fakat o her defasında bir bahane getirerek, Medine valisi Velid b. Utbe'nin yanına gitmedi.

Abdullah b. Ömer ise, Velid tarafından çağrılıp Yezid'e biat etmesi istenince, "Herkes Yezid'e biat ettikten sonra, ben de biat edeceğim" dedi. Sonra Bekleyip her taraftan halkın biat ettiği haberlerini duyunca Velid b. Utbe'nin yanına giderek, Yezid adına ona biat etti.[4]

Diğer bir rivayette şöyle geçer: O olaylardan sonra Hüseyin (a.s) evden çıkarak Resulullah'ın (s.a.a) mezarının başucunda durup şöyle dedi: "Selam olsun sana ey Allah'ın elçisi! Ben senin yavrun ve kızın Fatıma'nın oğlu Hüseyin’im. Ben senin ümmetinin arasında halife kıldığın değerli emanetin ve torununum. Ey Allah'ın peygamberi! Şahid ol ki onlar bana yardımda bulunmadılar; hakkımı zayi ettiler ve beni korumadılar. İşte bunlar, seninle görüşünceye dek var olan şikâyetlerimdir. Allah'ın salâtı senin üzerine olsun."

Sonra namaza durarak, şafak atıncaya kadar rükû ve secde halinde geçirdi.[5]

Başka bir rivayette ise, şöyle kaydedilmiştir: Birkaç rekât namaz kılıp selam verdikten sonra, şöyle dedi: "Allah'ım! Bu senin peygamberin Muhammed'in (s.a.a) kabridir; ben ise, senin Peygamber'inin kızı Fatıma'nın oğluyum. Şu anda senin bildiğin bir olayla karşılaşmış bulunuyorum. Allah'ım! Ben iyiliği severim; kötülükten hoşlanmam. Ey celal ve ikram sahibi olan Allah! Bu kabrin ve bu kabrin içerisinde yatan şahsın hürmetine benim için senin, Peygamber'inin ve müminlerin rızasına uygun olan bir yolu mukadder eyle."

 

 

--------------

[1]- el-Luhuf fi Kalyey tufuf, Beyrut Mektebetu'l-Endülüs basımı, s. 9-10, Ali b. Musa b. Cafer b. Tavus-i Hüseynî (d. 614 hicri); Futuh-u İbn-i A'sem, c. 5, s. 10; Maktel-i Harezmî, c. 1, s. 180-185.

[2]- Luhuf kitabında istircâ (inna lillah ve inna ileyhi raciûn) cümlesine rastlamıyoruz.

[3]- Musiru'l-Ahzan, s. 14-15; Luhuf, s. 9-10: Futuh-u İbn-i A'sem ve Maktel-i Harezmî.

[4]- Taberî, c. 6, s. 190-191.

[5]- Maktel-i Harezmî, c. 1, s. 186




Bu haber 185 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİ BEYT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI