Bugun...



Humus Konusu – 1

Humus konusu, şia ve Ehl-i sünnet'in ihtilaf ettikleri konulardan birisidir. Leh ve aleyhlerinde herhangi bir hüküm vermeden önce konu hakkında kısa bir açıklamada bulunmamız gerekir.

facebook-paylas
Tarih: 02-03-2021 15:35

Humus Konusu – 1

Kur'an-ı Kerim'le başlayalım; Allah-u Teâlâ, Kur'an-ı Kerim'de [1] şöyle buyuruyor:

"Biliniz ki, kazandığınız her şeyin beşte biri Allah'ın, Resulünün, Peygamber'in yakınlarının, yetimlerin, fakirlerin ve yolda kalanlarındır".

Hz. Resulullah Efendimiz (s.a.a) de şöyle buyurmuştur:

"Ben sizi dört şeye emrediyorum: Allah'a iman etmeye, namaz kılmaya, zekat vermeye, Ramazan ayında oruç tutmaya ve kazandığınızın humsunu (beşte birini) Allah'a vermeye." [2]

Buna göre Şia, Hz. Resulullah’ın (s.a.a) emrine uyarak, her yıl, yıl boyunca kazandıkları şeyin humsunu veriyorlar. Çünkü ayet ve hadiste geçen "ganimet" kelimesinin Arapça'da mutlak kazanç anlamında olduğuna inanıyorlar. Ama Ehl-i sünnet, ayette geçen "ganimet" kelimesinin savaş esnasında elde edilen “ganimet mallar” manasında olduğunu söyleyerek, humsun yalnızca savaş ganimetlerine mahsus olduğu hususunda ittifaka varmışlardır.

Hums konusunda, Şia ve Ehl-i sünnet fırkalarının görüşleri özet olarak bundan ibarettir. Bu konuda her iki fırkanın alimleri tarafından bir çok risaleler yazılmıştır. Allah'ın hükümlerini uygulamayan Ehl-i Beyt'e düşman olan ve müslümanların mallarını heva ve hevesleri uğrunda harcayan Ben-i Ümeyye hakimleri ile onlara itimat eden alimlerin görüşlerine nasıl güvenebiliriz?

Hums ile ilgili ayeti, savaştan elde edilen ganimetler olarak yorumlamalarında şaşılacak bir şey yoktur. Zira ayet savaş ayetlerinin arasında yer almıştır. Çokları bir ayeti açıklamada önceki veya sonraki ayetlerin siyakıyla onu te'vil edip acıklamaya kalkışıyorlar. Yine "Tathir ayeti"nin de peygamberin hanımlarına mahsus olduğunu söylüyorlar. Zira o ayetten önce ve sonraki ayetler, Hz. Peygamber'in (s.a.a) hanımları hakkındadır.

Veya:

"Onlar ki altını ve gümüşü hazine edip toplarlar ve onu Allah yolunda harcamazlar, onları acı verici bir azapla müjdele." [3] ayetinin Ehl-i Kitab'a mahsus olduğunu söylüyorlar.

Ebuzer, Muaviye ve Osman'la bu ayet hususunda yaptığı tartışmalar yüzünden Rabeze çölüne sürgün edilmiştir. Ebuzer onların altın ve gümüş hazine etmelerini mezkur ayete istinaden kınamıştı. Osman ise, kendine bir dayanak bulmak için bu konuyu Ka'b'ul Ahbar'dan sormuş ve Ka'b ise, bu ayetin Ehl-i Kitab'a mahsus olduğunu söylemiştir. Ebuzer Ka'b'a sinirlenerek "Annen senin yasına otursun, ey Yahudi çocuğu! Dinimizi bize sen mi öğretiyorsun?" diye itirazda bulunmuştur. Bunun üzerine, Osman Ebuzer'i yeryüzünde en kötü saydığı Rabeze çölüne sürgün etmiştir. Ebuzer o çölde yalnız başına vefat etmiş ve yanında bulunan kızı tarafından guslettirilmiştir.

 

 

---------------

[1]- Enfal suresi 41

[2]- Sahih-i Buhari. c.4. 9.44.

[3]- Tevbe suresi 34




Bu haber 295 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER AHKAM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI