|
Tweet | Tarih: 17-04-2026 17:13 |
Ehlader Başkanı Kadir Akaras, cuma hutbesinde yardımlaşma ve dayanışmanın yalnızca maddi yardımdan ibaret olmadığını belirterek, “Birinin derdiyle dertlenmek, stresli anında elini tutmak, karamsar bir insanı aydınlığa çıkarmak da yardımlaşmadır” dedi.
Ehlader Başkanı Akaras, hutbesinde iman eden bir Müslümanın ve hatta hiçbir inancı olmayan bir insanın dahi yaşadığı toplumda yardımlaşmayı temel bir vazife bilmesi gerektiğini vurguladı. İnsanın tek başına belli değerleri olduğunu ifade eden Akaras, “Müslüman olunca bu değerler artar, mümin olunca daha çok artar, takvalı olunca daha da çok artar. Her aşama insanı kemale yaklaştırır” diye konuştu.
Kur’an’da mümin için belirlenen değerlerin yaşam tarzı haline gelmesi gerektiğini söyleyen Akaras, yardımlaşmanın bunların en başında geldiğini belirtti. Yardımlaşmanın sadece maddi boyutla sınırlı olmadığını dile getiren Akaras, şunları kaydetti: “Birine bir şey öğretmek yardımlaşmadır. Strese giren birinin elini tutmak, teselli etmek, karamsar olan bir insanı aydınlığa çıkarmak da yardımlaşmadır. Kimi zaman insanın birinin yanında ağlama ihtiyacı vardır; buna yardım etmek de yardımlaşmadır. Dünya hayatında karşılaşılan zorluklarda sığınılacak bir limana sahip olmak da bu kapsamdadır.”
Kur’an’daki “iyilik ve takva üzerine yardımlaşın” emrini hatırlatan Akaras, bu ayetin uluslararası sisteme nasıl yorumlanması gerektiğine de değindi. Akaras, “İyilik ve takva kiminledir, kimin yanındadır? ABD ve İsrail’le mi?” sorusunu gündeme getirerek, şu ifadeleri kullandı: “Bugün Lübnan’da, İran’da yaşananları görüyoruz. Kur’an ayetlerini ve Allah’ın farzlarını göz önüne alınca neler yapmamız gerekiyor? Her boyutuyla Kur’an’a bakınca büyük sorumluluklar görüyoruz. Yardımlaşma ayetini sadece bir sadaka verme ile sınırlayamayız. Allah’ın emri her yerde geçerlidir, coğrafya ve zaman üstü bir anlam taşır.”
Ehlader Başkanı Akaras, yardımlaşmanın karşıtı olarak düşmanlıkta yardımlaşmama konusunda da Allah’tan bir uyarı olduğunu hatırlatarak, “İnsanları birbirine düşürmeyin” ikazında bulundu. Müminlerin kendi aralarında nelere yardım ettiklerini iyi düşünmeleri ve bunları takva üzere icra etmeleri gerektiğiyle hutbesini tamamladı.
Ehlader Başkanı Kadir Akaras, cuma hutbesinde geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta iki okula düzenlenen saldırılarda 10 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, şiddetin normalleşmesine ve toplumsal çözülmeye dikkat çekti. Akaras, “Bu hangi psikoloji içinde bir katliam yapılabiliyor? Bir çocuk nasıl bu hale gelebilir?” diye sordu.
Ehlader Başkanı Akaras, saldırıların ardından bazı çevrelerin olayı din derslerinin artırılması için propaganda malzemesi yaparken, diğerlerinin ise olayın dinle hiçbir ilgisi olmadığını söylediğini belirtti. Toplum olarak sorunun temeline eğilinmesi gerektiğini vurgulayan Akaras, “Eğitim sistemimiz mi, dini eğitim mi, sosyolojik durum mu? Sorun sadece eğitim sistemimiz değil. Sokaklarda, medyada, her yerde sorun var” dedi.
Medyanın şiddeti normalleştirdiğini ifade eden Akaras, şunları kaydetti: “Dizilerimiz, filmlerimiz, oyunlarımız hepsi silah üzerine kurulu, şiddet üzerine kurulu. Televizyonlar bu katliamları, silah olaylarını normalleştiriyor. Bu konunun din dersi ile çözüleceği düşünülüyorsa yanlış taraftayız. IŞİD unsurları değil miydi din adına eğitim alıp terör estiren kişiler? Hem seküler toplum anlatısında hem din anlatısında büyük sorun var.”
Ehlader Başkanı Akaras, devletin bu konuya eğilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Çetelerin 15 yaşında çocukları tetikçi olarak kullandığı bu dönemde büyük değişimlere ihtiyaç vardır” ifadelerini kullandı.
Hutbenin devamında bölgesel siyasete de değinen Akaras, bazı dini çevrelerin Direniş Cephesi ve Hizbullah’a yönelik nefretini eleştirdi. Akaras, “Toplumda hacı hoca olarak geçinen bazı kişiler, Firavun’a ve Ebu Cehil’e karşı duymadıkları kini ve nefreti bazı Müslümanlara karşı kusuyorlar” dedi.
Suriye ve Irak’ın faturasının hâlâ ödendiğini hatırlatan Akaras, İsrail’in yayılmacı politikalarına karşı sadece Direniş Cephesi’nin durduğunu belirterek, şu soruları yöneltti: “Gazze’den ne farkı var Lübnanlıların? İşgalcilere, ABD’ye, İsrail’e, Batı’ya tepki göstermeyen kişiler, Hizbullah’a ve direnenlere tepki gösteriyor. Bunun mantığı nedir? Her şeyini feda eden direnişçiler varken, diğer yanda obez, kendi krallığını kuran hacı hocalar kendi fildişi kulelerinden direnişe dil uzatıyor.”
Ehlader Başkanı Akaras, toplum olarak nezih bir seviyeye gelinmesi gerektiğini ve bu konuda devletin öncülük yapması gerektiğini sözlerine ekledi.