Bugun...



Tin Suresindeki Bazı Konular

Bismillahirrahmanirrahim

facebook-paylas
Tarih: 11-10-2021 11:13

Tin Suresindeki Bazı Konular

Soru: Merak ettiğim bazı konular vardır; bu konularda bana yardımcı olursanız mutlu olurum:

1- Tin Suresi'nde Allah-u Teâlâ "İncire ve zeytine and içerim" mealinde bir yemini var. İncir ve zeytinden kastedilen sizce nelerdir?

2- Bir başka surede iki doğuya ve iki batıya yemin ediyor. Bu iki doğu ve iki batıdan maksat nedir. Alemde bir doğu ve bir batı yok mudur?

3- "Allahumme salli ala seyidina Muhammed" deyiminden bizlerin ne anlamamız gerekmektedir? "Salli" kelimesi “Salat” anlamına gelir ise, Allah haşa Peygamber'e Salat mı ediyor? Değil ise, Kur'an'da “Salli” veya “Salat” kelimeleri ne anlama gelmektedir?

Cevap: Söz konusu ayet-i kerimede geçen incir ve zeytinden maksat, bazı müfessirlere göre bilinen iki meyvedir. Bunların önemli oluşları yüzünden Allah-u Teâlâ bunlara yemin etmiştir. Bazılarına göre İncir’den maksat, Şam şehrinin eteğinde yer aldığı dağ ve Zeytun’dan da Beytü’l Makdis’in yer aldığı “Zeytun” adlı dağ kastedilmiştir. Bu dağlara yemin edilişi bunların önemidir; bu iki dağın bulunduğu bölgede bir çok peygamberin gönderilmiş olmasıdır.

“Furat” Tefsirinde yer alan bir hadise göre ise, İncir’den maksat Hz. Hasan (a.s); Zeytin’den maksat Hz. Hüseyin (a.s); Tur-i Sinin’den maksat Hz. Ali (s.a) ve Beled-i Emin’den maksat, Hz. Muhammed (s.a.a)’dır.

İki doğu ve iki batıdan maksat ise, Ehl-i Beyt (a.s) mektebinin büyük alimlerinden olan merhum Feyz’in “El-Safi” adlı tefsirinde açıkladığı üzere, güneşin yaz ve kış mevsimlerindeki doğduğu yerlerdir. Bu mana Hz. Ali’den (a.s) nakledilen bir hadiste yer almıştır. Hz. Ali (a.s) bu nakle göre şöyle buyurmuştur: “Yazın kendine has doğusu ve kışın da kendine has doğusu vardır. Bu, güneşin yaklaşması ve uzaklaşmasından anlaşılır.”

İmam Sadık’dan (a.s) nakledilen bir hadise göre, iki doğudan maksat Hz. Peygamber (s.a.a) ve Hz. Ali’dir (a.s). İki batıdan maksat ise, Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin’dir (a.s). Eğer bu hadisi sahih kabul edersek, bu hadisle yukarıdaki hadis arasında bir çelişki yoktur. Çünkü Kur’an-ı Kerim sürekli manevi değerleri anlatmak için maddi hayatımızdaki sözcük ve kavramları örnek verir. Bu yüzden iki doğu ve iki batının maddi alemde bir belirgin örneğinin oluşu, maneviyat aleminde de onun yüce bir örneğinin oluşuyla çelişmez. Bu konu kendi yerinde açıklanması gereken önemli bir ilkedir.

Üçüncü sorunuza gelince “salat,” dua, özel rahmet, bağışlanma dileme anlamındadır. Kula nispet verildiğinde “yerince rahmet ve bağış dilemek” anlamına gelir. Ama Allah’a nispet edildiğinde “sırf özel rahmet etmek” anlamına gelir. Firuzabadi “Kamus” adlı eserinde Salat’ın Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e (s.a.a) sena etmesi anlamına geldiğini açıklamıştır.

Buna göre “Allah, Peygamber’e salat eder” dediğimizde, bunun anlamı “Peygamber’e güzel sena eder” veya “özel rahmet gönderir” anlamındadır. Ayrıca Salat’ın bir anlamı da rüku ve secdesi olan özel ibadettir (namazdır) ki konumuzla alakalı değildir.




Bu haber 85 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SORU-CEVAP Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI