Bugun...



İmam Mehdi’nin (a.f) Kutlu Doğumu

Kevser Kültür Merkezi ailesi olarak, insanlığın kurtarıcısı olan İmam Mehdi’nin (a.f) kutlu doğumu dolayısıyla Veliyyi Emri Müslimin’e, müçtehitlerimize ve tüm Ehlibeyt âşıklarına tebrik arz ederiz.

facebook-paylas
Tarih: 29-03-2021 11:22

İmam Mehdi’nin (a.f) Kutlu Doğumu

İmam Mehdi (Arapça: الإمام المهدي), “İmam-ı Zaman” ve “Hüccet İbni'l-Hasan” diye meşhur olan Muhammed b. Hasan, Hz. İmam Hasan Askeri’nin (a.s) tek oğludur ve on iki imamın sonuncusudur.

İsmi ve künyesi Hz. Resul-ü Kibriya Efendimizin (s.a.a) ismi ve künyesi ile aynıdır. Hicretin 255. yılında Şaban ayının on beşinde dünyaya geldi. Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ve önceki İmamlar (a.s), Hz. Mehdi’nin (a.f) geleceğini müjdelediği için onunla çağdaş olan hükumet, onu ele geçirme peşine düşmüştür. Dolayısıyla İmam Hasan Askeri (a.s) oğlunun dünyaya gelişini gizlemiş ve kendi yaşamı boyunca onu güvendiği dostlarından az sayıda insanlara göstermiştir.

İmam Mehdi’nin (a.f) Kutlu Doğumu

İmam Mehdi’nin (a.f) dünyaya geliş zamanı konusunda fikir ayrılıkları vardır. Bazı eski kaynaklarda İmamın (a.f) doğuş tarihine değinilmemiş ve bunun gizli olduğu belirtilmiştir.[1] Ancak birçok Şia ve bazı Sünni rivayetlerde, İmam Mehdi’nin (a.f) hicretin 255.[2] veya 256.[3] yılında dünyaya geldiği belirtilmiştir.

İmam Mehdi’nin (a.f) hangi ayda dünyaya geldiği konusunda da fikir ayrılıkları vardır. Ancak meşhur olan görüş, Şaban ayında dünyaya geldiği görüşüdür ve birçok eski Şii kaynaklarda bu ayda dünyaya geldiği belirtilmiştir.[4] Buna rağmen bazı Şii[5] ve Sünni[6] kaynaklarda Ramazan ayında dünyaya geldiği ve bazı Sünni kaynaklarda ise[7] Rebiülevvel veya Rebiülahir ayında dünyaya geldiği de yazılmıştır.

Tarihi kaynaklarda, ay ve gün olarak ne zaman dünyaya geldiği konusunda on bir farklı rivayet nakledilmiştir. Bunlardan Şaban ayının on beşinci günü en meşhuru ve bilinenidir.[8] Şia âlimlerinden Kuleyni, Mes'udi, Şeyh Saduk, Şeyh Müfid, Şeyh Tusi, Fettal Nişaburi, Eminu’l-İslam Tabersi, Seyyid İbni Tavus, İbni Taktaki, Allame Hilli, Şehid-i Evvel, Kef’emi, Şeyh Bahai… ve Ehlisünnet âlimlerinden İbn-i Hallikan[9], İbn-i Sebbag Maliki, Şa’rani Hanefi, İbn-i Tolun ve diğerleri de bu görüşü kabul etmişlerdir. Ramazan ayının ilk Cuma akşamı veya Ramazan ayının Cuma gecelerinden bir gece rivayeti de Şeyh Saduk’un “Kemalu’d-Din” kitabında nakledilmiştir.[10]

Dünyaya geldiği yer konusunda görüş belirten tarihçiler, İmam Mehdi’nin (a.f) babası İmam Hasan Askeri’nin (a.s) Samerra’daki evinde dünyaya geldiğini belirtmişlerdir.[11] Bu evin “Raze” veya “Vesafe” adında bir mahallede olduğu yazılmıştır.[12] Bu ev, şu anda İmam Hadi ve İmam Hasan Askeri’nin (a.s), türbesinin olduğu yerdir.[13] Nakledilen bazı nakillere göre İmam Hadi (a.s) ve İmam Askeri (a.s), İmam Mehdi (a.f) dünyaya gelmeden yıllar önce Samerra’ya -Abbasi halifelerinin merkezi-[14] çağrılmış ve ömürlerinin sonuna kadar orada yaşamışlardır.[15]

İmam Mehdi (a.s) beş yaşında iken (h. 260) imamet makamına erdi. Bu tarihten itibaren Küçük Gaybet'i bitene kadar dört naip diye bilinen elçileri aracılığı ile tanınmakta ve insanlarla iletişim kurmaktaydı. Son naibin vefatından (h. 329) sonra büyük Gaybet başlamıştır. Günümüzde de büyük Gaybettedir ve tıpkı hadislerin bildirdiğine göre İmam Mehdi’nin (a.f) zuhur tarihi hiçbir şekilde belli değildir. Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) İmam Mehdi (a.f) hakkında buyurmuş olduğu hadisler yalnızca Şia kaynaklarında yer almamış, bilakis Ehlisünnetin kaynak kitaplarında da kayda değer sayıda nakiller yer almaktadır.

Şia inancına göre İmam Mehdi (a.f) ilahî semavi dinlerin beklediği, geleceği vaat edilmiş olan kişidir ve gelişi ile dünyayı adaletle dolduracak ve evrensel ilahî hükumeti kuracaktır.

Çeşitli yerlerdeki birçok mekân İmam Mehdi’ye (a.f) atfedilmiştir. Örneğin: Samerra şehrindeki “serdab”, Mescid-i Sehle ve Kum’daki Mescid-i Cemkeran. Bazı hadislere göre Gaybet döneminde de İmam Mehdi (a.f) ile görüşmek mümkündür. Büyük Şia âlimleri, bazı kişilerin İmam Mehdi (a.f) ile defalarca görüştüklerini kitaplarında nakletmişlerdir.

 

 

-----------

[1]- Mukaddesi, Bazpejuhiyi Tarih-i Veladet ve Şehadet-i Masuman (a.s), s. 555; Eş’ari, el-Makalat ve’l-Firak, s. 103; Nubahti, Fıraku’ş-Şia, s. 108, 112; İbn-i Haşşab, Mevalidu’l Eimme ve Vefayatuhum, s. 200, 201 ve Ehlisünnet kaynakları.

[2]- Hudamurad Süleyman, Ferhengname-i Mehdeviyet, s. 192; Tusi, Kitabu’l-Gaybet, s. 231; Şeyh Müfid, el-İrşad, s. 346.

[3]- Mukaddesi, Bazpejuhiyi Tarih-i Veladet ve Şehadet-i Masuman (a.s), s. 555, 569; Kuleyni, el-Kâfi, c. 1, s. 329, h. 1; Saduk, Kemalu’d-Din, c. 2, s. 430, h. 3.

[4]- Mukaddesi, Bazpejuhi Tarih-i Veladet ve Şehadet-i Masuman (a.s), s. 593; Kâfi, c. 1, s. 514; Mesudi, İsbatu’l-Vasiyet, s. 258; Saduk, Kemalu’d-Din, c. 2, s. 424, 430 ve 432; Şeyh Müfid, el-İrşad, s. 339; Taberi, Delailu’l-İmamet, s. 501; Tusi, Kitabu’l-Gaybet, s. 239; Fettal Nişaburi, Ravzatu’l-Vaaizin, s. 266.

[5]- Saduk, Kemalu’d-Din, c. 2, s. 474; Tusi, Kitabu’l-Gaybet, s. 238.

[6]- İbn-i Talha Şafii, Matalibu’s-Suul, 12. Bap, Erbili’den naklen, Keşfu’l-Gumme, c. 2, s. 437.

[7]- İbn-i Hallikan, Vefayatu’l-A’yan, c. 4, s. 176.

[8]- Mukaddesi, Bazpejuhi Tarihi Veladet ve Şehadeti Masuman (a.s), s. 597.

[9]- İbn-i Hallikan, Vefayatu’l-A’yan, c. 4, s. 176.

[10]- Bu iki haber, Akid Hadim’e nispet verilmiş ve her ikisi de Şeyh Şaduk’un “Kemalu’d-Din” kitabında kaydedilmiştir. (Mukaddesi, Bazpejuhiyi Tarih-i Veladet ve Şehadet-i Masuman (a.s), s. 601; Saduk, Kemalu’d-Din, c. 2, s. 474)

[11]- Saduk, Kemalu’d-Din, c. 2, s. 42, h. 1; Tusi, Kitabu’l-Gaybet, s. 238.

[12]- Mukaddesi, Bazpejuhiyi Tarih-i Veladet ve Şehadet-i Masuman (a.s), s. 605; Saduk, Kemalu’d-Din, c. 2, s. 475.

[13]- Mukaddesi, Bazpejuhiyi Tarih-i Veladet ve Şehadet-i Masuman (a.s), s. 605.

[14]- Mehallati, Me’suru’l-Kubra fi Tarihi Samarra, c. 1, s. 31 ve sonrası, c. 12, s. 80 ve sonrası.

[15]- Caferiyan, Hayat-ı Fikri ve Siyasiyi İmaman-ı Şia (a.s), s. 537, 538; Şeyh Müfid, el-İrşad, s. 334; İbn-i Hallikan, Vefayatu’l-A’yan, c. 2, s. 94, 95; Yakut-u Hemevi, Mu’cemu’l-Buldan, c. 4, s. 134; İbn-i Tolun, el-Eimmetu’l-İsna Aşer, s. 113.




Bu haber 123 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI