Bugun...


Trend ve Akımlar Karşısında Dirençli Çocuk
Tarih: 07-10-2026 12:28:07 Güncelleme: 07-10-2026 12:28:07 + -


Küresel trend ve akımlar, dünya genelindeki ergenlerin hayatına baş döndürücü bir hızla girmiştir…

facebook-paylas
Tarih: 07-10-2026 12:28

Trend ve Akımlar Karşısında Dirençli Çocuk

Bismillahirrahmanirrahîm

 

Küresel trend ve akımlar, dünya genelindeki ergenlerin hayatına baş döndürücü bir hızla girmiştir. Bu akımlar yalnızca zevkleri veya modayı değil, aynı zamanda yaşam tarzını ve kimliği de hedef almaktadır. Asıl soru ise şudur:

“Biz ebeveynler olarak, dalgaya kapılmak yerine kendi yolunu bulabilen bir çocuğu nasıl yetiştirebiliriz?”

 

Kesinlikle sizin ailenizde de moda olan her şeyi hemen denemek isteyen bir çocuk vardır; yeni çıkan kıyafetlerden ve oyuncaklardan, herkesin hakkında konuştuğu şarkı ve filmlere kadar... Günümüz ergenleri, bilgi ve küresel trendlerle dolu bir dünyayla sürekli iletişim hâlindedir ve kendilerini güncel moda ile popüler modellere hızla uyumlandırma eğilimindedir. Bu nedenle ebeveynler çoğu zaman şu endişeyi taşımaktadır:

“Çocuğumu, körü körüne taklit etmeye sürüklemeden nasıl destekleyebilirim?”

 

Günümüz ergenleri, sanal ortam ve küresel medya aracılığıyla çeşitli modellere ve cazibelere kolaylıkla maruz kalmaktadır. Araştırmalar, ergenlerin sosyal medya platformlarında “beğeni” ve “takipçi” aracılığıyla sosyal kabul görmeye karşı oldukça duyarlı olduklarını göstermektedir. Bununla birlikte ruh sağlığı araştırmacıları, sosyal kaygı yaşayan veya iletişim becerileri zayıf olan ergenlerin, bir kimlik ve sosyal aidiyet kazanmak amacıyla “K-pop” gibi akımlara yönelebilecekleri konusunda uyarıda bulunmaktadır. Böyle bir durumda aileler sert tepki vermekten, suçlamaktan veya küçümsemekten kaçınmalı; bunun yerine çocuklarının kişiliğine saygı göstererek onları desteklemeli ve yönlendirmelidir.

 

Geçmiş yıllarda video platformlarına ve sosyal ağlara yaygın erişim, küresel kültürel modelleri hızla İran’a ve Batı Asya’ya taşımış; bunun sonucunda K-pop dalgasına (BTS gibi) uyum sağlama eğiliminin artması, evcil hayvan besleme tercihinin yaygınlaşması, “beden süsleme” davranışlarının (dövme ve piercing) artması ve trend ürünlerin (örneğin Labubu oyuncakları) hızlı bir şekilde satın alınmasının yaygınlaşması gibi sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bu akım, ruh sağlığı, kamu sağlığı, aile ekonomisi ve toplumsal çatışmalar açısından riskleri artırmaktadır.

Küresel: Ergen ve genç kuşaklar, her zamankinden daha fazla kısa videolardan ve görsel açıdan ilgi çekici içeriklerden beslenmektedir. Anket sonuçlarına dayanan raporlar, ergenlerin yaklaşık %90’ının YouTube kullandığını, TikTok ve Instagram’ın da güçlü bir konuma sahip olduğunu göstermektedir. Bu da trendlerin hızla küreselleşmesini sağlayan kanalların ne denli etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

 

Bölgesel (Batı Asya): Kore içeriklerinin ve popüler kültürün internet ve hayran topluluklarının alt grupları (fan sayfaları) aracılığıyla yayılması, sınır ötesi moda ve müzik modellerinin bölgedeki ergenler arasında nüfuz kazanmasına yol açmıştır. Bu etkinin boyutu, her ülkenin erişim kısıtlamalarına ve medya koşullarına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bununla birlikte, yabancı içerik tüketimine yönelik genel eğilim oldukça güçlüdür.

 

İran: Veri madenciliği çalışmaları ve sosyal ağ incelemeleri, BTS ve K-pop gruplarının İran’da kayda değer sayıda hayranının bulunduğunu göstermektedir. Her ne kadar bazı veriler son birkaç yılda bir miktar düşüşe işaret etse de ergenlerden, özellikle de kızlardan oluşan hayran kitlesinin çekirdeği hâlâ aktif ve etkilidir.

 

Google Trends verilerine göre, ülkede «BTS», «Blackpink» ve «K-Drama» gibi başlıklara yönelik aramalar son yıllarda büyük ölçüde artmıştır. Ergenler ve gençler, K-pop yıldızlarının giyim tarzlarını ve sanal iletişim dillerini taklit ederek kendileri için yeni bir kültür oluşturmuşlardır. Öyle ki “giyim tarzları, tercih ettikleri dil ve hatta geleceğe ilişkin hayalleri bile bu kültürün etkisiyle şekillenmiştir”. Koreceye yönelik ilgi de artmış ve büyük şehirlerde Korece dil kursları daha önce görülmemiş bir ilgiyle karşılaşmıştır. Bu olgu, sanal ortamda oldukça belirgin bir şekilde görülmekte; Koreli grupların hayranlarına ilişkin terimler (örneğin BTS hayranları için «Army», Blackpink hayranları için «Blink») okul çağındaki çocukların günlük konuşmalarında dahi duyulmaktadır.

 

Elbette bu, buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Bu süreç sona ermemekte, her gün buna yeni bir unsur eklenmektedir. Şimdi ise, çocuklar ve ergenler Labubu satın alma akımına kapılmış durumdadır ve bu oyuncak, İran’da ergenlere yönelik oyuncak pazarının viral hâle gelen ürünlerinden biri olmuştur.

 

Kimlik Arayışı mı, Yoksa Sadece Körü Körüne Taklit mi?

 

Algoritmalar ve içeriğin viral hâle gelmesi:

TikTok ve YouTube gibi platformlar, kısa ve taklit edilmesi kolay içerikleri öne çıkarmaktadır. Ergenler, çok az zaman ve maddi kaynak harcayarak bir sosyal dalganın parçası hâline gelebilmektedir.

 

Kimlik ve aidiyet arayışı:

Ergenlik dönemi, kimliğin şekillendiği bir dönemdir. Hayran grupları (fan sayfaları) ve hashtag’ler, bireylerin kendilerini tanımlayabilecekleri bir ortam sunmaktadır.

 

Mal ve hizmetlere erişilebilirlik:

Ülkedeki çevrim içi pazar (yerel platformlar ve uluslararası satıcılar), viral hâle gelen oyuncakların, piercing malzemelerinin veya gayriresmî dövme hizmetlerinin basit bir aramayla hızla satın alınmasına imkân sağlamaktadır.

 

Yabancı ilham kaynakları (K-pop) ve onların duygusal mesajları:

Profesyonel prodüksiyon, empati ve özgüven mesajları ile Koreli sanatçıların hikâye anlatıcılığı, ergenlerin duygularına hitap ederek onları cezbetmektedir.

 

Trendlerin Diğer Yüzü

 

Ruh sağlığı:

İçeriğin kesintisiz biçimde tüketilmesi, sosyal karşılaştırma ve görünüş ya da yaşam tarzı bakımından “başkalarıyla aynı seviyeye gelme” baskısı, kaygı, depresyon veya beden memnuniyetsizliğini şiddetlendirebilir. Sosyal ağların ergenlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisine ilişkin çok sayıda bilimsel kanıt bulunmaktadır.

 

Aile bütçesi üzerindeki ekonomik yük:

Trend ürünlerin (hızlı moda ürünleri, viral hâle gelen oyuncaklar, piercing malzemeleri) tekrar tekrar satın alınması, aileler üzerinde mali baskı oluşturmaktadır.

 

Hayvan ve insan sağlığı ile güvenliği:

Bilgi sahibi olmadan veya veterinerlik hizmetlerine erişim imkânı bulunmadan evcil hayvan beslemenin yaygınlaşması; hayvanların refahına ilişkin sorunlara, hastalıkların bulaşmasına ve sahipsiz hayvanların sayısının artmasına yol açmaktadır. Ülkede en az birkaç milyon evcil hayvan bulunduğu bildirilmektedir ve bunların yönetimi önemli bir sorun teşkil etmektedir.

 

Hijyenik olmayan dövme ve piercingin riskleri:

Yeterli standart ve denetimin bulunmadığı durumlarda, profesyonel olmayan kişiler tarafından güzellik salonlarında ve ruhsatsız kliniklerde gerçekleştirilen dövme ve piercing işlemleri; enfeksiyon, yara izi ve uzun vadeli tıbbi sonuçlar bakımından risk taşımaktadır.

 

Kültürel ve mesleki gerilim:

Farklı ilgi alanları ve dış görünüşe yansıyan farklı göstergeler, geleneksel değerlerle çatışmaya yol açabilir ve bazı mesleklerde veya işe alım süreçlerinde birtakım sonuçlar doğurabilir.

 

Trendlerle Dolu Günler İçin Pratik Çözümler

 

Aktif dinleme ve iletişim:

Sert tepki göstermek yerine çocuğunuzun ilgi alanları ve deneyimleri hakkında onunla konuşun. “Bugün Instagram’da ne gördün?” veya “Bu şarkıcıda/videoda ilgini çeken ne oldu?” gibi sorular, onun kendisini ifade etmesine yardımcı olur. Çevrim içi deneyimler hakkında konuşmaya elverişli bir ortam oluşturmak, ergenin ruh sağlığını ve sosyal becerilerini geliştirir. Ebeveynlerin içerikleri izleme sürecine aktif olarak eşlik etmesi (örneğin videoları birlikte izlemek) ve bunlar hakkında konuşması da çocuğun eleştirel düşünme becerisinin gelişmesine katkı sağlar.

 

Kaygıları suçlamadan dile getirmek:

Endişelerinizi buyurgan cümleler yerine “ben” diliyle ifade edin: “Bu akımın tehlikeli olabileceğinden endişeleniyorum.” veya “Sence bu giyim tarzı sana uygun mu?” gibi ifadeler kullanın. Araştırmalar, cezalandırıcı veya utandırıcı yöntemlerin uzun vadede olumlu sonuçlar vermediğini göstermektedir. Bunun yerine sıcak bir ilişki ve çocuğun içsel vicdanının güçlendirilmesiyle desteklenen eğitici yöntemler tavsiye edilmektedir. Bu nedenle çocuğu küçümsemek yerine, saygı ve davranışsal örneklik yoluyla onu karşılaşabileceği tehlikeler konusunda bilinçlendirin.

 

Alternatifler ve olumlu etkinlikler sunmak:

Çocuğunuzu çeşitli etkinliklere yönlendirin. Spora veya sanata ilgi duyuyorsa, ona eşlik edin ya da ilgili kursları önerin. Örneğin K-pop’a ilgi duyuyorsa, onu Korece öğrenme kursuna kaydettirmek, sahip olduğu ilgi ve heyecanı faydalı bir öğrenme alanına yönlendirebilir. Bu etkinlikler, sağlıklı bir eğlence sunmanın yanı sıra, çocuğun özgüveninin ve bağımsız kimliğinin güçlenmesine de katkıda bulunur.

 

Makul sınırlar belirlemek:

Çocuğunuzun yaşına ve olgunluk düzeyine göre zaman ve içerik bakımından sınırlar belirleyin. Akşam yemeği sırasında telefondan uzak durulması veya günlük kullanım süresine bir üst sınır getirilmesi gibi kuralların yer aldığı bir “aile medya planı” oluşturun. Bu kuralların nedenlerini açıkça anlatmak, çocuğun onları bir ceza olarak görmesini değil, sağlığını ve başarısını destekleyen bir çerçeve olarak değerlendirmesini sağlar.

 

Ödüllendirici yönleri hakkında konuşmak:

Çocuğunuzun belirli bir yıldıza veya akıma neden ilgi duyduğunu ve bundan hangi olumlu duyguyu elde ettiğini anlamasına yardımcı olun. Ardından, aynı duygunun başka hangi etkinliklerde (örneğin spor, sanat veya gönüllü çalışmalar) yaşanabileceğini birlikte araştırın. Ayrıca olası riskler (sağlık veya sosyal sonuçlar gibi) hakkında konuşarak kararını bilinçli bir şekilde vermesine yardımcı olun.

 

Dalgalar Karşısında Dirençli Bir Kimlik Nasıl Oluşturulur?

 

Bağımsız bir kimlik geliştirmek:

Gelişim psikolojisi açısından ergenlik dönemi, çocuğun “Ben kimim?” sorusu üzerine düşündüğü ve farklı rolleri ve değerleri deneyimlediği bir dönemdir. Ebeveynler bu arayışı desteklemelidir: Çocuğunuzun farklı ilgi alanlarını denemesine izin verin; ancak samimi bir iletişim ve destek aracılığıyla onu kendi kişisel kimliğini şekillendirme yönünde yönlendirin. Gerçek yeteneklerini ve ilgi alanlarını tanıyabilmesi için ona çeşitli fırsatlar (atölye, eğitim programı, aile projesi) sunun.

 

Özsaygıyı ve gerçek aidiyet duygusunu güçlendirmek:

Çocuğunuza onun kişiliğine ve yeteneklerine inandığınızı ifade edin. Ailenizin değerleriyle örtüşen, spor, sanat veya bilim alanlarında başarılı olmuş rol modelleri tanıtmanız, çocuk için motive edici olabilir. Araştırmalar, yalnız ve umutsuz ergenlerin kimlik ve aidiyet bulmak amacıyla “hayran” gruplarına katıldıklarını göstermektedir. Ebeveynler öncelikle aile içinde çocuğa değerli ve kabul edilmiş olduğu duygusunu kazandırmalıdır ki çocuğun dış gruplara duyduğu ihtiyaç azalsın.

 

Eleştirel düşünme ve medya okuryazarlığını öğretmek:

Zaman içerisinde çocuğunuza medya içeriklerine nasıl soru soracağını gösterin: “Bu videoyu kim hazırlamış? Amacı neymiş?”, “Bu haberin kaynağı nerede?” Araştırmalar, ebeveynler medya eleştirisi becerisini bizzat sergilediklerinde ve çocuklarını soru sormaya teşvik ettiklerinde, çocuklarda eleştirel düşünme becerisinin ve sağlıklı bir şüphecilik anlayışının geliştiğini göstermektedir. Böylece çocuk, körü körüne taklit etmek yerine içerikleri analiz etmeyi öğrenir.

 

Bu, çocuğun mutlaka belirli bir markayı giymek, piercing veya dövme yaptırmak ya da yalnızca belirli bir müzik grubunu takip etmek istemesinden önce düşünüp değerlendirebilmesi ve sadece toplumsal baskının yönlendirmesiyle değil, kendi iradesinden kaynaklanan bir seçim yapabilmesi anlamına gelir.

 

Yetkin ebeveynlik:

Yetkin ebeveynlik tarzı (sevgi temelli olmakla birlikte sınırları olan yaklaşım), ergenlerin bağımsızlık ve özgüven geliştirmeleri açısından faydalıdır. Ülkede yapılan bir araştırma, annelerin çoğunlukla çocuklarının bağımsızlığına, eğitim ve kariyer planlamasına ve özgüvenlerinin güçlendirilmesine odaklanarak yetkin ebeveynlik tarzını benimsediklerini ve bu yaklaşımın ülke kültürüyle de uyumlu olduğunu göstermektedir. Pratikte bu, empati ve destek göstermekle birlikte çocuğa makul beklentiler ve yaşına uygun sorumluluklar yüklemek anlamına gelir.

Örneğin, onu anne ve babasına hiçbir şeyi sorgulamadan itaat etmeye zorlamayın. “Bunu neden yapmalıyım?” dediğinde, siz sadece “Çünkü ben öyle söylüyorum!” derseniz, ona herhangi bir gerekçe olmaksızın kabul etmeyi öğretmiş olursunuz. Yani ileride herhangi bir trendin ve dalganın peşinden giderken yapabileceği şeyin tam olarak aynısını öğretmiş olursunuz. Bu ise, eleştirel düşünmeyi güçlendirmenin tam tersidir.

 

Bunun yanı sıra, görüşünü ifade etmesine ve hatta size karşı çıkmasına izin verin. Çocuğumuzun her zaman söz dinleyen biri olması gerekmiyor; onun düşünebilmesi, analiz edebilmesi ve görüşünü ifade edebilmesi gerekiyor. “Evdeki bu kurala katılmıyorum” veya “Söylediğin bu şeyi sevmiyorum” derse, öfkelenmek yerine onu konuşmaya davet edin ve “Böyle düşünmene ne sebep oldu?” diye sorun. Bu sorular, düşünmenin başlangıcıdır.

 

Medya Kullanımının Uzun Vadede Düzenlenmesi:

Sağlıklı medya kullanımına ilişkin modeli kendiniz uygulayın. Örneğin, ailece telefonsuz geçirilen zamanlar oluşturun ve kendi bilgi tüketiminizi denetleyin. Zamanla çocuğunuzla birlikte düzenli bir program (örneğin, telefonsuz saatler) oluşturun ve gerektiğinde bu programı yeniden gözden geçirin. Uzun vadede çeşitli ailevi ve sosyal etkinliklere (spor, sanat, seyahat) katılmak, çocuğun ilgisini sanal dünyadan gerçek dünyaya da yöneltir ve genişletir.

 

Kişisel İlgi ve Yaratıcılığa Saygı

Çocuğunuz herhangi bir ilgi alanı gösterdiğinde, bu ilgi yeni veya farklı olsa bile onu küçümsemeyin. O alanda yaratıcılığını ortaya koymasına izin verin ve ortaya çıkardığı ürünü (fotoğraf, resim, kişisel müzik çalışması) sizinle paylaşmasını teşvik edin. Bu yaklaşım, çocukta başarı ve yaşamı üzerinde kontrol sahibi olma duygusunu güçlendirerek onu düşünmeden taklit etmekten uzaklaştırır.

 

Değerler ve Kültürel Arka Plan Üzerine Konuşmak

Zaman içerisinde ve herhangi bir zorlama olmaksızın, ailenizin değerleri veya ülke kültürü hakkında çocuğunuzla konuşun. Örneğin, ona millî sanatın veya müziğin tarihçesi hakkında bilgi verebilir ya da ülkenin uygun filmlerini birlikte izleyebilirsiniz. Bununla birlikte, bazı davranışlara (örneğin, küçük yaşta dövme yaptırmak veya uygun olmayan kıyafetler giymek) neden karşı çıktığınızı saygılı bir şekilde açıklayın. Böylece çocuk, bu kaygıların sağlığını veya toplumsal konumunu korumaya dayandığını anlayabilir.

 

Sıcak İletişimin Sürdürülmesi ve Rol Model Olmak

Ebeveyn ile çocuk arasındaki güçlü duygusal iletişim, doğru bir eğitimin güvencesidir. Sizin de onun yanında olduğunuzu gösterin: Eğlenmeyi seviyorsa, eğlencesini onunla paylaşın; boş zamanlarınızda onunla birlikte spor yapın veya çeşitli etkinliklere katılın. Bu olumlu etkileşim, çocukta güven ve değerli olma duygusu oluşturur ve onun dışarıdan onay arayışına yönelmesini azaltır.

 

Bu tavsiyelerin sürekli olarak uygulanması, çocuğun küresel kültürün olumlu yönlerinden yararlanırken aynı zamanda bağımsız ve bilinçli bir kimlik oluşturmasına yardımcı olur. Unutmayalım ki amaç, çocuğun büyüme ve kendini keşfetme yolculuğunda ona eşlik etmek ve destek olmaktır; onu bastırmak veya yersiz yere eleştirmek değil. Bu dalgalar kaçınılmaz olmakla birlikte, aynı zamanda birer eğitim fırsatıdır. Yani ebeveynler korkmak yerine, bizzat bu trendleri ergenle iletişim ve gelişim için bir köprüye dönüştürebilirler.




Bu haber 134 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAŞAM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI