|
Tweet | Tarih: 12-08-2025 14:59 |
Bismillahirrahmanirrahim
Erbain Ziyaretinden Alınacak Dersler
1. Allah kullarını cehaletten kurtarma yolunda bana yardımcı ol!
İmam Hüseyin (a.s), kulluğun öğretmeni, ahlaki faziletlerin muallimi, düşünsel karanlıkları bertaraf eden bir nur ve insanlık kervanını saadet ve kemale ulaştıran yüce bir rehberdir. O yüce şahsiyet, Emevi zulmünün karşısında insanlığın hidayet kandili olmuş, sahte Emevî İslamını teşhir etmiştir:
"(Allah’ım! Hüseyin) Senin uğrunda canını feda etti ki kullarını cehaletten ve sapkınlık girdabından kurtarsın."
2. Bana, ahiretimi dünyaya satmamam konusunda yardım et!
Erbain ziyaretinin önemli derslerinden biri de, Emevî zulmünün kökenlerini anlamak ve Yezidî zihniyetin İmam Hüseyin’e (a.s) neden karşı çıktığını kavramaktır. Erbain ziyaretinin mübarek ifadeleri arasında yer alan bir cümlede, bu düşmanlığın temel sebebi olarak dünya sevgisi ve dinin basit menfaatler uğruna satılması gösterilmektedir:
"Ona karşı çıkanlar, dünyaya aldanmış; ahiret nasiplerini değersiz ve aşağılık bir menfaat karşılığında satmış, ahiretlerini en ucuz bedele feda etmiş kimselerdi."
3. Son nefesime kadar cihat ehli olmam için bana güç ver!
Aşura’nın ve Erbain ziyaretinin en temel mesajlarından biri de, cihada adanmış bir hayatın inşasıdır. Bu ilahi gayretin sonucu, ölümden korkmamak değil, bilakis şehadeti arzulamak ve şehadeti yüce bir ilahi lütuf olarak görmek olmalıdır:
"Mazlum ve şehit Hüseyin’e selâm olsun… Allah’ım! Şahitlik ederim ki o, Senin velîndir… Sen onu şehadetle onurlandırdın ve saadetle nimetlendirdin… Ey Allah Resûlü’nün oğlu! Sana selâm olsun… Şehadet ederim ki sen, Allah’a verdiğin ahdi yerine getirdin ve son nefesine kadar O’nun yolunda cihat ettin."
4. Kemâle ermek için musibetlere ve zorluklara sabretmemde bana yardımcı ol!
İlahi hedefe yönelik musibetler ve zorluklar, insanın kemâle ermesinde birer manevi kamçı, birer terbiye vesilesi ve Allah’a yakınlaşma yoludur. İmam Hüseyin’in (a.s) ve yarenlerinin hayatlarına kısaca bakıldığında, onların iman ve sabır eksenli bir yolculukla yüce makamlara eriştikleri açıkça görülmektedir. Çünkü onlar, son derece ağır sınavlardan geçmişlerdir:
"Sıkıntıların esiri olan imama selâm olsun."
5. Efendim! Sizin musibetlerinize gözyaşı dökme nimetini bana da nasip eyle!
Şehitlerin Efendisi İmam Hüseyin (a.s) ve sadık yarenleri, her türlü bela ve musibete göğüs gererek, tarihin en büyük toplumsal ıslah hareketlerinden birini gerçekleştirmiş ve tüm insanî duyguları kendilerine yöneltmişlerdir. Bu nedenle onların yolunu izleyen âşıkların gözyaşları, zaman geçtikçe azalmayacak, bilakis artarak onların uğruna dökülmeye devam edecektir.
Şiî geleneğinde, İmam Hüseyin’in (a.s) musibetleri için ağlamak, makbul bir ibadet ve salih bir amel olarak görülmekte olup pek çok manevî öğretiyi içinde barındırır. Bu kapsamda, burada sadece birkaç önemli ağlama türüne değinilecektir:
İmam’ın (a.s) mazlumiyeti için ağlamak, zalimleri teşhir eden siyasi nitelikte ağlamak, İmam’a (a.s) yardım arzusunu yansıtan bir gözyaşı, Allah’a yakınlaşmak için dökülen ibadet mahiyetindeki gözyaşı ve günahların bağışlanması amacıyla dökülen gözyaşı.
Bu anlamlar, Ziyaret-i Erbain’de geçen ve derin bir mana taşıyan şu ifadeyle özetlenmiştir:
"Gözyaşlarının şehidi olana selâm olsun."
6. Günah ve zalimlere karşı kayıtsız ve tarafsız kalmamam için bana yardım et!
Aşura hadisesinde Emevîler, İmam Hüseyin’e (a.s) ve yarenlerine yönelik her türden zulmü reva görmüşlerdir: Bireysel, ailesel, psikolojik, fiziksel, tarihî, siyasî ve ekonomik zulümler... Bu haksızlık ve zulümler sadece bir şahsa değil, aynı zamanda bütün müminlere ve özgürlük yanlısı insanlara yönelmiş tarihî birer zulümdür. Bu sebepledir ki, bizler kıyamete kadar bu zalimleri lanetle anmayı görev biliriz.
Tarihin her döneminde, günaha ve zulme rıza göstermek ve karşısında kayıtsız kalmak, Müslüman toplumlar için ölümcül bir tehlike olmuştur. Tarafsız ve tepkisiz kalmak, her zaman hakikatin karşısındaki cepheye hizmet etmiştir. Bu bağlamda, İmam Hüseyin’in (a.s) ziyaretçisi, hem kendi hakkı ve hem de İmam’ın (a.s) hakkı olarak bu zulme karşı öfke ve nefreti lanet yoluyla dile getirmelidir. İşte bu yüzden Ziyaret-i Erbain’de şu şekilde buyurulmuştur:
"Allah, sana zulmedenlere lanet etsin! Ve yine Allah, bu zulmü duyup da ona razı olan topluluğa da lanet etsin."
7. Temiz bir neslin oluşmasına vesile olmam için bana yardım et!
Zulme, istibdada ve dinsizliğe karşı direnç göstermenin en önemli sebeplerinden biri, sağlam bir aile kökeni ve temiz bir yaratılıştır. Aynı şekilde dine ve din önderlerine düşmanlık edenlerin ortak özelliği de köken itibarıyla temiz olmamaları ve asalet yoksunu bir geçmişe sahip olmalarıdır. Ziyaret-i Erbain’de bu husus açıkça şöyle ifade edilir:
"Şahitlik ederim ki sen, yüce soyların omuzlarında ve tertemiz rahimlerde bir nur idin; cahiliye devri seni kendi pislikleriyle kirletmedi..."
Bu hakikatten hareketle bizler de kendimizi günahlardan arındırarak ve ahlaki faziletlerle bezenerek temiz ve asil bir neslin inşasında aktif rol üstlenebiliriz.
8. Her daim yardımınıza koşmaya hazır olmam için bana destek ol!
Şiî, her zaman Ehl-i Beyt’in (a.s) hizmetinde olan bir duruş sergiler ve sürekli canıyla, malıyla onların yolunu savunmaya hazırdır. Bu nedenle hiçbir durumda ideallerinden geri adım atmaz. Ziyaret-i Erbain’de bu bağlılık şu şekilde dile getirilir:
"Babam, anam sana feda olsun! Şahitlik ederim ki ben size (imamet ve hak oluşunuza) iman etmiş bir kimseyim ve… yardıma hazır durumdayım. Allah (Kaimin zuhuruna) izin verinceye kadar yardıma hazırım. Elbette ben sizinle beraberim, asla düşmanlarınızla değilim."
9. Efendim! Elimden tutman için geldim!
İmam Hüseyin’in (a.s) ziyaretçileri, zorluklara rağmen büyük bir iştiyakla Kerbelâ’ya doğru yola koyulurlar. Her bir ziyaretçinin kalbinden geçen niyaz şudur: "Efendim! Elimi tutman için geldim." Erbain ziyaretinin önemli hedeflerinden biri de “İmam Hüseyin’den (a.s), dünyevî ve uhrevî hacetlerimiz için Allah katında şefaat talep etmek” tir:
"Ey Efendim! Ben Allah’ın bir kulu ve senin ziyaretçinim. Sana büyük bir hasretle geldim; o hâlde, ey Efendim! Allah katında benim için şefaatçi ol."
İmam Hüseyin’in (a.s) Ziyaretinin On Fazileti
1.Cennet ve Cennetin Nimetleri
Hz. Resûl-u Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:
“Her kim Hüseyin’i (a.s) ziyaret ederse, cennet ona vacip olur.” [2]
2. Hz. Resûl-u Ekrem’in (s.a.a) Şefaat Vaadi
Allah Resûlü (s.a.a), ciğerparesi İmam Hüseyin’e (a.s) hitaben şu müjdeyi vermiştir:
“Ey evladım! Her kim seni hayattayken ya da şehadetinden sonra ziyaret ederse, kıyamet gününde ben de onu ziyaret eder ve onu günahlarından kurtarırım.” [3]
3. Hz. Resûlullah (s.a.a) ile Birlikte Olan Bin Hac ve Bin Umre Sevabı
Cebrâil, Kerbelâ hadisesini Hz. Peygamber Efendimiz’e (s.a.a) anlattığında, Hz. Resûlullah (s.a.a) ağladı ve şöyle sordu:
“Acaba onu kim ziyaret edecek?”
Cebrâil şöyle yanıtladı: “Yabancı insanlar (garipler) onu ziyaret edecek.” Bunun üzerine Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a), o ziyaretçilerin sevabını sordu. Cebrâil şu karşılığı verdi: “Onların sevabı, seninle birlikte yapılan bin hac ve bin umre sevabına denktir.” [4]
4. Arşta Allah’ı Ziyaret Etmiş Gibi Olmak
Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a), İmam Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Her kim Hüseyin’i (a.s) ziyaret ederse, sanki arşta Allah’ı ziyaret etmiş gibidir.” [5]
5. Günahlardan Arınmak
İmam Cafer-i Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Her kim, Allah rızası için Hüseyin’i (a.s) ziyaret ederse, Allah-u Teâlâ onu, annesinden tertemiz doğan bir bebek gibi günahlardan arındırır.” [6]
6. Bir Milyona Denk Bir Sevap
İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Her kim Aşura gününde Hüseyin’i (a.s) ziyaret eder ve onun yanında gözyaşı dökerse, Allah-u Teâlâ ona kıyamet gününde, bir milyon hac, bir milyon umre ve bir milyon gazâ sevabı verir ki hepsi Hz. Resûlullah (s.a.a) ve Ehl-i Beyt imamlarıyla (a.s) birlikte yapılmış gibidir.” [7]
7. Başka Kimselerden Kırk Yıl Önce Cennete Giriş
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Hüseyin’in (a.s) ziyaretçileri kıyamet gününde diğer insanlara kıyasla büyük bir üstünlüğe sahip olacaklardır.”
Bir kişi “Bu üstünlük nedir?” diye sordu ve İmam (a.s) şöyle yanıtladı:
“Diğer insanlar henüz hesaba çekilirken, onlar kırk yıl önce cennete gireceklerdir.” [8]
8. Bir Sevaba Karşılık Bir Milyon Sevap Yazılması
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret eden bir kimsenin elde edeceği en az şey, bir iyilik yaptığında Allah’ın ona karşılık bir milyon sevap yazmasıdır. Üstelik onun günahları bir olarak yazılır. O hâlde bir günah nerede ve bir milyon sevap nerede!” [9]
9. Hz. Fâtıma’nın (s.a) Ziyaretçilere Mağfiret Talebi
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Hiç şüphesiz, Muhammed’in (s.a.a) kızı Fâtıma (s.a), oğlu Hüseyin’in (a.s) kabrini ziyaret edenlerin yanına gelir ve onların günahları için Allah’tan mağfiret diler.” [10]
10. Cehennemlikler İçin Şefaatin Kabulü
İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet gününde İmam Hüseyin’in (a.s) ziyaretçisi, dünyada israf ve taşkınlıkta bulunan, bu yüzden cehennem kendilerine farz olan yüz kişi için şefaatte bulunur ve şefaati kabul edilir.” [11]
--------------
[1]- Ali b. Musa b. Tavus, İkbâlü’l-A’mâl, s. 589–590.
[2]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.88.
[3]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.88.
[4]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.90.
[5]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.9.
[6]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.96.
[7]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.110.
[8]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.129.
[9]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.138.
[10]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.138.
[11]- İmam Hâdî (a.s) Araştırma Merkezi, Mevsûatü Ziyârâti’l-Ma‘sûmîn (a.s), c.3, s.142.