Bugun...


Ehlibeyt’in (a.s) Yaşam Tarzında Hasta Ziyaretinin Etkileri ve Âdâbı
Tarih: 18-08-2026 11:33:47 Güncelleme: 18-08-2026 11:33:47 + -


İnsanı yetiştiren İslam mektebinde hastayı ziyaret etmek ve onunla görüşmek, özel bir önem ve değere sahiptir…

facebook-paylas
Tarih: 18-08-2026 11:33

Ehlibeyt’in (a.s) Yaşam Tarzında Hasta Ziyaretinin Etkileri ve Âdâbı

Bismillahirrahmanirrahîm

 

İnsanı yetiştiren İslam mektebinde hastayı ziyaret etmek ve onunla görüşmek, özel bir önem ve değere sahiptir; zira bu güzel ahlaki davranış, Allah’ın rızasına vesile olduğu gibi insanî ilişkilerin, samimiyetin ve kardeşliğin pekişmesinde de büyük bir rol oynar.

 

Hz. Resûl-i Ekrem’den (s.a.a) şöyle nakledilmiştir:

“Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı, hastalandığında onu ziyaret etmesidir.” [1]

 

Hastaları ziyaret etmenin önem ve değerini göstermesi bakımından şu husus yeterlidir: İslam’da itikâfa giren kimsenin mescitten çıkması konusunda sıkı hükümler bulunmasına rağmen, itikâf hâlinde mescitten çıkılmasına izin verilen durumlardan biri, hastayı ziyaret etmek amacıyla çıkmaktır. Bu ağır görevin ve yerine getirilmesi gereken hakkın öneminden dolayı İmam Zeynelabidin (a.s), komşularını ve dostlarını anarken, Yüce Allah’a yalvararak onların hastalarını ziyaret etmeye muvaffak kılınmalarını ister:

“Allah’ım! Komşularımı ve dostlarımı, hastalarını ziyaret etme konusunda senin sünnetini yerine getirmeye muvaffak kıl.” [2]

Aşağıda hastaları ziyaret etmenin bazı faydaları ve adabı ele alınacaktır.

 

Hastaları Ziyaret Etmenin Adabı

 

Ziyaret Vaktine Riayet Etmek

Dinlenme ve huzur, hastanın iyileşmesinde büyük etkisi bulunan temel ve öncelikli ihtiyaçlardandır. Bu nedenle ziyaretçi, hastanın dinlenmesine engel olmamak için ziyaret süresini kısa tutmalıdır. Emîrü’l-Müminin Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Allah katında sevabı en çok olan kul, hastayı ziyaret ettiği sırada, hasta kendisinin kalmasını istemedikçe ve talep etmedikçe, yanında az oturandır.” [3]

Bazen insan hastaları ziyaret etmeye gider ve cehalet veya başka sebeplerden dolayı hastayı öylesine yorar ki, ziyaretçinin ziyareti hastalığın kendisinden daha sıkıntı verici hâle gelir. Bu konuda İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Ziyaretin tamamı, elini onun koluna koyman ve hemen kalkıp gitmendir. Çünkü ahmak ve çok konuşan kimsenin hastayı ziyareti, hasta için hastalığından daha ağırdır.” [4]

 

Hastayı Ziyaret Ederken Hediye Götürmek

İmam Cafer-i Sâdık’ın (a.s) hizmetçilerinden biri şöyle anlatıyor: “O Hazret’in hizmetçilerinden biri hastalandı. Biz bir grup hizmetçi olarak onu ziyarete gitmek üzere yola çıktık. Yolda İmam’la karşılaştık. Bize, ‘Nereye gidiyorsunuz?’ diye sordu. ‘Falan kişiyi ziyarete gidiyoruz’ dedik. Bunun üzerine, ‘Durun’ buyurdu; biz de durduk. ‘Yanınızda hediye olarak götürmek üzere elma, armut, biraz güzel koku veya bir parça öd ağacı… aldınız mı?’ diye sordu. ‘Hayır, bunlardan hiçbir şey yanımızda yok’ dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu: ‘Hastanın kendisine götürülen her şeyden huzur duyduğunu bilmiyor musunuz?’” [5]

 

Hastanın Yatağının Yanında Oturmak ve Ona Şefkat Göstermek

Hastaları ziyaret etmenin bir diğer adabı da sevgi ve şefkat göstermektir. Rahmet Peygamberi (s.a.a) bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Ziyaretin tamamı, ziyaretçinin elini hastanın bedeninin üzerine koyması ve hâlini sormasıdır.” [6]

İmam Cafer-i Sâdık (a.s), camiye gidip namaz kılmak amacıyla hasta arkadaşını yalnız bırakan bir adama şöyle buyurmuştur:

“Hasta yol arkadaşının yanında oturman ve onunla ilgilenmen, camide namaz kılmandan daha değerlidir.” [7]

 

Hastanın Moralini Yükseltmek

Hastayı ziyaret etmenin bir diğer adabı, onu teselli etmek, moralini yükseltmek ve “Yakında rahatsızlığın ve hastalığın geçecek”, “Allah sana sağlık ve afiyet versin” gibi, ona gönül huzuru verecek sözler söylemektir. Hz. Resûl-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Hastayı ziyaret ettiğinizde onu hayata ümitlendirin. Bu, her ne kadar kaderi değiştirmese ve ölümü engellemese de hastanın gönül huzuruna kavuşmasına vesile olur.” [8]

 

Hasta İçin Dua Etmek

Bazı rivayetlerden, hastanın başucunda edilen duanın kabul edilmeye daha yakın olduğu anlaşılmaktadır; zira Allah’ın özel lütuf ve inayeti kırık kalplerle beraberdir ve hasta mümin de bu faziletten yararlanmaktadır.

Hz. Resûl-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Hastayı ziyaret eden kimse ilahî rahmete gark olur ve onun içinde yüzer. Hastanın yanında oturduğunda ise, Allah’ın rahmetiyle kuşatılır. Hasta için dua etmesi müstehaptır. Şöyle desin: ‘Ey yedi göğün, yedi yerin, bunlarda bulunanların, bunların arasında olanların ve bunların altında bulunanların Rabbi ve büyük Arş’ın Rabbi olan Allah’ım! Onu kendi şifanla şifalandır, kendi ilacınla tedavi et ve kendi belalarından ona afiyet ve sağlık ver. Allah’ım! Hastalığı sebebiyle çektiği sıkıntıyı, geçmiş ve gelecek günahlarına kefaret kıl.’” [9]

 

Hastayı Ziyaret Ederken Yemek İkram Etmek

Hastalık, bir yandan kişinin kendi ihtiyaçlarını karşılayacak işleri yapma konusunda zayıf ve güçsüz kalmasına, diğer yandan da çalışmasını ve geçimini sağlamasını engeller. Böyle bir durumda hastaya yemek yedirmek, Yüce Allah katında büyük bir mükâfata vesile olan görev ve güzel davranışlardan biridir. Hz. Resûlullah (s.a.a) bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Her kim bir hastaya onun arzusuna uygun şekilde yemek yedirirse, Allah onu cennet meyveleriyle ağırlayacaktır.” [10]

 

Hastayı Ziyaret Ederken Yemek Yeme Konusunda Dikkatli Olmak

Hastaların yanında dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de hastanın yemekten sakındığı yiyecekleri yememektir. Hz. Peygamber (s.a.a), ziyaretçinin, özellikle hastaya zarar verecek bir şey olması durumunda, herhangi bir yiyecek yemesini yasaklamış ve şöyle buyurmuştur:

“Bu davranış, ziyaretinin sevabının ortadan kalkmasına sebep olur.” [11]

 

Hastanın İhtiyaçlarıyla İlgilenmek

Hz. Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Her kim bedensel açıdan güçsüz olan bir insana yardım ederse, Allah da onun işlerinde kendisine yardım eder ve kıyamet günü, korkunç kıyamet yolunda ilerlemesi, ateş çukurlarını aşması ve Sırat’tan geçerek cennete tam bir selamet ve güven içinde ulaşması için ona yardımcı olacak melekler görevlendirir.” [12]

 

Hastadan Dua İstemek

İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Sizden biri mümin kardeşini ziyaret ettiğinde onun için dua etsin ve kendisinden dua etmesini istesin. Zira hastanın duası, meleğin duası gibidir.” [13]

Yine şöyle buyurmuştur:

“Her kim Allah rızası için bir hastayı ziyaret ederse, hasta onun için Allah’tan bir şey dilemez ki Allah onu kabul etmesin.” [14]

 

Hastayı Ziyaret Ederken İkram Beklememek

Hastayı ziyaret etmenin amacı sevgi göstermek, kardeşlik haklarını yerine getirmek ve sevap kazanmaktır. Bu nedenle hastayı ziyarete giden kimse, ondan kendisine ikramda bulunmasını beklememelidir. Zira hasta zaten hastalığıyla meşguldür; ailesi de onun bakımını üstlenmekle meşguldür. Dolayısıyla ziyaretçiler, onlara yük olmak ve sıkıntı vermek yerine kendileri onların yardımına koşmalıdır. [15]

 

Sağlık ve Afiyet İçin Şükretmek

İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s) şöyle nakledilmiştir:

“Bir belaya uğramış kimseyi gördüğünde, onun duymayacağı şekilde üç defa, ‘Beni bu beladan esirgeyen ve dileseydi beni de bu belaya müptela kılabilecek olan Allah’a hamdolsun’ de. Her kim bunu söylerse, o bela asla kendisine ulaşmaz.”

Ayrıca şöyle buyurmuştur:

“Nebiyy-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu: ‘Belaya uğramış kimseleri gördüğünüzde, onların üzüntüsüne sebep olacak şekilde duymamalarını sağlayarak Allah’a hamd edin.’” [16]

 

Hastaları Ziyaret Etmenin Faydaları

 

Hastayı Ziyaret Etmek, Allah’ı Ziyaret Etmek Gibidir

İslam Peygamberi (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Allah kıyamet günü kullarından birini kınar ve şöyle der: ‘Ey kulum! Ben hastalandığımda beni ziyaret etmene ne engel oldu?’ O kul şöyle cevap verir: ‘Allah’ım! Sen her türlü noksanlıktan münezzehsin. Sen kulların Rabbisin. Sen hastalanmaz, acı ve hastalık çekmezsin.’ Allah şöyle buyurur: ‘Mümin kardeşin hastalandı, fakat sen onu ziyaret etmedin. İzzet ve celâlime yemin ederim ki, eğer onu ziyaret etseydin, beni de onun yanında bulurdun. Ardından ben de senin ihtiyaçlarını giderirdim. Bu, mümin kuluma yönelik ikramlarımdandır. Ben bağışlayıcı ve merhametli olan Allah’ım.’” [17]

 

Allah’ın Rahmetine Mazhar Olmak

Hz. Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Hastayı ziyarete giden kimse, oturuncaya kadar daima ilahî rahmet içinde yürür; hastanın yanına oturduğunda ise, Allah’ın rahmetine gark olur.” [18]

 

Ayrıca İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Herhangi bir mümin, sabahın erken saatlerinde hasta bir mümini ziyaret ederse, yetmiş bin melek ona eşlik eder. Hastanın yanında oturduğunda ilahî rahmet onu kuşatır ve Allah’ın melekleri akşama kadar onun için bağışlanma dilerler. Eğer hastayı gece ziyaret ederse, sabaha kadar aynı durum onun için geçerlidir.” [19]

 

Hastaları Ziyaret Etmenin Allah Katındaki Sevabından Yararlanmak

İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Her kim hasta bir Müslümanı ziyaret ederse, Allah onun evini kuşatmaları, orada tesbih, tehlil ve tekbir getirmeleri için yetmiş bin melek görevlendirir. Bu melekler kıyamet gününe kadar böyle devam ederler; onların ibadetlerinin yarısı hastayı ziyaret eden kimse için yazılır.” [20]

 

Hastaları Ziyaret Etmekle Cennetten Yararlanmak

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

“İslam Peygamberi’nden (s.a.a) şöyle buyurduğunu işittim: ‘Müslüman kardeşini ziyarete giden kimse, derilmiş cennet meyveleri arasında yürür. Hastanın yanında oturduğunda ise Allah’ın rahmeti onu kuşatır. Eğer sabahleyin onu ziyarete giderse, yetmiş bin melek akşama kadar onun için dua eder; eğer akşamleyin onu ziyarete giderse, yetmiş bin melek sabaha kadar onun için dua eder.’” [21]

 

Meleklerin, Ziyaretçiyi Kabirde Kıyamet Gününe Kadar Ziyaret Etmesi

İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:

“Hz. Musa (a.s) münacatında şöyle arz etti: İlâhî! Hastayı ziyaret eden kimsenin sevabının ne kadar olduğunu açıkla. Bunun üzerine şöyle hitap edildi: Onu kabirinde kıyamet gününe kadar ziyaret etmesi için bir melek görevlendiririm.” [22]

 

Meleklerin Onun İçin Bağışlanma Dilemesi

İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Herhangi bir mümin, sabahın erken saatlerinde hasta bir mümini ziyaret ederse, yetmiş bin melek ona eşlik eder. Hastanın yanında oturduğunda ilahî rahmet onu kuşatır ve Allah’ın melekleri akşama kadar onun için bağışlanma dilerler. Eğer hastayı gece ziyaret ederse, sabaha kadar aynı durum onun için geçerli olur.” [23]

 

Günahların Bağışlanması

Hz. Resûlullah (s.a.a), vefatından önce yaptığı son hutbesinde şöyle buyurmuştur:

“Her kim bir hastayı ziyaret ederse, bu amaçla attığı her adım karşılığında, … evine dönünceye kadar, amel defterinden yetmiş milyon günah silinir.” [24]

 

Hastanın Onun Hakkındaki Duasının Kabul Edilmesi

İmam Cafer-i Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Her kim Allah’ın rızası için bir hastayı ziyaret ederse, hastanın onun için Allah’tan dilediği her şeyi Allah yerine getirir.” [25]

Ayrıca şöyle buyurmuştur:

“Hastaları ziyaret edin ve onlardan dua etmelerini isteyin. Hastaların duaları, meleklerin duaları gibi kabul edilir.” [26]

 

Sonuç

Hastayı ziyaret eden kimse, uygun söz, davranış ve adabıyla onun iyileşmesi ve sağlığı üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir. Bu adabın bazıları şunlardır:

Ziyaret vaktine riayet etmek, hastaya hediye götürmek, hastanın yatağının yanında oturmak ve ona sevgi göstermek, hastanın moralini yükseltmek, hasta için dua etmek, hastaya yemek yedirmek, hastanın ihtiyaçlarını karşılamak, ondan dua etmesini istemek, hastadan ikram beklememek ve sağlık ve afiyet için şükretmek. Ayrıca hastaları ziyaret etmek, dünyada ve ahirette pek çok eser ve bereketi beraberinde getirir. Bunlar arasında; hastayı ziyaret etmenin Allah’ı ziyaret etmek gibi olması, Allah’ın rahmetinden yararlanmak, Allah’ın sevabına nail olmak, cennetten yararlanmak, meleklerin ziyaretçiyi kabirde kıyamet gününe kadar ziyaret etmesi, meleklerin onun için bağışlanma dilemesi, günahların bağışlanması ve hastanın ziyaretçi hakkında ettiği duanın kabul edilmesi bulunmaktadır.

 

 

------------

[1]- Hasan b. Fazl et-Tabersî, Mekârimü’l-Ahlâk, s. 359.

[2]- Onlara, senin sünnetini yerine getirme ve güzel edeplerinden yararlanma hususunda; zayıflarına şefkat gösterme, ihtiyaçlarını giderme ve hastalarını ziyaret etme konusunda muvaffakiyet ver; İmam Zeynelâbidîn’e (a.s) nispet edilmiştir, es-Sahîfetü’s-Secâdiyye; 26. dua.

[3]- el-Kâfî, c. 3, s. 118.

[4]- Mekârimü’l-Ahlâk, s. 360.

[5]- Mekârimü’l-Ahlâk, s. 360.

[6]- Muhammed b. Hasan et-Tûsî, el-Emâlî, s. 639.

[7]- el-Kâfî, c. 4, s. 545.

[8]- Kenzü’l-Fevâid, c. 1, s. 379.

[9]- Hasan b. Muhammed Deylemî, İrşâdü’l-Kulûb, c. 1, s. 44.

[10]- Selvetü’l-Hazîn (Daavât), s. 230.

[11]- İbn Eş‘as, el-Ca‘feriyyât, s. 200.

[12]- İmam Hasan el-Askerî’ye nispet edilen Tefsir, s. 635.

[13]- Mekârimü’l-Ahlâk, s. 361.

[14]- Aynı eser.

[15]- el-Ca‘feriyyât, s. 200.

[16]- Mekârimü’l-Ahlâk, s. 351. Belirtmek gerekir ki bu eserde hastayı ziyaretle ilgili bilgiler, Seyyid Muhammed Hâdî Şâhirhî tarafından hazırlanan Hastayla Davranış adlı kitaptan alınmıştır. İlgilenenler, hasta ile iletişim konusunda tamamlayıcı bilgileri söz konusu eserde okuyabilirler.

[17]- Vesâilü’ş-Şîa, c. 1.

[18]- Müstedrekü’l-Vesâil, c. 2, s. 78.

[19]- el-Kâfî, c. 3, s. 120.

[20]- Aynı eser.

[21]- Müsned-i Ahmed, c. 2, s. 47.

[22]- Sevâbü’l-A‘mâl ve ‘İkâbü’l-A‘mâl, s. 194.

[23]- el-Kâfî, c. 3, s. 120.

[24]- Sevâbü’l-A‘mâl ve ‘İkâbü’l-A‘mâl, s. 292.

[25]- Aynı eser, s. 289.

[26]- Mişkâtü’l-Envâr, s. 281.




Bu haber 676 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİBEYT Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI