Bugun...



Hz. Fatıma (s.a) ve Maneviyat

Hz. Fatıma’nın (s.a) ebedileşmesindeki sır, sadece peygamber efendimizin kızı olması değildir. Çünkü Hz. Fatıma (s.a) yüce ahlaki ve manevi değerlerle bütünleştiği için ebedi örneği dönüştü.

facebook-paylas
Tarih: 23-12-2021 11:35

Hz. Fatıma (s.a) ve Maneviyat

Hz. Fatıma (s.a) vefat anlarında önce su istedi ve abdest aldı. Temiz bir elbiseye bürünerek, kıbleye yüz tutup, şöyle bir dua ve niyazda bulundu:

"Allah’ım! Ölümü bana getirdiğinde özlediğim ve seferden dönmüş sevgilimi karşılar gibi bir konumda beni bırak.

Allah’ım! Rahmet ve inayetini bana indir. Benim ruhumu pak ruhlar ve canımı Salih canlar ve cenazemi mutahhar cenazelerle yan yana bırak. Amellerimi makul amellerden kıl.”

Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyuruyor:

Canım Zehra! Allah seni seçkinlerden kılıp, seni marifet ve ilahi ilimlerle donattı. Seni âlemlerdeki kadınlara üstün bir örnek kıldı.

Bir gün birisi peygamber efendimize sordu: Ya Resulullah! Niçin Fatıma’ya davrandığın gibi başka evlat ve kızlarına davranmıyorsun? Peygamber efendimiz (s.a.a) bunun üzerine şöyle buyurdu: Sen Fatıma’yı tanımıyorsun. Ben ondan cennet kokusunu alıyorum. Fatıma’nın rızası, Allah’ın rızası, gazap ve öfkesi de Rabbu’l Aleminin gazap ve öfkesidir.

Hz. Fatıma (s.a), Resul-i Ekrem’in (s.a.a) dilinden akan Kur’an-ı Kerim’in ayetlerini can-ı gönülden dinliyor ve babasının öğretilerini özümsüyordu.

Yüce ilahi kadın olan Hz. Fatıma (s.a) çok boyutlu bir şahsiyete sahip biriydi. Bu olay, kemal zirvesine erişmekte kadın ve erkek arasında hiçbir fark ve ayırım olmadığı hakikatini gözler önüne serdi. Allah-u Teâlâ bu yüceliş ve yükselişi fıtri olarak kadın olsun, erkek olsun bütün insanlara hibe etmiştir.

Allah aşkı ve sevgisi cennet kadınlarının efendisi Hz. Fatıma’nın (s.a) kalp ve ruhuna öylesine işlemiştir ki, Allah’a hizmet etmekten büyük bir mutluluk ve zevk duyduğunu, her şeyden arınıp, Allah’ın cemalini temaşa etmeye çalıştığını söylüyordu. Hz. Fatıma (s.a) ibadetin Rabbu’l Aleminin marifetini kavramadaki özel anlam ve değerinin bilincinde olup, şöyle buyuruyordu:

"Kim ki Allah’a ihlâslı bir şekilde ibadet ederse, Allah katında en üstün maslahatla donanacaktır."

Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a) üstün ve manevi özelliklerinden biri, başka insanların istek ve ihtiyaçlarını önemseyip, karşılamaya çalışmasıydı. İslam'ın bu gözde kadınının hayatında güzel bir kıssa ve öyküyle karşılaşıyoruz. Gece vakti, İmam Ali'nin (a.s) evinde güzel bir dua ve yalvarış sesi duyuluyordu. Çocuk yaşta olan İmam Hasan (a.s) annesinin sözlerini duyuyordu. Sabaha kadar uyanık kalıp, sevgili annesinin dualarını dinlemeye çalışıyordu.

Hz. Fatıma (s.a), Allah’a yalvarıp dua ediyordu. O, halkın mutluluğu, yoksullarla komşuların dilek ve ihtiyaçlarının karşılanması için dua ve niyazda bulunuyordu. Fakat kendisi ve hane halkı için dua etmiyordu. İmam Hasan (a.s) bu dua biçiminden hayrete düştü. Annesi Fatıma’nın (s.a) namaz ve duasının bitmesini bekledi. Daha sonra annesine sordu: Anneciğim! Niçin herkes için dua edip, niyazda bulundun da, kendin ve ailen için dua etmedin? Hz. Fatıma (s.a) güzel yüzlü evladına bakınıp, gülümseyerek şöyle buyurdu: Evladım! İlk olarak komşu, sonra kendimiz için dua ve istekte bulunmalıyız.

Hz. Fatıma (a.s.) şöyle buyuruyor: "Kur’an-ı Kerim karanlıkları aydınlatan parlak bir nurdur. Kur’an, inananlarını cenneti rıdvana hidayet eden bir önderdir. Sizin dünyanızda üç sevgilim vardır. Bunlardan biri Kur’an'ın tilaveti, ikincisi Resulullah’ın yüzüne bakmak ve üçüncüsü ise, Allah yolunda infak yapmaktır."




Bu haber 550 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MANEVİYAT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
İLAN PANOSU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI