|
Tweet |
Birçoğumuz dualarımızın kabul edilmediğinden yakınıyoruz. Siz de böyle düşünüyor olabilirsiniz ama bundan şüpheniz olmasın ki Allah, sözünden dönmez. Tek sorun, bizim nasıl dua edeceğimizi bilmememizdir. Her şeyin bir yolu ve yordamı olduğu gibi, duanın da bir yolu vardır. Önemli olan o yolu öğrenmek ve onu takip etmek.
Tabi burada cevaplamamız gereken çok önemli bir soru da var ve o da şu ki, acaba sadece hayatımızda gözle görülür bir değişiklik olduğunda mı duamız kabul edilmiştir, yoksa biz farkına varmadan da duamız kabul edilebilir mi? Bu soruyu düşünün ve Allaha güvenin.
Şimdi duanın püf noktalarını okuyabilirsiniz. Umarım bundan sonraki dualarınızdan daha iyi sonuçlar alırsınız:
1- Duanın yolunu bilmemek (Duanın formülü)
Her işte olduğu gibi duada da istenilen sonuca ulaşmak için doğru yolu izlemek gerekiyor. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Duadan önce Allah’a hamd etmelisin; sana verdiği nimetleri anıp şükretmelisin; Hz. Peygamber (s.a.a) ve âl-ine selam vermelisin; günahlarını hatırlayıp, itiraf ederek onlardan Allah’a sığınmalısın. İşte budur duanın yolu.
2- Vakitsizlik (Vaktin önemi)
Hani derler ya “zamansız öten horoz gibi”. Tamam, Allah şahdamarımızdan bile bize daha yakındır ama duanın da bir vakti vardır. Hz. Peygamber’in (s.a.a) hayatına baktığımızda, özellikle belirli vakitlerde dua ettiğini görüyoruz. Örneğin ezanla ikame arası, öğlen vakti, yağmur yağdığında ve Allah’ı insanlara hatırlatan benzer vakitlerde.
3- Allah’a verdiğimiz sözde durmamak (Üç kuruşa beş köfte)
Bazen biz şöyle düşünüyoruz: Allah bizi yarattı; öyleyse bizim bütün ihtiyaçlarımızı da karşılamalıdır ve bizim ise, O’na karşı hiçbir sorumluluğumuz yoktur. Ama gerçek böyle değil. Allah’ın da kullarının üzerinde hakları vardır. Biz O’nun haklarını yerine getirmeden, O’nun bizim haklarımızı yerine getirmesini bekleyemeyiz.
İmam Sadık (a.s) dualarının kabul edilmediğinden yakınan bir gruba şöyle buyurdu: “Allah’a karşı sorumluluklarınızı yerine getirmediğinizdendir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: Benim ahdime vefa edin ki ahdinize vefa edeyim. Allah’a yemin ederim ki eğer O’nun ahdine vefa ederseniz, O da sizin ahdinize vefa eder”.
Boynumuzdaki Allah haklarından birisi, Salih ameldir. Örneğin namaz kılmak, haramlardan kaçınmak, Kur’an okumak, akraba ziyareti, fakirlerin elinden tutmak ve benzeri işler.
4- Güvensizlik (Allah’a güven)
Elini açıp Allah’tan yardım diliyorsak, kesinlikle karşılık alacağımızdan emin olmalıyız. Duamızın kabul edileceğine inanmıyorsak, sonuç da alamayız. Allah’tan yardım dileyip de yardım alacağına inanmayan insanın misali, susuz çölde deniz arayan insan misalidir.
Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyuruyor: Karşılığını alacağınıza inanarak, Allah’a dua edin.
İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Dua ettiğinde, istediğin şeyin kapıda olacağına inanarak dua et.
5- Duada şirk koşmak (Hiç kimse bir şey yapamaz)
Şirk, çok ince bir konudur ve yaptığımız bütün dini işlerimizde yer edinebilir. Duamızın kabul edilmemesinin bir sebebi de şirk olabilir. Bir başkasına kulluk ederken, duamızın kabul edilmesini bekleyemeyiz. Yüce Allah şöyle buyuruyor: O diridir. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O halde sadece Allah'a itaat ederek (samimi olarak) O'na ibadet edin.[1]
Şunu unutmamalıyız ki sadece Allah insanların irili ufaklı bütün ihtiyaçlarını biliyor ve sadece Allah onları gideriyor ama insanların eliyle, bu bizi yanlışa düşürmemelidir; insanlar sadece vasıtadırlar. Dua ettiğimizde herkesten yüz çevirip, ondan başka hiç kimsenin bir şey yapamayacağını düşünmeliyiz.
6- Allah ve Resulünü anmamak (Torpil)
Dualarımızda Allah ve Resulünü anmak çok önemlidir. Bunu ihmal edersek, tatsız tuzsuz bir yemek gibi bir şey yapmış oluruz. Duanın tadı tuzu Allah ve Resulünü anmaktır. İmam Kazım (a.s) şöyle buyuruyor: Allah ve Resulünü anmadan dua eden kişi yaysız ok atan kişi misalidir.
7- Kirli niyet (Allah’a karşı açık ol)
Dualarımızda niyetimizi tamamıyla temiz tutmalıyız. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Kul Allah’ın ahdine vefa etmişse, temiz bir niyet ve temiz bir kalp ile Allah’a dua ederse, duası kabul olur ama kirli bir niyetle dua ederse, duası kabul olmaz.
8- Katı kalpli olmak (Kulu sev, Allah da seni sevsin)
Katı bir kalp kötülüğe sürükler; zülüm ve cinayet ister. Böyle bir kalp Allah’ın rızasını kazanamaz.
İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Katı bir kalpten yükselen duayı Allah kabul etmez.
9- Yasak veya imkansız olması (Dünya bir yumurtanın içine sığmaz; Allah’tan ne istediğini bil)
İmkansız olan bir şeyi veya İslam dinine ters düşen bir şeyi Allah’tan dilemek yanlıştır. Allah’a el açan kişi ondan ne istediğinin farkında olmalıdır. İstediği şey olabilecek şeylerden midir? İslam dinine uygun mudur?
Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: Dua ederken caiz olmayan ve mümkün olmayan (peygamberlik gibi) şeyleri Allah’tan dileme.
Sakın yanlış düşünme; Allah sihirbaz değil; sihirbaz diye bir şey yok zaten. Yaşadığımız dünyayı kurallar ve mantık üzerine yaratan Allah, kendi koyduğu kurallara da uyuyor ama sevgiyle. Dolayısıyla dünyayı yumurtanın içine sığdırmasını isteme.
10- Haramlar ve boş işlere dalmak. (Dostundan iste imdadı)
Sabah akşam zevkinin peşinde olan bir insan; haram işlere boğulan bir insan duasının karşılık bulmasını nasıl bekleyebilir?
Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: Boş işlerle uğraşan insanın duasını Allah kabul etmez.
11- Bencillik (Kendin için istediğini başkaları için de iste)
Allah, kendimiz için bir şey istemeden önce başkalarını düşünmemizi istiyor.
Hz. Fatıma (s.a) müminler için dua eder ve kendisi için dua etmezdi. Sebebini sorduklarında ise, şöyle buyuruyordu: Önce komşu, sonra ev.
Hani bazen bir şey istediğimiz zaman direk istemekten çekiniyorsak “ona da verin” dediğimiz oluyor ya, işte Allah’tan bir şey isterken aynı şeyi gerçekten başkaları için istemeliyiz. Unutmayın, Allah’ı kandıramayız.
12- Ümitsizlik (Düşmanın hilesi)
Bir işte ümit varsa, ilerlemek de var; dua da aynı şekildedir. Allah’tan ümidin kesilmesi, duanın kabul edilmemesini sağlar. Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder.[2]
Bunu biliyor muydun: Şeytan’ın en önemli hilelerinden birisi, bizi ümitsizliğe düşürerek, Allah’tan koparmaktır. Şeytan’ın bizi sevmediğini biliyorsunuzdur herhalde.
13- Doğruya sevk etmek ve yanlıştan alıkoymak, emirlerini unutmak.
En önemli sosyal farzlardan birisi olan bu emir’i unutmak veya uygulamamak, duaların kabul edilmemesine sebep oluyor.
Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor: İyiliğe sevk edin ve kötülükten alıkoyun. Yoksa içinizdeki kötü insanlar iyilere musallat olacaklardır ve işte o zaman, iyilerinizin duası kabul olmayacaktır.
14- Rahatlık ve genişlik döneminde dua etmemek. (Allah, ilk yardım çantası değil)
Hiçbir sorunumuz olmadığı zaman bile Allah’a dua ederek, onunla bağlantıda olmalıyız. Bunu zor zamanımızda işimize yarayacak olan bir aşı gibi düşünmeliyiz.
İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Darlığında duasının kabul olmasını isteyen insan, rahatlığında dua etmelidir.
Allah, sadece sıkıştığımızda işimize yarayan bir alet değildir. O, her şeyin esasıdır; bunu unutma.
15- Her şeyi Allah’tan bilmemek.
Bazen bolluk ve bazen de darlık içindeyiz; bazen kar ediyoruz ve bazen de zarar ama bazen bunların Allah’tan olduğunu unutuyoruz. Kul her zaman rabbine şükretmelidir. Darlıktayken O’na el açmadan önce, darlığının bile ondan olduğunu bilmelidir ve bu bilinçle O’ndan bu darlığı gidermesini istemelidir.
Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor: Allah şöyle buyurdu: Kar ve zararın benden olduğunu bilerek, benden bir şey isteyenin isteğini kabul ederim.
Dua ettiğinde hiç kimseye ümit bağlama; O’ndan başka hiç kimsenin sana fayda sağlayacağını düşünme.
16- Toplu dualardan kaçınmak (Allah’ın kullarıyla birlikte ol)
Yalnız yaptığımız dualar kabul edilir inşallah ama dua edenlerin sayısı çoğaldıkça duamızın kabul olma olasılığı da artacaktır.
İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Dört kişi bir araya gelip dua edip de kabul edilmeden ayrılmadılar.
17- Yalvarmamak. (Israrcı olmak)
Sürekli Allah’tan istemek ve O’na yalvarmak, başarılı duanın sırrıdır. Israr etmeden ve yalvarmadan zorluklarınızın giderilmesini beklemeniz biraz uzak bir ihtimaldir.
Yüce Allah şöyle buyuruyor: Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin.[3]
Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor: Dualarında ısrarcı davrananları, Allah sever.
18- Allah’tan ilişkiyi kesmek (Her zaman sesini duymak isteyen birisi var)
Hadislere baktığımızda şöyle bir gerçekle karşılaşıyoruz: Allah sevdiği kulunun duasını sever. Kulunun duasına anında karşılık vermiyorsa da bu onun sesini duymak istediğindendir. Dolayısıyla duasının karşılık bulmadığını gören insan, önce kendisine dönüp duanın karşılık bulmasını engelleyecek bir engel olup olmadığına bakmalıdır. Kendisinde duasının kabulünü engelleyecek hiçbir faktör görmüyorsa, Allah’ın iyi kullarından olduğunu ummalıdır.
İmam Rıza (a.s) şöyle buyuruyor: İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdu: Mümin insan Allah’a dua eder; ancak geç karşılık bulur. Bu, Allah’ın onun sesini ve yalvarmasını sevdiğindendir.
Son söz olarak şunu eklemek istiyoruz: Her zaman ama her zaman Allah’ın kapısı kullarına açıktır. Biz ne kadar zayıf ve güçsüz isek, O, yüce ve mutlak güç sahibidir. Biz ne kadar kötü kullar isek, O, mutlak iyilik sahibi Rabdir O, Mutlak ihsan sahibidir. O’ndan her zaman kendisine yakışır bir şekilde bize davranmasını dileyelim. O, sonsuz merhamet sahibidir.
------------------
[1]- Mümin, 65.
[2]- Zümer, 53.
[3]- Araf, 55.
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
halkalı escort ,avrupa yakası escort ,şişli escort ,avcılar escort ,esenyurt escort ,beylikdüzü escort ,mecidiyeköy escort ,istanbul escort ,şirinevler escort ,avcılar escort
