Bugun...



Şia'da Masumiyet İnancı - 3

Şia'da Masumiyet İnancı - 3

facebook-paylas
Tarih: 13-07-2021 09:43

Şia'da Masumiyet İnancı - 3

Evet, böyle bir insan, insani erdem ve faziletler yönünden diğerleriyle karşılaştırılamayacak derecede bir üstünlüğe sahip olmalıdır. O, zamanının en bilgilisi, en takvalısı, en adaletlisi, en cesaretlisi en cömerdi olmalıdır.

Bu sıfatlara sahip olmak, halkın gözünde onun derecesini yüceltip, saygınlığını daha da artıracak ve neticede hiç bir korku ve riyakârlık söz konusu olmadan, insanlar ona itaat edeceklerdir.

Durum böyleyken bu inancı taşıyanlara, neden bu denli saldırıp hamle edilmektedir?

Eğer Ehlisünnet'in masumiyet konusundaki tenkitlerini dinler veya okursan, Şia'nın istediği her şahsa masumiyet damgasını vurduğunu veya masumiyet inancının İslam dışı bir inanış ve kâfirlik olduğunu sanırsın.

 Oysa gerçek ne odur ve ne de bu.

Şia'da masumiyetin anlamı, masum olan kimsenin ilahi bir inayetle şeytanın aldatmasından ve nefs-i emmarenin akla galip gelmesinden ve günaha düşmekten korunmuş olmasıdır.

Allah-u Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur:

"Takvaya erenler var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda hatırlar ve hemen gerçeği görürler. "[1]

Elbette bu ayette işaret edilen, Allah-u Teâlâ'nın belli bir halde kullarına ihsan eylediği, bu geçici günahtan korunma sebebi olan takva var olduğu sürece var olur ve sebebi olan takva yok olursa, o da yok olup gider. Bir kulun takvası olmazsa, elbette ki Allah-u Teâlâ onu korumayacaktır.

Ama Allah'ın kendisinin seçtiği İmam asla takvadan ayrılamaz. Bu yüzden de devamlı olarak Allah'ın emri ile Ruhu’l Kudüs aracılığıyla her türlü kötülük ve günahtan korunur.

Kur'an-ı Kerim'de zikredilen Hz. Yusuf'un kıssası da bu ilahi inayete bir örnektir. Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

"And olsun ki kadın ona (Yusuf'a) meyletti; Rabbinden bir işaret görmeseydi, o da ona meyletmişti. İşte ondan kötülüğü ve fenalığı böylece engelledik. Doğrusu o bizim çok samimi kullarımızdandı." [2]

Gerçek şudur ki, bazı tefsir yazarlarının yazdığı gibi Hz. Yusuf, (hâşâ) zina yapmayı kastetmemişti; Allah'ın peygamberleri böyle kötü fiillerden uzaktırlar.

Aksine eğer gerekirse, o kadını vurup defetmeyi kastetmişti; fakat Allah, böyle bir hataya da düşmekten onu korudu. Çünkü eğer onu vursaydı, fuhuşla suçlanmasına ve lekelenmesine bir sebep olacaktı.

Allah-u Teâlâ bundan da Hz. Yusuf'u (a.s) korudu.

 

-------------

[1]- A'raf, 201.

[2]- Yusuf, 24.




Bu haber 158 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİ BEYT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI