Bugun...



Kurtuluşu Beklemek – 2

Kurtuluşu Beklemek – 2

facebook-paylas
Tarih: 02-04-2021 12:10

Kurtuluşu Beklemek – 2

Her türlü sosyal görev karşısında yüksünen, iyiliği emretmeyen, kötülükten sakındırmayan, fesad karşısında susan, zulüm ve zorbalığa seyirci kalıp, sadece "Allah’ım! İmam-ı Zaman’ın (a.f) zuhurunu acil kıl ki fesatları yok etsin" diye dua eden insan ile Allah yolunda her şeyinden geçen ve savaş meydanlarında al kanlara boyanan mücahid, hiç bir olur mu?

O halde kurtuluşu beklemenin daha değerli ve dakik bir manası olmalıdır. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için iki önemli hususu arzetmeyi gerekli görüyorum:

1- Hadislerden de anlaşıldığı üzere İmam-ı Zaman’ın (a.f) programı oldukça geniş ve zor bir programdır. Zira tüm dünyayı ıslah etmesi, zulmü bütünüyle yok etmesi, maddecilik ve küfrü ortadan kaldırması ve tüm insanları ilahi varlıklar haline getirmesi vaadedilmiştir. O, islam’ı tüm dünyaya hakim kılmalı, adaleti tüm dünyayı kaplamalı, insanları hayali ve yanlış fikirlerden kurtarmalı ve tüm insanları ilahi bayrak altında toplamalıdır; o tüm kavim, millet ve soyları tevhid bayrağı altında bir araya getirecek ve dünyayı bizzat yönetecektir.

Konuya vakıf bilimadamları ve araştırmacıların da tasdik ettiği üzere, böyle bir program oldukça zor ve ağırdır; o kadar ki bazıları böyle bir şeyin gerçekleşebileceği hususunda şüphe bile etmektedirler. Böyle geniş ve yüce bir program ancak insanların fıtrat ve tabiatı tarafından kabul gördüğü zaman uygulanabilir. Efkar-ı Umumi (kamu oyu) o kadar ilerleme kaydetmelidir ki böyle bir ilahi programı arzulamalı ve İmam-ı Zaman’ın (a.f) zuhuru için gerekli şartları temin etmeye çalışmalıdır.

2- Ehl-i Beyt’in (a.s) hadislerinden de anlaşıldığı üzere İmam-ı Zaman (a.f) ve taraftarları, savaş ve cihad vasıtasıyla küfür ve maddeciliğe galip olacak, savaş gücüyle zulüm ve dinsizlik taraftarlarını yeneceklerdir. Bu hususta bir çok hadis vardır. Örneğin:

İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hz. Mehdi (a.f) de ceddi Muhammed (s.a.a) gibi kılıçla kıyam edecek, Allah ve Resulü’nün (s.a.a) düşmanlarını katledecektir; kılıç ve korkuyla galib gelecek ve ordusunun hiç bir ferdi yenik düşmeyecektir". [1]

Beşir şöyle der: Ebu Cafer’e (a.s) şöyle bir soru sordum: İnsanlar diyorlar ki Mehdi kıyam edince, işler kendiliğinden düzelecek ve bir damla kan dökülmeyecektir. Bu denilenler doğru mudur?" İmam (a.s) şöyle buyurdular: "Allah’a andolsun ki bu doğru değildir. Eğer böyle bir şey mümkün olsaydı, Hz. Resulullah (s.a.a) için gerçekleşirdi. Halbuki Hz. Resulullah’ın (s.a.a) savaş meydanlarında dişleri kanadı ve mübarek alnı yarıldı. Allah’a andolsun savaş meydanlarında ter ve kanlar dökülmedikçe Sahib’ul Emr’in kıyamı başarıya ulaşmaz." İmam (a.s) bunu söylerken eliyle mübarek alnına dokundu. [2]

Anlaşıldığı gibi Hz. Mehdi’nin (a.f) zaferi sadece ilahi yardım ve gaybi güçle değildir. Mucizevî bir şekilde zahiri güçten istifade etmeksizin ıslah hareketlerini başlatmak istememektedir. İlahi yardımların yanısıra, ordu ve silah gücünden de istifade edecektir. ilim, teknoloji ve korkunç savaş silahlarının ilginç gelişimini de gözönünde bulundurunuz.

O halde Hz. Mehdi’nin (a.f) zuhur şartları nelerdir? Müslümanların bu hareket karşısında görevi nedir? Hangi durumda Müslümanların Hz. Mehdi’nin (a.f) cihanşumul bir kıyamı için hazır olduklarını ve ilahi güçle donanmış bir devletin ortaya çıkışını beklediklerini söyleyebiliriz? Ehl-i Beyt’in (a.s) hadislerinden anladığım kadarıyla İmam’ın gaybeti zamanında Müslümanların görevi kendi nefislerini ıslah etmek için çalışmaları ve Kuran ile amel etmeleridir. Keza İslam’ın toplumsal program ve hükümlerini kendi aralarında icra etmelidirler. İslam’ın iktisadi programlarını icra ederek iktisadi sorunları halletmeli, fakirlik, işsizlik ve malların belli ellerde toplanması önlenmeli, İslam’ın nurani kanunları vasıtasıyla zulüm ve haksızlık mümkün mertebe yok edilmeye çalışılmalı ve kısacası İslam’ın ibadi, hukuki, iktisadi, içtimai ve siyasi programları tümüyle icra edilmelidir. Böylece tüm insanlara bunun parlak sonuçlarını pratikte de göstermek mümkün olacaktır.

 

----------------

[1]- Bihar’ul Envar, c.51, s.218.

[1]- Bihar, c.52, s.358.




Bu haber 110 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MEHDEVİYET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI