Bugun...



İmam Hüseyin’in (a.s) Faziletleri

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hüseyin bendendir ve ben de Hüseyin'denim; Hüseyin'i seveni Allah sevsin”. [1]

facebook-paylas
Tarih: 17-08-2021 09:54

İmam Hüseyin’in (a.s) Faziletleri

Hz. Resulullah (s.a.a) bir gün İmam Hüseyin'in (a.s) elinden tutarak, şöyle buyurdular: “Ey cemaat! Bu Hüseyin b. Ali'dir; onu tanıyın; canım elinde olan Allah'a andolsun ki Hüseyin cennettedir; onu sevenler de cennettedir; onu sevenleri sevenler de cennettedir”. [2]

Bir gün İmam Hasan (a.s) ile İmam Hüseyin (a.s) anneleriyle birlikte Hz. Resulullah’ı (s.a.a) görmek için Aişe'nin evine gittiler. Hz. Resulullah (s.a.a) uyumuş olduğundan dolayı Hz. Fatıma (s.a) “Şimdi ceddiniz yatmış; başka bir saatte Hazretin yanına gelelim” buyurdular. Ama İmam Hasan (a.s) ile İmam Hüseyin (a.s) “Biz ceddimizden ayrılamayız” diyerek, birisi Hz. Resulullah'ın (s.a.a) sağ kolu ve diğeri ise, sol kolu üzerinde yattılar. Hz. Fatıma (s.a) onların yattığını görünce, kendi evine döndü. İmam Hasan (a.s) ile İmam Hüseyin (a.s) uykudan uyanınca, Aişe'den annelerinin nerede olduğunu sordular ve o da “Siz yattığınızda evinize döndü” dedi.

Bunun üzerine İmam Hasan (a.s) ile İmam Hüseyin (a.s) karanlık ve şimşekli olan o gecede evden dışarı çıkıp gittiler.

Hz. Resulullah (s.a.a) uykudan uyanınca, onların oraya gelip ve yalnız başlarına evlerine döndüklerini öğrenince, hemen Hz. Fatıma’nın (s.a) evine gitti. Ama onları orada bulamayınca, onları aramağa koyuldu.

Nihayet onları Ben-i Neccar bahçesinin önünde yatmış olarak gördü. Derken İmam Hasan'ı (a.s) sağ omzuna ve İmam Hüseyin'i (a.s) de sol omzuna alarak, eve doğru hareket etti. Bu arada İmam Ali (a.s) da Hz. Resulullah'a (s.a.a) ulaştı. Ashaptan bazıları da Hz. Resulullah'la (s.a.a) karşılaştıklarında, “Babam anam sana feda olsun, hafif olmanız için torunlarınızdan birini bize verin” dediklerinde, Hz. Resulullah (s.a.a) “Siz gidiniz; Allah sizin sözünüzü duydu ve makamınızı tanıdı” buyurarak vermekten kaçınıyordu.

İmam Ali (a.s) da “Ya Resulallah! Anam ve babam sana feda olsun. Hafiflemen için onlardan birini bana veriniz” dediğinde Hz. Resulullah (s.a.a) İmam Hasan'a (a.s) dönüp “Ya Hasan! Babanın omzuna gitmek istiyor musun?” diye sordu. İmam Hasan “Ey dede! Vallahi senin omzunu babamın omzundan daha çok seviyorum” dedi. Sonra İmam Hüseyin'e (a.s) dönerek “Ya Hüseyin! Babanın omzuna gitmek istiyor musun?” diye sordu. İmam Hüseyin (a.s) de “Ey dede! Ben de kardeşimin dediğini diyorum ve senin omzunda olmayı babamın omzunda olmaktan daha çok seviyorum” dedi. Hz. Resulullah (s.a.a) onları öylece omzunda Hz. Fatıma’nın (a.s) evine götürdü. [3]

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim cennet gençlerinin efendisine bakmak istiyorsa, Hüseyin b. Ali'ye baksın”. [4]

İmam Sadık'dan (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Hz. Resulullah (s.a.a) namaza durmuştu ve Hüseyin b. Ali (a.s) de kenarında idi. Derken Hz. Resulullah (s.a.a) tekbir getirdi. Ama Hüseyin (a.s) (dili tam açılmadığından) tekbir getiremedi. Hz. Resulullah (s.a.a) İmam Hüseyin'in (a.s) tekbir getirebilmesi için onu yedi kez tekrarladı. Yedicisinde İmam Hüseyin (a.s) de tekbir getirdi. İşte bundan dolayı (namaza başlamadan önce) yedi kez tekbir getirmek sünnet oldu”. [5]

Bir gün Hz. Resulullah (s.a.a) Hz. Fatıma’nın (s.a) evine gidip “Ya Fatıma! Bugün baban senin konuğundur” buyurdular. Hz. Fatıma (s.a) cevaben “Ya Resulallah! Hasan ve Hüseyin benden yiyecek istiyorlar ama ben onların açlığını gidermek için bir şey bulamadım” dedi. Daha sonra Hz. Resulullah (s.a.a) içeri girip, Hz. Ali (a.s), Hz. Hasan (a.s), Hz. Hüseyin (a.s) ve Hz. Fatıma (s.a) ile birlikte oturdu. Ama Hz. Fatıma (s.a) şaşkınlık içerisinde kalmıştı ve ne yapacağını bilmiyordu.

Daha sonra Hz. Resulullah (s.a.a) yüzünü göğe doğru çevirdi ve derken Cebrail (a.s) nazil olup, şöyle dedi: “Ey Muhammed! Aliyyu’l-Â'la (yüceler yücesi olan Allah) sana selam söylüyor ve şöyle buyuruyor: Ey Muhammed! Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'e de ki; cennet meyvelerinden hangisini canınız istiyor?

Bunun üzerine Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdular: “Ey Ali, ey Fatıma, ey Hasan, ey Hüseyin! Aziz Allah sizin aç olduğunuzu bildi; o halde cennet meyvelerinden hangisini istiyorsunuz?” Hiç kimse utandığından cevap vermedi. Bu esnada İmam Hüseyin (a.s) şöyle dedi: “Ey baba, ey Emiru’l- Muminin, ey alemlerin hanım efendisi olan anne, ey kardeş Hasan! Sizin izninizle, cennet meyvelerinden sizin için bir şey seçeyim mi?” Hepsi birden “Ey Hüseyin! Sen ne istersen ve bizim için ne seçersen, biz ona razıyız” dediler.

Sonra İmam Hüseyin (a.s) şöyle dedi: “Ya Resulallah! Cebrail'e de ki, biz yeni yetişen hurma istiyoruz”. Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdular: “Allah onu bildi”. Sonra Hz. Resulullah (s.a.a) “Ey Fatıma! Kalk mutfağa git ve hazır olanı bize getir” buyurdular. Hz. Fatıma (s.a) mutfağa gittiğinde üzeri yeşil örtüyle örtülen kristalden bir tabak gördü ve içerisinde mevsimi olmayan yepyeni hurma vardı. Onu Hz. Resulullah'ın (s.a.a) yanına getirdi. Hz. Resulullah (s.a.a) “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek, o hurmalardan bir tanesini alıp, Hz. Hüseyin’in (a.s) ağzına bırakarak “Afiyet olsun, ya Hüseyin!” buyurdu. Sonra Hz. Hasan’ın (a.s), sonra Hz. Fatıma’nın (s.a) ve daha sonra da Hz. Ali’nin (a.s) ağızlarına birer hurma bırakarak, hepsinin adını dile getirip “Yiyin, afiyet olsun” buyurdular. [6]

 

----------------

[1]- Sünen-i Tirmizi, c. 5, s. 324.

[2]- Biharu’l-Envar, c. 43, s. 262

[3]- a.g.e, c. 43, s. 266.

[4]- a.g.e, c. 43, s. 298.

[5]- a.g.e, c. 43, s. 307.

[6]- a.g.e, c. 43, s. 310.




Bu haber 150 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EHLİ BEYT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI