Bugun...



Hz. Abbas’ın (a.s) Fazilet, Menakıp ve Özellikleri

Hz. Abbas’ın (a.s) Fazilet, Menakıp ve Özellikleri

facebook-paylas
Tarih: 18-03-2021 13:11

Hz. Abbas’ın (a.s) Fazilet, Menakıp ve Özellikleri

İmam Hasan-ı Mücteba’nın (a.s) Yanında

Hz. Abbas (a.s) İmam Hasan’ın (a.s) imameti boyunca tüm gücüyle İmam'ın (a.s) yanında yer almıştır. Muaviye ve adamlarının düşmanlıklarının İmam Hasan’ı (a.s) tehdit ettiği dönemlerde, Hz. Abbas (a.s) ciddiyetle ağabeyinin yanında yer almış ve onu korumak için elinden gelen her şeyi yapmıştır.

Hz. Abbas (a.s) bu süre zarfında İmam Mücteba’nın (a.s) “Babu’l Hevaic”i (hacetler kapısı) idi. İhtiyaç sahiplerini ağabeyi İmam Hasan’ın (a.s) ihsan ve yardımları ile ödüllendirmekteydi. İhtiyaç sahipleri İmam Hasan’ın (a.s) kapısına gelir ve ihtiyaçlarını Hz. Abbas’a (a.s) anlatırlardı. Tüm durumlarda Kamer-i Ben-i Haşim, gelişmeleri ve ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını İmam Hasan’a (a.s) bildirir ve sonra onun emrini yerine getirirdi.

İmam Hasan (a.s) şehit edilip, düşmanlar tarafından tabutu ok yağmuruna tutulduğunda, Alevi yiğitliği ile Hz. Abbas (a.s) kılıcını yerinden oynatmış, ancak hayatını masum imama adayan Hz. Abbas (a.s) bundan vazgeçmiştir.[1]

İmam Hasan’ın (a.s) yanında yer aldığına en büyük delil, İmam Sadık’ın (a.s) onun için söylediği ziyaretnamesindeki şu sözlerdir: “Selam olsun sana ey iyiliksever kul, Allah’ın ve Peygamberinin (s.a.a) emrini yerine getiren ve Müminlerin Emiri, Hasan ve Hüseyin’in (a.s) takipçisi.”[2]

İmam Seccad (a.s)

“Allah, amcam Abbas b. Ali’ye rahmet etsin. Hiç kuşkusuz o fedakârlık sergiledi, canını hiçe saydı ve kardeşi için feda etti. Derken her iki kolu da (bu fedakârlık sırasında) kesildi. Allah da bu kolları yerine ona -amcası Cafer b. Tayyar gibi- cennette meleklerle birlikte uçacağı iki kanat verdi. Doğrusu Abbas'ın (a.s) Allah Tebareke ve Teâlâ’nın katında öyle bir makamı vardır ki kıyamet gününde bütün şehitler ona gıpta edecek ve o makama ulaşmayı arzu edeceklerdir.”[3]

İmam Sadık (a.s)

İmam Sadık (a.s) amcası Abbas b. Ali’nin (a.s) şu sıfatlara sahip olduğunu belirtir: “Keskin bir basiret, yüce bir anlayış, büyük bir iman, İmam Hüseyin’in (a.s) huzurunda cihat, fedakârlık ve candan geçme, kendi imamının yolunda şehadet, Allah Resul-ünün (s.a.a) halifesi karşısında teslim, zamanın imamını tasdik, vefakârlık, son hadde kadar çaba…”[4]

İmam Mehdi (a.f)

“Selam Müminlerin Emir’inin oğlu Ebu’l Fazl Abbas’a! Kendi canını kardeşine hediye etti. Dünyayı ahiretine vesile kıldı ve canını kardeşine feda etti. O, İmamın haremine bekçilik yaparak, susuz dudaklara su ulaştırmak için çok çaba sarf etti. İki kolu Allah yolunda cihat ederken kesildi. Allah onun katilleri Yezid b. Er-Rukad ve Hekim b. Tufeyl-i Tai’yi rahmetinden uzak kılsın.”[5]

Hz. Abbas’ın (a.s) velayet ve imameti tanımasına örnek olarak aşağıdaki birkaç noktaya değiniyoruz:

İmam Cafer-i Sadık’ın (a.s) konuşmalarından olan Hz. Abbas’ın (a.s) ziyaretnamesinde şöyle okuyoruz:

"Selam olsun sana ey Allah'ın, Peygamberinin, Müminlerin Emirinin, Hasan ve Hüseyin'in (a.s) emrine itaatkâr olan salih kul!...” [6]

 

Tasua günü ikindi vaktinde Şimr, Hz. Abbas (a.s) ve kardeşleri için emanname getirdi. Ancak Hz. Abbas (a.s) hiçbir şekilde ona itina etmedi ve cevap vermedi. Bunun üzerine İmam Hüseyin (a.s) ondan Şimr’e cevap vermesini istedi. Hz. Abbas (a.s) şöyle buyurdu: “Ne istiyorsun?”. Şimr cevap verdi: “Sen ve kardeşlerin âmândasınız”. Hz. Abbas (a.s) şöyle dedi: “Ey elleri kesilesi! Ne kadar da kötü bir emanname getirmişsin! Ey Allah’ın düşmanı! Bizden kardeşimizi, efendimizi ve Fatıma'ın (s.a) oğlunu bırakmamızı, lanet olunmuşların ve lanet edilmişlerin evlatlarının emannamesini kabul etmemizi mi istiyorsun? Bize aman veriyor da Hz. Peygamber'in (s.a.a) evladını mı amansız bırakıyorsun?”[7]

 

 

--------------

[1]- Sepahsalar-ı Aşk, s. 47.

[2]- Kamilu’z-Ziyaret, s. 786.

[3]- Hisal, Şeyh Saduk, c. 1, s. 68.

[4]- İbn-i Anbe, Umdetu’t-Talib, s. 280; Emin, s. 430.

[5]- Batlu’l Alkame, c. 2, s. 311.

[6]- Kamilu’z-Ziyaret, s. 786.

[7]- İbn-i A’sem, El-Futuh, c. 5, s. 94; Hairi, Maali’s-Sımteyn, c. 1, s. 433; Ebu Muhannef, Vakatu’t-Taf, s. 2219 ve 220.




Bu haber 158 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI