Bugun...



Çocuklar İçin Namazın Çekiciliği

Namaz, İslam dininin direği ve yüce Allah’ın en yüce zikri sayılır.

facebook-paylas
Tarih: 21-01-2021 12:00

Çocuklar İçin Namazın Çekiciliği

Hiçbir bina direği olmadan sağlam kalamaz ve Allah, insanın ebedi saadetinin kavşağı olan İslam dinini namaz direği olarak bina etmiştir.

İmam Rıza (a.s) şöyle buyuruyor: Namaz, kendi yaratanını unutmamak ve yolundan sapmaması için her gece ve gündüzde Allah’ın sürekli yâd edilmesini gerekli kılmıştır. Namaz, her türlü itaatsizlikten, fesat ve sapkınlıktan korunmak için, yüce Allah’ın sürekli yâd edilme ve O’nun mazharına dikkat edilme aracıdır.

Beş vakit namaz kılınması ergenlik yaşına ulaşanlar için vaciptir. Namazın kılınmaması, büyük günah sayılmakta ve insanın amellerinin heba olmasına neden olmaktadır..

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: Benim şefaatim, namazını hafife alanları kapsamamaktadır. Allah’a ant olsun ki böyle birisi Kevser havuzu kenarında asla bana yönelmez.

Rivayetler ve hadislerde belirtildiği gibi, namaz için bol bereketler zikredilmiştir. Bunlar, Allah’a yönelmek, fesat ve sapkınlıktan uzak kalınması, kötü ahlakın önlenmesi, kibir ve bencillikten uzak kalmak, gafletin terk edilmesi, pak ve nurlu bir yaşama yönelmektir. Namazın insan saadetine olan sonsuz önemini dikkate alarak, bazı kimseler bu farizayı yerine getirmeyip, kendi şakavetine neden olmaktadır. Ancak neden bazı Müslümanlar bu pak ve saf çeşmeden mahrumdurlar? Dini terbiye uzmanları bu sorunun kökünün insanların çocukluğunda yattığı inancındadır. Namaz öyle bir farizadır ki her gün beş vakitte ve özel anlarda insana farz olmaktadır.

Hastalık ve kabiliyetsiz olmak ve hatta savaş, namaz kılmamak için bir neden sayılmaz. Bu ilahi fariza kızlar için 9 yaşında ve erkekler için 15 yaşında farz sayılsa da ancak bunun için özel terbiye şartlarını gerekli kılmaktadır. Eğer bu özel terbiye şartları ebeveynlerce ihmal edilirse, şahsiyet sebatına sahip olmayan genç yaşındaki bir kimse için büyük zorluklar ortaya çıkarır.

İslam dinindeki tavsiyelerde bir kimsenin dini terbiyesi onun dünyaya gelmesinden önceki döneme geri dönmektedir. Bu konuda bir takım rivayetler ve hadisler vardır ki ebeveynlere ceninin oluşmasından önce ve hamilelik döneminde Allah’tan gafil olunmaması, helal ve haramı dikkate almaları tavsiye olunmaktadır. Kur’an okuyun; farz olan şeyleri yerine getirin; haram malı kullanmayın ve yemek yemekte dikkat edin. Bir çocuğun Allah’a yönelmesine hazırlanması o kadar hayatidir ki İslam Peygamberinin (s.a.a) hadislerinde bir bebeğin kulağına ezan ve şahadet kelimesinin okunması tavsiye olunmuştur.

Çocuklar küçük yaşında ebeveynlerini örnek almaktadırlar. Daha yeni oturmayı ve durmayı öğrenen bir çocuk, babası ve annesini taklit ederek, secde etmektedir. Bu taklitçilik, ileri yaşlarda da devam etmekte ve çocuk şevkle namaz hareketlerini taklit etmektedir. Eğer baba ve anneler namazlarını dikkatsizlikle okurlar veya bazen okuyup bazen de okumaz iseler, bu olay çocuğun zihninde iyi iz bırakmaz. Buna karşılık düşünün ki ezanın okunmasından önce kendilerini namaz kılmaya hazırlayan anne ve baba abdest alır, uygun elbiseler giyerek paklıklarını sağlar, koku sürer ve ezan sesini duyduklarında şevkle namazı ikame ederler. Böylesi bir evde yaşayan çocuk, namazı zevkli ve sevindirici bir amel olarak addeder.

Bu çocuk, hiçbir amelin namaz kadar ebeveynleri sevindiremediğini anlamaya başlar. Öyle ise çocuğun namaza ilgi duymasını sağlamanın ilk adımı, ebeveynlerin namaza ilgi duyduklarının gösterilmesidir ki bu yolla çocuk namazın önemi ve konumunu öğrenir. Çocuklarını İran'daki iyi çocuk yuvalarına bırakan ebeveynler, bir süre sonra anladılar ki çocukları namaza özel ilgi duymaktadırlar. Bu ebeveynler olayı ciddi şekilde takip ettikten sonra, adı geçen çocuk yuvaları müdürlerinin her gün seccadeleri herhangi bir sınıfta serdiklerini ve güzel bir çarşafla namazı ikame ettiklerini gördüler. Adı geçen çocuk yuvası müdüre hanımı merakla kendisine yaklaşan çocuğa güzel koku sürmeye başladı. O, namaz hakkında konuşmadan, kendi el hareketleriyle küçük yaştaki çocuklara namazı kast ettiklerini anlatmaya çalışıyordu.

Ehlibeyt rivayetlerinde namazın çocuklara adım adım öğretilmesine vurgu yapılmıştır. İmam Sadık (a.s) bu konuda şöyle buyuruyor: Bir çocuk 3 yaşına girdiğinde, ona 7 kez “Lailahaillallah” öğretip, ardından onu rahat bırakın. 3 yıl 7 aylık ve 20 gününü doldurunca, çocuğa öğretilecek ikinci cümle “Muhammed Resulullah” kelimesidir. Çocuk bunu 7 kez tekrarlasın. 4 yaşına varınca, 7 kez peygambere salâvat getirsin ve ardından onu rahat bırakın'. Bu hadisin devamında çocuk 5 yaşına varınca, kıbleye doğru secde etsin ve 6 yaşının sonunda ona namazı ikame etmesini öğretin ve rükû ve secde etmeyi ona öğretin. 7 yaşın sonunda, çocuk elleri ve yüzünü yıkamayı öğrensin ve ona namaz kılmasını söyleyin. 9 yaşın sonunda namaz ve abdesti öğretin.

İmam Sadık'ın (a.s) sözü edilen hadisindeki “Ardından onu rahat bırakın” sözü, bu merhalede çocuğa kendi haddinden fazlası işleri ona yaptırılmaması vurgusuna işaret edilmektedir.

Öyle ise, bir çocuk 15 yaşına varınca, namaz kılma yükümlülüğü altına girer. Namazı terk etmesi onun için büyük günah sayılır ve ilahi azabı gerektirir. Dini terbiye konularında güzel bakış açılarına sahip olan Hüccetulislam Penahiyan “Hiçbir zaman çocukların namaz kılmaları yönünde teşvik edilmeleri için onlara namazın rahat bir şey olduğunu söylemeyin. Zira bu durumda namaz onlar için önemsiz bir iş sayılır. Çocuklara namazın çok önemli bir fariza olduğunu öğretin. Çocuğun büyümesi ve akıllı olmasıyla çocuksu dille Allah’ın nimetlerine şükretmesini ve namazın felsefesini söyleyin”. Çocuğun namaz konusunda teşvik edilmesi, ilk başta onun namaz kılmak için teşviki sayılır. Ancak onun fikri yönden gelişmesi yetmez. Dini terbiye uzmanlarının görüşü, çocuğun 7 yaşından itibaren edep öğrenmesi gerektiğidir.

Ebeveynlerin, öğretmenler karşısında edepli olmaları zaruridir. Diğer yandan “teşekkür etmek” terimi, çocuğun 7 yaşından itibaren öğrenmesi gereken ibaredir. Çocukluğundan beri edepli ve terbiyeli olunmayı öğrenen kimse, namazı Allah’a yönelik edepli olmak ve Allah’ın nimetlerine şükretme manasında olduğunu öğrenir. Allah Resulü (s.a.a) ve Ehlibeyt’inin hadisleri uyarınca, namazın çocuklara öğretilmesi, onun ergenlik dönemine bırakılmamalıdır. Üstelik çocuğa adım adım “Lailahaillallah” ibaresi öğretilmesi gerekir ve bu iş çocuğun yaşına göre olmalıdır. Bu dönemde çocuğa haddinden fazla görev verilmemesi ve çocuk namazı şevk ve zevkle öğrenmesi gerekir.




Bu haber 407 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAŞAM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI